<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Nefes Borusu ve Esas Bronşların</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/nefes-borusu-ve-esas-bronslarin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Larenjit (Gırtlak İltihabı)</title>
		<link>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 07:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[Gırtlağın akut ya da kronik iltihap­ları olan larenjıtler sık görülür ve genel­likle iyi gidişlidir. Ama çocuklarda so­lunum güçlüğüne ve nefes darlığına yol açma tehlikesi vardır. Erişkinlerde ise kronik larenjit sonrasında tıimöral sü­reçler gelişebilir. Bu nedenle hastalığın dikkatle izlenmesi gerekir AKUT LARENJİT Akut nezleli larenjit gibi sık görülen basit gırtlak iltihabında ses kısıklığı yaygındır; ses tellerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Gırtlağın akut ya da kronik iltihap­ları olan larenjıtler sık görülür  ve genel­likle iyi gidişlidir. Ama çocuklarda so­lunum güçlüğüne ve  nefes darlığına yol açma tehlikesi vardır. Erişkinlerde ise kronik  larenjit sonrasında tıimöral sü­reçler gelişebilir. Bu nedenle  hastalığın dikkatle izlenmesi gerekir</p>
<p><strong> AKUT LARENJİT </strong></p>
<p>Akut nezleli larenjit gibi sık  görülen basit gırtlak iltihabında <a href="http://www.saglik.im/ses-kisikligi/">ses kısıklığı</a> yaygındır;  ses tellerinin ciddi bir biçim­de etkilendiği bazı olgularda ses  bütü­nüyle yitirilebilir (afoni). Hasta boğazı­nın derinliklerinde güçlü  bir yanma ve kuruma duyumsar. Boğazmda yabancı bir cisim varmış  duygusuna kapılır ve boğazındaki “gıcığı” temizlemeye çalı­şır. Önemli  bir belirti de kuru, rahatsız­lık verici bir öksürüktür; hasta bir süre  sonra <a href="http://www.saglik.im/yazi/balgam/">balgam</a> çıkarmaya başlar.</p>
<p><strong>NEDENLERİ</strong></p>
<p>Hastalık, ısı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkar; soğuk, toz ve  duman ko­laylaştırıcı etkenlerdir. Üşütme de başlatıcı olabilir: Hava <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> boşlukların­dan geçerken ısınır ve tozlardan, pislik­lerden arıtılır;  burun solunumu engel­lendiğinde, tozlar doğrudan gırtlağa ulaşarak  iltihaba yol açabilir.<br />
Akut nezleli larenjit genellikle ken­diliğinden kısa sürede iyileşir,  ama mesleklerinde sesini kullananlar için ciddi sonuçlara yol açabilir.<br />
Bazen ağır gidişli olabilen bir biçim de <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> larenjitidir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9308" title="LARENJİT (GIRTLAK İLTİHABI)" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/03/LARENJİT-GIRTLAK-İLTİHABI-300x230.jpg" alt="" width="300" height="230" />Bu hastalığın  etkeni bir virüstür ve daha önce açıklanan nez­leli biçim hastalığın  ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Başka mikropların hastalık etkeni  olan virüse eklenmesiyle belirtiler ağırlaşabilir. Genellikle  özel­likleri nezleli biçime benzeyen ve grip enfeksiyonu sırasmda ortaya  çıkan bir gırtlak iltihabı biçimidir. Ses yitimi, yanma, <a href="http://www.saglik.im/oksuruk/">öksürük</a> gibi belirtileri vardır. Ama uzman bir hekimin muayenesinde, nezleli  biçimde olduğu gibi şiş ve ödenıli görünen mukozada küçük da­marlardan  oluşan bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> ağı ve  ka­nama eğilimi saptanır, özellikle yaşlı ve zayıf düşmüş kişilerde sık  olmak üzere iltihabı süreç, alt <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yolları­na yayılarak kanamalı bir soluk borusu-bronş iltihabına neden  olur.<br />
