<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Üreme Organları</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/yazi/ureme-organlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Sep 2010 12:12:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Bel Soğukluğu</title>
		<link>http://www.saglik.im/gonore-bel-soguklugu/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/gonore-bel-soguklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 08:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1566</guid>
		<description><![CDATA[GONORE (BEL SOĞUKLUĞU): Gonore, ‘Nayseria gonorea’ adlı mikroorganizmanın, her iki cinste, özellikle üreme organlarında oluşturduğu ve kendisini cerahatli bir iltihap biçiminde ortaya koyan bir bulaşıcı hastalıktır. Gonore üreme organlarını tutabileceği gibi anus, boğaz, eklemler, perikard (kalp zarı), miyokard (kalp kası) deri ve gözü de tutabilir. Bulaşma çoğunlukla cinsel ilişkiyle olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WH0) açıklamasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GONORE (BEL SOĞUKLUĞU): </strong></span></p>
<p>Gonore, ‘Nayseria gonorea’ adlı mikroorganizmanın, her iki cinste, özellikle üreme organlarında oluşturduğu ve kendisini cerahatli bir iltihap biçiminde ortaya koyan bir bulaşıcı hastalıktır. Gonore üreme organlarını tutabileceği gibi anus, boğaz, eklemler, <a href="http://www.saglik.im/perikard/">perikard</a> (kalp zarı), miyokard (kalp kası) deri ve gözü de tutabilir. Bulaşma çoğunlukla cinsel ilişkiyle olmaktadır. Dünya <a href="http://www.saglik.im/">Sağlık</a> Örgütü’nün (WH0) açıklamasına göre dünyada her yıl 250 milyon kişi (kadın-erkek-çocuk) gonore infeksiyonuna yakalanmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 3 milyon kadar gonore vakası saptanmaktadır. Bu vakaların % 9O’ı 30 yaşın altındayken % 25′i 18 yaşın altındadır. Bulaşma çeşitli biçimlerde olur. Fakat değişmeyen kural infeksiyonun insanlar aracılığıyla bulaşmasıdır. Nayseria gonorea mikroorganizmasını vücudunda taşıyan herkeste hastalığın belirtilerinin ortaya çıkması şart değildir. Nitekim <a href="http://www.saglik.im/kategori/kadin-ve-dogum/">kadın</a> hastaların % 60′ında hastalık belirti vermez. Gerek erkek ve gerekse kadınlardaki bu gibi belirtisiz gizli vakalar, hastalığın bulaşma yoluyla yayılmasında büyük rol oynarlar, tnfeksiyonu taşıyan kadın veya erkekler cinsel ilişkiyle hastalığı karşı cinse bulaştırırlar. Homoseksüel erkeklerde ve anus yoluyla da <a href="http://www.saglik.im/yazi/cinsel-iliski/">cinsel ilişki</a> kuran kadınlarda anusda gonorea gelişebilir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9271" title="d_yafram" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/07/d_yafram-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />Orogenital (ağız-cinsel organ) ilişkide bulunan kadın ve erkeklerde <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> bölgesinde ve bademciklerde gonore infeksiyonu gelişebilir. Nayseria gonoreayı <a href="http://www.saglik.im/yazi/cinsel-organlar/">cinsel organlar</a>ında taşıyan hamile kadınlar <a href="http://www.saglik.im/kategori/kadin-ve-dogum/">doğum</a> sırasında çocuklarına bulaştırabilirler. Bu gibi çocukların göz, boğaz ve cinsel ogranlarında gonore gelişebilir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">Hastalık</a> evlenmemiş kişilerde daha sık görülmektedir. Gonore teşhis edilen hastaların cinsel ilişkide bulundukları kişilerin de kesin muayene ve tedavi edilmeleri gerekir. Gonore infeksiyonunu yaratan nayseria gonorea mikrobunu alan kişide 2-10 gün süren bir <a href="http://www.saglik.im/kulucka-suresi/">kuluçka</a> döneminden sonra hastalığın belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Bulaşma <a href="http://www.saglik.im/uretra/">üretra</a> <a href="http://www.saglik.im/yazi/penis/">penis</a> yoluyla olmuşsahastalık önce üretranın mukozasına yerleşir. Kuluçka devrinden sonra ortaya çıkan ilk belirti üretrada gelişen sızlama, yanma hissidir. Bundan birkaç saat sonra idrar etme sırasında üretrada yanma hissi ve idrar etmede güçlük (dizüri) gelişir. Hasta sık sık idrara çıkma gereksinimini duyar.</p>
