<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Kulak Burun Boğaz</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Larenjit (Gırtlak İltihabı)</title>
		<link>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 07:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Borusu ve Esas Bronşların]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[Gırtlağın akut ya da kronik iltihap­ları olan larenjıtler sık görülür ve genel­likle iyi gidişlidir. Ama çocuklarda so­lunum güçlüğüne ve nefes darlığına yol açma tehlikesi vardır. Erişkinlerde ise kronik larenjit sonrasında tıimöral sü­reçler gelişebilir. Bu nedenle hastalığın dikkatle izlenmesi gerekir AKUT LARENJİT Akut nezleli larenjit gibi sık görülen basit gırtlak iltihabında ses kısıklığı yaygındır; ses tellerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Gırtlağın akut ya da kronik iltihap­ları olan larenjıtler sık görülür  ve genel­likle iyi gidişlidir. Ama çocuklarda so­lunum güçlüğüne ve  nefes darlığına yol açma tehlikesi vardır. Erişkinlerde ise kronik  larenjit sonrasında tıimöral sü­reçler gelişebilir. Bu nedenle  hastalığın dikkatle izlenmesi gerekir</p>
<p><strong> AKUT LARENJİT </strong></p>
<p>Akut nezleli larenjit gibi sık  görülen basit gırtlak iltihabında <a href="http://www.saglik.im/ses-kisikligi/">ses kısıklığı</a> yaygındır;  ses tellerinin ciddi bir biçim­de etkilendiği bazı olgularda ses  bütü­nüyle yitirilebilir (afoni). Hasta boğazı­nın derinliklerinde güçlü  bir yanma ve kuruma duyumsar. Boğazmda yabancı bir cisim varmış  duygusuna kapılır ve boğazındaki “gıcığı” temizlemeye çalı­şır. Önemli  bir belirti de kuru, rahatsız­lık verici bir öksürüktür; hasta bir süre  sonra <a href="http://www.saglik.im/yazi/balgam/">balgam</a> çıkarmaya başlar.</p>
<p><strong>NEDENLERİ</strong></p>
<p>Hastalık, ısı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkar; soğuk, toz ve  duman ko­laylaştırıcı etkenlerdir. Üşütme de başlatıcı olabilir: Hava <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> boşlukların­dan geçerken ısınır ve tozlardan, pislik­lerden arıtılır;  burun solunumu engel­lendiğinde, tozlar doğrudan gırtlağa ulaşarak  iltihaba yol açabilir.<br />
Akut nezleli larenjit genellikle ken­diliğinden kısa sürede iyileşir,  ama mesleklerinde sesini kullananlar için ciddi sonuçlara yol açabilir.<br />
Bazen ağır gidişli olabilen bir biçim de <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> larenjitidir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9308" title="LARENJİT (GIRTLAK İLTİHABI)" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/03/LARENJİT-GIRTLAK-İLTİHABI-300x230.jpg" alt="" width="300" height="230" />Bu hastalığın  etkeni bir virüstür ve daha önce açıklanan nez­leli biçim hastalığın  ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Başka mikropların hastalık etkeni  olan virüse eklenmesiyle belirtiler ağırlaşabilir. Genellikle  özel­likleri nezleli biçime benzeyen ve grip enfeksiyonu sırasmda ortaya  çıkan bir gırtlak iltihabı biçimidir. Ses yitimi, yanma, <a href="http://www.saglik.im/oksuruk/">öksürük</a> gibi belirtileri vardır. Ama uzman bir hekimin muayenesinde, nezleli  biçimde olduğu gibi şiş ve ödenıli görünen mukozada küçük da­marlardan  oluşan bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> ağı ve  ka­nama eğilimi saptanır, özellikle yaşlı ve zayıf düşmüş kişilerde sık  olmak üzere iltihabı süreç, alt <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yolları­na yayılarak kanamalı bir soluk borusu-bronş iltihabına neden  olur.<br />
Ülserli ya da şiddetli <a href="http://www.saglik.im/odem/">ödem</a> ve şişlik­le seyreden daha  ağır gırtlak iltihabı tür­leri de vardır. Larenjitler kızamık, <a href="http://www.saglik.im/tifo/">tifo</a> ve <a href="http://www.saglik.im/frengi/">frengi</a> sırasında da ortaya çıkabilir.<br />
Gırtlak ödemi enfeksiyona ya da alerjik kökene bağlı olarak gelişebilir.  Gırtlağın bazı bölgelerinin bağdokusu sıvı emerek (serum ve hücre)  şişer ve gerilir. Ödemler arasında en yaygın ola­nı epiglot (besinlerin  gırtlağa kaçmasını önleyen kapakçık) ödemidir; yutmayı güçleştirir ve  ağır olgularda solunumu engeller. Ses tellerindeki Ödemler özel­likle  ses tellerinin alt yüzlerini etkileye­rek solunum güçlüğüne ya da nefes  dar­lığına neden olurlar. Bu da ağır bir bo­ğulma tehlikesi yaratabilir.<br />
Gırtlakta apse ve flegmon da (ço­ğunlukla ülserleşmeye ya da apseye yol  açan bağdokusu iltihabı) gelişebilir. Bu­nun sonucunda kulaklara da  yayılabilen çok şiddetli <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> ağrısı  ortaya çıkar, yutma ve solunum güçleşir. Ayrıca <a href="http://www.saglik.im/ates/">ateş</a> ve vücut genelinde  başka bozukluklar görülür.</p>
<p><strong>TEDAVÎ</strong></p>
<p>Bütün gırtlak iltihabı olgularında sigara içmemek ve olabildiğince az  konuşmak gerekir. Hekim hastalığın yapısını ay­dınlattıktan sonra,  uygun bir tedavi uy­gular. Tedavi, ağızdan ya da iğneyle verilen aşın  kanlanmayı giderici ve ilti­hap önleyici ilaçlar ile solunum yoluyla ya  da aerosol biçiminde yerel olarak ve­rilen kanlanma giderici, <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> kesici, mu-kus salgısını sulandırıcı ve kortizonlu ilaçlardan oluşur. <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">Antibiyotik</a> tedavisi çok az uygulanır.<br />
Gırtlak ödeminde ilaçlar yetersiz kaldığında, trakeotomi (soluk  borusu­nun delinmesi) gerekebilir. Böylece gırtlak tıkanıklığını  gidermek için yeni bir solunum yolu sağlanır. Ödemlerin başlangıç  evresinde ya da hafif olduğu durumlarda, <a href="http://www.saglik.im/toplardamarlar/">toplardamar</a> içine  kortizon ve türevleri yüksek dozlarda verilir. Bu yolla ödem  çözülebilir.<br />
Apse ve flegmon (çoğunlukla ülser­leşmeye ya da apseye yol açan  bağdo­kusu iltihabı) olgularında, hekim antibi­yotik tedavisi uygular ve  gerekirse birikmiş olan irin kütlesi cerrahi olarak açılır.</p>
<p><strong> KRONİK LARENJÎT</strong></p>
<p>Yeterince tedavi edilmeyen ya da önemsenmeyen bir akut gırtlak  iltihabı kronikleşebilir. Bu durum özellikle sü­rekli üşüten, sinüs  iltihabı olan ya da sesini çok kullananlar (seyyar satıcılar, hatipler,  öğretmenler) ile aşırı sigara içenlerde görülür. Ses fiz tonlarını  yiti­rerek zamanla azalır, giderek inatçı bir hal alan öksürük görülür.  Bazı olgular­da öksürükle birlikte az miktarda bal­gam ya da <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> çıkarılır.</p>
<p><strong>Soru</strong></p>
<p><strong>Gırtlak iltihabı etkenleri nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
Gırtlak iltihabı etkenleri <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> virüsü, rhinovirüs,  adenovirüs gibi <a href="http://www.saglik.im/yazi/virusler/">virüsler</a> ile streptokok,  stafilokok, pnömokok, diplokok, proteus, pseudomonas  gi­bi  bakterilerdir.</p>
<p><strong>Soru</strong></p>
<p><strong>GIRTLAK İLTİHABINI HAZIRLAYICI ETMENLER NELER?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
Hazırlayıcı etkenlerin en önemlileri sesin aşın kullanımı, tütün, soğuk   ve olası <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> eksiklikleridir.</p>
<p><strong>Soru<br />
</strong></p>
<p><strong>Gırtlak iltihabı daha çok hangi mevsimlerde görülür?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
En çok kış ve ilkbahar aylarında görülür.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gırtlak &#8211; Larinks</title>
		<link>http://www.saglik.im/girtlak-larinks/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/girtlak-larinks/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 23:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1203</guid>