Ülserli ya da şiddetli <a href="http://www.saglik.im/odem/">ödem</a> ve şişlik­le seyreden daha  ağır gırtlak iltihabı tür­leri de vardır. Larenjitler kızamık, <a href="http://www.saglik.im/tifo/">tifo</a> ve <a href="http://www.saglik.im/frengi/">frengi</a> sırasında da ortaya çıkabilir.<br />
Gırtlak ödemi enfeksiyona ya da alerjik kökene bağlı olarak gelişebilir.  Gırtlağın bazı bölgelerinin bağdokusu sıvı emerek (serum ve hücre)  şişer ve gerilir. Ödemler arasında en yaygın ola­nı epiglot (besinlerin  gırtlağa kaçmasını önleyen kapakçık) ödemidir; yutmayı güçleştirir ve  ağır olgularda solunumu engeller. Ses tellerindeki Ödemler özel­likle  ses tellerinin alt yüzlerini etkileye­rek solunum güçlüğüne ya da nefes  dar­lığına neden olurlar. Bu da ağır bir bo­ğulma tehlikesi yaratabilir.<br />
Gırtlakta apse ve flegmon da (ço­ğunlukla ülserleşmeye ya da apseye yol  açan bağdokusu iltihabı) gelişebilir. Bu­nun sonucunda kulaklara da  yayılabilen çok şiddetli <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> ağrısı  ortaya çıkar, yutma ve solunum güçleşir. Ayrıca <a href="http://www.saglik.im/ates/">ateş</a> ve vücut genelinde  başka bozukluklar görülür.</p>
<p><strong>TEDAVÎ</strong></p>
<p>Bütün gırtlak iltihabı olgularında sigara içmemek ve olabildiğince az  konuşmak gerekir. Hekim hastalığın yapısını ay­dınlattıktan sonra,  uygun bir tedavi uy­gular. Tedavi, ağızdan ya da iğneyle verilen aşın  kanlanmayı giderici ve ilti­hap önleyici ilaçlar ile solunum yoluyla ya  da aerosol biçiminde yerel olarak ve­rilen kanlanma giderici, <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> kesici, mu-kus salgısını sulandırıcı ve kortizonlu ilaçlardan oluşur. <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">Antibiyotik</a> tedavisi çok az uygulanır.<br />
Gırtlak ödeminde ilaçlar yetersiz kaldığında, trakeotomi (soluk  borusu­nun delinmesi) gerekebilir. Böylece gırtlak tıkanıklığını  gidermek için yeni bir solunum yolu sağlanır. Ödemlerin başlangıç  evresinde ya da hafif olduğu durumlarda, <a href="http://www.saglik.im/toplardamarlar/">toplardamar</a> içine  kortizon ve türevleri yüksek dozlarda verilir. Bu yolla ödem  çözülebilir.<br />
Apse ve flegmon (çoğunlukla ülser­leşmeye ya da apseye yol açan  bağdo­kusu iltihabı) olgularında, hekim antibi­yotik tedavisi uygular ve  gerekirse birikmiş olan irin kütlesi cerrahi olarak açılır.</p>
<p><strong> KRONİK LARENJÎT</strong></p>
<p>Yeterince tedavi edilmeyen ya da önemsenmeyen bir akut gırtlak  iltihabı kronikleşebilir. Bu durum özellikle sü­rekli üşüten, sinüs  iltihabı olan ya da sesini çok kullananlar (seyyar satıcılar, hatipler,  öğretmenler) ile aşırı sigara içenlerde görülür. Ses fiz tonlarını  yiti­rerek zamanla azalır, giderek inatçı bir hal alan öksürük görülür.  Bazı olgular­da öksürükle birlikte az miktarda bal­gam ya da <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> çıkarılır.</p>
<p><strong>Soru</strong></p>
<p><strong>Gırtlak iltihabı etkenleri nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
Gırtlak iltihabı etkenleri <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> virüsü, rhinovirüs,  adenovirüs gibi <a href="http://www.saglik.im/yazi/virusler/">virüsler</a> ile streptokok,  stafilokok, pnömokok, diplokok, proteus, pseudomonas  gi­bi  bakterilerdir.</p>