<p><a href="http://www.saglik.im/yazi/penis/">Penis</a>in ucundan sarı-yeşil renkte cerahatli bir <a href="http://www.saglik.im/akinti/">akıntı</a> gelir. Glans penisin ucundaki meatus eksternusun etrafı kızarmış ve şişmiş olarak görülür. Homoseksüel erkeklerde anus, <a href="http://www.saglik.im/rektum/">rektum</a> ve boğaz-</p>
<p>da gonore gelişebilmektedir. Anus ve rektumda gelişen gonore, belirti vermeyeceği gibi bu bölgede kaşıntı, yanma, ıkınma, kanh-mukuslu bir akıntı gibi belirtilere yol açabilir. Orogenital yolla da cinsel ilişkide bulunan kadın ve erkeklerde, homoseksüellerde % 20 sıklıkta boğaz bölgesinde gonokok infeksiyonunun genellikle belirtisi yoktur. Boğaz infeksiyonu kendisini <a href="http://www.saglik.im/bademcik-iltihabi/">bademcik iltihabı</a> biçiminde gösterebilmektedir. Kadınlarda gelişen gonore ise 7-21 günlük bir gecikmeden sonra belirtilerini göstermeye başlar. Bu belirtiler, idrar etme güçlüğü, sık idrar etme, vaginada akıntı, anus ve rektumda rahatsızlık hissi ve adet kanamalarında bozukluklar biçimindedir. Kadınlardaki gonore sitemizin “<a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kadin-hastaliklari/">Kadın Hastalıkları</a>” bölümünde ayrıntılarıyla incelenmektedir.</p>
<p>Nayseria gonorea mikrobunu taşımakta olan hamile bir anneden doğan çocuk, annesinin doğum kanalından geçerken bu mikrobu alabilir. Bu gibi durumlarda yeni doğan çocuklarda göz iltihaplanmasına sık rastlanır. Bunun önlenmesi için henüz doğmuş olan bütün çocukların her iki gözüne % l’lik “Gümüş nitrat” çözeltisi damlatılmahdır.</p>
<p>Gonore hastalığına yol açan Nayseria gonorea kana karışıp eklem, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> zan (perikard], <a href="http://www.saglik.im/kalp-kasi/">kalp kası</a> (miyokard), deri vb. gibi organ ve dokularda da gonokok iltihaplarına yol açabilmektedir. Gonokokların kana karışması olayına ‘Gonokokse-mia’ denir. Gonokok infeksiyonuna yakalanmış olan hastaların % 1-3 ‘ünde gonokoksemia gelişmektedir. Bu vakaların yaklaşık % 65′ini kadın hastalar oluşturmaktadır. Gonokoksemia kendisini ateş, titreme, eklem ağrıları, deride küçük kanama odaklan, papüller ve püstüller biçiminde göstermektedir. Gonokoksemi anın ender olarak yaratabileceği çok ciddi komplikasyonlardan biri de beyin zarlarının iltihaplanmasıdır. Yani gonokok mikroplarına bağlı olarak <a href="http://www.saglik.im/menenjit/">menenjit</a> gelişmesidir. Erkeklerdeki ğonore tedavi edilmediğinde epididimis ve/veya <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">prostat</a> iltihabına yol açabilir.</p>
<p>Gonore hastalığının tedavisinde kullanılan en etkin <a href="http://www.saglik.im/kategori/ilac-bilimi/">ilaç</a> “Penisilin”dir. Bunun dışında günümüzde pek çok <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> bu hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Hastalığa karşı alınabilecek koruyucu önlemlerin çok çeşitli ve etkin oldukları söylenemez. Cinsel ilişki sırasında erkeğin kullanacağı prezervatif (Condom) ancak bir yere kadar koruyucu etki göstermektedir. Gonoreli bir kimseyle cinsel ilişkide bulunulduğunda, ilişkiden en fazla 24 saat sonra etkin bir <a href="http://www.saglik.im/penisilinler/">penisilin</a> tedavisine başlanması, hastalığın bulaşma ve ortaya çıkma olasılığını düşürebilir. Bazı kadın ve erkekler hastalığın belirtilerine sahip olmalarına karşın tedavi görmezler.</p>
<p>Bu gibi kimselerin bir an önce tedavi görmeleri, gerek kendi sağlıkları ve gerekse toplum sağlığı açısından çok Önemlidir. Öte yandan hayat ka -dınlarıyla kurulacak ilişkinin bazı yanlış cinsel davranışlar edinilmesine yol açacağı gibi sifilis (frengi) ve gonore [bel soğukluğu] gibi bulaşıcı cinsel hastalıkların (veneryil hastalıklar) bulaşma ve yayılma riskini çoğaltacağını da unutmamak gerekir. Ancak kadm-erkek ilişkilerinin gelişmemiş olduğu toplumlarda özellikle genç yaştaki erkekler heteroseksüel ilişkileri daha çok hayat kadınlarından öğrenmek ve bir süre sürdürmek zorunda kalmaktadırlar. Bu durum genç insanların henüz heteroseksüel yaşamlarının başında çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmalarına yol açmaktadır.</p>
