SİNDİRİM SİSTEMİ RADYOGRAFİSİ

SİNDİRİM SİSTEMİ RADYOGRAFİSİ
Sindirim sisteminin radyolojik incelemesi ağız boşluğundan son noktaya kadar sistemin bütün bölümlerini, yani yutağı, yemek borusunu, mideyi, ince-bağırsakları ve kalınbağırsakları kapsar. Bu bölümlerin her birini incelemeye yönelik yöntemler vardır. Ağız boşluğunda Önce bütün çenenin görüntülendiği ortopantomografi adlı yöntemle dişler incelenir. Tükürük bezlerini incelemek için bezlerin ağız boşluğuna açıldığı kanallara özel bir aletle girerek kontrast madde verilir; bu işlemden sonra film çekilir. Tükürük bezlerinden özellikle en büyükleri plan kulak altı (parotis) ve çene altı bezleri incelenir. Yutağın burun bölümü ve gırtlak için yumuşak dokuyu incelemeye elverişli yöntemler kullanılır; bu bölümler yandan görüntülenir. Gırtlak filmi hem susma, hem de konuşma sırasında çekilir. Gırtlağın radyolojik incelemesi, yerel anestezinin ardından bölgeye kontrast madde vererek yapılan çekimlerle tamamlanır. Bu yöntemle çekilen filme laringografi denir.
Bütün sindirim sistemi gibi yemek borusunun incelenmesinde de radyosko-pik ve radyografik yöntemler büyük önem taşır. Yemek borusu mukozasındaki ve duvarlarındaki değişikliklerin değerlendirilmesi için yemek borusunun yutma hareketleri ayrıntılı olarak incelenir. Yemek borusunun mideyle birleştiği yerdeki mide ağzının (kardiya), değerlendirmede özel bir yeri vardır; mide ağzında olası bir fıtıklaşma ya da mideden yemek borusuna geri kaçış gibi bozukluklar dikkatle araştırılır. Klasik yöntemlere göre üstünlükler taşıyan “çift kontrast yöntemi” öbür içi boş organlar gibi yemek borusunun incelenmesinde de büyük yarar sağlar. Bu yöntem yemek borusu filminde iki biçimde uygulanabilir. Birincisinde hastaya bar-yumlu kontrast maddenin ardından bir bardak su içirilir; böylece yemek borusunun iç duvarlarına yapışmamış olan kontrast maddenin “yıkanması” sağlanır. İkincisinde ise baryumlu kontrast madde hastaya hızla içirilir; bu maddeyle organın duvarları gevşerken ikinci kontrast madde olarak giren havanın görüntüyü netleştirmesi sağlanır.
Mide ve onikiparmakbağırsağı genellikle birlikte incelenir. Bu organların incelenmesinde sık kullanılan radyosko-pik yöntemle hangi düzeyde ve hangi açıdan film çekilmesi gerektiği de belirlenir. Mukoza örtüsü ve üzerindeki lez-yonlann daha iyi görüntülenmesine olanak veren çift kontrast yöntemine bu organlarda da geniş ölçüde başvurulur. Yöntemin tek olumsuz yanı organın gevşemesine yol açtığından organ hareketlerinin incelenmesini kısıtlamasıdır. Midenin çift kontrast yöntemiyle incelenmesinde sırası değişebilen üç aşama vardır: Midenin çeşitli yöntemlerle gevşetilmesi (hipotonizasyon), hastaya efervesan tablet içirerek ya da burun sodası yoluyla mideye hava verilmesi ve baryumlu kontrast maddenin verilmesi.
İncebağırsakların çift kontrast yöntemiyle incelenmesi biraz daha güçtür. Hastanın onikiparmakbağırsağına yerleştirilen sondadan baryumlu kontrast maddenin verilmesinden sonra, sonda daha ileriye incebağırsaklara doğru itilir ve ikinci kontrast madde olarak hava, su ya da metilselüloz verilir. Incebağırsak-larda çift kontrast yöntemi yalnızca bazı özel durumlarda ve genellikle baryumlu klasik mide-bağırsak radyografisinden sonra uygulanır. (Klasik yöntemde baryum mideden körbağırsağa ulaşana kadar 20-30 dakikada bir film çekilir.)
