LOMBER PONKSİYON

LOMBER PONKSİYON
Lomber ponksiyonda, omuriliğin çevresindeki örümceksizar altındaki boşluğa bir iğne sokulur ve alınan beyin-omurilik sıvısı laboratuvarda incelenir. Lomber ponksiyon, tedavi amacıyla ilaç vermek için de uygulanabilir. Normal beyin-omurilik sıvısı basıncı, oturanlarda 25-30 cm su, yatanlarda 15-20 cm sudur.

Lomber ponksiyonun sinir sistemi ve omuriliğin radyolojik incelemelerinde kullanılması için X ışınlarını geçirmeyen maddeler şırıngayla vücuda verilir.

NASIL YAPILIR?

Erişkinlerde genellikle üçüncü ve dördüncü bel omuru arasındaki boşluğa iğne ile girilir. Çocuklarda dördüncü ile beşinci bel omuru arasından giriş daha kolaydır. Hasta ponksiyondan önce birkaç saat aç kalmalı, sakin olmalı ve bu inceleme işbirliğini gerektirdiğinden psikolojik açıdan hazırlanmalıdır.
Hasta, bacakları yatağın kenarından sarkacak biçimde oturtulur, gövdesi öne eğilir ve bacaklarının üstüne konan bir yastığı kucaklaması söylenir. Yan yatarak bacak ve kalçasını kasıma doğru da çekebilir. Omurlar ara&l boşlukları bulmak için hekim her iki böğür dikenini birleştiren ve dördüncü bel omurunun dikensi çıkıntısından geçen bir çizgi çeker. Daha sonra iğne hafifçe yukarıya yöneltilir; başparmağın sırtına dayanan iğne önceden seçilen omur arası boşluktan yaklaşık 5 cm kaydırılarak üçüncü ve dördüncü omurlar arasındaki örümceksizar altı boşluğa sokulur.
İğne omurilik sıvısına ulaşmca, sıvının basmcı normalse, iğneden dakikada yaklaşık 60 damla akar; bu yöntemle tüplere alman sıvı laboratuvara yollanır.
BEYİN-OMURİLÎK SIVISI
Beyin-omurilik sıvısı renksizdir; omuriliğin çevresindeki örümceksizarm altında, beyinde beyin zarlarının arasında ve beyin karıncıklarının içinde yer alır.
Dolaşımı oldukça karmaşık olduğundan, üretim, geri emilim ve akım sürecindeki değişiklikler ağır bozuklukların ortaya çıkmasına yol açar. Örneğin, beyin-omurilik sıvısının dolaşımının engellenmesi oluşum bozuklukları ve tümörler gibi çeşitli hastalıklara bağlı olabilir. Bu hastalıklar, akımı engellemenin yanı sıra, sinirlerin sıkışmasına da yol açar.