<p><strong>Belsoğukluğu sistite neden olabilir mi?</strong><br />
Gonokoksik Üretrit (gonokokla-rın etken olduğu siyek iltihabı) iyi tedavi edilmez ve kronikleşirse, siyek kanalının daralması­na neden olur ve idrar kesesinin işlevini bozar. Divertikül oluşu­muna kadar varabilen bir kronik <a href="http://www.saglik.im/yazi/bosalma/">boşalma</a> güçlüğüne neden olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/gonore-bel-soguklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Spermium</title>
		<link>http://www.saglik.im/spermium/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/spermium/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 18:40:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Sperm]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1587</guid>
		<description><![CDATA[SPERMİUM: Spermium, erkek cinsiyet hücresine {tohum hücresi) verilen addır. Baş, ara bölüm ve kuyruk olmak üzere üç bölümden kurulmuştur. Baş bölümü 4,6 mikron, kuyruk bölümü de 50 mikron boyundadır (1 mikron 1 milimetrenin 1000′de biridir). Babadan çocuğuna geçecek olan bütün kalıtsal özellikler baş bölümü içinde bulunan 23 kromozomda genlerolarak kodlanmıştır. 23 kromozomden biri X veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SPERMİUM</strong>: Spermium, erkek cinsiyet hücresine {tohum hücresi) verilen addır. Baş, ara bölüm ve kuyruk olmak üzere üç bölümden kurulmuştur. Baş bölümü 4,6 mikron, kuyruk bölümü de 50 mikron boyundadır (1 mikron 1 milimetrenin 1000′de biridir). Babadan çocuğuna geçecek olan bütün kalıtsal özellikler baş bölümü içinde bulunan 23 kromozomda genlerolarak kodlanmıştır. 23 kromozomden biri X veya Y cinsiyet kromozomudur.</p>
<p>Spermiumlar testislerde bulunan spermatojeV’ hücrelerin çoğalıp, farklüaşarak olgunlaşmaları sonucu oluşurlar. Meni sıvısının içinde adeta yüzer gibidirler. Kuyruklarını sallayarak <a href="http://www.saglik.im/hareket/">hareket</a> ederler. Fakat bu sallanmanın motor gücünü boyun bölümü sağlar. Normal bir ejakülasyonda 3-4 mi. hacminde <a href="http://www.saglik.im/spermium/">spermium</a> çıkar.” Her bir mi. meni içinde normalde 60-100 milyon spermium bulunur. Bu kadar çok sayıdaki spermiumdan ancak biri kadının ovumunu (yumurtasını) dölleyecektir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-3780" title="sperm20" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/sperm20-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/spermium/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epispadias</title>
		<link>http://www.saglik.im/epispadiazis/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/epispadiazis/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2008 18:22:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1563</guid>
		<description><![CDATA[EPİSPADİAZİS: Üretranın dış deliği olan “Meatus eksternus”un meatus glans penisin orta-tepe noktasında olacağına glans penisin veya penisin üst yüzünde bir bölgede bulunmasıdır. Epispadiazise 50.000 doğumda bir rastlanmaktadır. Epispadiazisin başlıca üç biçimi bulunur. 1) Epispadiazis glandis denilen tipte, meatus eksternus glansm üst yüzünde bulunur. 2) Epispadiazis penis demlen tipte ise meatus eksternus penisin üst yüzünde bulunur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EPİSPADİAZİS:</strong> Üretranın dış deliği olan “Meatus eksternus”un meatus glans penisin orta-tepe noktasında olacağına glans penisin veya penisin üst yüzünde bir bölgede bulunmasıdır. Epispadiazise 50.000 doğumda bir rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Epispadiazisin başlıca üç biçimi bulunur. </strong></p>
<p>1) <a href="http://www.saglik.im/epispadiazis/">Epispadiazis</a> glandis denilen tipte, meatus eksternus glansm üst yüzünde bulunur.</p>
<p>2) Epispadiazis <a href="http://www.saglik.im/yazi/penis/">penis</a> demlen tipte ise meatus eksternus penisin üst yüzünde bulunur.</p>
