Kansızlık

A+
A-
Kansızlık

Kansızlık Nedir Hakkında Kısaca Bilgi

Kalbin pompaladığı kan, atarda­marlarda ilerleyip kılcal damarlara da­ğılarak dokulara ulaşır. Daha sonra ge­ni kılcal damarlar yoluyla toplarda­marlara geçen kan kalbe döner. Plazma denen sıvı bölümü büyük ölçüde su (yaklaşık yüzde 90), proteinler, tuzlar, glikoz, karbondioksit ve hormonlar­dan oluşur. Plazma dışında kalan bö­lümde alyuvar (eritrosit) ve akyuvar denen kan hücreleri bulunur. Temel görevi bakterileri ve öbür yabancı maddeleri yok etmek olan akyuvarlar kanda genel ola­rak alyuvarlardan çok daha az sayıda bulunur. Kanın en önemli işlevlerinden biri akciğerlere dolan havadaki oksije­ni alarak dokulara kadar taşımaktır. Dokuları oluşturan hücreler kan aracı­lığıyla aldıkları oksijeni yaşamsal sü­reçlerde kullanarak tüketir. Kanda ok­sijeni taşıma işini hemoglobin denen ve alyuvarlarda bulunan bir madde üstlenir. Bu maddenin yeterince bulunma­ması anemi ya da kansızlık adıyla bili­nir.Yukardaki açıklamalardan da anla­şılabileceği gibi kansızlık bir hastalık olmaktan çok, hastalıkların yol açtığı bir belirtidir. Ama halk arasında, hatta hekimler için bile kansızlık denince ne­deni ne olursa olsun, vücutta hemoglo­bin miktarının azalması biçiminde orta­ya çıkan bir hastalık anlaşılır.

Kansızlık Çeşitleri (Türleri, Tipleri) Nelerdir?

Kansızlıkta temel olan, yaygın biçimde sanıldığı gibi dolaşımdaki alyuvarların azalması değil, dolaşımdaki hemoglobi­nin azalmasıdır. Bu iki olay genellikle birlikte görülür. Ama aralarında kesin bir ayrım yapılması gerekir. Konuyu da­ha iyi anlayabilmek için alyuvarın yapı­sını bilmek gerekir. Alyuvar biyolojik et­kinliğini denetleyen bol enzimli bir zarla çevrili hemoglobince doymuş bir çözelti­dir. Doymuş denmesinin nedeni hemog­lobinin alyuvarda en yoğun biçimiyle bulunmasından ötürüdür. Alyuvarın hac­mi azalırsa içerdiği hemoglobin miktarı da zorunlu olarak azalacaktır. Bu durum­da alyuvarların sayısı artmazsa kanda bulunan toplam hemoglobin miktarı aza­lır. Böylece alyuvarların sayıca değil, ha­cimce azalmasına, yani küçülmesine bağlı bir kansızlık tipi ortaya çıkar.

Sponsorlu Bağlantılar


Alyuvarların sayısı azalmadan başka bir kansızlık tipi de oluşabilir. Alyuvar­daki hemoglobin düzeyinin artamayaca-ğı daha Önce belirtilmişti. Ama alyuvar içindeki bu proteinin miktarı azalabilir. Sonuçta alyuvarların hem sayılan, hem büyüklükleri normal olmasına karşın bir kansızlık tipi gelişir. Özetlemek ge­rekirse, kansızlık üç nedene bağlı ola­rak ortaya çıkabilir: Alyuvarların azal­ması, küçülmesi ve hemoglobince fakir­leşmesi. Her üç durumda da dolaşımda­ki hemoglobin miktarı azalmaktadır.
Bu bozukluklar tek başlarına ya da bir arada görülebilir. Böylece değişik tipte kansızlıklar ortaya çıkar. Temel olarak üç tür kansızlığın ayırt edilmesi önemlidir. Bunlar hipokrom, normokrom ve hiperkrom kansızlıklardır. He­kim kansızlığı tanımlarken neden olan bozukluğun yanı sıra bu ayrımı da dik­kate alır.
Hipokrom kansızlıkta alyuvarlar nor­malden az hemoglobin içermektedir. Da­ha önce belirtildiği gibi, bu ya normal büyüklükteki alyuvarların daha az he­moglobin içermesinden ya da alyuvar hacminin azalmasından kaynaklanır. Her iki bozukluğun birlikte görülmesine kü­çük hücreli hipokrom kansızlık denir.
Normokrom kansızlıkta alyuvarların içerdiği hemoglobin miktarı normaldir. Ama alyuvarların sayısı azalmıştır ve buna bağlı olarak dolaşımdaki toplam hemoglobin de azalır.
Hiperkrom kansızlıkta ise alyuvarların hacmi azalacağına artar. Buna bağlı olarak içerdikleri hemoglobin miktarı da fazlalaşır. Ama kandaki toplam al­yuvar sayısı gerekli hemoglobin düze­yini karşılayamayacak ölçüde azdır.
Kansızlığın hangi temel tipe girdiği­ni belirlemek için önce kandaki alyuvar sayısı ve hemoglobin düzeyinin bilin­mesi gerekir. Bunun için 1 mm3 kanda bulunan hemoglobin miktarı ile alyuvar sayısı saptanır ve özel bir oranlama ya­pılır. Oranlamadan elde edilen sayı nor­mal durumlarda ve normokrom kansız­lıkta Vdir. Hipokromda l’in altında, hiperkromda ise l’in üstünde çıkar.