		<description><![CDATA[GIRTLAK &#8211; LARİNKS: Gırtlak (larinks), dil kökünden nefes borusunun (trakea) başlangıcına kadar uzanan, iç yüzeyi mukoza ile örtülü, duvarı ise kaslar ve bazı kıkırdaklardan yapılmış bir tüptür. Gırtlak, boyunda 3-6. boyun omurları hizasındadır. Erkeklerde 44 mm. boyunda, 43 mm. enindeyken, kadınlarda 36 mm. boyunda ve 41 mm. enindedir. Gırtlak hareketli bir organdır. Yapısında ses tellerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GIRTLAK &#8211; LARİNKS:</strong> Gırtlak (larinks), dil kökünden nefes borusunun (trakea) başlangıcına kadar uzanan, iç yüzeyi mukoza ile örtülü, duvarı ise <a href="http://www.saglik.im/kategori/kaslar/">kaslar</a> ve bazı kıkırdaklardan yapılmış bir tüptür. Gırtlak, boyunda 3-6. boyun omurları hizasındadır. Erkeklerde 44 mm. boyunda, 43 mm. enindeyken, kadınlarda 36 mm. boyunda ve 41 mm. enindedir. Gırtlak hareketli bir organdır. Yapısında ses tellerini taşıdığı gibi, üst <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarının önemli bir geçidi olma özelliğini de gösterir.Gırtlağın yapısında “Tiroit kıkırdağı”, “Krikoid kıkırdağı”, “aritenoid kıkırdak”, “Kornikulata kıkırdağı”, “Kuneiforu kıkırdak” ve “Epiglot kıkırdağı” olmak üzere 6 çeşit kıkırdak bulunur. Bu kıkırdaklar 20-24 yaşından sonra oldukça kemikleşir.Gırtlak boşluğu incelendiğinde, iki çift kıvrım görülür.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4558" title="71" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/71.jpg" alt="" width="240" height="180" />Bunlardan üstte bulunan ilk kıvrım çiftine “Plika vestibularis”, plika vestibularis arasında kalan daralmış gırtlak geçidine “Rima vestibüli” denir. Altta bulunan ikinci kıvrım çiftine ise “Plika vokalis” denilmektedir. Plika vokalis arasındaki daralmış gırtlak boşluğuna ise “Rima golitidis”, plika vestibulurisin üstündeki gırtlak bölümüne “Vestibulum laringis” (gırtlak girişi) denilmektedir. Plika vestibularis ile, plika volcalis arasındaki bölgeye ise “Veatrikulus laringis” denir. Plika vokalisten soluk borusuna kadar olan bölüm “Konuş elastikus” adını alır. Ses telleri [Vocal cords} plika vokalisin yapısına katılırlar. Plika vokalisin 2/3 ön bölümü <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> ve mukozadan, 1/3 arka bölümü ise aritenoid kıkırdak ve bunu örten mukozadan yapılmıştır. İki plika vokalis arasında kalan “Rima glotidis” adlı aralık”Rima vestibuli”den daha dar olduğu için gırtlak boşluğuna yukarıdan bakıldığında, her iki plika da görülür. Plika vokalis açık renk-beyaz görülür. Diğeri ise pembedir. Çünkü plika vokalisi örten mukoza tabakasında <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> daman ve “Submukoza” tabakası bulunmaz. Flika vokalisi örten bu mukoza tabakası halk arasında “ses telleri” olarak bilinir. Bu tabakanın titreşimleri tıpkı bir gitar telinin titreşimi gibi ses titreşimlerinin, yani sesin’ ortaya çıkmasına neden olur. Aritenoid kıkırdakların değişen durumları ise çıkartılan sesin özelliklerinin oluşmasına katkıda bulunur..</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Gırtlak nedir?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Gırtlak soluk borusunun üstünde, <a title="yutak" href="http://www.saglik.im/yutak-farinks/">yutak</a> önünde, boynun üst ve orta bölü­münde yer alan, aynı anda hem konuşma, hem de <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> İşlevlerini yerine getiren organdır. <a title="kaslar" href="http://www.saglik.im/kategori/kaslar/">Kaslar</a>dan, bağlardan ve kıkırdak yapısında bir çatıdan olu­şur. İç yüzeyi mukoza katmanıyla kaplıdır. Bu konu hakkında daha geniş bilgi: <a title="gırtlak" href="http://www.saglik.im/girtlak-larinks/">GIRTLAK</a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Gırtlağın işlevi nedir?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Gırtlağın üç yönlü işlevi vardır: 1) alt <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarını korumak, 2) solunu­ma katılmak, 3) ses üretmek.<br />
Koruyucu işlevi kural olarak ses tellerinin yutkunma sırasında kendiliğinden kapanmasıyla yerine gelir. Solunumla ilgili işlevi ses tellerinin sürekli hareke­tine dayanır; ses telleri soluk alınırken birbirinden uzaklaşır, soluk verirken de birbirine yaklaşır. Ses çıkarma (konuşma) işlevi ise gırtlağın temel oluştura­cak sesi çıkarmasıyla ilgilidir. Bu temel ses değişik özelliklerde olabilir. Ses telleri içeri giren havanın etkisiyle dikey yönde titreşir. Sesin tonu da ses telle­rinin gerilmesine ve uzunluğuna bağlı olarak değişir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Gırtlakta en çok karşılaşılan <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> nelerdir?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Gırtlakta sık sık akut iltihaplar görülür. Bazen de özellikle sıradan bir soğuk al­gınlığının ardından bunlara <a href="http://www.saglik.im/yutak-farinks/">yutak</a> ve soluk borusunda oluşan <a href="http://www.saglik.im/yazi/enfeksiyonlar/">enfeksiyonlar</a> eş­lik eder. Gırtlakta daha seyrek rastlanan hastalıklar arasında kronik iltihaplar, gırtlak apseleri, ses tellerinin felci, iyi huylu ve kötü huylu <a href="http://www.saglik.im/yazi/tumorler/">tümörler</a> sayılabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Soru</span><br />
</strong></p>
<p><strong>Gırtlakta <a href="http://www.saglik.im/kategori/tumor-bilimi/">tümör</a> olup olmadığının anlaşılması için ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Hastanın yakınmaları ve hekimin saptadığı belirtiler çoğu kez gırtlak tümöründen kuşkulanılmasına yeter. Ama her türlü kuşkuyu gidermek için dolaylı laringoskopi yapılmalıdır. Bu incelemeyle gırtlak mukozası görülebilir ve do­kudan küçük bir örnek alınabilir. Alınan örneğin mikroskopla İncelenmesi so­nucunda ya <a href="http://www.saglik.im/yazi/kanser/">kanser</a> tanısı konur, ya da bu olasılık elenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/girtlak-larinks/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Olayı</title>
		<link>http://www.saglik.im/isitme-olayi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/isitme-olayi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 19:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1168</guid>
		<description><![CDATA[İŞİTME OLAYI: Herhangi bir ses dalgasının bir saniyedeki titreşim sayısına (frekansına) “Hertz” denilmektedir. însan kulağı 16-21000 Hertz arasındaki sesleri İşitebilir. Yani saniyede 16-21000 arası titreşim yapan sesleri işitebiliriz. Kulağın yapısal özellikleri nedeniyle herhangi bir sesi aslından 20 kat daha şiddetli olarak işitiriz. 0.0006 saniye farkla kulağa ulaşan iki ayrı sesi birbirinden ayırt edebiliriz. Bu süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>İŞİTME OLAYI: Herhangi bir ses dalgasının bir saniyedeki titreşim sayısına (frekansına) “Hertz” denilmektedir. însan kulağı 16-21000 Hertz arasındaki sesleri İşitebilir. Yani saniyede 16-21000 arası titreşim yapan sesleri işitebiliriz. Kulağın yapısal özellikleri nedeniyle herhangi bir sesi aslından 20 kat daha şiddetli olarak işitiriz. 0.0006 saniye farkla kulağa ulaşan iki ayrı sesi birbirinden ayırt edebiliriz. Bu süre 3°’lik açıya eşittir. Öyle ki 0.0006 saniyeden daha kısa bir aralıkla kulağa gelmiş sesler ayırt edilemeyip, tek bir ses olarak algılanırlar.</p>
<p>Dış kulağın <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> zarına ulaşan ses titreşimleri bu zarı uygun bir biçimde titreştirirler. Kulak zarındaki bu titreşimler ise işitme kemikçiklerine iletilirler. Çekiç, örs ve üzengi kemikçikleri yoluyla orta kulağı kat eden bu titreşimler, daha sonra iç kulağa ulaşırlar. İç kulağa iletilmiş olan titreşimlerse, kokleayı uygun bir biçimde titreştirirler. Vestibülokoklear sinirinin (8. kafa siniri) koklear dalıysa bu titreşimleri sinirsel uyarılar biçiminde algılayıp, onları değerlendirmesi için beynin ilgili bölgelerine iletir. Dış çevreden gelen ses dalgalarını sinirsel uyarılara çevirme görevi kokleaya aittir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9562" title="kulak_yapisi" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/kulak_yapisi-300x221.jpg" alt="" width="300" height="221" /></p>
<p>Kuvvetli sesler, <a href="http://www.saglik.im/dis-kulak/">dış kulak</a> kanalını ve östaki kanalını aynı sürede geçip, orta kulağa ulaşırlar. Bu nedenle özellikle topçu askerler, atışlar sırasında ağızlarını açarak şiddetli ses dalgalarının dışkulak ve östakikanalını aynı sürede geçip, orta kulak boşluğuna aynı anda varmalarını sağlarlar. Bu durumda kulak zarının her iki yanındaki basınç birbirine eşit olur ve zarın yırtılması önlenir. Eğer ağzı kapalı tutulacak olursa ses dalgalarının östaki kanalından orta kulağa ulaşmaları gecikeceği için kulak zarının, dış kulak kanalı yüzünde yüksek basınç dengelenmediği için kulak zarı yırtılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>İşitme kaybı ruhsal sorunlar doğurur mu?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
İlerleyen ve ağır işitme kaybı büyük ruhsal sorunlara yol açabilir. İşitme kaybı nedeniyle başkalarıyla iletişimi güçleşen kişi, aileden ve toplumsal ortamdan uzaklaşıp içine kapanabilir. Bu da çeşitli psikolojik sorunlar ya­ratır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>İşitme kaybı cerrahisi nedir?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