<p>3) Epispadiazis komleta denilen tipte ise üretranın üst bölümü, glans penis ve penisin geri kalan bütün üst yüzü boyunca açıktır. Bu vakalarda hasta idrarını tutamaz (İdrar inkontinansı}. Epispadiazis vakalarında kriptorşizm ek bir bozukluk olarak bulunabilir, koitus olasıdır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-10600" title="Epispadias" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/09/Epispadias-300x189.jpg" alt="" width="300" height="189" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/epispadiazis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HİPOSPADİAS</title>
		<link>http://www.saglik.im/hipospadias/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/hipospadias/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1564</guid>
		<description><![CDATA[HİPOSPADİAS: Meatus eksternusun penisin alt yüzünde bulunması durumuna ‘Hipospadi-as’ denir. 350 doğumda bir sıklıkta görülmektedir. Başlıca 4 tipi vardır. 1) Hipospadİas glandis denilen tipte meatus eksternus, glans penisin altyüzünde bulunur. 2) Penil hipospadias: Meatus eksternus penisin alt yüzünde bulunur. 3) Hipospadias skrotalis tipinde skrotum yarıktır ve mea tus eksternus bu bölgeye açılır. 4} Hipospadias perinealis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HİPOSPADİAS</strong>: Meatus eksternusun penisin alt yüzünde bulunması durumuna ‘Hipospadi-as’ denir. 350 doğumda bir sıklıkta görülmektedir. Başlıca 4 tipi vardır.<br />
1) Hipospadİas glandis denilen tipte meatus eksternus, glans penisin altyüzünde bulunur.<br />
2) Penil hipospadias: Meatus eksternus penisin alt yüzünde bulunur.<br />
3) <a href="http://www.saglik.im/hipospadias/">Hipospadias</a> skrotalis tipinde skrotum yarıktır ve mea tus eksternus bu bölgeye açılır.<br />
4} Hipospadias perinealis tipinde de meatus eksternus, anüsle <a href="http://www.saglik.im/yazi/penis/">penis</a> arasında bir noktada bulunur. Hipospadias vakalarının da tedavisi cerrahidir. Ruhsal ve organik bozukluklara yol açmamak için okul öncesi dönemde düzeltilmelidir..</p>
<p><a href="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/hipospadias19cr.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-3811" title="hipospadias19cr" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/hipospadias19cr-263x300.jpg" alt="" width="263" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/hipospadias/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TESTOSTERON HORMONUNUN ETKİ VE ÖZELLİKLERİ</title>
		<link>http://www.saglik.im/testosteron-hormonunun-etki-ve-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/testosteron-hormonunun-etki-ve-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:22:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1562</guid>
		<description><![CDATA[TESTOSTERON HORMONUNUN ETKİ VE ÖZELLİKLERİ: Testosteron, testisin leydig hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Adenohipo-fizden salgüanmakta olan İnterstisiel Celi Stimülan Hormon’ (ICSH), leydig hücrelerinden testosteron salgılanmasını artırır. Testosteron hormonunun en önemli etkisi vücuttaki protein dengesini olumlu yönde düzenlemesidir (Anabolizan etki). Bunun sonucu olarak da erkek vücudu daha kaslı bir görünüm kazanır, kasları daha güçlü olur. Vücuttaki protein [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>TESTOSTERON HORMONUNUN ETKİ VE ÖZELLİKLERİ: Testosteron, testisin leydig hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Adenohipo-fizden salgüanmakta olan İnterstisiel Celi Stimülan Hormon’ (ICSH), leydig hücrelerinden testosteron salgılanmasını artırır. Testosteron hormonunun en önemli etkisi vücuttaki <a href="http://www.saglik.im/protein/">protein</a> dengesini olumlu yönde düzenlemesidir (Anabolizan etki). Bunun sonucu olarak da erkek vücudu daha kaslı bir görünüm kazanır, kasları daha güçlü olur. Vücuttaki protein dengesinin olumlu yönde etkilenmesiyle kemikleşme ve kemiklerin büyümesi de kolaylaşır. Deriyi daha dayanıklı kılar. Testosteron alyuvar yapımını artırır. Testosteron vücudun bazal metobalizmasını da yükseltir.</p>