Hipokrom Kansızlık Nedir

Hemoglobin, alyuvarlarda bulunan ve dokulara oksijen taşıyan bir protein­dir içerdiği demir, oksijenin akciğerde­ki kılcal damarlarda hemoglobine bağ­lanarak dokulara aktarılmasında buyuk önem taşır Vücutta demir eksikliği he­moglobin yapımını azaltır Hemoglobi­nin kanda yeterince bulunmaması da kansızlığa yol açar
Alyuvarların üretimi için gerekli olan otekı maddelerle birlikte demir de uygun bileşikler halinde besinlerden alınır Dengeli bir beslenmeyle günde yaklaşık 50 mg demir alınır Vücuda ise günde yaklaşık 1 mg demir yeterlidir. Bu nedenle, beslenme yeterli, ba­ğırsaklardan emilim normal olduğu ve vücuttan aşın demir kaybedilmediği sürece demir eksikliği sorunu büyük ölçüde ortadan kalkar. Erişkinlerde beslenme azlığı ya da dengesizliği an­cak çok aşırı boyutlara ulaşırsa kemik iliğinin alyuvaların yapımını aksatacak Öl­çüde demir eksikliğine neden olabilir. Bu durum daha çok, yalnızca inek ve keçi sütüyle beslenen bebeklerde görü­lür. Genellikle demir eksikliği emiliminin gerçekleştiği sindirim sistemindeki bozukluklardan kaynaklanır. Örneğin, gastrite ve cerrahi girişimle midenin
kısmen ya da bütünüyle alındığı du­rumlara bağlı olarak mide salgısı ek­sikliği, demir emilimini güçleştirebilir. Çünkü midenin salgıladığı hidroklorik asit besinlerdeki demir III’ü demir H’ye indirgiyerek demirin bağırsak duvarı tarafından tutulmasına yardımcı olur. Enterokolite (ince ve kalın bağırsak il­tihabı) ya da pankreas yetmezliğine bağlı sürekli ishal, demirin bağırsaklar­dan hızla atılarak yeterince emilmesini önleyebilir. Ama emilim yetmezliğinin tek başına kansızlığa yol açması düşük bir olasılıktır. Genellikle bu duruma vücutta aşırı ölçüde artmış bir demir gereksinimi ya da kaybı eklenir. Aşın demir kaybı yalnız kanamalara bağlı­dır. Kanamalar demir eksikliğiyle bir­likte alyuvar kaybına da yol açar. Bu durum kansızlık tablosunu daha da belirginleştirir. Genellikle sürekli ve dik­kat çekmeyecek kadar az olan kan kay­bı yavaş yavaş demir eksikliğine bağlı kansızlığa yol açar. Kan kaybı mide, onikiparmak bağırsağı ve öbür bağırsak ülserlerine, basurlara, burun kanaması­na (epistaksis), sindirim sistemi ve kadın üreme organları tümörlerine, sık ve aşırı adet kanamalarına bağlı olabilir. Kansızlığın ortaya çıkması için, günde ortalama 10 ml’den fazla kan kaybet­mek gerekir.
Demir eksikliği en sık karşılaşılan kansızlık nedenlerinden biridir ve ka­dınlarda erkeklere göre çok daha sık gö­rülür. Çünkü kadınlarda adet kanaması, hamilelik ve emzirme nedeniyle de­mir kaybına bağlı kansızlık daha kolay ortaya çıkabilir.
Bir başka kansızlık nedeni kronik ve akut mikrobik hastalıklardır. Kansızlık hem kandaki demir oranının, hem de demirin oksijeni tutma düzeyinin azal­masından kaynaklanır.