İşlevsel bir cerrahi uygulamadır. Doğumsal bozukluklar ya da değişik <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> yüzünden işitme yeteneğini kaybeden hastalara bu işlevi kazandırmayı amaçlayan girişimleri içerir. Doğumsal bir yapı bozukluğu nede­niyle dışkulak yolu tümüyle tıkalı kişilerde bu kanalı yeniden oluşturmaya yönelik girişimler yapılır. Otoskle­rozda üzengi kemiği oval pencereye yapışarak hareketsiz kaldığında zar-kemik zincirinin işlevini yeniden oluşturmaya yönelik girişimlerde bulunulur. <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">Kulak</a> iltihaplarından sonra zar-kemik zincirinin tümü ya da bir bölümü bozulduğunda, kulak zan ve ortakulaktaki <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> iletim yolu cerrahi girişimle onarılır (timpanoplasti).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Yaşlılığa bağlı işitme kaybı karşısında nasıl bir tutum alınmalıdır?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Yaşlı kişilerde işitme kaybı (presbiakuzi) içkulakla ilgili bir işitme bozulduğuyla kendini gösterir. Özellikle tiz seslerin işitilmesini güçleştiren ya da olanaksızlaştıran bu durum, uygun <a href="http://www.saglik.im/protez/">protezler</a> (açık salyangoz protezi) aracılığıyla düzeltilebilir. Yaşlı kişiyi işitme bozukluğunun neden olduğu yalnızlığa terk etmemek için zaman kaybetmeden işitme protezi takılması yararlı olur.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/isitme-olayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farenjit</title>
		<link>http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 23:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=362</guid>
		<description><![CDATA[Yutaktaki iltihaplanmaya bağlı olarak ortaya çıkar; genellikle bu­run boşluklarında ve gırtlaktaki iltihap­lanmalarla birlikte görülür. Hastalığın gidişine göre farenjitin akut ve kronik biçimlerinden söz edilir. FRANJİT NEDENLERİ Akut farenjitin en sık rastlanan neden­leri başta Streptococcus pyogenes türü olmak üzere bakteriler, bazı virüsler ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardır. Kronik farenjit de birçok nedene bağlı olabilir. Bademcik iltihabından sonra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yutaktaki iltihaplanmaya bağlı olarak ortaya çıkar; genellikle bu­run boşluklarında ve gırtlaktaki iltihap­lanmalarla birlikte görülür. Hastalığın gidişine göre farenjitin akut ve kronik biçimlerinden söz edilir.</p>
<p><a title="farenjit faranjit nedenleri sebepleri" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/"><span style="color: #ff0000;"><strong>FRANJİT NEDENLERİ </strong></span></a></p>
<p>Akut farenjitin en sık rastlanan neden­leri başta Streptococcus pyogenes türü olmak üzere bakteriler, bazı <a href="http://www.saglik.im/yazi/virusler/">virüsler</a> ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardır.<br />
Kronik farenjit de birçok nedene bağlı olabilir. Bademcik iltihabından sonra, geniz bademciklerinin büyümesi gibi burunda kısmi tıkanma yapan has­talıklar sonucunda, nezle ya da <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> mukozası iltihabında (<a title="rinit" href="http://www.saglik.im/kronik-atrofik-rinit-ozena/">rinit</a>), çevre ko­şullarına bağlı olarak (aşırı kuru ya da nemli havada), çeşitli maddelere (kur­şun, antimon, <a title="çinko" href="http://www.saglik.im/cinko-zn/">çinko</a>; <a title="iyot" href="http://www.saglik.im/iyot-i/">iyot</a>, cıva, bizmut bileşikleri) bağlı <a title="zehirlenme" href="http://www.saglik.im/yazi/zehirlenme/">zehirlenme</a>lerde ve uzun süreli konuşmalarla <a href="http://www.saglik.im/yutak-farinks/">yutak</a> bölgesi­nin aşırı zorlanması sonucunda ortaya çıkabilir.<br />
Kronik <a href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/">farenjit</a> ayrıca bazı <a title="hastalıklar" href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalık­lar</a>la birlikte görülebilir. Bunlar lenfa­tizm (vücudun çeşitli bölgelerindeki <a title="lenf bezleri" href="http://www.saglik.im/lenf-bezleri/">lenf bezleri</a>nin aşırı büyümesine bağlı gelişim bozukluğu), <a title="şeker hastalığı" href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a>, nefrit (böbrek iltihabı), <a title="damar sertliği" href="http://www.saglik.im/arterioskleroz-damar-sertligi/">damar sertliği</a>, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kalp-hastaliklari/">kalp hastalıkları</a> ve çeşitli <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> ek­siklikleridir.</p>
<p><a title="farenjit faranjit belirtileri belirtisi" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/"><span style="color: #ff0000;"><strong>FARANJİT BELİRTİLERİ </strong></span></a></p>
<p>Akut <a title="faranjit" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/">faranjit</a> &#8211; Çeşitli belirtilerle orta­ya çıkar. Yutakta kısa sürede şiddetli kızarıklık, ağrılı yutma ya da <a title="yutma güçlüğü" href="http://www.saglik.im/yutma-guclugu/">yutma güçlüğü</a>, <a title="yüksek ateş" href="http://www.saglik.im/yazi/yuksek-ates/">yüksek ateş</a>, genel <a title="halsizlik, halsizlik nedenleri sebepleri" href="http://www.saglik.im/yorgunluk/">halsizlik</a>, boyun <a title="lenf bezi, lenf bezleri" href="http://www.saglik.im/lenf-bezleri/">lenf bezi</a>nde şişme görülür. Aftlı farenjit &#8211; En çok diş çıkarma çağındaki çocuklarda olmak üzere hemen her zaman <a href="http://www.saglik.im/pamukcuk-hastaligi/">ağıziçi iltihabı</a>yla (<a title="stomatit" href="http://www.saglik.im/stomatit/">stomatit</a>) birlikte görülür. <a title="hastalık, hastalıklar" href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">Hastalık</a> <a href="http://www.saglik.im/aft/">aft</a> biçiminde­ki tipik lezyonların çoğunlukla aniden ortaya çıkmasıyla başlar. Aftlar merci­mek büyüklüğünde, beyaz renkte, birbi­rinden ayrı ya da gruplar halinde birleş­miş, genellikle çevresinde kırmızımsı bir alan bulunan oval lekelerdir. Bunlar yanma duygusuna, <a title="tükürük salgısı" href="http://www.saglik.im/tukuruk-salgisi/">tükürük salgısı</a>nın artmasına ve yutma güçlüğüne yol açar; 1-2 haftada geçer, ama genellikle yeni­den ortaya çıkar.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4828" title="farenjit" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/farenjit-300x208.jpg" alt="" width="300" height="208" /></p>
<p><a href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/">Basit kronik farenjit</a> &#8211; Başlıca özellik­leri boğazda kuruma ve kızarıklık, inat­çı <a href="http://www.saglik.im/oksuruk/">öksürük</a> ve sık sık yutkunmadır; has­ta boğazındakİ yanma duygusunu gi­dermek için sürekli olarak tükürüğünü yutmaya çalışır. Hastalık 2-6 ay kadar sürebilir ya da kronikleşir. Kronik hipertrofik farenjit &#8211; <a href="http://www.saglik.im/kategori/hucre/">Hücre</a> boyutlarının büyümesiyle (<a title="hipertrofi" href="http://www.saglik.im/hipertrofi/">hipertrofi</a>) yutak duvarı kalınlaşmış ve kırmızı-mor bir renk almıştır. <a title="farenjit belirtileri belirtisi" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/">Farenjitin belirtileri</a> genellikle şiddetli ve uzun süreli öksü­rük, <a title="bulantı" href="http://www.saglik.im/bulanti/">bulantı</a>, <a title="kusma" href="http://www.saglik.im/kusma/">kusma</a>, ses tonunda deği­şiklik ve <a title="yutkunma güçlüğü, yutma güçlüğü" href="http://www.saglik.im/yutma-guclugu/">yutkunma güçlüğü</a>dür. Faren­jitin bu biçimi sık sık yineleyerek kro­nikleşme eğilimindedir ve daha çok 25-30 yaşlarından sonra görülür. Kronik atrofik farenjit &#8211; Yutak muko­zası çok incelmiş (<a title="atrofi, atrofi nedir ne demektir" href="http://www.saglik.im/atrofi/">atrofi</a>), soluk renkli ve genellikle ince bir tabaka halindeki koyu ve yapışkan mukus <a title="salgı, salgı bezi bezleri" href="http://www.saglik.im/salgi-bezleri-salgi-guddeleri-glandlar/">salgı</a>sıyla kap­lıdır. <a href="http://www.saglik.im/kizariklik/">Kızarıklık</a> çok az ya da hiç yok­tur. Başlıca belirtileri kısık-boğuk bir ses ve <a title="öksürük, kuru öksürük" href="http://www.saglik.im/oksuruk/">kuru öksürük</a>tür. Hastalığın bu biçimi genellikle kronik farenjitin son evresini oluşturur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KOMPLİKASYONLAR</strong></span></p>