Normal olarak, toplam beyin-omurilik sıvısı miktarı yaklaşık 150 ml’dir; koroit pleksusta üretilen sıvı beyin zarlanndaki toplardamar sinüslerine (genişlemelerine) açılan örümceksizar çıkıntıları aracılığıyla geri emilir. Beyin-omurilik sıvısının özgül ağırlığı 1.007, pH’ı 7,35′tir; üre, kreatinin ve ürik asit miktarı kandakinden biraz düşüktür.
Elektroforez yöntemi ile niceliği ve tipleri saptanan proteinlerden p- globü-linler kandakinden daha fazla, öteki globülinler daha âzdır; bunlara ek olarak prealbümin bandı bulunur. Beyin-omurilik sıvısında glikoz ve bazı enzimler de vardır. Beyin-omurilik sıvısındaki glikoz düzeyi normal olarak kandaki düzeyinin yüzde 60-70′i dolayındadır ve genel olarak 100 ml’de 40-80 mg arasındadır. Enzimlerin miktarı ise çok düşüktür. Bu nedenle, enzim artışları tümör ya da iltihap gibi bir bozukluk olduğunu gösterir. Beyin-omurilik sıvısındaki hücrelerin yüzde 70′i lenfosit, yüzde 15′i monosit, yüzde 5′i histiyosit, yüzde 2’si makrofaj, yüzde 3′ü beyin zan hücreleri ve yüzde 3′ü alyuvardır.
Beyin-omurilik sıvısı su gibi saydamdır. Renk değişikliği, menenjit (beyin zan iltihabı) ya da kafaiçi tümörlere bağlı kanama, sarılık ya da sinirlerin sıkışması gibi durumları gösterir. Menenjitte akyuvar, fibrin ve mikroorganizmalara bağlı olarak sıvı bula-nıklaşır.
BEYİN-OMURİLİK SIVISININ İŞLEVİ
Beyin-omurilik sıvısı kemiklerle sinir dokularmın arasında yer aldığından, bu yapılar için koruyucu bir kılıf oluşturur; çeşitli maddelerin sinir sistemine ulaşmasını ya da sinir sisteminden atılmasını sağlar.
DEĞERLER
Beyin-omurilik sıvısının fiziksel ve kimyasal özellikleri birçok hastalıkta değişebilir. Bu nedenle aşağıda başlıca parametreler ve değişimlerin nedenleri gözden geçirilmiştir.
PROTEİNLER
Beyin-omurilik sıvısındaki proteinlerin incelenmesi, klinik açıdan önem taşır.
Proteinler, vereme bağlı menenjit, bakteri kökenli menenjit, virüs kökenli meningoensefalitler (beyin-beyin zan iltihabı), çocuk felci, polinevrit, beyin frengisi, beyin kanamaları ve tümörlerde artar.
îmmünglobülinlerin beyin-omurilik sıvısındaki düzeyi kesin olarak immün-elektroforez ve başka özel testlerle değerlendirilebilir. Antikorların orta derecede artışı, genellikle multipl (yaygın) skleroz gibi kronik hastalıklara bağlı olabilir. Bunun tersine, genellikle akut menenjitlerde beyin-omurilik sıvısında yüksek düzeyde globülin bulunur.
Protein düzeyi normal kalsa da beyin-omurilik sıvısındaH hücrelerin sayısı artabilir. Bu durum alkol ve kurşun zehirlenmelerinde, salgın yapan ensefa-litte, üremi sendromunda ve bazı Özel menenjit türlerinde görülür.
GLİKOZ, KLOR VE LİPİTLER
Beyin-omurilik sıvısındaki normal glikoz değeri 50-80 mg/100 mi arasındadır; şeker hastalığı ve ensefalitlerde artar. Orümceksizar altı kanamalarda, hipoglisemide (kan şekerinde düşme), bakteri kökenli ya da “vereme bağlı menenjitlerde, tümörlerde ve bazı Özbağı-şıklık hastalıklarında azalır.
Beyin-omurilik sıvısındaki klor miktarı (115-100 mEq/lt) kandakine benzer; üremide artar; menenjitlerde, özellikle vereme bağlı menenjitte azalır. Lipitlerin normal değeri 100 cc’de 1-3 mg’dir. Özellikle lipit metabolizması bozukluklarında ve miyelin kılıfının yıkılmasına neden olan hastalıklarda lipitler artar.
HÜCRELER
Normal olarak mm3lte ikiden az akyuvar bulunur. Bunların yüzde 20’si lenfosit, yüzde 20’si monösit, yüzde 30′u re-tikülo-histiyosit hücreleri ve yüzde 30′u da histiyomonositlerdİT.
Özellikle lenfositlerin artışı, virüs kökenli menenjitlerde, frengide, yaygm sklerozda ve bazı tümörlerde görülür.
Bunun tersine, bütün hücrelerde artış olması, vereme bağlı menenjiti ya da bazı virüs kökenli beyin enfeksiyonlarını ve frengiyi düşündürür. Granülosit egemenliği ise akut bakteri menenjitini gösterir.
Bazı olgularda, beyin-omurilik sıvısında sıvının rengim değiştirecek kadar bol alyuvar bulunması beyin kanaması olduğunu ya da inceleme sırasında yanlışlıkla bir damarın delindiğim düşündürür; yanlışlık varsa,^ başlangıçta çök kırmızı olan beyin-orrfıirilik sıvısı, alındıkça giderek berraklaşır.
BAKTERİYOLOJİK İNCELEME
Beyin-omurilik sıvısındaki mikroorganizmalar uygun kültür ortamları kullanarak çoğaltılabilir. Bu inceleme menenjitlerde etken olan mikroorganizmanın belirlenmesi için uygulanır. Enfeksiyon genellikle Diplococcus pneu-moniae, Neisseria meningitidis ve Hae-mophilus influenza gibi bakterilerden, daha ender olarak stafilokoklar, streptokoklar, Pseudomonas ve Escherichia coli’dea kaynaklanır.
Yenidoğan menenjitinde ise en sık rastlanan etkenler E. coü, B grubu B-hemolitik streptokok ve Listeria mo-nocytogenes’tiı.
Beyin-omurilik sıvısının incelenmesi tam konmasına ve tedaviye yardımcı olur. Bu incelemenin en önemli ve ilk adımı lomber ponksiyon olabilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yandex.Metrica