A+
A-
Kızıl

Kızıl Hastalığı Nedir Hakkında Kısaca Bilgi

Kızıl, bütün vücut derisinde dökün­tüler yapan, glomerülonefrit ve romatizmal ateş gibi çok önemli komplikas-yonlara yol açabilen akut ve bulaşıcı bir hastalıktır.

Kızıl Hastalığının Belirtileri

Kızılın kuluçka evresi genellikle 3-7 gündür; ama bu süre loğusalık kızılı ya da cerrahi kızılda çok daha kısa olabi­lir. Hastalığın genel belirtileri kendini kötü hissetme, yorgunluk ve baş ağnsı-dır. Hastalık ani ve şiddetli bir biçimde başlar. Titreme, hızla yükselen bir ateş (40°C-41°C), iç sıkıntısı, huzursuzluk, baş ağrısı, bulantı, kusma, solunum güçlüğü, karın derisinde ve yüzde kızarıklık, çene ve ağız çevresinde solukluk görülür. Boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yutak ve bo­ğaz mukozasında şişlik ve kırmızılık ortaya çıkar. Dilin üzerini beyaz bir pas kaplar, ucu ve çevresi ise kırmızı bir görünüm alır. Boynun yan bölümleri ve iistçenenin arkasındaki lenf bezleri şi­şer.
Oldukça hızlı gelişen bu evre bir gün kadar sürer. Ağız mukozasında kırmızı zemin üzerine koyu kırmızı renkli küçük lekelerin belirmesiyle hastalığın gidişi yavaşlar; ayrıca hastanın dili hastalığın etkisiyle Özel bir görünüm alır. Bu du­rum “çilek dili” olarak adlandırılır. Dö­küntü 24 saat içinde yaygınlaşır. Bazı ön belirtilerden sonra döküntülerin ortaya çıkması iki güne kadar gecikebilir. Dö­küntü 3-4 gün sürer. Döküntü dönemin­de belli aralıklarla bütün vücutta eşit da­ğılım gösteren pembe-kızıl renkte dö­küntüler gözlenir. Elle muayenede kır­mızılığın, toplu iğne başından küçük, çok sayıda pürtüklü kabartıdan oluştuğu gö­rülür.
Döküntüler tipik bir dağılımla önce göğüste, boynun altında ya da karında ortaya çıkar; sonra yavaş yavaş el ve ayaklara kadar yayılır. Çene, ağız ve burun kanatlan çevresinin soluk bir renk alması dikkat çekicidir. 5-6. gün­den sonra, vücudun değişik yerlerinde soyulma başlar. Soyulma önce yüzde pullanma, vücutta birkaç milimetre ça­pında kabuklar, kol ve bacaklarda da geniş parçalar biçimindedir. Soyulma günler ya da haftalarca sürebilir; bu dö­nemde hastanın genel durumu iyidir.
Kızıl hastalığı klinik olarak tipik ol­mayan biçimlerde de ortaya çıkabilir. Oldukça kısa süren ve çok az döküntü yapan “hafif kızıl” tablosu Özellikle önemlidir. Aynca bazı yazarlar, döküntüsüz kızıl adlı bir tablo tanımlamış ve kızıla yakalanan hastaların ailelerinde ortaya çıktığım belirtmişlerse de bu ta­nımlama pek doğru değildir. Strepto­kokların salgıladığı zehirli (toksik) maddelere karşı bağışıklığı olan kişiler­de ortaya çıkan anjin gerçek bir strepto­kok anjini değildir. Ayrıca olağanüstü ağır gidişli ve bakterinin salgıladığı aşı­rı toksine bağlı tipik olmayan biçimler de bilinmektedir. Bakteriye karşı bağı­şıklık olmadığı durumlarda streptokok farenjiti gelişebilir. Az rastlanan öteki biçimlerde döküntüler mor renkli (mavi kızıl) ya da kesecikler biçiminde olabi­lir (miliyer [yaygın] kızıl).
KOMPLÎKASYONLAR
Kızılın yol açtığı komplikasyonlar üç başlık altında toplanabilir.
• Septik komplikasyonlar. Streptokok­ların yayılmasına bağlı olarak gelişir.
• Toksik komplikasyonlar. Bakterinin salgıladığı toksin etkisine bağlıdır.
• Geç komplikasyonlar. Aşın duyarlılık gelişimine bağlı olarak ortaya çıkan geç komplikasyonlara alerjik komplikasyon­lar da denir. Günümüzde çok az rastla­nan septik komplikasyonlar streptokokların komşuluk ya da kan yoluyla yayılmasına bağlı olarak gelişir.
Toksik komplikasyonlar esas kalp ve böbreklerde ortaya çıkar. Eri yaşta ortaya çıkan kalp kası iltihabı çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, katımlarında hızlanma ve bazen işle bir üfürüm ile seyreder. Kan basıncı­nda yükselme ve şişme (Ödem) görülür.
Hastalığın başlamasından yaklaşık 20 gün sonra ortaya çıkan geç komplikasyonlar herhangi bir A grubu hemotik streptokok enfeksiyonu komplikaasyonu gibi daha çok kalp, böbrekler ve eklemlerde görülür.