<p>Farenjit sıradan ve klinik açıdan fazla önem taşımayan bir hastalık olarak de­ğerlendirilir. Tedavide <a title="antibiyotikler" href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotikler</a>in kullanılmasından önce <a href="http://www.saglik.im/bobrekler/">böbrek</a> iltihabı­nın (nefrit) ve akut eklem <a title="romatizma" href="http://www.saglik.im/romatizma/">romatizma</a>sı­nın başlıca nedenleri Strepîococcus pyogenes’in etken olduğu farenjit ve akut <a title="bademcik iltihabı" href="http://www.saglik.im/bademcik-iltihabi/">bademcik iltihabı</a>ydı. Günümüz­de ise <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> tedavisiyle bu tür ikincil hastalıkların gelişme olasılığı Çok azalmıştır. Farenjit Özellikle çocuk­larda çoğu kez <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> iltihabıyla (otit) birleşir. Çok şiddetli ağrı ve bazen kus­ma da yapan bu hastalık kronikleştiğin­de <a title="sağırlık" href="http://www.saglik.im/sagirlik/">sağırlık</a>la sonuçlanabilir. Farenjitin komşu anatomik yapılara yayılarak <a title="sinüzit" href="http://www.saglik.im/sinuzit/">si­nüzit</a>, <a title="larenjit" href="http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/">larenjit</a> ve <a title="bronşit" href="http://www.saglik.im/akut-bronsit/">bronşit</a>e yol açmasına da sık rastlanır.</p>
<p><a title="farenjit faranjit tedavisi" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/"><span style="color: #ff0000;"><strong>FARANJİT TEDAVİSİ </strong></span></a></p>
<p>Akut <a title="farenjit faranjitin tedavisi" href="http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/">farenjitin tedavisi</a>nde burun içine uygulanan kanlanma giderici (dekonjestan) ve mikrop öldürücü (antiseptik) ilaçlar, gargaralar, buğular, gerektiğin­de de <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotikler</a> ve <a title="iltihap" href="http://www.saglik.im/iltihap-yangi/">iltihap</a> giderici ilaçlar kullanılır.<br />
Basit kronik farenjitte ve kronik at­rofik farenjitte tedavi sigara ve alkollü içki gibi hastalığa neden oluşturabile­cek ya da onu alevlendirecek alışkanlık­ların ortadan kaldırılmasına dayanır.<br />
Ayrıca gargaralar ve boğazın tuzlu suy­la çalkalanması önerilebilir.<br />
Kronik hipertrofik farenjit de uygu­lamada yukarıdaki gibi tedavi edilir. Yerel tedavi olarak mentolle gargara yapılması yararlıdır. Ayrıca buğu teda­visi uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Farenjit başka hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur mu?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap</strong></span><br />
Evet. Genellikle çocuklarda kızıl, kızamık, <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> gibi mikrobik hasta­lıklann başlamasına neden olabilir. <a href="http://www.saglik.im/gut-hastaligi/">Gut hastalığı</a> gibi belirli metabolik hastalıkların gidişi sırasında da farenjit görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/farenjit-yutak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinüzit</title>
		<link>http://www.saglik.im/sinuzit/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/sinuzit/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 19:40:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1189</guid>
		<description><![CDATA[SİNÜZİT KOMPLİKASYONLARI: Uygun bir tedavi görmemiş ya da önemsenmemiş sinüzitler müzminleşirler. Müzminleşmiş bir sinüzite karşı da aynı davranış sürdürülürse ciddi komplikasyonlar gelişebilir.Sinüzitin (özellikle maksilladaki) göz çukuruna {orbita} doğru yayılması sonucu göz çukuru iltihabı (orbita selüliti) ve/veya apsesi gelişebilir. Bu gibi durumlarda göz fırlaklığı [egzoftalmi] ortaya çıkabilir. Göz çukuru iltihabının nedbe dokusuyla iyileşmesi sonucu göz, göz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SİNÜZİT KOMPLİKASYONLARI</strong>:</p>
<p>Uygun bir tedavi görmemiş ya da önemsenmemiş sinüzitler müzminleşirler. Müzminleşmiş bir sinüzite karşı da aynı davranış sürdürülürse ciddi komplikasyonlar gelişebilir.Sinüzitin (özellikle maksilladaki) göz çukuruna {orbita} doğru yayılması sonucu göz çukuru iltihabı (orbita selüliti) ve/veya apsesi gelişebilir. Bu gibi durumlarda göz fırlaklığı [egzoftalmi] ortaya çıkabilir. Göz çukuru iltihabının nedbe dokusuyla iyileşmesi sonucu göz, göz çukuru içine normalden fazla gömülebilir. Bu duruma “Enof-talmi” denir. Sinüzitin göze doğru yayılması göz ağrısına da yol açabilir. Göz fırlakhğı durumunda gözün ön bölümünde iltihaplar geüşebilir. Sinüsteki iltihap, göz sinirine doğru da yayılır ve bu sinirin de iltihaplanmasına yol açabilir.</p>
<p>Buraya kadar belirttiğimiz komplikasyonlau, etkilenen tarafta körlüğe kadar gidebilen ağır bozukluklarla sonuçlanabilir.Sinüzitlerin bir diğer önemli komplikasyonu da çevre kemiklerde ağır bir iltihaplanmaya ve daha sonra da bu kemiklerin etkilenmiş olan bölgelerinde <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> erimesine ve kemik ölümüne neden olmalarıdır. Bu gibi durumlarda kemiklerle komşu yapılar arasında anormal ilişkiler ortaya çıkar, fistüller gelişir. <a href="http://www.saglik.im/dokular/">Dokular</a> içine hava kaçabilir.Sinüzitlerin çok ciddi komplikasyonlarından biri de beyne doğru yayılmalarıdır. Bu yayılma sonucu beyin zarlarında iltihaplar (menenjit), beyin zarlarında apseler, bazı beyin damarlarında tıkanıldık ve beyin apseleri gelişebilir. Sözünü ettiğimiz bu beyin komplikasyonlarından herhangi biri hastayı her an öldürebilir. Buraya kadar belirttiğimiz komplikasyonlar göz önüne alındığında, sinüzitlerin zaman kaybetmeksizin bir kulak-burun-boğaz hekiminin yardımlarına başvurulması gerektiği gerçeği ortaya çıkar.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4596" title="sinuzi5" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/sinuzi5-253x300.gif" alt="" width="253" height="300" /></p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6252441782431561798&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6252441782431561798&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>SİNÜZİT</strong>: Bilindiği gibi <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> boşluklarının oluşmasında katkıda bulunan frontal [alın), sfenoid.maksilla ve etmoid <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> içinde, burun boşluklarıyla bağlantılı sinüs adlı hava boşlukları bulunmaktadır. Bunun çevresindeki bu sinüslerin [Paranazai sinüsler) iç yüzünü örten mukoza tabakasının iltihaplanması olayına “Sinüzit” denir. Başlıca dört çeşit <a href="http://www.saglik.im/sinuzit/">sinüzit</a> vardır. Bunlardan ilkinde sinüs mukozasında ani iltihaba bağlı olarak aşırı bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> gölîenmesi vardır, ikincisinde ani bir cerahatlanma söz konusudur. Üçüncü çeşit sinüzitte de cerahatlanma müzminleşmiştir. Dördüncü çeşitteyse sinüs mukozası kalınlaşmıştır. Bu dönemde sinüs mukozasından “Polip” denilen duvarı <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> hücrelerden yapılmış, içi serum ya da sümük kıvamında bir sıvı dolu olan keseler gelişebilir.Sinüzite yol açan çeşitli mekanizmalar ve etkenler vardır. Bilindiği gibi burun boşluklarına açılan sinüslerin duvarları burun mukozasının tızantı-sıyla örtülmüştür, yani buralarda da salgı olayı ve yüzeydeki hücreler silia denilen uzantılarıyla bu salgıyı ve tozları burun boşluklarına doğru süpürürler.</p>
<p>Eğer herhangi bir nedenle sinüslerin burun boşluğuna açıldıkları ağızları tıkanacak ya da silialarm süpürme işlevi aksıyacak olursa, salgı sinüsler içinde birikir ve buraya ulaşan bakteri, virüs gibi canlı hastalık etkenleri ya da kirli hava gibi kimyasal uyarıcılar sinüste iltihap olayına neden olurlar.Burun septumunun eğik oluşu ve/veya burunda et bulunması ve/veya burun mukozasında polip gelişmesi ve/veya burun konkalarının kötü bir biçimde bulunması, herhangi bir sinüsün burun boşluğuna açılan ağzını tıkayabilir. Tıkanmadan farklı mekanizmalar da sinüzite yol açabilmektedir.</p>
<p>Örneğin maksilla kemiğindeki [üst çenedeki ) bir dişin kökündeki iltihabın bu kemikteki sinüse yayılması sinüzite yol açabilir. Dalgıçlardaysa üst <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarındaki bazı canlı hastalık etkenlerinin <a href="http://www.saglik.im/su/">su</a> basıncı nedeniyle sinüslere sürüklenmeleri sinüziti oluşturur. Bazı kimselerde burun septumu ya da konkaları normal bir anatomik biçim göstermiyorsa solunan hava doğrudan bir sinüse akar. Bu gibi durumlarda kuru, sıcak ya da soğuk ya da kirli hava sinüsteki mukozayı tahriş edip sinüzite yol açabilmektedir.Sinüzitler özgün belirti ve bulgular yönünden oldukça zengindirler. Sinüzitin özgün belirtilerinden biri ağrıdır. Ağrının yeri ve özellikleri iltihaplanmış olan sinüse göre değişir. Frontal (alın) kemikteki sinüslerin (Frontal sinüs) iltihaplanması halinde <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> genellikle kaşların üstüne, burun köküne rastlayan bir bölgededir. Göz çukurunun iç tarafından, burun köküne yakın bir bölgeden, alın kemiğine parmakla bastırıldığında ağrı şiddetlenebilir ve uyarılabilir. Maksilla kemiğindeki sinüslerin iltihaplanması halindeyse ağrı üst çene kemiğindedir. Bu bölgeye parmakla basıldığında ağrı artabilir.</p>