Kalınbağırsak radyografisinde kontrast madde ağızdan değil, bir sondayla makattan verilir. Çift kontrast yöntemi ilk kez kalınbağırsakların incelenmesinde kullanılmış ve klasik incelemeye göre büyük üstünlükler taşıdığı ortaya kon-
Yemek borusunun anatomik ilişkileri
Yemek borusu boyunda omurga ile soluk borusunun arka duvarı arasında yer alır. Göğüs boşluğundaki bölümler şöyle sıralanabilir:
• Beşinci omura kadar yemek borusunun önünde giden soluk borusu, bu noktada iki dala aynlır.
• Başlangıçta yemek borusunun sağ yanında olan aort yayı dana sonra arkadan sol tarafa geçer, yemek borusu göğüs boşluğunda aorta çok yakın seyreder.
Soluk borusunun iki dala ayrıldığı noktanın hemen altında sol ana bronş yemek borasu-nu.önden çaprazlamasına geçer.
• Soluk borusunun yemek borusunun önünden geçtiği noktanın altında yemek borusu kalp dış zarının arka duvarıyla ve kalbin sol kulakçığıyla bitişiktir.
• Yemek borusu ile omurganın sırt bölümü arasında azigos toplardamarı, göğüs lenf kanalı ve göğüs aortu yer alır.
Yemek borusu diyaframa ulaştığında bütün çevresini saran güçlü bir bağdoku aracılığıyla diyaframa tutunur.
Ağız-yutak
Bu bölümün radyolojik incelenmesi şunları kapsar:
• Dişlerin doğrudan radyografi ya da ortopantomografiyle incelenmesi.
• Tükürük bezlerinin doğrudan yumuşak dokuya uygun radyografiyle ya da tükürük bezi kanalının içine kontrast madde vererek incelenmesi.
• Ağız kapalıyken film çekilerek ağız tabanının incelenmesi.
• Ağız kapalıyken film çekilerek sert damağın incelenmesi.
• Yutağın burun, ağız ve gırtlak bölümlerinin yumuşak dokularının uygun teknikle incelenmesi.
• Yumuşak damağın ses çıkarma sırasında incelenmesi.
Boyundaki yumuşak dokulan inceleyen radyogramlarda şu noktalara dikkat etmek gerekir:
■ Başta omurların ön yüzü ve ağız boşluğu arasındakiler olmak üzere yumuşak dokuların kalınlığı.
• Hava içeren boşlukların boyutları ve sınırlarındaki değişiklikler.
• İşlev bozuklukları yani yumuşak damağın arka burun-yutak duvarıyla ilişkili hareket bozukluktan.
Yemek borusu: İnceleme yönteı
Ruoroskopi yemek borusunun incelenmesinde öbür organlara göre çok daha önemli bir
yer tutar.
Radyoskopİk inceleme şöyle yapılmalıdır:
• Göğüs boşluğu yapılan ve kalp hareketleri gözlenmelidir.
• Kaim organları (anormal kireçlenmeler ve mide mukozası değişiklikleri) incelenmelidir.
• Hastaya bir miktar baryum vererek hem önden, hem de yan açıdan yutma hareketleri gözlenmelidir.
• Daha yoğun baryum verilerek mukoza daha net ve ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
• Aynı incelemeler hastayı sırtüstü yatırarak yinelenmelidir. Hastayı sol yanına 45° döndürerek mideden yemek borusuna olası bir kaçak saptanabilir (Valsalva manevrası).
• Son olarak hastayı Trendelenburg konumuna getirerek diyaframda olası bir fıtıklaşma; aranmalıdır.
muştur. Baryum sindirim sisteminin bu bölümünde opak madde olarak başlıca iki biçimde kullanılır. Birincisinde kalınbağırsağa baryum verilmesinden sonra bağırsaklar boşaltılır ve ardından içeriye hava verilir. Böylece kalınbağırsağın duvarlarında kalan ince baryum katmam çift kontrast oluşturarak organ
mukozasını görünür hale getirir, ikinci uygulama biçiminde önce kalınbağırsağa az miktarda baryum verilir; ardından verilen havanın itmesiyle baryum körbağırsağa kadar çıkar. Bu sırada geçtiği her yerde mukoza üzerinde ince bir katman bırakarak çift kontrast görüntüsünün oluşmasmı sağlar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yandex.Metrica