<p>Testosteron gırtlak kaslarını, kıkırdaklarını ve ses tellerini büyütmektedir. Bu da erkeklerde sesin kadınlara oranla daha kalın olmasın ayol açar.</p>
<p>Yukarıda saydığımız özelliklerin ilki dışında kalanlar, kadınlaştırıcı <a href="http://www.saglik.im/kategori/hormon/">hormon</a> olan östrojende de bulunmaktadır. Ancak östrojenin etkisi daha azdır.</p>
<p>Bazı <a href="http://www.saglik.im/kategori/kadin-ve-dogum/">kadın</a> sporculara doping amacıyla uzun süre testosteron hormonu verildiğinde,kadın sporcunun -ikincil cinsel karakterlerinde kadınlıktan uzaklaşma, buna karşılık erkekleşmeye yaklaşma görülür. Örneğin ses kalınlaşır, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kaslar/">kaslar</a> erkeksi bir kabalık kazanır. Buna bağlı olarak da kadının <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> gücü artar. Bu tür dopingler spor ahlakına uymadığı gibi kadının organizmasında onarılması belki de olanaksız olan bozukluk ve dengesizliklere yol açabilir. Kanımca sporun tek amacı madalyalar elde etmek olmamalıdır. Spor madalyalar için değil sağlıklı bir yaşam için amaçlan-malıdır. Kazanılmış olan sağlıklı bir yaşam, sporun insana kazandırabileceği en değerli madalya olsa gerek.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/testosteron-hormonunun-etki-ve-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERKEKTE TEMEL (PRİMER) VE İKİNCİL (SEKONDER) CİNSEL NİTELİKLER</title>
		<link>http://www.saglik.im/erkekte-temel-primer-ve-ikincil-sekonder-cinsel-nitelikler/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/erkekte-temel-primer-ve-ikincil-sekonder-cinsel-nitelikler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1561</guid>
		<description><![CDATA[ERKEKTE TEMEL (PRİMER) VE İKİNCİL (SEKONDER) CİNSEL NİTELİKLER: Herhangi bir insanın erkek yada dişi cinsiyetinde olması, hücrelerinde taşıdığı cinsiyet kromozomlarının türüne bağhdır. Bilindiği gibi vücut hücrelerinde XX cinsiyet kromozomlarını taşıyan insan dişi, XY cinsiyet kromozomlarını taşıyan insan ise erkektir. Genetik olarak belirlenen insanın cinsiyeti, o cinse uygun bazı özellikler ve farklılıklar biçiminde görünür hale gelir.Erkekteki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>ERKEKTE TEMEL (PRİMER) VE İKİNCİL (SEKONDER) CİNSEL NİTELİKLER: Herhangi bir</p>
<p>insanın erkek yada dişi cinsiyetinde olması, hücrelerinde taşıdığı cinsiyet kromozomlarının türüne bağhdır. Bilindiği gibi vücut hücrelerinde XX cinsiyet kromozomlarını taşıyan insan dişi, XY cinsiyet kromozomlarını taşıyan insan ise erkektir. Genetik olarak belirlenen insanın cinsiyeti, o cinse uygun bazı özellikler ve farklılıklar biçiminde görünür hale gelir.Erkekteki primer cinsel nitelikler skrotum, <a href="http://www.saglik.im/yazi/penis/">penis</a> ve bunlar arasındaki bağlantıyı kuran diğer üreme yollarının varlığıdır. Kadında ise ovarium, uterus (rahim)vaginavevulvanın bulunuşu primer cinsel niteliklerdir.</p>
<p>Erkek cinsiyetinin ikincil niteliklerini şöyle oranlayabiliriz: Sesin kahn olması, yüzde sakal ve bıyığın çıkması, kadınlara oranla omuzların daha geniş, kalçanın daha dar olması, saçların kalıtsal özelliklere bağlı olarak belli bir yaştan sonra dökülmeye, seyrekleşmeye başlaması, memelerin büyümemesi. Gerek dişi ve gerekse erkek cinsiyette ikincil cinsel niteliklerin belirmesi ergenlik çağında (12-15 yaşlar) başlar. Primer nitelikler de, her iki cinsiyette ancak ergenlik çağında büyümeye ve olgunlaşmaya başlar. Bundan önceki yaşlarda primer cinsel nitelikler çocuksu yapılarını korurlar.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/erkekte-temel-primer-ve-ikincil-sekonder-cinsel-nitelikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SPERMATOJENEZ (SPERMİUM YAPIMI)</title>
		<link>http://www.saglik.im/spermatojenez-spermium-yapimi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/spermatojenez-spermium-yapimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sperm]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1559</guid>