<p>Maksilla sinüziti o taraftaki üst çene dişlerinde ağrıya da yol açabilir.Etmoid sinüslerin önde bulunan grubu burun kökünde ağrıya neden olabilirlerken, arka grubu ve sferioid kemikteki sinüzit başın arkasında, oksipital kemikte bazen de ensede ağrıya yol açarlar.Sinüzit ağrısı hastalar tarafından <a href="http://www.saglik.im/bas-agrisi/">baş ağrısı</a> olarak tanımlanır. Bu ağrıların sık karıştığı bir ağrı çeşidi gözden kaynaklanan baş ağrılarıdır. Göz bozukluklarının yol açtığı <a href="http://www.saglik.im/yazi/bas-agrilari/">baş ağrıları</a> genellikle akşama doğru ortaya çıkar ve sıklıkla da tek taraflıdır.Gözler bir süre döllendirildiğinde (örneğin gözler kapatıldığında) baş ağrısı kaybolabilir. Bu özellikler sinüzit ağrılarında yoktur. Hasta başını öne, aşağı “eğdiğinde ağrının çoğalması, sinüzit ağrılarının bir diğer özelliğidir. Burada ağrı konusunda son olarak şunu belirtelim: Her sinüzit vakasında ağrı gelişmez Sinüsitli hastalarda gelişebilen bir diğer bulgu ise koku alma bozuklukları ya da koku alamamadır. Bu hastalar o an başkalarının almadığı bazı kokular aldıklarını ileri sürerler. Bu bozukluğa “Parosmi” denir. Bazen de hastalar hiç koku almazlar, buna “Anosmi” adı verilir. Bazı sinüzit vakalarında ise hastaların burnundan zaman zaman cerahatli bir <a href="http://www.saglik.im/akinti/">akıntı</a> boşalır. Sinüzite yol açan tıkanıklık bazen hasta tarafından burun tıkanıklığı biçiminde belirtilebilir..</p>
<div class="entry">
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=7514524425881090079&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=7514524425881090079&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>SİNÜZİT TEDAVİSİ</strong>: Ani gelişen ve cerahatlanmamış bir <a href="http://www.saglik.im/sinuzit/">sinüzit</a> vakasının tedavisi basit bir nezle tedavisi gibidir. Hastanın yatak istirahati yapması, bu arada asprin ve efedrin alması, A ve C vitamininden zengin bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/beslenme/">beslenme</a> rejimi uygulaması yararlıdır. 4 saatte bir içinde 0.015 gr “Fenobarbiral” 0.015 gr “Efedrin sülfat” ve 0.3 gr “Asetil şahsilik asit” (Aspirin) bulunan kapsüller alması rahat bir tedavi yöntemidir. Hastanın 2O-21°C ısıda ve % 45 oranında nemli bir hava soluması yararlıdır. Bilindiği gibi kuru ve soğuk ya da sıcak hava <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> hücrelerindeki silialarm hareketlerini bozar. Bu tedavi sonucu hastalık belirtileri kaybolduğunda, birkaç gün de <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> damlası kullanılabilir. Ancak bunu birkaç günden fazla uzatmamak gerekir. Cerahatlanmamış sinüzitler için <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> kullanımı gereksizdir. Eğer sinüzit cerahatli ise, cerahatlanmaya yol açan bakterinin saptanıp, buna karşı en etkili antibiyotiğin yeterli bir süre kullanılması gerekir. Antibiyotik ağızdan alınmalıdır. Burun içine antibiyotik verilmesinin hiçbir yararı olmadığı gibi zararı da olabilir.Buraya kadar belirttiğimiz tedaviler sonucu sinüsteki iltihap oldukça geriler. Daha sonra sinüslerin “İrigasyon” denilen özel yöntemlerle ve özel araçların yardımıyla yıkanması yararlı ölür. Böylece sinüslerdeki birikintilerin boşaltılması sağlanır.Müzminleşmiş ve cerrahi olmayan tedavilere yanıt vermeyen sinüzit vakalarının ise özel cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir. Cerrahi te’davinin amacı, tıkanıklığın giderilmesiyle sinüslerin burun boşluğuna açılmalarının sağlanmasıdır. Cerrahi tedavisi gerektiren durumlar şunlardır.</p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="420" height="339" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x9knst" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" src="http://www.dailymotion.com/swf/x9knst" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/swf/x9knst"><br />
</a></strong><em><a href="http://www.dailymotion.com/psikoakademi"></a></em></div>
<p>1)   Sinüzitin cerrahi olmayan tedavilere yanıt vermeyip, sürekli <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> ve akıntının bulunması .ve müzminleşmesi.</p>
<p>2)  Sinüsteki iltihabın beyne doğru yayılıp beyin zarı iltihabı (menenjit), beyin apsesi gibi komplikasyonlar yaratması.<br />
3)  Sinüzitin göz çukuruna (orbita) doğru yayılıp, göz çukuru iltihabına [orbita selüliti) ve/veya apsesine yol açması.</p>
<p>4) Sinüsün <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> duvarını öldürüp [nekroz] fistüle yol açması.</p>
<p>5) Sinüs içinde içi cerahat dolu bir kesenin (piyosel) gelişmesi.Gerektiği gibi tedavi edilmemiş sinüzitler, ciddi komplikasyonlara yol açabilirler.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/sinuzit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak Zarı</title>
		<link>http://www.saglik.im/kulak-zari-timpan-zari/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kulak-zari-timpan-zari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 19:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[KULAK ZARI-TİMPAN ZARI: Kulak zarı (timpan zarı), dış kulak kanalının orta kulağa açıldığı sınırda bulunan ve üç tabakadan oluşmuş bir zardır. Dış kulak kanalı tarafında “Skuamöz epitel” tabakası bulunur. Bunun iç tarafında lifli (fibröz] bir tabaka ve en içte de orta kulağın jç yüzünü örtmekte olan mukoza tabakası bulunmaktadır. Bu lifli tabaka, kulak zarına dayanıklılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KULAK ZARI-TİMPAN ZARI: <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">Kulak</a> zarı (timpan zarı), <a href="http://www.saglik.im/dis-kulak/">dış kulak</a> kanalının orta kulağa açıldığı sınırda bulunan ve üç tabakadan oluşmuş bir zardır. Dış kulak kanalı tarafında “Skuamöz epitel” tabakası bulunur. Bunun iç tarafında lifli (fibröz] bir tabaka ve en içte de orta kulağın jç yüzünü örtmekte olan mukoza tabakası bulunmaktadır. Bu lifli tabaka, kulak zarına dayanıklılık kazandırır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9290" title="KULAK ZARI" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/04/KULAK-ZARI-300x221.jpg" alt="" width="300" height="221" /></p>
<p>Kulak zarı dış kulak kanalından geçen ses dalgalarını alır ve bunları titreşimlere çevirir. Bu titreşimler ise orta kulak kemikçiklerine iletilir. Kulak zarı işitme işlevinde önemli bir görev üstlenmiş olmakla birlikte, bu zarın delinmesi ya da çıkartılmasıyla işitme tam olmasa bile mümkün olmaktadır</p>
<p><strong>Ses Nedir<br />
</strong></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="420" height="339" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x8vo5p" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" src="http://www.dailymotion.com/swf/x8vo5p" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<em><a href="http://www.dailymotion.com/urfabirecik"></a></em></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kulak-zari-timpan-zari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Kanaması</title>
		<link>http://www.saglik.im/burun-kanamasi-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/burun-kanamasi-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2009 19:37:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1185</guid>
		<description><![CDATA[BURUN KANAMASI &#8211; (EPİSTAKSİS): Bilindiği gibi burun boşluklarının iç yüzünü örten mukoza damar bakımından çok zengindir. Burnun bazı bölgelerindeyse bu damarların yumaklar oluşturduklarını daha önce belirtmiştik. Mukozanın, hemen altında burun boşluğunu kuran kemik ve kıkırdakların bulunması nedeniyle bu damarların gerektiğinde durabilme yetenekleri çok sınırlıdır. Sözünü ettiğimiz bu nedene bağlı olarak burun damarları kolayca kanarlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURUN KANAMASI &#8211; (EPİSTAKSİS)</strong>: Bilindiği gibi <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> boşluklarının iç yüzünü örten mukoza <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> bakımından çok zengindir. Burnun bazı bölgelerindeyse bu damarların yumaklar oluşturduklarını daha önce belirtmiştik. Mukozanın, hemen altında burun boşluğunu kuran <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> ve kıkırdakların bulunması nedeniyle bu damarların gerektiğinde durabilme yetenekleri çok sınırlıdır. Sözünü ettiğimiz bu nedene bağlı olarak burun damarları kolayca kanarlar ve bu <a href="http://www.saglik.im/kanamalar/">kanamalar</a> da oldukça geç durur.Burun kanaması bir darbeye bağlı olabileceği gibi, kendiliğinden de olabilir. <a href="http://www.saglik.im/burun-kanamalari/">Burun kanamaları</a> burun boşluğunun ön yansından ve/veya arka yarısından kaynaklanabilirler. Çocuk ve gençlerdeki burun kanamalarının büyük bölümü ön yarıdan olmaktadır. Özellikle septu-mun “Littre alanı” ya da “Kiesselbach phleksusu” denilen ön yarısı en sık rastlanan kanama bölgesidir. Littre alanı <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> havasının kurutucu etkisinin ve küçük darbelerin en sık görüldüğü alandır. Her iki etken de bu bölgedeki kanamaları kolaylaştırır.Orta yaşlı ve yaşlı kimselerdeyse burun kanamaları sıklıkla burnun arka yansından kaynaklar.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4608" title="burun_kanamasi" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/burun_kanamasi.jpg" alt="" width="194" height="188" /></p>