Sponsorlu Bağlantılar

Kızıl Hastalığı Nedenleri

Hastalığa, salgılanan zehirle (toksin) deri ve mukozalarda döküntülere neden olan birçok streptokok türü yol açar. Buna karşın yutak ve bademciklerdeki değişiklikler doğrudan bakterilerin etki­si sonucunda gelişir.
Hastalığa neden olan mikroorganiz­malar olguların büyük bir bölümünde yutak mukozasına yüzeyel olarak yerleş­tiğinden (akut bademcik iltihabı) kızıl vücudun belirli bir bölgesinde ortaya çı­kar. Bakterilerin yerleştiği bölgede salgı­ladığı zehirli madde, genel dolaşım yo­luyla yayılarak deri ve mukozalarda dö­küntü gibi genel belirtilere neden olur. Daha seyrek olarak streptokoklar, cerra­hi yaralar (cerrahi kızıl), yanıklar (yanık kızılı) ya da doğuma bağlı yaralardan da (loğusalık kızılı) vücuda girebilir.

Kızıl Hastalığı Nasıl Bulaşır

Kızıla neden olan bakteriler insanlar­dan, öncelikle de hastalardan, iyileşme dönemindeki hastalardan ve kronik ta­şıyıcılardan bulaşır. Taşıyıcılarda strep­tokok ağız-burun boşluğuna, burna ve deriye yerleşir; ayrıca hastaların kanın­da da bulunabilir. Bulaşma, özellikle kronik taşıyıcı hastalardan yayılan damlacıklar aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı olarak gerçekleşir. Bu durumda mikroplarla kirlenmiş çamaşırlar, kap kaçak, çatal bıçak, kişisel eşyalar, oyuncaklar, halka açık yerlerdeki eşya­lar hastalığın bulaşmasında etken olabi­lir. Süt ve süt ürünleri ile onları işleyen kişilerin streptokok taşıyıcısı olması ya da ineğin memesinde streptokokun yol açtığı enfeksiyonun bulunması da bu­laşmada rol oynayabilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Kızıl Hastalığının Yayılması

Kızıl büyük kentlerde yaygın bir biçim­de, küçük yerleşmelerde sınırlı salgın­lar halinde, köylerde ise tekil olgular biçiminde görülür. Hastalığın yayılma hızı bulaşma koşullarının elverişli ol­masına ve hastalığa açık kişilerin sayı­sına bağlıdır. Hastalığa yakalananlar iyileştikten sonra bağışıklık kazanırlar. Hastalığa açık kişilerden oluşan yeni bir çekirdek ortaya çıkana değin hasta­lığın görülme sıklığında azalma gözle­nir. Köylerde hastalığın tekil olgular bi­çiminde görülmesinin nedeni, ailelerin birbirinden uzak yaşamalarıdır. Bura­larda hasta kişilerle yakın ilişki kentlere göre çok daha azdır. Kızıl en çok 2-9 yaş grubunda görülür. Bunun en önemli nedeni, daha küçük bebeklerde anneden gelen bir korunma özelliğinin, ikinci olarak da streptokokların neden olduğu gizli bir enfeksiyonun yarattığı aktif bir bağışıklığın bulunmasıdır.