Sponsorlu Bağlantılar

Kansızlık Belirtileri Nelerdir?

Olguların büyük bölümünü oluşturan hafif kansızlıklarda hasta genellikle içinde bulunduğu durumun farkında de­ğildir. Yalnızca eskisine oranla daha soluk görünür ve aşın güç harcadığında rahat soluk alabilmek için daha uzun süre bekler. Bu evrede demir eksikliği­ne bağlı hafif kansızlığının varlığı yal­nızca uygun kan tahlilleri yapılarak or­taya konur. Bu nedenle, fark edilmesi rastlantılara kalır. Zamanın geçmesi ve demir eksikliğine yol açan nedenin sür­mesi bozukluklan ağırlaştırırken, yeni belirtileri de hazırlar. Kansızlık şikayet­leriyle hekime başvuran hastada kansız­lık büyük bir olasılıkla uzun zamandan beri vardır.

Hastanın fark edebileceği belirtiler aşağıda sıralanmıştır.
Her şeyden önce sindirimle ilgili bozukluklar görülür. Bunlar arasında iş­tahsızlık, dilde yanma, bazen ağrılı yut­kunma, genellikle sindirim bozuklukları ve kabızlık eğilimi sayılabilir. Tır­nakların kolayca kırılması ve saçların kolayca dökülmesi dikkat çeker.
Aynca bütün kansızlıklarda ortak olan belirtiler görülür. Bunlar çarpıntı, aşırı güç harcanınca ortaya çıkan nefes darlığı, baş dönmesi, kulaklarda çınla­ma, genel halsizlik ve çabuk yorulma­dır. Hasta solgunluğundan ender olarak kuşkulanır. Çünkü bu durum uzun bir sürede yavaş yavaş yerleşir. Kanamaları izleyen solgunluk hemen ya da bu­gün içinde ortaya çıkacağından kolayca dikkat çeker.
Deri ve mukozalardaki solgunluğun yanı sıra hekim dilde kızarma, kabar­cıklar, küçük çatlaklar gibi glossit (dil iltihabı) tablosunu oluşturan belirtileri görür. Ağır olgularda ağız köşelerinde çatlaklar ve hastaların bir bölümünde dalak büyümesi ortaya çıkar.
İNCELEMELER
Demir eksikliğine bağlı kansızlık alyu­var sayısında küçük, hemoglobin ora­nında belirgin bir azalmaya yol açar. Bu özelliğiyle tipik bir hipokrom kan­sızlıktır. Türkçe’ye “açık renkli” olarak çevrilebilecek hipokrom terimi alyuvarlardaki kırmızı rengin hemoglobin yo­ğunluğuyla orantılı olarak azaldığı için seçilmiştir. Kan tahlillerinde demir dü­zeyinin (sideremi) belirlenmesi kesin tanıyı kolaylaştırır.
GİDİŞİ
Uygun tedavinin yapılması ve ağır has­talıklardan kaynaklanmaması durumun­da hipokrom kansızlık hiç bir sorun ya­ratmandan iyileşebilir.

Kansızlık Nasıl Giderilir Tedavisi Edilmezse Ne Olur?

Tedavide demir eksikliğinin nedenini saptamak gerekir. Bu yapılmazsa eksikli­ğin giderilmesi geçici bir çözüm olarak kalır. Öncelikle, beslenmede yetersiz de­mir alma olasılığının üstünde durulması mide ve onikiparmakbağırsağı ülserleri, basurlar, anüste çatlaklar, sık burun kanamaları, âdetlerle aşırı kan kaybetme gibi belirgin ya da belirsiz biçimde uzun sürekli kan kayıplarının araştırılması gerekir.
Demir içeren ilaçlar bu tür kansızlıklarda etkili bir tedavi sağlar. Demir’ ilaçlarının ağır olgular dışında ağızdan alınması yeterlidir; ağır olgularda ise kas içine verilmesi gerekebilir. Kan tahlilleriyle denetlenen alyuvar ve hemoglobin durumu normale döndükten sonra da tedaviye bir süre devam etmek gerekir. Böylece vücudun eksilen demir birikimi de tamamlanır.

Kansızlık Nedenleri Sebepleri Nelerdir?