		<description><![CDATA[SPERMATOJENEZ ( SPERMİUM YAPIMI): Erkek cinsiyet hücreleri olan spermium-larm testislerde yapılmasına ‘Spermatojenez’ denir. Testislerin yapısında bulunan seminifer tüpler denilen borucuklarm duvarında bulunan ‘Spermatojen hücreler’, bunlara ‘Spermatogo-nium’ da denilmektedir, bir yandan çoğalırlarken diğer yandan da olgun bir spermiuma doğru gelişip farklılaşırlar. Spermiumlar bu gelişme sürecinin bir basamağında ‘Sertoli’ hücrelerinin içine başlarım sokarak onlardan bazı besin maddeleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>SPERMATOJENEZ ( SPERMİUM YAPIMI): Erkek cinsiyet hücreleri olan spermium-larm testislerde yapılmasına ‘Spermatojenez’ denir. Testislerin yapısında bulunan seminifer tüpler denilen borucuklarm duvarında bulunan ‘Spermatojen hücreler’, bunlara ‘Spermatogo-nium’ da denilmektedir, bir yandan çoğalırlarken diğer yandan da olgun bir spermiuma doğru gelişip farklılaşırlar. Spermiumlar bu gelişme sürecinin bir basamağında ‘Sertoli’ hücrelerinin içine başlarım sokarak onlardan bazı besin maddeleri, <a href="http://www.saglik.im/hormonlar/">hormonlar</a> ve <a href="http://www.saglik.im/enzimler/">enzimler</a> alırlar. Sertoli hücreleri, erkek organizmasında bir miktar dişilik hormonu yani ‘Östrojen’ sentez ederler. Belli bir olgunluğa erişmiş olan spermiumlar daha sonra seminifer tüplerin boşluğuna geçerek ‘Epididimis’e ulaşırlar. Epididimise ulaşan sper-</p>
<p>miumlar normal biçimlerini kazanmış olmalarına karşın henüz tam olarak olgunlaşmamışlardır. Fizyolojik olarak tam olgunluğa erişebilmeleri için daha belli bir süre gerekir. Bu süreyi ‘Epididimis’de geçiren spermiumlar bir ovumu (dişi cinsiyet hücresini) dölle-yebilecek olgunluğa erişirler. Epididimis, buradaki metabolizmanın ürünü olan karbondioksitten dolayı hafif asit bir ortamdır. Bu asit ortam spermiumları tembelleştirir, hareketsizleşti-rir. Hafif alkali ortamlar ise spermiumları hareketlendirir. Cinsel birleşme sırasında kadının vaginasına boşaltılan spermiumun içinde prostatın hafif alkali olan salgısı da bulunur. Alkali özellikteki <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">prostat</a> salgısı meni içinde bulunan spermiumları hareketlendirir. Hareketlenmiş bir <a href="http://www.saglik.im/spermium/">spermium</a> dölleyeceği ovuma doğru ilerler. Meni içinde vaginaya ulaşmış olan spermiumlar, burada ancak üç gün yaşayabilirler. Dölleme yeteneklerini kadının üreme organında geçirdikleri ilk 24 saatin sonunda kaybederler.</p>
<p>Spermatojenez, yani spermiumlarm yapımı 12-15 yaşlarında yani ergenlik (Puberte) çağında başlar. Bu dönemi başlatan olay, beyindeki adenohipofizden ‘Folikül Stimülan Hormon’ (FSH) ve ‘înierstisiel Celi Stimülan Hormon’ (ICSH) hormonlarının salgılanmasıyla başlar. FSH, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> yoluyla testislere taşınır ve burada spermatojenetik hücrelerin yani spermmmla-rın ana hücrelerinin sayıca çoğalmalarını sağlar. ICSH ise testislerde bulunan ve Testosteron hormonu (Erkekleştirici hormon) salgılayan ley-dig hücrelerini uyararak onların testosteron salgılamasını kamçılar. Testosteron hormonu, çeşitli etkilerinin yanı sıra testislerde sayıca çoğalmakta olan spermatojenetik hücrelerin spermiumlara doğru gelişip farklılaşmalarını sağlar. 12-15yaşlarmda başlayan spermatojenez, 25-30 yaşlarına kadar çoğalır, kuvvetlenir ve 60-70 yaşlarına kadar gücünü yavaş yavaş kaybederek azalır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/spermatojenez-spermium-yapimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERKEKTEKİ CİNSEL İŞLEVLERE GENEL BAKIŞ</title>
		<link>http://www.saglik.im/erkekteki-cinsel-islevlere-genel-bakis/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/erkekteki-cinsel-islevlere-genel-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1558</guid>
