Bağırsak Tıkanması

A+
A-
Bağırsak Tıkanması

MEKANİK BAĞIRSAK TIKANMASI
Bağırsak kanalı bağırsak dışı etkenler nedeniyle tıkanmıştır. Bağırsak duvarının dışında bulunan hastalık etkenleri bağırsak kanalına dıştan baskı yaparak bütünüyle tıkanmasına neden olur. Ge­nellikle dölyatağı, yumurtalık ya da düz bağırsak (rektum) tümörleri bulundukları organın dışına taşarak bağırsak duvarlarına dayanıp baskı yapar ya da karın içi ameliyatlar sonrasında gelişen yapışıklıklar bağırsağa yavaş yavaş bas­kı yaparak kanalı kapatacak düzeye ula­şabilir. Bağırsak kanalında geçişi engel­leyen hastalık bazen de bağırsak duva­rında ortaya çıkar. En sık görülen nede­ni bağırsak kanseridir. Aynca bağırsa­ğın iyi huylu tümörleri, bağırsak veremi ve Crohn hastalığı da tıkanma nedeni Bağırsak boğulması bir bağırsak kıvrımının bağırsak askısıyla birlikte kendi ekseni etrafında burkulması sonucunda oluşur. Burkulma sırasında bağırsak askısının kan damarları baskıya uğradığında kan akımı engellenir ya da bütünüyle durur. Bu nedenle boğulan bağırsak bölümündeki kan uçtaki kılcal damarlarda toplanır. Damarlar üzerindeki basınç arttıkça damar duvarlarının geçirgenliği de artar. Bunun sonucunda “sızan” kan bağırsak kıvrımının duvarlarına yayılır.

Sağlam bağırsak kıvrımı parlak ve dolgun, bunu izleye felçli (paralitik) bölüm ise sönük ve gevşek görünümdedir. Bağırsağın ön ve arka duvarları, bağırsak içeriği ile dolu bölümler dışında birbirine yapışmış durumdadır. Felcin etkilediği bağırsak kıvrımlarında bağırsağın içindekileri boşaltmaya yönelik sığamsal (peristaltik) hareketler yapılamadığından bağırsak içeriği olabilir. Son olarak, dışkı parçalarının sertleşmesi de nedenler arasında sayılmalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Çocuklarda görülen en önemli tıkanma nedenleri yumaklaşan bağırsak kurtları, yabancı cisimler, sertleşmiş dışkı parçası (fekalom), bağırsak ile safrakeesi arasında oluşan bir fistütden bağırsağa düşen ve bazen bütün bağırsak kanalını tıkayacak kadar büyük olabilen afra taşlarıdır. Bağırsak tam olarak tıkandığında o bölgeden gaz ve dışkı geçişi durur. Bunlar tıkanmanın gerisindeki bağırsak kıvrımlarında birikir. Bağırsak gerilir, genişler, içi sıvı ve gaz ile dolar. Biriken sıvı safra, pankreas ve bağırsak sal­alarından oluşur. Ama sıvının en önemli bölümü tıkanma noktasının gen­indeki bağırsak bölümünün aşırı gerilmesiyle artan kılcal damar geçirgenliği sonucunda sızan kandır. Bağırsağın bu bölümüne damarlardan sıvı sızması, dolaşımdaki kan miktarını azaltarak Ölümcül bir şok tablosunun gelişimine neden olur. Aşırı gerilmiş ve tıkanma bölgesine baskı yapan bağırsak kıvrımı delinir ve içinde biriken sıvı karın boşluğuna boşalır ve şok tablosuna karın zarı iltihabı da eklenir.

Bağırsak duvarı dışındaki değişimlere bağlı tıkanma: Yumurtalık kanseri. Kanser kütlesi yumurtalıkta biçim bozuklukları yaptıktan sonra komşu organlara yayılarak, yapışıklıklar meydana getirebilir. Bu yapışıklıklardan bazıları ince bağırsağın bir bölümünü aşağıya doğru sürükleyerek burada bir köşeleşme yapar. Böylece ileumun son bölümünde tıkanma oluşur.