Kansızlığa yol açan temel mekanizma­lar az sayıda ve basittir. Üç olasılık söz konusu olabilir: Alyuvarların yetersiz üretimi, kanamaya bağlı alyuvar kaybı ve alyuvarların dolaşımda aşırı yıkımı (hemoliz). Hemolize uğrayan, yani par­çalanan alyuvarlardan kana dağılan he­moglobinin bir bölümü hemen böbrek­lerden atılır. Bir bölümü ise dönüşüme uğrar. Her iki durumda da artık oksijen taşıyamaz.
Bu noktada vücudun her zamanki gibi eksikliği karşılamak üzere harekete geçireceği yedek gücünün bulunduğunu belirtmek gerekir. Alyuvarlar da akyu­varlar ve trombositler gibi kemik iliğin­de üretilir. Kemik iliği sürekli kana ye­ni hücreler verir ve bunlar yaşlanarak parçalananların yerini alır. Alyuvarların ortalama 4 aylık bir ömrü olduğu bilin­mektedir. Kanama ya da hemoliz nede­niyle alyuvar kaybedildiğinde, kemik iliği çalışma hızını normalin 8 kat üstüne kadar çıkararak kana çok daha fazla sayıda hücre verir. Kayıp miktar kemik iliğinin karşılama düzeyini aştığı zaman kansızlık ortaya çıkar. Bu üretim artışı yalnızca kanama ya da hemolize bağh kansızlıklar için geçerlidir. Hemoglobin ve alyuvarların yetersiz üretimine bağlı kansızlıklar için söz konusu olamaz. Çünkü bu durumda yetersiz çalışan, ke­mik iliğinin kendisidir.
Kansızlığın olası nedenlerinden bin olduğunu gördüğümüz kanamaları bir yana bırakırsak, kemik iliğinin üretim düzenini bozan ya da dolaşımdaki alyu­varları yıkıma uğratan birçok etken var­dır. Kemik iliğine alyuvar üretebilmesi için bazı maddeler gereklidir. Bunlar arasında bazı B grubu vitaminler, C vi­tamini, folik asit, demir, bakır ve kobalt sayılabilir. Bu maddelerin yokluğu ya da eksikliği kemik iliğinin kan hücrele­rini üretme etkinliğini yavaşlatır.
Kemik iliğinin etkinliği kronik mik­robik hastalıklar, böbrek hastalıkları ve tümörler gibi bazı hastalıklara, üretilen, solunan ya da ağız yoluyla alman zehirli maddelere ve bazı ilaçlara bağlı ola­rak engellenir.
Dolaşımdaki alyuvarlar değişik etkenlerin saldınsına uğrayabilir. Burada’ da gerek vücudun dönüştürdüğü, gerek dışardan giren bakteri ya da kimyasal kökenli zehirli maddeler söz konusudur. Sorun doğrudan alyuvarların yapısından da kaynaklanabilir. Doğumsal bir bozuk­luğa bağlı olan bu durumda alyuvarlar uzun süre dolaşımda kalamaz ve kısa sürede yıkıma uğrar. Bazen vücudun ken­disi de alyuvarlara saldıran ve bu hücre­leri yıkıma uğratan maddeler üretebilir.

KANSIZLIK İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER VE SORULAR

Kansızlıkların kalıtsal olduğu anlaşılabilir mi?

Kalıtsal kansızlık hastalıklarına ait ipuçları, özellikle hastanın doğum yeri ve ailesine ilişkin bilgilerde yatar. Laboratuvar incelemeleri ile kansızlığın kalıt­sal olduğu belirlenebilir. Örneğin Akdeniz kansızlığı tanısı kan sayımı, ozmo-tik frajilite testi (alyuvarların düşük ozmotik basınç altında parçalanma testi) ve hemoglobin elektroforezi ile konur. Şüpheli durumlarda aile bireyleri de araştırılarak tanıya varılır.

Kalıtsal kansızlıklar için doğumdan önce tanı konabilir mi?

Özellikle Gooley hastalığı ve başka önemli hemoglobin bozukluklan gibi ağır kansızlık hastalıklarının doğumdan önce tanısı, günümüzde yalnız bu konuda Üeri ölçüde uzmanlaşmış merkezlerde yapılmaktadır. Tam, dölütten alman Çok az miktardaki kanın incelenmesi ile konur. Bu incelemede, annenin kar­nından sokulan fetoskop üe dölyatağı geçilerek dölüte ulaşılır. Fetoskop, ale­tin hareketlerinin izlenebileceği bir gözleme deliğinden ve bu deliğin öbür ucundaki şırıngaya bağlanan iğneden oluşur. Tanı açısından hâlâ sorunlar ya­ratan bu yöntem gebeliğin yalnızca 18. ve 22. haftaları arasında uygulanabilir.