Kızıl Hastalığının Teşhisi

Kolay olan kızıl tanısı, yalnızca klirilerin değerlendirilmesiyle bile kolaylıkla teşhis edilebilir. Yüksek ateş, bademcik iltihabı, oldukça deri ve mukoza döküntüleri, çilek belirliler kolaylıkla tanıya götürür.

BEKLENEN GİDİŞİ (PROGNOZ)
Bir zamanlar, yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle oldukça ciddi bir hastalık olan kızıl, günümüzde etkin antibiyotik tedavisiyle kolayca iyileştirilebilmektedir. 20. yüzyılın başlarında yüzde 3 olan hastalıktan ölüm oranı, günümüz­de en çok yüzde 0,05′tir.

Kızıl Hastalığının Tedavisi Var mıdır?

Streptokok enfeksiyonlarına karşı uy­gun ve etkin bir antibiyotik tedavisi uy­gulanmalıdır. Burada yalnız mikrobun yok edilmesiyle hastalığın hafif geçme­si ya da kısa sürmesi değil, enfeksiyo­nun lir. İlacın hastalık süresince düzenli bi­çimde verilmesi olanaklı değilse, 600.000-1.200.000 ünitelik tek doz ola­rak benzatil-penisilin verilebilir. Penisi­linin uygulanma olanağı yoksa, günde kilo başına 25 mg olarak eritromisin verilebilir. Eritromisin 10 gün süreyle uygulanmalıdır. Bakterileri yok etme­yip yalnızca büyümelerini durduran sülfamitler kullanılmamalıdır.
Kızıl geçiren küçük yaştaki hastala­ra ateşli dönemde yatak istirahati, nite­lik ve nicelik açısından hafif ve uygun besinler ile sıvı kaybını karşılayacak miktarda sıvı verilmesi gerekir. Hasta­da boğaz kuruluğu varsa, yattığı odanın havası nemlendirilmelidir. Ağrılara kar­şı (baş ağrısı ya da lenf bezleri ağrıları) asetil-salisilik asit (aspirin) kullanılır.

Kızıl Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Kızıl bildirilmesi zorunlu olan hastalık­lardan biridir. Eskiden hasta çevreden uzak tutulurdu. Bu süre 40 güne değin varabilirdi. Ama günümüzde etkili anti­biyotik tedavisi sonucunda karantina gerekli olmamaktadır. Gene de strepto­kokların önemli ölçüde dirençli olmala­rından dolayı, bulaşmaya yol açabilecek bütün eşyaların dikkatle dezenfekte edilmesi ve hasta iyileştikten sonra oda­sının da dikkatle temizlenmesi gerekir. Ayrıca hastalığın yayılmasını önlemek için hastanın ailesine ve çevresindeki yakalanma tehlikesi yüksek kişilere pe­nisilin verilmelidir.
Oldukça yaygın görülen A grubu streptokok taşıyıcılarına karşı pratik açıdan alınacak önlemler de oldukça önemlidir. Sağlıklı streptokok taşıyıcı­larının, kendileri ve başkaları için teh­likeli olup olmadıkları tartışılan ve üzerinde fikir birliğine varılamayan bir konudur. Bir görüşe göre taşıyıcılardaki streptokoklar son derece tehlikeli bir kaynaktır; her koşulda ortadan kaldırıl­ması ve kurutulması gerekir. Bir başka görüş ise özellikle okul çağındaki ço­cuklar arasında birçok taşıyıcı bulun­masına ve bunların sürekli olarak mik­rop taşımalarına karşın, streptokok kö­kenli hastalıklara yakalanmadıklarım ileri sürmektedir. Taşıyıcılarda genel­likle yüksek miktarda koruyucu anti­kor bulunur ve streptokok kökenli bir hastalığa yakalansalar bile, hastalık et­keni çoğunlukla boğazlarında yerleşik durumdaki streptokoktan farklı tipte­dir. Vücudunda uzun süre streptokok taşıyan kişilerin kanında streptokokla­ra karşı koruyucu antikor miktarı oldukça yüksektir. Ama streptokokları kısa süre taşıyanlarda bu durum göz­lenmemiştir.
Bu veriler ışığında, sağlıklı taşıyıcı­ların boğazındaki streptokokların orta­dan kaldırılmaması gerektiği, çünkü bu taşıyıcılık durumunun doğal bir bağışıklama yöntemi olduğu söylenebilir. Ama bu gözlemin çelişkili yanı, A gru­bu streptokok taşıyıcılarının kendileri için olmasa bile, toplum için önemli bir tehlike kaynağı olmalarıdır. Bundan ötürü penisilin ya da eritromisinle uy­gulanacak bir koruyucu tedavinin top­lumsal açıdan gerekli olduğu söylene­bilir.