Sponsorlu Bağlantılar

Bağırsak duvarı dışındaki değişimlere bağlı tıkanma: Ameliyat sonrası yapışıklıklar. Apandisit ameliyatından sonra, bölgede zamanla oluşan bir yapışıklığın ileumun bir bölümünü boğması görülüyor. Boğulan bağırsak parçası kırmızı ve mor renktedir. Tıkanmanın üstündeki bölüm ise genişlemiş ve gergindir.

Bağırsak duvarı hastalığına bağlı değişimlerin yol açtığı tıkanma: Bağırsak kanseri. Yatay kalın bağırsağın iç yüzeyinde, geçişi daraltan, halka biçiminde boşluğa doğru büyüyen bir tümör kütlesi gelişmiştir. Kalın bağırsak askısında oldukça büyümüş lenf bezleri gözlenir. Gerilmiş bağırsak kıvrımları ve bunların sigarası hareketleri izlenebilir. Hastanın genel durumunda hızlı ve ilerleyici bir kötüleşme gözlenir. Bağırsaklarda bü­yük miktarda sıvı toplandığından hasta­da su kaybı (dehidratasyon) gelişir. Yüz çizgileri gergindir. Dil ve dudaklar ku­rur. Tabloya ateş de eklenirse, bu bir karın zarı iltihabının belirtisidir. Bu durumda karın çok gergindir ve en küçük bir dokunma şiddetli ağrıya neden olur. Hastalık tablosu artık oldukça ağır bir aşamadadır. Gerekli tedavi yapılmazsa, karın zarı iltihabı, kalp yetmezliği ve dolaşım ye­tersizliği ya da bağırsaklardan emilen zehirli maddelerin giderek artması so­nucu gelişen zehirlenme ile hasta yitirilir.

Tanı ve Tedavi
Bağırsak tıkanması tanısı, tıkanmanın gerçek nedenini bulmaktan daha kolay­dır. Bazı olgularda geçirilmiş bir karın ameliyatının kesi izi, tıkanma nedeni olabilecek ameliyat sonrası karın içi ya­pışıklıkları düşündürebilir. Tanı açısın­dan en önemli belirtiler hastanın kesin­likle gaz ve dışkı çıkaramayışıdır. Ayrıca makattan ve koltuk altından yapılan ateş ölçümleri arasındaki ısı farkının değerlendirilmesi tanıda yol gösterici­dir. Ateş makattan ölçüldüğünde yük­sek, koltuk altında ise normal değerlere yakındır. Durumun önemi nedeniyle, hasta en kısa sürede hastaneye gönde­rilmelidir. Hastanede hemen hastanın şok tablosu ve sıvı yitimine yönelik tedavisine başlanır ve çekilen filmler ile tıkanma yeri ve özellikleri saptanır. Ama bazı olgularda çekilen filmler çok yararlı olmaz, yalnızca tıkanma belirti­leri saptanabilir. Bu olgularda tıkanma­nın niteliği ancak cerrahi girişim sıra­sında anlaşılabilir. Ameliyat karan ön­cesinde, tıkanma nedeninin bir fekalom (taşlaşmış dışkı parçası) olmadığından emin olmak gerekir. Fekalomlar genel­likle bağırsak tembelliği (atonik bağır­sak) olan kimselerde görülür. Makattan uygulanan bir boşaltıcı ilaç ya da lav­man ile bağırsaklar boşaltılarak bu has­talar rahatlatılabilir. Bu durum dışında hastayı kurtarmak İçin yapılacak tek iş­lem ameliyattır. Ameliyat yöntemi tı­kanmayı oluşturan etkenin tipi, yerleşi­mi ve yapısına göre belirlenir.

BAĞIRSAĞIN BOĞULMASINA BAĞLI MEKANİK TIKANMA

Bağırsak boğulması olguları, bağırsak dönmesi veya bağırsak düğümlenmesi bir bağırsak bölümünün baş­ka bir parçası içine girmesi (invajinasyon) ya da fıtıkların boğulması ile ger­çekleşir. İlk iki hastalık tablosu ve te­daviler bu bölümde, fıtık boğulması ise “Fıtıklar” başlığı altında incelen­miştir.