Kalıtım ile geçen kansızlıklar nasıl Önlenebilir?

Ağır kalıtsal kansızlıkları önlemenin en kolay yolu toplumdaki belirti verme­yen taşıyıcı kişileri saptayıp, hastalığı genler yoluyla çocuklara geçirebilecek­lerini anlatmaktır. Hastalığın görülme sıklığının yüksek olduğu bölgelerde, ta­şıyıcı olduğunu bilmeyen çiftler arasındaki evliliklerin hasta çocukların doğ­masına yol açabileceği bildirilmelidir. Daha çok sorun yaratan ve gerçekleştirilmesi daha zor olan başka bir yol, ge­belik sırasında dölütten kan örneği alarak bebeğin hasta olup olmayacağım ön­ceden belirlemektir. İleri ölçüde uzmanlaşmış merkezlerde uygulanabilen bu yöntemle Akdeniz kansızlığı ve başka hemoglobin bozuklukları gibi kalıtsal hastalıklara önceden tanı konabilir.

Dalağın çıkarılması kansızlığa çözüm getirir mi? Hangi tip kansızlıklar bu yöntemle tedavi edilir?

Yaşam süresi biten alyuvarların yıkıma uğradığı başlıca organ dalaktır. Tedavi amacıyla dalağın çıkarılması yalnız kansızlık hastalığında değil, dalağı büyü­ten başka hastalıklarda da tartışma konusu olmuştur.
? Alyuvarların zarlanndaki bozukluktan dolayı yıkıma uğramaları sonucu olu­şan kalıtsal sferositozda cerrahi girişimin önemi büyüktür. Bu hastalarda dalak çıkarıldıktan sonra belirgin bir iyileşme sağlanır. Bazı edinilmiş hemolitik kansızlıklarda başvurulan bu yöntem Cooley hastalarında da ancak 5-6 yaş sonrası uygulanabilir. Bu yaşlardan önce dalağın çıkarılması, ağır enfeksiyon olasılığım çok yükseltir.

Soru

Kansızlık yemek borusunda değişikliklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır mı?

Sponsorlu Bağlantılar

Cevap
Evet. Ağır demir eksikliğine bağlı kansızlık olgularında yutma güçlüğü (Plummer-Vinson sendromu) ortaya Çıkar. Bu sendrom, demir eksikliğine bağlı yemek borusu değişiklikleri nedeniyle yutma güçlüğüne yol açar. Katı gıdalarla asitli içeceklerin güçlükle yutulmasının yanı sıra ağır demir eksikliği yani kansızlık belirtileri, dil iltihabı, deri değişiklikleri (tırnak ve saçların kolay kırılması ve saç dökülmesi görülür. Plummer-Vinson sendromu, ye­mek borusu kanserinin gelişimine yatkınlık sağlar.

Soru

Doğum kontrol hapları kanda bir bozukluğa yol açar mı? )

Cevap
Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda çok şük oranda da olsa kansızlık or­taya çıkabilir. Görülen kansızlık genellikle B12 vitamini ya da folik asit eksikli­ğine bağlıdır. Olguların ender ortaya çıkmasına karşın doğum kontrol hapı kul­lananların hiç olmazsa yılda bir kez kan tahlili yaptırması önerilmektedir.

Soru

Kansızlık sorunu olan hasta sürekli kan tahlili yaptırmalı mıdır?

Cevap
Kan tahlilleri hastanın genel durumu ve kansızlık tipine bağlı olarak istenir. İncelemeler tedavi sırasında düzenli olarak yapılmalı ve genellikle tedavinin kesilmesinden bir süre sonra da yinelenmelidir.

Soru

Kansızlık evde tedavi edilebilir mi?

Cevap
Kansızlıkların büyük bir bölümü hastaneye yatmaya gerek kalmadan tedavi edilebilir. Kansızlık tedavisi temel olarak sorumlu hastalığın tedavisi, kan yapıcı ilaçlarla tedavi gerektiğinde belirtilere yönelik tedaviyi içerir.

Soru

Kansızlık dilde bozukluklara ya da ağız İçi iltihabına neden olabilir mi?