		<description><![CDATA[ERKEKTEKİ CİNSEL İŞLEVLERE GENEL BAKIŞ: Bütün canlı türlerinde olduğu gibi insanlarda da temelde iki çeşit içgüdü bulunmaktadır. Bunlardan biri bireyin kendi varlığını koruması, diğeri de türünün sürekliliğini sağlamasıdır. Türün sürekliliğinin sağlanması için kadınla erkek ve her ikisinin cinsel birleşmesi sonucu erkek spermatozoidlerinin kadmm ovumu-nu (yumurta) döllemesi gerekir. Erkekteki cinsel işlevler üç ayrı başlık altında incelenmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ERKEKTEKİ CİNSEL İŞLEVLERE GENEL BAKIŞ: Bütün canlı türlerinde olduğu gibi insanlarda da temelde iki çeşit içgüdü bulunmaktadır. Bunlardan biri bireyin kendi varlığını koruması, diğeri de türünün sürekliliğini sağlamasıdır. Türün sürekliliğinin sağlanması için kadınla erkek ve her ikisinin cinsel birleşmesi sonucu erkek spermatozoidlerinin kadmm ovumu-nu (yumurta) döllemesi gerekir. Erkekteki cinsel işlevler üç ayrı başlık altında incelenmektedir. Bunlar<br />
1) Spermatojenez, yani spermiumlarm üretilip olgunlaştırılması<br />
2) Koitus, yani cinsel eylem ve<br />
3] İkincil erkeklik belirtileridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/erkekteki-cinsel-islevlere-genel-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SPERMATİK KORDON</title>
		<link>http://www.saglik.im/spermatik-kordon/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/spermatik-kordon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1557</guid>
		<description><![CDATA[SPERMATİK KORDON: Erkek çocuk anne rahmindeyken, doğuma kısa bir süre kalana kadar testisleri karın boşluğunun içindedir. Doğuma yakm günlerde testisler beraberlerinde duktus deferenslerini, damar ve sinirlerini de alarak karın ön duvarından aşağı, skrotumun içine inerler. Bu iniş sırasında karın ön duvarından, bazı kas’ liflerinden ve ‘Fasya’ denilen zarlardan oluşmuş bir tünel oluşturur. Bu tünele ‘Spermatik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SPERMATİK KORDON: Erkek çocuk anne rahmindeyken, doğuma kısa bir süre kalana kadar testisleri karın boşluğunun içindedir. Doğuma yakm günlerde testisler beraberlerinde duktus deferenslerini, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> ve sinirlerini de alarak karın ön duvarından aşağı, skrotumun içine inerler. Bu iniş sırasında karın ön duvarından, bazı kas’ liflerinden ve ‘Fasya’ denilen zarlardan oluşmuş bir tünel oluşturur. Bu tünele ‘Spermatik kordon’ denir. Testisler skrotuma indikten sonra spermatik kordonun içinden ‘Duktus deferens’, atar ve toplardamarlar, bazı sinir lifleri, <a href="http://www.saglik.im/lenf-damarlari/">lenf damarları</a> geçer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/spermatik-kordon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PROSTAT BEZİ</title>
		<link>http://www.saglik.im/prostat-bezi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/prostat-bezi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:17:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanyukle</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek ve Üreme Yolları Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Organlar]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme Organları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1556</guid>
		<description><![CDATA[PROSTAT: Prostat ‘Simfizis pubis’in arkasında, rektumun önünde ve mesanenin boyun bölgesinin önüne yerleşmiş olan kestane biçiminde bir bezdir. Yapısı mikroskobik olarak incelendiğinde düz kas liflerinden çok sayıda birbiriyle bağlantılı küçük bezlerden ve fibröz liflerden kurulmuş olduğu görülür. Prostat bezinden salgılanan salgı hafif alkalidir. Prostatın içinden, üretranın prostat parçası geçer. Duktus ejakülatoriuslar da prostat içinden geçip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>PROSTAT: <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">Prostat</a> ‘Simfizis pubis’in arkasında, rektumun önünde ve mesanenin boyun bölgesinin önüne yerleşmiş olan kestane biçiminde bir bezdir. Yapısı mikroskobik olarak incelendiğinde düz <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> liflerinden çok sayıda birbiriyle bağlantılı küçük bezlerden ve fibröz liflerden kurulmuş olduğu görülür. Prostat bezinden salgılanan salgı hafif alkalidir.</p>