<p><strong>Soru</strong></p>
<p><strong>GIRTLAK İLTİHABINI HAZIRLAYICI ETMENLER NELER?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
Hazırlayıcı etkenlerin en önemlileri sesin aşın kullanımı, tütün, soğuk   ve olası <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> eksiklikleridir.</p>
<p><strong>Soru<br />
</strong></p>
<p><strong>Gırtlak iltihabı daha çok hangi mevsimlerde görülür?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
En çok kış ve ilkbahar aylarında görülür.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AMPİYEM VE HEMOTORAKS</title>
		<link>http://www.saglik.im/ampiyem-ve-hemotoraks/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/ampiyem-ve-hemotoraks/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 11:47:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1830</guid>
		<description><![CDATA[AMPÎYEM VE HEMOTORAKS: Ampiyem pîevra boşluğuna cerahat birikmesi olayıdır. Hemotoraks da plevra boşluğuna kan birikmesi olayıdır. Bu olay ya göğsün yaralanması sonucu olur veya akciğer zarlarındaki ya da zarların altındaki akciğer dokusundaki bir damarın yırtılması sonucu oluşur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AMPÎYEM VE HEMOTORAKS: Ampiyem pîevra boşluğuna cerahat birikmesi olayıdır. Hemotoraks da plevra boşluğuna <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> birikmesi olayıdır. Bu olay ya göğsün yaralanması sonucu olur veya akciğer zarlarındaki ya da zarların altındaki akciğer dokusundaki bir damarın yırtılması sonucu oluşur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/ampiyem-ve-hemotoraks/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAVA KESECİKLERİNİN MİKROSKOBİK YAPISI</title>
		<link>http://www.saglik.im/hava-keseciklerinin-mikroskobik-yapisi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/hava-keseciklerinin-mikroskobik-yapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 08:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1774</guid>
		<description><![CDATA[HAVA KESECİKLERİNİN MİKROSKOBİK YAPISI: Hava kesecikleri aslında birbirlerinden ince. duvarcıklarla ayrılan hava boşluklarıdır. Hava kesecikleri arasındaki bu duvarcıklara “Alveoller arası septum” ya da “Alveol septum-ları” denilmektedir. Alveol ssptumlarının İçinde çok yaygın bir kılcal damar ağı bulunur. Hava keseciklerinin duvarları içindeki kücal damar ağına gelen oksijenden fakir karbondioksitten zengin kan taşıdığı karbondioksiti hava keseciği içine verip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>HAVA KESECİKLERİNİN MİKROSKOBİK YAPISI: Hava kesecikleri aslında birbirlerinden ince. duvarcıklarla ayrılan hava boşluklarıdır. Hava kesecikleri arasındaki bu duvarcıklara</p>
<p>“Alveoller arası septum” ya da “Alveol septum-ları” denilmektedir. Alveol ssptumlarının İçinde çok yaygın bir kılcal <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> ağı bulunur. Hava keseciklerinin duvarları içindeki kücal damar ağına gelen oksijenden fakir karbondioksitten zengin <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> taşıdığı karbondioksiti hava keseciği içine verip, yerine kesecik içindeki oksijeni alır ve böylece temizlenmiş olur. Alveol septumlannın içinde bu yaygın kılcal damar ağı, dışarıdan bağ dokusuyla sarılmıştır. Alveol septumlarının hava keseciğinin iç boşluğuna bakan yüzeyleri “Alveol epiteli” denilen <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> hücreleriyle