Cevap
B12 vitamini ve folik asit eksikliğine bağlı kansızlıkların (büyük hücreli kansızlık) seyri sırasında dil yapısının ve üstündeki pürtüklerin körelmesiyle gelişen ani dil iltihabı (atrofik glossit) sık görülür. Hastalıığın başlangıç evresinde düz, parlak, soluk renkte olan dil, belirtiler belirgin hale geldiğin­de kırmızı ve ödemlidir. Dil üstü memecikleri (papilla) körelirken tükürük­le ilgili bozukluklar da ortaya çıkabilir. Bu tablo çok daha ender olarak, ağır demir eksikliğine bağlı kansızlığının seyri sırasında da görülebilir.

Soru

Penisilin kökenli alyuvar yıkımına bağlı kansızlık çok sık ortaya çıkar mı?

Cevap
Penisilin alerjisi ender görülür. Bağışıklık tepkisinin yol açtığı bu durumda penisilin alyuvar zarınca emilir. Penisiline karşı oluşan antikorlar zara yerleşe­rek alyuvarı yıkıma uğratır.

Soru

İlaçlar hemolize bağlı başka kansızlık tiplerine yol açar mı?

Cevap
Evet. İlaçlar anormal bağışıklık tepkileri yaratarak hemolize neden olabilir. Çeşitli karmaşık süreçlerden geçerek alyuvarlann yıpranmasına yol açan bu durum bazen çok ağır sonuçlar doğurur. Ük olasılık alyuvar antijenlerine karşı antikorların oluşumuyla bu kan hücrelerinin yıkıma uğramasıdır. Bu mekaniz­mayı harekete geçiren en tipik ilaç aifametilddpadır. Daha sık olarak alyuvar zarının emdiği ilaca karşı antikorların oluşumuna bağlı hemolize rastlanır. Bu­na en tipik Örnek, penisilin alerjisi denen ve penisilinin yol açtığı hemolizdir. Penisilin alerjisinin hiçbir zaman önceden tahmin edilemeyeceğini, bazı kişi­lerde ağır kan bozukluklarına neden olabileceğini unutmamak gerekir.

Sponsorlu Bağlantılar
YORUMLAR
  1. Handan dedi ki:

    Kızım 8 yaşında tırnaklarında problem oldu resim kursuna gidiyor evde daha önceden aldığım lisansız bir boya yüzünden mikrop kaptığı analaşılı fakat kan örneği verdiğimizde dermatolog bize kan hücrelerinde küçülme olduğunu daha önce veya ailenizde Akdeniz anemisi olan varmı diye sordu ben daha önce Demir bağlan hücrelerimde depolarımın boş olmasından dolayı 8 ay gibi bir süre içinde tedavi gördüm ara ara tekrarlıyor kan değerimde düşüktür sanırım kızım da benim genlerden size sorum kan küçülme tedavisi olaysak ne uygulayabiliriz iştagsızlığımızda var erce sakatad yemiyor şimdi den çok teşekkürler

  2. shamsullah dedi ki:

    Selam.bir hastam var .once onun kansizliği vardi şimde bağrsağı
    Hastası dir.doktorlara ‘da çok gitmiş ama hiç.ne yapması gerekiyor

  3. herpincan dedi ki:

    slm ben 4 yıldır kansızlık savaşın verıyorum ilaclar hic bı sonuc vermiyor tavsyun düşüklüğü sık sık bacaklarım da ve sırtım da kaşıntı var ne yaplıyım lütfen yardımcı olurmusunuz tşklr

  4. Kemal dedi ki:

    merhaba ben 44 yaşindayım kanımın eksik olduğunu söylüyor doktorlar evet ilaç kulanıyorum fazla faydasi olmuyor doğal olarak ne yiyip içmem lazım bilgi verebilirmisiniz tşkr

  5. isil dedi ki:

    Kani dusuk olan bir bayanin hamile kalmasi tehlikeli midir?bebekte ne gbi hastaliklara yol acar

  6. soner dedi ki:

    hocam benim anneme mds tanısı koydular yaklaşık 2 yıldır tedavi görüyor yanlız halinde bir değişiklik yok hocam bir yardmcı olursanız çok iyi olur allah şimdiden sizden razı olsun

  7. Kübra dedi ki:

    Kansızlıktan ileri gelen tırnak kırılması için ne yapılmalı ve hangi besinler, hangi ilaçlar tüketilmeli..?