<p>Prostatın içinden, üretranın prostat parçası geçer. Duktus ejakülatoriuslar da prostat içinden geçip prostatik üretraya açılırlar, ilerlemiş yaşlarda bazı erkeklerde <a href="http://www.saglik.im/prostat-bezi/">prostat bezi</a> büyüyebilir. Bu büyüme prostatik <a href="http://www.saglik.im/uretra/">üretra</a> çevresindeki bez yapısındaki hücrelerin çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Büyümüş olan prostat, içinden geçen üretraya baskı yaparak idrar akımında bozukluklara yol açabilir. Bu durum halk arasında basitçe “Prostat” olarak adlandırılır. Oysa “Prostat” bezin adıdır. Olayın bilimsel adı “Prostat hiperplazisi”dir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Kronik <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">prostat</a> iltihabının en önemli  belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Kronik prostat iltihabında yakınmalara yol açan çeşitli nedenler vardır.  Düzbağırsak muayenesinde elde edilen bulgularla hastanın yakınmaları  arasında belirgin uyumsuzluk görülebilir. Örneğin oldukça önemli  bulgulara karşın hastanın hiçbir yalanması olmayabilir ya da bu durumun  tam tersine şiddetli yakmmalan doğrulayacak bulgular elde  edilemeyebilir. Hastanın en çok yakındığı, yeri ve şiddeti değişken  ağrılardır. Genellikle kuyruk-sokumu bölgesine, apışarasına, kalça  kemiğinin arka yüzüne, kasık bölgesine, kamışa ve bel bölgesine yayılır.  Siyekten <a href="http://www.saglik.im/akinti/">akıntı</a> biçiminde gelen prostat salgısında artış oldukça sık görülür ve  dışkılama sırasında belirgindir. Bazen bu belirti hastanın cinsel  etkinliği sırasında ortaya çıkar. Cinsel isteksizlik, kamış  sertleşmesinin sıklığın­da ve şiddetinde azalma ortaya çıkabilir. Bunu <a href="http://www.saglik.im/cinsel-iktidarsizlik/">cinsel iktidarsızlık</a> izleyebilir  ya da <a href="http://www.saglik.im/erken-bosalma/">erken boşalma</a> ve kanlı akıntı  görülebilir. Bazen sık idrar yapma, yanma, dolgunluk gibi idrarla ilgili  bozukluklar öne çıkar. Bu durum siyeğin üst bölümleri ve idrar kesesi  boynunun iltihaplanmasının bir göstergesi olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Akut <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">prostat</a> iltihabının belirtileri  nelerdir?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Genellikle siyek iltihabının komplikasyonu olarak gelişen akut prostat  iltihabı ateşin birden yükselmesiyle belir­ti vermeye başlar. Makatta  dolgunluk hissinin yanı sıra, apışarası, bel ve kamışa yayılan şiddetli  bir ağn ortaya çıkabilir. Aynı zamanda idrar yapmayla ilgili bozukluklar  görülebilir. Bunlar sık idrar yapma, idrar yaparken yanma ve ağrı,  bazen idrar kesesinde prostatın şişmesine bağlı tıkanma sonucunda idrar  birikimidir. Daha önce var olan siyek iltihabından ayn olarak, prostat  salgısı siyek yoluyla dışan sızabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Prostat iltihabı hangi koşullara bağlıdır?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Cinsel ilişkiyle bulaşan mikroplar <a href="http://www.saglik.im/yazi/prostat/">prostat</a> iltihabma yol açabilir. Günümüzde en sık rastlanan mikroorganizmalar  Coli grubu basiller, stafilokoklar ve streptokoklardır. Ayrıca birkaç  bakterinin etken olduğu prostat iltihaplarına da rastlanır.<br />
Prostat iltihabı en çok siyekteki iltihabın bu organa atlamasıyla  oluşur. Genel bir enfeksiyondan ya da bir enfek­siyon odağından <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> yoluyla  gelen mikroplar da prostat iltihabına yol açabilir.<br />
Mikroplanmaya bağlı olarak prostat iltihabı ortaya çıktığında kan  akımındaki yerel artış bulaşma sürecinin hız­lanmasına yol açar.  Prostatın <a href="http://www.saglik.im/yazi/iltihaplanma/">iltihaplanma</a> sürecini kolaylaştıran  etkenler düzensiz cinsel yaşam, aşın alkol al­ma, prostat taşları,  siyekte darlık ve siyeğe uygulanan tanı ya da tedavi amaçlı  girişimlerdir. Bu son neden üze­rinde önemle durmak gerekir. Çünkü bu  tip girişimlerle siyek çıkışında bulunan mikroplan içeriye doğru  sürük­leme tehlikesi vardır.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/prostat-bezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