<p>Burun boşluğunun üç boyutlu şematik çizimi:</p>
<p>Mavi-burun boşluğu tavanı.</p>
<p>Kırmızı-burun ön delikleri</p>
<p>Yeşil-burun boşluğu dış yan duvarı Sarı-burun arka delikleri</p>
<p>Mor-burun boşluğu tabanı</p>
<p>Lacivert-burun boşluğu dış yan duvarı Siyah-septummaktadır. Bu tür kanamalarda etken darbeler değil, damar sertliğidir. Damar sertliğinden etkilenen burnun arka yarısındaki damarlar, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> basıncının (tansiyon) yüksek oluşunun da yardımıyla kendiliklerinden (spontan) kanarlar. Yukarıda belirttiğimiz belli başlı iki burun kanaması etkeninin yanı sıra, daha az rastlanan fakat bilinmesinde yarar olan etkenler de vardır. Örneğin pernisiyöz anemi, aplastik anemi, lösemiler, çeşitli <a href="http://www.saglik.im/pihtilasma/">pıhtılaşma</a> hastalıkları gibi bazı kan hastalıklarında, burun ameliyatları sonrasında, grip, kızamık, kızamıkçık, difteri,.boğmaca, zatürree, sıtma, tifo, romatizmal <a href="http://www.saglik.im/ates/">ateş</a> gibi <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> sırasında, burundaki yabancı cisim ya da damar tümörü bulunması durumunda burun kanamaları görülebilir. Burun kanamalarının hastayı aşırı bir kan kaybına sokup, şoka neden olabileceklerini de belirtelim.</p>
<p><strong>BURUN KANAMASI TEDAVİSİ:</strong> Burun kanamalarının tedavisi, kanamanın bölgesine ve şiddetine göre değişmektedir. Ağır kanamaların hastayı şoka sokması halinde kan nakli ve/veya serum verilmesini zorunlu kılacak Önlemler gerektiğini yeniden belirtelim.Burun ön yarısından kaynaklanan kanamalar genellikle darbelere bağlıdır ve sıklıkla çocuk ve gençlerde görülür. Eğer kanama hafifse burun deliklerine burun kanatlarını şişirecek kadar pamuk doldurulur. Böylece burnun ön yarısında kanayan damara baskı uygulanmış olur. Baskıyı çoğaltmak için burun kanalları iki parmak arasına alınıp hafifçe sıkılabilir.</p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2906966526621759270&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2906966526621759270&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Pamuklar 3-4 saat kadar burunda tutulur. Gerekirse yeniden pamuk doldurulur. Eğer kanama durmamışsa ya da fazla miktardaysa, olabildiğince kısa bir sürede bir kulak-burun-boğaz doktoruna başvurmak gerekir.Burnun arka yarısından kaynaklanan kanamalar yukarıda belirttiğimiz basit önlemle durdurulamaz. Bu nedenle kesinlikle bir kulak-burun-boğaz doktoruna başvurmak gerekir. Ciddi burun kanamalarında kanayan damarın elektrik ya da kimyasal maddelerle yakılması (koterizasyon), burun boşluğunun tümüyle gazlı bezden yapılmış tamponla doldurulması ve bazen de buruna gelen bazı damarların bağlanması gerekebilir. Eğer burun kanamaları sık oluyorsa, eğer orta yaşlı ya da yaşlı bir kimsede kendiliğinden burun kanamaları gelişiyorsa kulak-burun-boğaz doktoruna başvurmayı akıldan çıkarmamak gerekir.9.26.</p>
<p>BURUN FRUNKULOZİSİ: Ansiklopedinin,“Deri Hastalıkları” bölümünde de anlatıldığı gibi, “Füronkl”, stafilokok adlı bakterilere bağlı olarak kıl foliküllerinde gelişen ve kılın ölmesiyle sonuçlanan iltihaplardır. Burun boşluklarını örten mukozanın herhangi bir bölgesinde ftironk-lun gelişmesine “Burun frunkulozisi” denir. Burun boşluğundaki bir kıhn çekilmesi bile, füronkl gelişmesine neden olabüir, şeker hastalığında, ağır hastalıklarda burun frunkulozisine sık rastlanır.Eğer füronkl burnun dış deliğine yakınsa, olay dışardan kolayca görülebilir. Burun içinde, lgüi bölgede, kırmızı ve ağrılı bir şişlik belirir. <a href="http://www.saglik.im/agri/">Ağrı</a> zonklayıcı biçimdedir. Burnun ön yarısında gelişen füronkllar buradaki toplardamarlara açılmalarıyla iltihap beyin tabanına yakın bir yerde bulunan “Sinüs kavernozus” denilen <a href="http://www.saglik.im/toplardamarlar/">toplardamar</a> gölcüğüne ulaşır. Bu durum yaşamı tehlikeye düşürür ve baş ağrısı, göz kapaklarının şişmesi, göz fırlaklığı, titreme, ateş gibi belirtilere yol açar.Burun frunkulozisinin bu Özellikleri gözönüne alındığında, tedavinin ciddi bir biçimde uygulanması gerekir.Burun içindeki şişlik olgunlaşmadan patlatılma-malı ya da sıkılmamahdır. Bölgeye sıcak kompres uygulanıp, ağızdan uygun bir <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> alınmalıdır. Ancak burundan gelişen en küçük bir füronklda bile bir kulak-burun-boğaz hekiminin yardımına başvurmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/burun-kanamasi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta Kulak iltihabı</title>
		<link>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 19:28:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1174</guid>
		<description><![CDATA[ORTAKULAK İLTİHABI İşitme organının kulak zarıyla içku-lak arasındaki bölümünde görülen en­feksiyonlara ortakulak iltihabı denir. Bütün öbür enfeksiyon hastalıkları gibi orta kulak iltihabının da akut ve kronik, yani tam olarak iyileşmeyip be­lirli aralıklarla yineleyen biçimleri var­dır. AKUT ORTA KUL AK İLTİHABI Akut ortakulak iltihabı genç yaşlarda sık görülen bir hastalıktır. Yaş ilerle­dikçe görülme sıklığı azalır. Bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ORTAKULAK İLTİHABI</strong></span><br />
İşitme organının <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> zarıyla içku-lak arasındaki bölümünde görülen <a href="http://www.saglik.im/yazi/enfeksiyonlar/">en­feksiyonlar</a>a <a href="http://www.saglik.im/ortakulak-iltihabi/">ortakulak iltihabı</a> denir.<br />
Bütün öbür <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon hastalıkları</a> gibi <a href="http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/">orta kulak iltihabı</a>nın da akut ve kronik, yani tam olarak iyileşmeyip be­lirli aralıklarla yineleyen biçimleri var­dır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>AKUT ORTA KUL AK İLTİHABI</strong></span><br />
Akut ortakulak iltihabı genç yaşlarda sık görülen bir hastalıktır. Yaş ilerle­dikçe görülme sıklığı azalır. Bebek ve çocuklar arasında çok yaygındır, eriş­kinlerde daha az görülür, yaşlılarda ise hemen hiç görülmez. Ortakulak iltihabı temelde östaki borusu yoluyla gelişir. Yutağın <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> bölümünü, yani burun boşluğunu ortakulağa bağlayan östaki borusu bebeklerde, erişkinlerdekinden daha kısa ve geniştir. Bu nedenle de yu­tak arka duvarındaki geniz bademciği iltihabı gibi iltihaplanr- kolayca kulağa geçmesine yol açar. Erişkinlerde ise şiddetli soğuk algınlıkları, özellikle de farenjitle birlikte görüldüğünde östaki borusu yoluyla ortakulak iltihabı yapa­bilir. Bununla birlikte ortakulak iltihabın­da tek enfeksiyon yolu bu değildir. Akut ortakulak iltihabı grip, <a href="http://www.saglik.im/kizil/">kızıl</a> gibi bir enfeksiyon hastalığı sırasında geli­şebilir. Ender olarak da kulak zarını yır­tan yaralanmalardan sonra ortaya çıkar.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9063" title="orta-kulak-iltihabi" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/orta-kulak-iltihabi-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /><br />
Akut ortakulak iltihabı başlangıçta iki önemli belirti verir; bunlar kulak ağ­rısı ve işitme yeteneğinde azalmadır. Doğal olarak her iki belirtinin de şidde­ti olgudan olguya değişir. Kulaktaki en­feksiyonun etkenine ve yayılımına bağ­lı olarak bu temel belirtilere ateş, baş ağrısı, baş dönmesi, kulakta sürekli uğultu gibi başka belirtiler de eşlik ede­bilir<br />
<strong>Hastalığın Klinik Biçimleri</strong><br />
Akut nezleli ortakulak iltihabı &#8211; Östa­ki borusu nezlesi olarak da bilinir ve hastalığın en hafif biçimidir. Ortakulak boşluğunda mukus (sümük) ya da se-rumlu-mukus yapısında bol miktarda sıvı birikmesiyle ortaya çıkar. Bu sıvı daha sonra çevre dokularca emilerek kendiliğinden ve iz bırakmadan kaybo­lur.<br />