  8. merve dedi ki:

    17 yaşındayım doktor kanımın çok düşük olduğunu söyledi ayrıca saçlarımda dökülüyor bunun için ne yapmalıyım??

  9. suna dedi ki:

    ben 32 yaşındayım yaklaşık 2 senedir kansızlık hastalığım var 3 sene önce 2 defa mide kanaması geçirdim şimdi 6 aydır kan ilacı kullanıyorum ama kan sayımım her ay düşük çıkıyor son 3 ay şöyle 5.17 5. ve 4.46 ne yapmam gerekiyor adet kanamam 3 gün fazla olmuyorum kan ilacım …… teşekkür ederim

  10. fatma dedi ki:

    bu sayfanız yorum yapmak istiyorum nedenmi bende kan degerlerim düşüyor üzülüyordum fakat sizin bu siteden çok faydalandım nedenlerini öğrendim ben kan tahlilimi yaptırdım ama doktorum her konuyu anlatmıyor ve sizin sayfanız çok faydalı teşekkür ediyorum

  11. seda dedi ki:

    Merhaba bende uzun yıllardır demir eksikliği var 20gün önce doktara gittim bu ilacı verdi Oroferon ama faydasının olduğunu düşünmüyorum en büyük sorunum sürekli ellerim ve ayaklarım buz gibi soğuk ne yapmam gerekli teşekkürler.

  12. ali dedi ki:

    burnum kanadıgı için kan kaybediyorum ne ile beslenmeliyim

  13. umit dedi ki:

    kendimi halsiz hissediyorum sürekli kollarım ve ayaklarım agrıyor doktor kansızlık oldugunu söyledi birde evlenirken kanımda akdeniz anemisi hastalıgı oldugu söylendi ama taşıyıcısıymışım herhangi bir zararı olmuyacagı söylendi ne yapmalıyım kan degerim cok düşük oldugu söylendi?

  14. fadime dedi ki:

    kansızlık için evde hangi yicekler yenmeli hamile bayanlar için acil cevap bekliyorum?

  15. meryem dedi ki:

    merhaba; ellerimde titreme ve bazen aşırı halsizlik oluyor…doktor kansızlık var dedi ama ne kadar ilaç kullansam da aynı…ne yapmam gerekiyor..teşekkürler…

  16. Muhammed dedi ki:

    Kansızlık bünyenin gelişmesini engeller mi? Teşekkürler

  17. hatice cansu dedi ki:

    slm hocam ben 20 yaşındayım.ve bende aşırı kansızlık hastalagı oldugunu söyledi doktor ve ilaç tedavisi verdi kulandım aydan aya kan sayımı yaptırmaya gidiyorum hiç yükselme yok hep düşüyo ve şuanda dengesizlik hastalıgımm oldugunu söyledi doktor bunun için ne yapmam gerekir hocam cevap verirseniz sevinirim

  18. şeyda dedi ki:

    bnde bağırsak enfeksiyonu war tahlillerimde kansızsın dedi doktor. şimdide burnumdan ara ara çok az miktarda kan geliyor burnumun birdeliğinden.sizce bu burun kanamasının nedeni ne olabilir?

  19. mehmet ali dedi ki:

    kan oranım .6.dır.çok tahlil yaptım bir şey bulamadılar.endes kopu kolns kopi.kemik iliği alındı yok bir şey dediler.bende bitkisel olarak varsa ilaçlar kulanmak isterim.veya ne yapmam lazım.allah rızası için bana yardımcı olun.birde yıllardır panik hastalığım var.şimdilik lustral kulanıyorum .vallahı bıktım artık bana bir yol tşkler

  20. turkan dedi ki:

    elerde ve yüzde şiddetli üşüme ve moraran bi renk oluyo…dilimde de sanki bir metal tadı oluyo yani ağzımın hiç tadı olmuyor. sebebi kansızlık mıdır?tırnaklarımda da şekil bozukluğu oluyo dalgalı gibi doktora gidipte bir torba ilaçla geliyoruz sebebi bile izah edilmiyo kullanın gelin deniliyo bu yüzden gidesim gelmiyor ne yapmalıyım?