BAĞIRSAK İNVAJİNASYONU

Bağırsak invajinasyonu, bir bağırsak bölümünün, hemen yanındaki bir başka bağırsak parçasının içine girmesidir. Olay öne ya da arkaya doğru gelişebi­lir, învajinasyon bölgesinde birbirinin içine girmiş üç yuvarlak yapı görülür. Bu oluşumlar dıştan içe doğru invajine eden silindir, orta silindir ve iç silindir adlarmı alırlar. İnvajinasyonda baş, kı­lıf ve yaka bölümleri bulunur. Baş iç silindirin dış bölümüdür ve katlanarak orta silindir boyunca devam eder. Orta silindirin dışa doğru devam edecek bi­çimde katlandığı yere invajinasyonun yakası denir. Dış silindirin yakadan, baş bölümü ile birleştiği noktaya kadar olan bölümüne ise invajinasyon kılıfı denir. İnvajine olan bağırsak bölümü­nün bağırsak askısı iç silindirle orta si­lindir arasında kalır. învajinasyon kat­ları arasında kalan damarlar, yaka bölü­münde baskıya uğrar. İnvajine olan bö­lümde dolaşım bozulmuştur. İlk aşama­da toplardamarlar baskıdan etkilenir. Bunun sonucunda toplardamarlarda kan akımı yavaşlar ve pıhtılaşma oluşu­mu kolaylaşır. İnvajine olan bölüm mo-rarır ve yeterli kan alamadığından renk değişimine uğrar. Kanama ve kan çö­keltileri görülür. Daha sonra baskı atar­damar dolaşımını da engeller. Doku ölümünün başlaması sonucunda invaji­ne olan parça, bağırsağın öteki bölü­münden kopar. Olay bu aşamadan son­ra iki yönde gelişebilir. Yaka bölümün­de delinmeyi önlemek amacıyla yapı­şıklıklar gelişmişse invajine olan bağır­sak parçası hiçbir zarara yol açmadan ortadan kaybolabilir. Ama çoğunlukla invajine olan bölümde gelişen kangren, bağırsak duvannı delerek ağır bir karın zarı iltihabına yol açar. Yaşamsal tehli­ke doğuran bu yaygın enfeksiyon duru­munda hastayı korumak için hemen gi­rişimde bulunulmalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Yeri
İnvajinasyonun en çok görüldüğü yer incebağırsağm son bölümü (ileum) ile körbağırsak arasındaki geçiş bölgesi­dir. İncebağırsağm son bölümü kalın­bağırsağın içine girer ve kalınbağırsa­ğın gidişini izleyerek yukarı doğru çı­kar. Buna “ileokolik invajinasyon” adı verilir.
İleum bölümleri arasındaki invaji­nasyon (ileo-ileal invajinasyon) daha az görülür. Burada incebağırsağm bir bö­lümü sonraki bağırsak bölümünün içine girer. Kalınbağırsak bölümleri arasın­daki invajinasyon çok daha az görülür.

Nedenleri
Birincil ve ikincil olmak üzere iki deği­şik invajinasyon türü bilinir. Birincisi çocukluk çağında, bağırsak hareketliliği­nin değişkenliğine bağlı olarak görülen, bağırsak diskinezisidir. Bağırsağın bir bölümü kasılarak küçülürken onu izle­yen bölüm genişler ve küçülen parça ge­nişleyen bölümün içine girer. İkincil in­vajinasyon ise daha çok erişkinlerde gö­rülür. Özellikle polip gibi saplı tümör­lerden kaynaklanan ya da başka bir ne­denle ortaya çıkan bağırsak kanalı daral­ması (stenoz) sonucunda, sürüklenen ba­ğırsak parçası invajinasyon yapar.