örtülmüşlerdir. Başlıca iki eşit alveol epitel hücresi bulunur. “Tip I alveol epitel hücresi” denilen hücreler birbirlerine sıkıca tutunmuşlardır. “Tip II alveol epitel hücresi” denilen hücreler “Sürfaktan” adlı bir madde salgılarlar. Kimyasal olarak <a href="http://www.saglik.im/fosfolipidler/">fosfolipid</a> yapısında olan bu medde, hava keseciklerinin yüzey gerilimlerini kontrol eder ve onların sönmesine engel olur. Bazı yeni doğan çocuklarda bu madde yeteri kadar bulunmaz ve “Hiyalin membran hastalığı” (respiratory distress syndrome) denilen hastalığa neden olur. Bu çocuklar <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> güçlüğü çekerler ve bazıları bu nedenle yaşamlarım yitirir. Hava keseciklerinin iç yüzünde “Alveol fagositleri” denilen hücreler de bulunur. Bu hücreler kanın ve bağ dokusunun makrofaj hücrelerinin akciğerlerde bulunan çeşitleridir. Diğer makrofaj lar gibi bu hücreler de, yani “Alveol fagositleri” de mikropları, yabancı veya ölü <a href="http://www.saglik.im/kategori/hucre/">hücre</a> artıklarını yutarlar. Onları bir yandan sindirirken, diğer yandan da lenf bezlerine taşırlar. Bu hücrelerin önemini şu örnekle vurgulayalım. Özellikle kentlerdeki kirli havada yaşamak şanssızlığına uğrayan kişiler, her nefes alışlarında akciğerlerinin derinliklerine kadar soludukları kirli havada bulunan tozların hava keseciklerine kadar ulaşmış olanlarını alveol fagositler yutarak akciğerlerden uzaklaştırırlar. Öyle ki bu hücreler olmazsa akciğerler solunum yapma olanağını kaybedecektir. Bu da gitgide ağırlaşarak bir solunum güçlüğü biçiminde yaklaşan <a href="http://www.saglik.im/olum/">ölüm</a> demektir.</p>
<p>Özellikle sol <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> yetmezliğinde, akiğerlerde bir kan göllenmesi olayı gelişir. Akciğerlerde gölle-nen kanın özellikle alyuvarları, alveol septumla-rındaki kılcal damarlardan dışarı çıkarlar. Akciğerin alveol fagositleri bu hücreleri yutarlar. Alyuvarları yutmuş olduklarından alveol fagositleri kırmızı bir renk alırlar. Bu hücrelerin bir bölümü daha sonra <a href="http://www.saglik.im/yazi/balgam/">balgam</a> içinde aülır/f Renkleri kırmızı olduğu için de balgama kirimi^ lekeli bir görünüm verirler. Alyuvarları yutmuş olan bu alveol fagositlerine “Kalp yetmezliği hücreleri” denilmektedir.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/hava-keseciklerinin-mikroskobik-yapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKCİĞERLERİN YAPISI</title>
		<link>http://www.saglik.im/akcigerlerin-yapisi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/akcigerlerin-yapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 08:07:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1773</guid>
		<description><![CDATA[AKCİĞERLERİN YAPISI: Akciğerler çok sayıda hava keseciğinin belli bir düzen içinde birbirleriyle birleşmesiyle kurulmuş bir organdır. “Alveol” denilen bu keseciklerin sayısı erişkin bir insanda 300 milyon kadardır. Bu 300 milyon hava keseceği yani alveol, akciğerlere gelen kanın temizlenmesi, yani karbondioksitten temizlenip oksijen yönünden zenginleşmesi için yaklaşık olarak 70 &#8211; 100 metre karelik bir alan, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>AKCİĞERLERİN YAPISI: Akciğerler çok sayıda hava keseciğinin belli bir düzen içinde birbirleriyle birleşmesiyle kurulmuş bir organdır. “Alveol” denilen bu keseciklerin sayısı erişkin bir insanda 300 milyon kadardır. Bu 300 milyon hava keseceği yani alveol, akciğerlere gelen kanın temizlenmesi, yani karbondioksitten temizlenip oksijen yönünden zenginleşmesi için yaklaşık olarak 70 &#8211; 100 metre karelik bir alan, bir havalandırma yüzeyi oluştururlar. Her bir hava keseciğinin çapı 200 &#8211; 300 mikron kadardır. Anımsanacağı gibi nefes borusu önce esas bronşa ayrılmaktadır. Daha sonra her esas bronş</p>