Soru

Kızıl nasıl bulaşır?

Sponsorlu Bağlantılar

Cevap
Genelde bulaşma solunum yollarından çıkan damlacıklarla (Flügge damlacıkları) olur. Gözden kaçan, tehlikeli bulaşmalar ise, özel bir streptokok türü olan hastalık etkeninin kronik, sağlıklı taşıyıcılar aracılığıyla taşınması sonucu gerçekleşir. Bir başka bulaşma biçimi ise, streptokok enfeksiyonu bulunan ineklerden alınan sütün kayna­tılmadan içilmesidir. Kızüm bulaşıcılığı oldukça düşüktür, ama kli­nik açıdan döküntü yapmayan biçimlerin de bulunduğu unutulma­malıdır.

Soru

KİMLER KIZIL TAŞIYABİLİR?

Cevap

Sağlıklı bir kişi kızılı ”taşıyabilir” ve bunu bir çocuğa bulaştıra­bilir mi?
Evet. Bir önceki soruda da açıklandığı gibi, en tehlikeli bulaşma bu biçimde gerçekleşir.

Soru

Kuluçka dönemi ne kadar sürer?

Cevap
Kızılın kuluçka dönemi oldukça kısadır; 6-7 günü geçmez. Bu dö­nemden sonra boğaz mukozası kızarır, bademcikler ve boyun lenf bezleri şişer. Hastalığın başlıca belirtileri baş ağrısı, yutma zorluğu, bulantı, boğaz ağrısı ve 38°C’nin üzerine çıkabilen ateştir.

Soru

Dilin özel bir görünümü var mıdır?

Cevap
Beyazımsı bir pasla kaplanan dil, özellikle yüzeyel tabakaların yitiril­mesi nedeniyle çok özel bir görünüm alır: Çilek dili.

Soru

Çocuğa yatak istirahati uygulamak gerekli midir?

Cevap
Kesin olarak yatak istirahati ve bununla birlikte sıvı ya da yan sıvı gı­dalarla beslenme gerekir. Bağırsağın, yumuşatıcı gıdalar verilerek boş kalması sağlanmalıdır. Enfeksiyon ve zehirlenme olasılığına karşı antibiyotik tedavisi uygulamak gerekir.

Çocuk ne kadar süre boyunca hastalığı bulaştırabilir?
Hasta eskiden oldukça uzun bir süre çevresinden uzak tutulurdu. Ama günümüzde, antibiyotik tedavisi başladıktan iki gün sonra bulaşıcılık sona erer. Hastalığı geçiren kişilerde genellikle oldukça uzun süreli, ama kesin olmayan bir bağışıklık oluşur.

Sponsorlu Bağlantılar
YORUMLAR
  1. mehmet dedi ki:

    mrb abim yaklaşık iki aydir cekior ve eli yüzu ve ayakları sis . ve ateşi tutuyor . ne yapmanız gerek tibbi olarak hangi tip dalina gitmemiz gerek

  2. Muhammed dedi ki:

    İştah ile ilgili ne söylersiniz

  3. Seçil Ceylin dedi ki:

    Kızım 8 yaşında kızıl hastalığı 2 gündür var penisilin antibiyotik verdi doktor günde 3 defa içiyorum.
    Dün kakasinda kan varmış gibi geldi bugün dikkat ettim sumuksu şekilde kanama vardı kakasinda.
    Acaba kızıl hastalığından mi yoksa başka birşey mi?