Belirtileri
Hastalığın başlangıç belirtileri birincil ya da ikincil tablolarda birbirinden fark­lı bir seyir gösterir. Ama her iki olayda da hastalık oldukça ciddi gidişlidir; er­ken tanı ve acil tedavi gerekir. Genişle­yen parçanın içine giren bağırsak bölü­mü çok ender olarak kendiliğinden geri çıkıp iyileşebilir. Birincil invajinasyon, küçük hastalarda aniden ortaya çıkar. Şiddetli karın ağrısı, inatçı kusma, ka­rında gerginlik en Önemli belirtilerdir. Hasta elini karnına koyunca genellikle sınırları kesin olarak belli olan, çok ağrı­lı ve uzamış bir kütle duyumsar; bu küt­le invajinasyonun kendisidir.
Bağırsak kanalında gaz ve dışkı ge­çişi tam olarak durmadan önce, tahriş olan bağırsak mukozasından salgılanan bol sünıüksü salgıyla birlikte az miktar­da kan çıkarılır. Bu kan invajinasyon bölgesinde kan dolaşımının bozulması sonucunda sızar.
Erişkinlerde ikincil invajinasyon gö­rülür ve belirtileri asıl hastalığı bastıra­rak bağırsağın bir bölümünü tıkar. İn­vajinasyon erişkinlerde birden bire or­taya çıkmaz; daha önce birçok bağırsak rahatsızlığı görülür. Ağrılar ve inatçı kabızlık dönemleri birbirini izler. Has­talık süreci başladıktan sonra, gidişi hızlanır. Hasta erken tedavi edilmezse gittikçe kötüleşir, sıvı yitimi artar, karın zan iltihabı başlar ve kısa sürede ya­şamsal tehlike ortaya çıkar.

Yabancı cisimlerin neden olduğu tıkanma:Bazen bir safra taşı bağırsak kıvrımlarının arasına düşerek, yabancı bir cisim gibi etki eder ve bağırsak tıkanıklığına neden olabilir. Safra taşının genellikle büyük ve yüzeyinin düzensiz olması, bağırsak kanalı içinde ilerlemesini engeller. Kesitte, taş ile bütünüyle tıkanmış bağırsak boşluğu görülmektedir.Bağırsak içeriğinin neden olduğu tıkanma: Taşlaşmış dışkı (felakom). Bağırsak kanalının kesitinde büyük ve kahverengi bir kütle (felakom) görülüyor. Kütlenin düzensiz yüzeyi sümüksü bir katman ve çizgi halinde kanla kaplıdır. Tıkanma öncesindeki bağırsak bölümünde zorlanma izleri vardır. Tıkanmanın altında ise Özel bir değişiklik görülmez.

Tedavi
Hasta, bağırsak tıkanmasından kuşkulanıldığı anda hastaneye kaldırılmalıdır. Tanıya götürücü en işlevsel inceleme yöntemi karın filminin çekilmesidir. İlk olarak doğrudan karın filmi ile tıkanma bulgusu olup olmadığı kesinleştirilir. Tı­kanma belirtisi bulunursa, baryum sülfat gibi bir kontrast madde ile lavman yapıl­dıktan sonra çekilen karın filmiyle kesin tanıya ulaşılır. Cerrahi girişime karar vermeden önce, tıbbi tedavinin denen­mesi yararlıdır. Şoku önlemeye yönelik genel tedavi önlemleri ile invajinasyonu çözmeyi amaçlayan boşaltıcı lavman uy­gulaması başlıca tıbbi tedavi yöntemleri­dir. Tıbbi tedavinin basan oranı tanının erken konmasına bağlıdır. Tanının ge­cikmesi durumunda cerrahi girişime başvurulur. Ameliyatta karın duvarı orta hattan açılarak karın boşluğuna girilir, invajinasyonun yerleştiği bağırsak bölü­mü bulunur ve sıkışan bağırsak parçası yumuşak hareketlerle dışarı çıkartılmaya Çalışılır. Ama ilk hastalık belirtileri gö­rüldükten sonra çok zaman yitirilmişse, invajinasyonu düzeltme girişimi başarı­sız kalır ve hastalıklı bağırsak bölümü kesilerek çıkartılır; iki yanda açık kalan bağırsak uçları birbiriyle dikilerek ağızlaştırılır ve devamlılıkları sağlanır (ertteroenterostomi).