<p>akciğer loplarına giden dallara, bu dallar da akciğer loplarını kuran lopçuklara giden dallara bölünmektedir. Bu bölünmeleri şöyle sıralayabiliriz. Birinci bölünmede nefes borusundan esas bronşlar ayrılır. İkinci bölünmede esas bronşlardan loplara gidenbronşlarayrılır. Bunlara ‘İkincil bronşlar’ diyelim. İkincil bronşlardan da üçüncü bir bölünme ile lopçuklara giden ‘Üçüncül bronşlar’ ayrılırlar. Üçüncül bronşlar bundan sonra lopçuklara girerler “Bronşiol” [bronşçuk) adını alırlar. Esas bronşlarda, ikincil bronşlarda ve üçüncül bronşlarda kıkırdak bulunur. Fakat üçüncül bronşların lopçuklar içindeki uzantısı olan bronşiollerin yapısında artık kıkırdak dokusu bulunmaz.</p>
<p>Bronşioller hava keseciklerine ulaşmak için daha ileri bölünmelere uğrarlar. Bu bölünmeler sırasında gitgide incelmekte olan şu yapılar sırayla ortaya çıkarlar. ‘Terminal bronşiol’, ‘Respiratuar bronşiol’, ‘Terminal respiratuar bronşiol’ ve ‘Hava borucuğu’. Hava borucukları birkaç hava kesesine açılırlar. Hava keselerine çok sayıda ‘Hava keseciği’, yani alveol açılır. Bazı hava kesecikleri hava borucuklarına ve terminal respiratuar bronşiollere de açılırlar. Buraya kadar anlattıklarımıza dayanarak akciğerleri büyük bir çınar ağacına benzetebiliriz. Bu çınar ağacının her bir yaprağı akciğerin her bir hava keseciğine eşittir. Çınar ağacı yaprakları aracılığıyla, insan organizması da akciğerlerin-deki hava kesecikleriyle <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yapar. Ağacın gövdesini nefes borusuna benzetebiliriz. Gövdeden ayrılan büyük dalları ve bunlardan ayrılan çok sayıdaki daha ince dalları bronşlara, bronşiollere ve daha küçük hava iletim kanalcıklarına benzetebiliriz.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/akcigerlerin-yapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NEFES BORUSU (TRAKEA)</title>
		<link>http://www.saglik.im/nefes-borusu-trakea/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/nefes-borusu-trakea/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 08:05:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1770</guid>
		<description><![CDATA[NEFES BORUSU (TRAKEA): Nefes borusu, akciğerler ile atmosfer havası arasındaki bağlantıyı kuran yaklaşık 10-11 cm. uzunluğunda bir tüptür. Nefes borusunun üst ucu 6. boyun omuru hizasmdayken, alt ucu da 5. sırt omuru hizasmdadır. Vücudun dikey orta hatuna yerleşmiş olan nefes borusunun arka yüzü, yemek borusu ile komşudur. Nefes borusunun üst bölümü, hemen önünde bulunan tiroit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>NEFES BORUSU (TRAKEA): Nefes borusu, akciğerler ile atmosfer havası arasındaki bağlantıyı kuran yaklaşık 10-11 cm. uzunluğunda bir tüptür. Nefes borusunun üst ucu 6. boyun omuru hizasmdayken, alt ucu da 5. sırt omuru hizasmdadır. Vücudun dikey orta hatuna yerleşmiş olan nefes borusunun arka yüzü, yemek borusu ile komşudur. Nefes borusunun üst bölümü, hemen önünde bulunan tiroit bezi ile komşu iken, üst ucu ile gırtlağın yapışma katılan ‘Krikoid kıkırdağa’ tutunmuştur. Enine kesiti incelendiğinde nefes borusunun tam yuvarlak bir boru-tüp biçiminde olmayıp, arka yüzünün daha yassı olduğu görülür. Nefes borusu çok hareketli bir organdır. Alt ucu çatallaşarak biri sağ akciğere diğeri de sol akciğere giden iki ayrı dala ayrılır. Sağ akciğere giden dala ‘Sağ ana bronş’, sol akciğere giden dala da ‘Sol ana bronş’ denir. Sağ ana bronş 2.5 cm. uzunluğunda olup</p>