  21. neslihan dedi ki:

    benim çoçuğmda kansızlık çıkta doktor yerli beslenince geçeceyini söyledi acaba geçmesi için neler yedirmem lezım birde süt kansızlık yaparmı teşekkürler

  22. gökhan dedi ki:

    merhabalar … yenilerde bir yakınımız için özel bir hastaneye kan vermeye gittim kan almadan önce bana küçük bir test yapacaklarını söylediler ve testi yaptıktan sonra kanımı alamayacaklarını bu durumun riskli olduğunu söylediler sebep ne diye sorduğumda kandaki alyuvar sayısının çok düşük olması dediler ve buda beni biraz ürküttü ayrıca 25 yaşındayım ve kilo alamama sorunum var yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim…

  23. pınar dedi ki:

    ben de demir ve B12 eksikliğine bağlı bir kansızlık var değerlerim çok düşük kan hapı kullanıyorum çok az su içiyorum şeker yemiyorum sizce bu kansızlığın nedeni ne olabilir

  24. Süreyya dedi ki:

    Diabet 2 hastasıyım. 67 yaşında 100 kiloyum.Kanda hemoglobin düşük, demir bağlama kapasitesi 400 üstünde.Kan iğnesi oluyorum, kan hapı alıyorum. Fakat daha sonra aynı durum nüksediyor. Üniversite hastanesinde araştırıldı bulunamadı.devamlı B-12 vitamini alyorum.yiyecek konusunda ne yapmam gerektğini bilemiyorum.

  25. Deniz dedi ki:

    Merhaba Benim 8 aylik bir bebegim var.Bugün Doktara gittimde bebeğimizin Kansız oldu söylediler(Hb:9.8,MCV:24,MCH: 24.3)talesemı minor dedıler.Bunlar bayılma sebebi olabilirmi? Kansızlığı gidermek icin neyapmamız lazim??

  26. melike dedi ki:

    kansızlığın vücutta oluşturduğu yerin (organ,doku,hücre vb.)yapısı nasıldır?

  27. taha dedi ki:

    Kansızlığın basit anlamda bazı belirtilerini gören , günlük hayatta çok önemli semptomlarla karşılaşmayan ancak arada bir bazı etkilerine direk maruz kalan biri için, kan testi , genel bir tetkik ve devamında olası ilaç tedavisimi gereklidir?. kan yapıcı besinler kullanılırsa çok yüzeysel bir kişisel tedavi yolumu olmuş olur?, genel anlamda doğallık dışında olan İlaç kullanımının iyi olmaması ve vücütta beklenmeyen kalıcı yada uzun surelı etki bırakabılcek yan etkıler bırakabileceği endişesiyle ilaca sıcak baklamayan biri olarak,ancak kişisel tahminlerle besinleri çare görüp beslenme dengesinin de bozulabilme ihtimalinin bilincinde biri olarak, kansızlık durumumun boyutunu bilmemekle beraber genel bir önerinizi bahsettiğim önemli hususlar çerçevesinde talep etmekteyim.

  28. arif dedi ki:

    Devamlı olarak agzım kuruyo ve aşırı halsizlik oluşuyo iştah konusun da yedımden yemek ten tat alamıyorum.ne yapmam gerekıyo yada bana önere bılcegınız bır ilaç varmı?.

  29. serpil dedi ki:

    merhaba bende kansızlık var doktorum ilaç verdi kullanıyorum ama ya hamile olursam ilacıma devam edebilirmiyim?

  30. songül dedi ki:

    kansızlık ağdet bozukluğuna neden olurmu ?
    dudaklarda ve tırnaklarda sık sık morarma olurmu ?
    baş dönmesi ve ağrıya neden olurmu ?

  31. fatoş inal dedi ki:

    agır tıp dili kullanılmadan çok aydınlatıcı anlaşılır buldum. beslenmede nelere dikkat edilmeli ve besinler nelerdir daha açıklamalı olabilir mi. teşekkürler

  32. Gülistan dedi ki:

    kansizlik ilerde baska hastaliklara yol acarmi? yoksa iyi bir tedavinin ardindan tamamen yok oluyormu?

  33. cüneyt dedi ki:

    merhaba, benim kan tahlilimin sonucunda teshis olarak talesemi minör konuldu doktorum onemlı bısı yok tedaviyede gerek yok demişti. acaba ilerde sorun olurmu talesemi diğerlerine göre nasıl?

  34. halilcan çınar dedi ki:

    kilo alamıyorum kansızlıkda var ve demir eksikliği ama demir eksikliği kansızlık ilacları iciyorum ama kilo almak istiyorum bu vitamin ilaclarını veren doktora gitmek istiyorum hangi bölümden randevu almam gerekir.?

Yandex.Metrica