Akut irinli ortakulak iltihabı &#8211; Özel­likle komplikasyonlan nedeniyle orta­kulak iltihabının en ağır biçimi olarak kabul edilir. Başlıca nedeni burun en­feksiyonlarıdır. Burundan östaki borusu yoluyla ortakulağa geçerek iltihaba ne­den olan bakteriler, nezleli ortakulak il­tihabı etkenlerinden farklıdır. İrinli or­takulak iltihabı stafilokok, streptokok, pnömokok gibi irin yapıcı bakterilere bağlı olarak ortaya çıkar.<br />
Hastalığın irinli biçiminde, nezleli biçiminden farklı olarak ortakulak boş­luğunda irin birikir. Bu irin komşu ya­pılara yayılabilir. Ayrıca kulak zarına bası yaparak zann bombeleşmesine ne­den olabilir.<br />
<strong>Tedavi</strong><br />
Akut nezleli ortakulak iltihabı &#8211; He­men her zaman burun enfeksiyonların­dan kaynaklandığından öncelikle altta yatan birincil enfeksiyon tedavi edilme­lidir. Kulağa uygulanan bazı maddeler­le buradaki sıvı birikimine bağlı tıka­nıklık açılır ve <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> kesilir. Ayrıca ge­nel etkili iltihap basüncı İlaçlar da kul­lanılabilir. Bu tip ortakulak iltihabı uy­gun tedaviyle tam olarak iyileşir, ama önemsenmezse kronikleşir ve irinli İlti­haba dönüşebilir.<br />
Akut irinli ortakulak iltihabı &#8211; İrin oluşturucu <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteriler</a>in duyarlı olduğu antibiyotiklerle yüksek dozda tedavi uygulanır. Aynca yerel olarak dezen­fekte edici ya da <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> içerikli ilaçlar kullanılır. Bu atada ortakulak il­tihabım hazırlayan üst <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yolu enfeksiyonun da tedavi edilmesi gere­kir.<br />
Bazı olgularda irinin ortakulakta ya­rattığı basınçla kulak zan delinir ve irin kulak dışına akar. Bazı olgularda ise ağ-nyı azaltmak ve özellikle irinin başka bölgelere yayılmasını önlemek için ku­lak zan cerrahi olarak delinir ve irin bo­şaltılır. Basit bir cerrahi girişim olan bu işleme “parasentez” denir. Erişkinlerde yerel, çocuk ve bebeklerde genel anes­tezi altında yapılan parasentez kulak za-nnın kendiliğinden, düzensiz olarak ve duyarlı bölgelerinden delinmesini önler. Akut irinli ortakulak iltihaplan ne yazık ki genellikle kronikleşir. Kulak zarındaki delik kalıcıdır ve her soğuk algınlı­ğında hastalık alevlenerek irinli akıntı­ya yol açar.<br />
Hastalığın kronikleşmenin dışındaki başlıca komplikasyonlan arasında mas-toidit (kulağın arkasındaki mastoit çı­kıntının iltihabı), içkulak iltihabı, me­nenjit ve kanda <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteri</a> üremesidir (sep­tisemi).<br />
Bu nedenle özellikle bebeklerde ilti­haplı kulak hastalıkları, ilk belirti verdi­ği anda dikkatle ele alınmalı ve doğru tedavi edilmelidir. Ağrının kaybolması gibi geçici rahatlama sağlayan, ama irinli iltihap odağına karşı etkisiz kalan ne olduğu belirsiz tedavilerden kesinlik­le kaçınmak gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KRONİK ORTAKULAK İLTİHABI</strong></span><br />
Ortakulak iltihabında iyileşme gecikti­ğinde ya da iyileşen ortakulak iltihabı yeniden alevlendiğinde hastalık kronik­leşmeye başlamıştır. Kronik ortakulak iltihabı kendi haline bırakıldığında geri­leme dönemleri görülse bile hiçbir za­man iyileşmez ve gittikçe daha da kötü-leşir.<br />
Kronik ortakulak iltihabı, genellikle kulak zarının delinmesiyle sonuçlanan akut irinli ortakulak iltihabının bir komplikasyonudur. îrin tüm ortakulağa yayılarak <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> iltihabına yol açabilir. İltihap sürekli etkindir ve arada akut alevlenmeler gösterir.<br />
<strong>Nedenleri</strong><br />
Akut ortakulak iltihabını kronikleştiren en Önemli neden yetersiz ya da yanda kesilen antibiyotik tedavisidir. Bilindiği gibi <a href="http://www.saglik.im/dusuk-abortus/">düşük</a> dozlarda uygulanan <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotikler</a> bakterilerde direnç gelişmesine neden olur, yani bakteri antibiyotiğe karşı duyarsız hale gelir.<br />
<strong>Belirtileri</strong><br />
Kronik ortakulak iltihabının en sık gö­rülen ve hastayı hekime başvurmaya zorlayan belirtisi, irinli kulak akıntısı-dır. Miktan zamanla artıp azalabilen akıntı, krem kıvamında, beyaz-sarı renkli ve genellikle kötü kokuludur. Mukozada kanlanma ve buna bağh şiş­me görülen alevlenme dönemleri dışın­da ağrı yoktur. Ama işitme yeteneği be­lirgin biçimde azalır. Sağırlaşma dışın­da sık görülen bir belirti de kulakta uğultudur.<br />
<strong>Tedavi</strong><br />
Kronik irinli ortakulak iltihabı değişik biçimlerde gelişebildiğinden uygula­nacak tedavi de olgudan olguya değişebilir. Ama tedavide temel ilke, ku­lak hastalığının beyin zarı iltihabına ya da septisemiye yol açmasını önle­mektir.<br />
Koruyucu tedavi &#8211; Hastalığın Özellikle alevlenme dönemlerinde antibiyotik kullanılmasına dayanır. Kulak damlaları biçiminde yerel ya da genel olarak uygulanan antibiyotikler irindeki bakte­rileri öldürmeye yöneliktir.<br />
Köklü tedavi &#8211; Cerrahi girişime daya­nır. <a href="http://www.saglik.im/kulak-zari-timpan-zari/">Kulak zarı</a> boşluğu ile komşu boş­lukların içi boşaltılarak tek bir kemik boşluğu yaratılır. Dış ortamla bağlantılı olan bu boşluğun duvarları iltihaplı <a href="http://www.saglik.im/dokular/">do­kular</a>dan arındırılarak sağlıklı hale geti­rilir. Böylece dış ortamla bağlantılı, du-varlan sağlıklı bir boşluk oluşturulur. Amaç ortakulak boşluğu ile kemiklerde bütün olası iltihap odaklarım yok et­mek, aynca dökülen dışkulak ve orta­kulak epitelinin yığılmasıyla oluşan <a href="http://www.saglik.im/kist/">kist</a>leri (kolesteatom) kesin biçimde ön­lemektir.</p>
<div>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ORTA KULAK İLTİHABI-OTİTİS MEDYA:</strong></span></p>
<p>Orta kulağın iltihabına “Otitis medya” denilmektedir. Başlıca üç çeşit orta kulak iltihabı bulunmaktadır. Bunlar: 1], Virüslere bağlı orta kulak iltihabı 2} Bakterilere bağlı cerahatli orta kulak iltihabı 3) Nekrozla seyreden orta kulak iltihabıdır</p>
</div>
<p><span style="color: #ff0000;">BAKTERİLERE BAĞLI ORTA KULAK İLTİHABI:</span><strong><span style="color: #ff0000;"> </span></strong></p>
<p>Bakterilere bağlı olarak gelişen orta kulak iltihapları özellikle 0-7 yaş arası çocuklarda sık görülmektedir. Hastehk sıklık bakımından doruk noktasına 2. yaş dolaylarında ulaşmaktadır. Sosyoekonomik yönden geri olan çevrelerde daha sık görülmektedir. Orta kulak iltihabının bu çeşidi sıklıkla burun ve/veya <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> iltihaplarına eklenmekle birlikte, özellikle kızamık ve <a href="http://www.saglik.im/kizil/">kızıl</a> hastalıklarının seyri sırasında da gelişebilmektedir.</p>
<p>Burun ve/veya boğazdaki, bakterilere bağlı iltihabın nazofarinkse (yutağın üst bölümü) ulaşmasıyla buraya açılan östaki kanalı da olaya katılır. Östakideki iltihap bu kanalın tıkanmasına neden olur. Östaki tıkanmasıysa orta kulağın bakterilere karşı direncini kırar. Böylece burun, boğaz ve/veya nazofarinksteki bakteriler orta kulağa doğru kolayca yayılırlar. Vakaların % 40-50’sinde etken olarak “Beta-hemolitik streptokok” adlı bakterilere rastlanmaktadır. Bundan başka stafilokok, pnömokok ve streptokokus viridans adlı bakterilere de rastlanabilinmekte-dir. Sık görülen etkenlerden biri de “Stafiloko-kus aureus”tur ve giderek daha çok yaygınlaşmaktadır.</p>
<p>Ortakulağın bakterilere bağlı iltihabı: 1) İltihap 2) Cerahatlanma 3) Komplikasyon ve 4) iyileşme olmak üzere dört dönem gösterebilir, <a href="http://www.saglik.im/blefarospazm-tik/">tik</a> dönem olan “<a href="http://www.saglik.im/iltihap-yangi/">iltihap</a>” döneminde östaki kanalı tıkanıklığı ve buna bağlı belirtiler gelişir (9.11′e bakın). Kulak çınlaması, dolgunluk ve hafif bir <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> gibi yakınmalar gelişir. Bu dönemde uygun bir <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> tedavisi ve östaki kanalındaki ödemi giderecek ilaçlar yararlıdır. Valsalva uygulamasının zaman zaman yinelenmesi, ort akulağın havalanmasını sağladığı için olumlu sonuçlar yaratır. Hastaların yatak istirahati yapmaları, kulaklarım sıcak tutmaları, hafif bir ağrı kesici almaları uygundur. Bazı durumlarda kulak zarı bir kulak-burun-bo-ğaz uzmanı tarafından hafifçe yarılır ve orta kulağa birikmiş olan sıvı boşaltılır. Bu işleme “Miringotomi” adı verilir.</p>
<p>Eğer orta kulak iltihabı ilerleyecek olursa ve miringotomi uygulanmazsa, orta kulağa biriken</p>