AMELİYAT SONRASI GÖRÜLEN BAĞIRSAK TIKANMALARI

Özenle yapılan bir cerrahi girişim son­rasında da bağırsak tıkanması görülebi­lir. Ameliyat sonrasında erken dönem­de, genellikle bağırsak duvarındaki di­kiş hattından kaynaklanan bir boğulma sonucunda mekanik tıkanma gelişebi­lir. Böyle durumlarda ayırıcı tanıya gi­dilerek, bu sonucu yaratabilecek iki et­kenin, akut mide sarkması ile mide ve bağırsak felcine bağlı paralitik gaz biri­kiminin varlığı araştırılır. Bu olgularda mideye sokulan bir sonda ile mide içe­riğinin boşaltılması hastayı rahatlatır. Ama tıkanma tanısı kesinleşirse, hasta­nın yeniden ameliyat edilmesi zorunlu­dur. Cerrahi girişim sonrası bağırsak tı­kanmaları ameliyattan 4-5 gün sonra ortaya çıkabilir. Genellikle ateş yüksel­mesi ile birlikte görülen tıkanma, iltihabi, mekanik ya da paralitik nitelikte olabilir.
Cerrahi girişim sonrası görülen ba­ğırsak tıkanmalarında tanıya erken va­rılsa da, dokulardaki yan iyileşme tep­kimeleri sonucunda gelişen bütün yapışıklıkların yeni bir ameliyatla ortadan kaldırılabilmesi olanaksızdır, Dolayı­sıyla yeni bir ameliyat, bir yandan akut tıkanma tablosuna çözüm getirirken, öte yandan karın içinde yeni yapışıklık­lara da ortam hazırlar. Böylece her ameliyattan sonra yeni bir bağırsak tı­kanması tablosu yinelenebilir.

Sponsorlu Bağlantılar
ETİKETLER:
YORUMLAR
  1. Mehmet dedi ki:

    Crohn hastalığı teşhisi ile birlikte 8 yıl bağırsak darlığından ötürü büyük acılar ve sıkıntılar yaşadım
    Bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçları bende etkili olmadı.
    Sonunda resveratrol denilen üzüm çeğırdeğinde bulunan bir maddeyi keşfettim
    bir yıldır kullanıyorum, ilk haftadan başlayarak gözle görülür bir şekilde iyileştim sağlığım tekrar eski haline döndü
    Bu madde ayrıca bazı beyaz şarap markalarında değişik oranlarda bulunmaktadır.
    Zor durumda ve çaresiz arkadaşlar ile paylaşmak istedim umarım sizin içinde şifa olur.

    Not: Bağırsağınızda tıkanma olduğunda ve acı yaşamaya başladığınızda bir miktar zeytin yağını ısıtıp bir kaç kaşık içtiğiniz de
    rahatlarsınız.

  2. faruk dedi ki:

    Efendim ben bobrek nakli olmus bir hastayim hic bir zaman buyuk abdeste rahat cikamiyorum kabiz deyilim ama zor cikiyorum lutfen bu konuda olirsaniz sevinirim

  3. alparslan dedi ki:

    bazı belirtiler var büyük abdeste zor çıkıyorum midem acayip ağrıyo gaz var düzenli beslenmem yok ama çok acı hissediyorum tahliller rontgenler yapıldı bişi çıkmadı sinirli biride değilim yani neden olabilir

  4. murat dedi ki:

    bagırsak tıknamsı sonrası amelıyattan sonra özelllıkle ne yemek gerekır ne faydalı olur acaba

  5. cihan dedi ki:

    ben 2006 yılında bağırsak dönmesi ile amaliyat aldum şimdi ameliyat oldum bölgede daralma meydana geldi ve rahtsızlıklar oluşmaya başladı bana bu konuda yardımcı veya yol gösterirseniz çok memnun olurum saygılar

  6. cihan dedi ki:

    ben 2006 11 ayında bağırsa dönmesi tanısıyla amaliyat oldum bağırsagımın bir bölümü alıdı 3 ay bağırsağım dışarı alındı ve 3 ay sonra yine ameliyat olarak bağırsağım içeri alındı 2011 4 ayında rahatsızlandım doktura gittim kolonskopi yapıldı bağrısagımın ameliyat olduğum yerde yine daralma meydana geldiği söylendi yanlız karın ağrılarım zaman zaman oluyor dokturun 3 ay sonra yine koloskopi olmam ondan sonra ameliyat için karar vermem gerekiyor dedi bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim saygılar şu anda 41 yaşındayım ve bayanım

Yandex.Metrica