<p>soldakine göre daha geniş, kısa ve daha diktir. Bu nedenle yanlışlıkla <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarına solunan yabancı maddeler, daha çok sağ akciğere doğru kaçarlar. Sol ana bronş 5 cm. boyunda olup daha uzun, daha yatık ve daha incedir. Sağ akciğer, ‘Üst lop’, ‘Orta lop’ ve ‘Alt lop’ olmak üzere üç parçaya ayrılmışken, sol akciğer ‘Üst lop’ ve ‘Alt lop’ olmak üzere iki büyük parçaya bölünmüştür. Gerek sağ ve gerekse sol akciğerdeki ‘Lop’ denilen bu parçaların her biri birbirinden bağımsız akciğer parçaları gibidirler ve her biri kendisine hava taşıyan bir bronşa sahiptir. Bu bronşlar sağda ve solda esas bronşlardan dallanarak ayrılırlar. Sağ üst lopa giden bronşa ‘Sağ üst lop bronşu’ denir. Bu biçimde sağda esas bronştan ayrılan diğer bronşlara da ‘Sağ orta lop bronşu’ ve ‘Sağ alt lop bronşu’ denir. Sol akciğerde de iki lop bulunduğuna göre sol esas bronştan ‘Sol üst lop bronşu’ ve ‘Sol alt lop bronşu* olmak üzere iki bronş ayrılır.</p>
<p>Sağ ve sol akciğerlerdeki loplar ise daha küçük lopçuklara bölünmüşlerdir. Loplara gelen bronşlar her bir lopçuğa gitmek üzere daha küçük dallara bölünürler. Lopçuklara gelen bronşlar bu lopçukların adlarıyla tanınırlar. Her bir lopun bağımsız bir akciğer parçası oluşturduğunu söylemiştik. Birkaç akciğer lopçuğu birleşip bir lop kurduklarına göre ve her lopçuğun da kendi bronşu bulunduğuna göre, her bir akciğer lopçuğu başlı başına özerk bir akciğer parçası biçimindedir. Bu durum cerrahi müdahaleler için büyük bir olanak sağlamıştır. Şöyle ki, yalnız tek bir lopçuğu saran bir akciğer hastalığında, yalnız o lopçuğun çıkartılmasıyla diğer akciğer lopları korunmuş olur.</p>
<p>Özel bronşu ile birlikte her akciğer lopçuğunun ayrı parçacığına ‘Segment’ denir. Akciğerleri oluşturan lop ve bunların bölünmüş oldukları lopçukları aşağıdaki tablo içinde özetliyoruz. Bu lop ve lopçuklara gelen bronşların, lop ve lopçuklarla aynı adı paylaştıklarını unutmamak gerekir.<br />
SAĞ AKCİĞER</p>
<p>Üst Lop : 1) tepe lopçuk<br />
2) arka lopçuk<br />
3) ön lopçuk</p>
<p>Orta Lop :<br />
4) dış lopçuk<br />
5) iç lopçuk Alt Lop :<br />
6) alt tepe lopçuk<br />
7} iç bazal lopçuk<br />
8)Ön bazal lopçuk<br />
9) dış bazal lopçuk<br />
10)arka bazal lopçuk</p>
<p>SOL AKCİĞER</p>
<p>Üst Lop ;<br />
l}arka-tepe lopçuk<br />
2) ön lopçuk</p>
<p>3) üst lingular lopçuk<br />
4) alt lingular</p>
<p>lopçuk Alt Lop :<br />
5) alt tepe lopçuk<br />
6) iç bazal lopçuk<br />
7)iç-ön bazal lopçuk<br />
<img class="wp-smiley" src="http://www.kimya.tc/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif" alt="8)" /> dış bazal lopçuk</p>
<p>9) arka bazal lopçuk</p>
<p>iç boşluğunun çapı yaklaşık olarak 12 mm. olan nefes borusu, kendisinden kaynaklanan iki esas bronş aracılığı ile akciğerlere gereken havayı iletir. Esas bronşların akciğerlere girdiği bölgeye ‘Akciğer hilus’u denir.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/nefes-borusu-trakea/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