<p>sıvı kulak zarını dışa iter ve bir süre sonra da onu patlatır. Kulak zarının patlamasıyla orta kulağa biriken sıvı, <a href="http://www.saglik.im/dis-kulak/">dış kulak</a> kanalına çıkmaya başlar ve böylece kulakta bir <a href="http://www.saglik.im/akinti/">akıntı</a> belirir. Bu akıntı başlangıçta serum gibi saydam ya da hafif kanlıdır. Ancak, dış kulaktaki mikropların orta kulağa girmelerinin etkisiyle de, bu akıntı cerahatli bir akıntıya dönüşür. Cerahatli akıntı kirli sarı renktedir. Orta kulaktaki sıvının boşalması kulaktaki ağrıyı dindirir, ancak işitme ağırlaşır. Bu sırada orta kulaktaki iltihabın “Mastoid selüller” denilen ve arka kulak boşluğunun arkasındaki kemikte bulunan hava boşluklarına yayılması, kulağın arkasında bir ağrının gelişmesine yol açar. Bu dönemde uygulanacak tedavi iltihap döneminin aynısıdır. Eğer hastalık cerahatlanma döneminde de tedavi edilmeyecek olursa komplikasyorilar gelişmeye başlar. Mastaoid selüllerinin iltihaplanması (”Mastordit”), <a href="http://www.saglik.im/amipli-beyin-ve-beyin-zari-iltihabi/">beyin zarı iltihaplanması</a> (”<a href="http://www.saglik.im/menenjit/">Menenjit</a>”) ya da iç kulağın iltihaplanması ciddi komplikasyonlardır. Bu gibi komplikasyonlar özgün tedaviler gerektirir. îyileşme dönemindey-se iltihaba bağlı olarak arka kulağa birikmiş olan sıvı yavaş yavaş kaybolur, iltihabi değişiklikler iyileşmeye başlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">VİRÜSLERE BAĞLI ORTA KULAK İLTİHABI-VİRAL OTİTİS MEDYA: </span></p>
<p>Virüslere bağlı orta kulak iltihabına, “Viral otitis medya” denir. <a href="http://www.saglik.im/soguk-alginligi-ve-nezle/">Soğuk algınlığı</a> ya da <a href="http://www.saglik.im/soguk-alginligi-ve-nezle/">nezle</a> sırasında üst solunum yollarındaki iltihabın östaki kanalını geçerek orta kulağa ulaşmasıyla ortaya çıkar.</p>
<p>İltihap nedeniyle östaki kanalı tıkanır, orta kulakta bir miktar sıvı birikir.<br />
Hastalığın belirtileri, soğuk algınlığı ya da nezle belirtilerine eklenen östaki kanalı tıkanıklığı biçimindedir. Hasta kulaklarındaki dolgunluk, çınlama bazen de ağrıdan yakınır. Östaki kanalındaki tıkanıklığın geçici olarak açılıp, orta kulağın havalanmasının sağlanması amacıyla hastaların “Valsalva uygulaması” denilen bir işlemi zaman zaman yapmalarında yarar vardır. Valsalva uygulaması şöyle yapılır: Hasta bir eliyle burnunu sıkıp burun deliklerini kapatır. Bu sırada ağzını da kapatarak ıkınır. Böylece ağız, burun ve yutaktaki hava basıncı yükselir. Bu İse tıkalı olan östaki kanalını açıp orta kulağa hava gitmesini sağlar.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heimlich Uygulaması &#8211; Solunum Yolunun Tıkanması</title>
		<link>http://www.saglik.im/heimlich-uygulamasi-solunum-yolunun-yabanci-cisimle-tikanmasi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/heimlich-uygulamasi-solunum-yolunun-yabanci-cisimle-tikanmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 09:39:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1209</guid>
		<description><![CDATA[HEİMLİCH UYGULAMASI-SOLUNUM YOLUNUN YABANCI CİSİMLE TIKANMASI: Çeşitli nedenlere bağlı olarak besin maddeleri ya da ağıza alınan yabancı cisimler (çocuklarda büye, oyuncak parçası, para gibi} yanlışlıkla yutulup solunum yollarına ve özellikle gırtlağa ya da soluk borusuna kaçabilir. Bu gibi durumlarda üst solunum yolu kısmen ya da tümüyle tıkanır.ğer hasta öksürebiliyorsa, konuşabiliyorsa, hırıltılı olarak soluk alıp verebiliyorsa- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HEİMLİCH UYGULAMASI-SOLUNUM YOLUNUN YABANCI CİSİMLE TIKANMASI: </strong>Çeşitli nedenlere bağlı olarak besin maddeleri ya da ağıza alınan yabancı cisimler (çocuklarda büye, oyuncak parçası, para gibi} yanlışlıkla yutulup <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarına ve özellikle gırtlağa ya da soluk borusuna kaçabilir. Bu gibi durumlarda üst solunum yolu kısmen ya da tümüyle tıkanır.ğer hasta öksürebiliyorsa, konuşabiliyorsa, hırıltılı olarak soluk alıp verebiliyorsa- hastaya müdahele ötmeyin. Bırakın şiddetli öksürükleriy-le solunum yoluna kaçmış olan cismi çıkarsın. Eğer hasta öksüremiyor, soluk alamıyor, morarı-yor ya da bayılmışsa zaman kaybetmeksizin “HEÎMLİCH UYGULAMASINI” aşağıdaki biçimlerde gerçekleştirin:</p>
<p>A] <strong>EĞER HASTA AYAKTA YA DA OTURUYORSA HEİMLİCH UYGULAMASI</strong></p>
<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4541" title="heim" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/heim-219x300.gif" alt="" width="219" height="300" /> </strong></p>
<p>1) Hastanın sırtına kürek kemiklerinin arasına gelen bir bölgeye yumrukla ve şiddetli bir biçimde 4 defa vurun. Eğer bir sonuç alamazsanız; 2} Hemen hastanın arkasına geçin ve kollarınızı hastanın beline dolayın bir elinizle yumruk yaparken diğer elinizle de yumruğunuzu kavrayın. Daha sonra yumruğunuzu hastamn karnının üst bölgesine, göğüs kafesinin hemen altına yerleştirin. Hastanın karnına yumruk indirir-mişcesine yumruğunuzu aniden ve şiddetle karnına doğru biastırın, vurun. Bunu 8 defa tekrarlayın. Eğer hasta kusarsa ağzını boşaltın.</p>
<p>Bu işlemler de yararlı olmazsa; 3) Sivri bir bıçak, çakı, bisturi ile ya da sert bir jiletle “Acil Trakeotomi” (soluk borusunu kesmek) yapın.</p>
<p><strong>B) EĞER HASTA YERE YUVARLATMIŞ İSE HEİMLiCH UYGULAMASI:</strong></p>
<p>1) Hastamn sırtına, kürek kemikleri arasına hızla ve şiddetli bir biçimde 4 yumruk indirin. Eğer sonuç alamazsanız;</p>
<p>2) Hastayı sırtüstü yatırın. Bir eliniziyumrukyapın ve yumruğunuzu hastanın karnının üst bölümüne göğüs kafesinin hemen altına koyun. Diğer elinizi de yumruğunuzun üstüne koyduktan sonra hastanın karnına yumruk vururmuşçasına aniden ve şiddetle bastırın. Bu işlemi 8 defa tekrar edin. Eğer kusarsa ağzını temizleyin. Bu işlemler yetersiz kalırsa;</p>
<p>3) Acil Trakeotomi yapın.</p>
<p><strong>C) EĞER YALNIZSANIZ HEİMLİCH UYGULAMASI:</strong></p>
<p>Tek başınıza olduğunuzda derhal bir sandalyenin arkalığım karnınızın üst bölgesine dayayın ve vücut ağırlığınızla karnınızı şiddetle sandalyenin arkalığına bastırın. Kusarsınız ağzımzdakileri tükürün.Buraya kadar anlattığımız işlemleri en geç 3-4 dakika içinde gerçekleştirmelisiniz.</p>
<p>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/heimlich-uygulamasi-solunum-yolunun-yabanci-cisimle-tikanmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gırtlak Kanseri</title>
		<link>http://www.saglik.im/girtlak-kanseri/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/girtlak-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 09:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1208</guid>
		<description><![CDATA[GIRTLAK KANSERİ: Gırtlakta gelişen habis tümörlerin yaklaşık % 98′i kanserdir. Bilindiği gibi kanser, epitel dokusundan kaynaklanan habis tümörlerdir. Hastalık erkeklerde daha çok görülür ve genellikle 45-50 yaşlarında ortaya çıkar. Tütün kullanımı,, müzmin gırtlak iltihabı, alkolizm, tahriş edici gazlar, sesini aşırı kullanma ve bazı bilinmeyen etkenler kansere yol açabilmektedir.Ses kısıklığı (disfoni), yutma güçlüğü (disfaji), nefes darlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GIRTLAK KANSERİ:</strong> Gırtlakta gelişen <a href="http://www.saglik.im/habis-melanoma/">habis</a> <a href="http://www.saglik.im/yazi/tumorler/">tümörler</a>in yaklaşık % 98′i kanserdir. Bilindiği gibi kanser, <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> dokusundan kaynaklanan habis tümörlerdir. <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">Hastalık</a> erkeklerde daha çok görülür ve genellikle 45-50 yaşlarında ortaya çıkar.</p>
<p>Tütün kullanımı,, müzmin <a href="http://www.saglik.im/larenjit-girtlak-iltihabi/">gırtlak iltihabı</a>, <a href="http://www.saglik.im/alkolizm/">alkolizm</a>, tahriş edici gazlar, sesini aşırı kullanma ve bazı bilinmeyen etkenler <a href="http://www.saglik.im/yazi/kanser/">kanser</a>e yol açabilmektedir.<a href="http://www.saglik.im/ses-kisikligi/">Ses kısıklığı</a> (disfoni), <a href="http://www.saglik.im/yutma-guclugu/">yutma güçlüğü</a> (disfaji), <a href="http://www.saglik.im/nefes-darligi/">nefes darlığı</a> dispnej, gıcık, <a href="http://www.saglik.im/oksuruk/">Öksürük</a> hastalığın yol açabileceği uyarıcı belirtilerdendir. Tedavi ışınlama ve/veya cerrahi olarak yapılmaktadır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4543" title="usye" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/usye.jpg" alt="" width="260" height="295" /></p>
<p><strong>Sigara Kullanımının Zararları</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xa328a_grtlak-kanseri_lifestyle" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xa328a_grtlak-kanseri_lifestyle" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<div><strong><a href="http://www.dailymotion.com/swf/xa328a_grtlak-kanseri_lifestyle&amp;autoPlay=1&amp;related=1"><br />
</a></strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/girtlak-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