  4. güliş dedi ki:

    oğlum yedi gün önce hastalandı bulantı kusma baş ağrısı boğaz ağrısı sırt ağrısı 38.3 derece ateş vardı .doktora götürdüm boğazı kötü dedi . gribal bir ilaç verdi. kısa sürede ateş düştü hiç ateş düşürücü vermedik koltuk altlarında ve kasıklarında döküntüler oluştu sonra aklıma kızıl geldi küçükken de geçirmişti şimdi 11 yaşında şu an döküntüleri soyuluyor.antibiyotik kullanmadık tekrar doktora götürmem gerekir mi? gözleri pembemsi kırmızımsı .bu hastalığın etkisi olabilir mi?

  5. demet dedi ki:

    oğluma 6.günde boğaz kültürü alınarak kızıl teşhisi konuldu. ateşi olmadığı için kızıldan şüphenildi ancak tahlıl yaptırılmadı.cildiyeciye naklettiler. cildiyeci de banyo şampuanı yapmış olabilir dedi.15 günde bir yıkayın, organik sabun kullanın, kortizonlu bir merhem ve bir yığın merhem, surup verdi…malesef başka hastaneye gittik.bize güven vermedi.Nasıl tıp okuduysa…)
    boğaz kültürü ve idrar testi yapıldı.antibiyotik ve penisilin ile tedaviye başlandı. bugun 6. gün…oğlum 4.5 yaşında…kardeşi 1.5 yaşında…kızım için bir önlem almıyorum…muhtemel ona da bulaşacak. nasıl bir önlem almalıyım?

  6. Melike dedi ki:

    Şu anda ben de kızıl hastalığı geçiriyorum. Teşhis konulalı 5 gün oldu. Ancak vücudumda kırmızılık veya döküntü olmamasına karşın diğer bütün belirtiler mevcut. Yukarıda okuduğuma göre bazı vakalarda döküntü olmuyormuş, bu iyi bir şey mi? Teşekkürler.

  7. t dedi ki:

    merhaba , 6 yasinda 1 kizim var ve kizil hastaliqina yakalandi.geliceyi icin bu hastalik 1 hasar birakirmi.eritromicin tedavisi olunuyor

  8. ayşegül dedi ki:

    aile hekimimiz tüm bu belirtileri ısrarla boğaz enf olarak değerlendirdi.tesadüf verilen antibiyotiğin daha ilk dozda döküntü yaptığını düşününce cildiyeye götürdüm doktor ikilemde kalsada ilk teşhisi kızıldan yana oldu hemen kaşıntı ve döküntüye yönelik 3 -4 günlük birt tedavi ardından çocuk uzm görüş alındı uzm görürgörmez kesin kızıl olarak gördü ve ceftinex 125 le tedaviyi tamamladı.tam iyileşti derken bugün aynı semptomlar 3 yaşındaki oğlumda başladı.neyse yinede şükürler olsun çerkezköy AYHAN ŞEKER gibi bir hekime sahip

  9. atilla dedi ki:

    sayın hocam sadece antibiyotik tedavisi olurmu yani penisilin vermeden

  10. sema dedi ki:

    kızım kızıl oldu banyo yaptıra bilir miyim? bi sorun olur mu?

  11. tuana dedi ki:

    eşim bogazında ve vucudunda kaşıntılar vardı fakat bız ilişkiye girdik şabah doktora gıttıgınde kızıl oldugunu ogrendık şimdi banada bulaşırmı evde 3yaşında kızım var kolunda kırmızı bır leke cıktı ne yapmam lazım fakat kızımın ateşi yada başka bır belırtişi yok

  12. fırat dedi ki:

    kızıl hastalığı tedavi edilmezse ne gibi sonuçlar olur? Cevap verirseniz çok sevinirim.

  13. müge dedi ki:

    kızıl hastalığı kaç gün sürer ve banyo yapılabilirmi

Yandex.Metrica