<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Kalp Damar</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Doğumsal Kalp Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglik.im/dogumsal-kalp-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/dogumsal-kalp-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 23:23:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI Doğumsal kalp-damar oluşum bo­zuklukları, bebek anne karamda iken ya da doğumdan hemen sonra yerleşen or­ganik hastalıklardır. Doğumsal kalp has­talıkları, tüm doğumsal hastalıkların yaklaşık onda birini oluşturur. İstatistik­lere göre her 1.000 doğumun 2-6’sında doğumsal kalp hastalığı görülmektedir. NEDENLERİ Kalp-damar oluşum bozukluklarının nedenleri tam olarak aydınlatılmış de­ğildir. Anne yaşının doğumsal kalp has­talığında rol oynadığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI</p>
<p>Doğumsal kalp-damar oluşum bo­zuklukları, bebek anne karamda iken ya da doğumdan hemen sonra yerleşen or­ganik hastalıklardır. Doğumsal <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> has­talıkları, tüm doğumsal hastalıkların yaklaşık onda birini oluşturur. İstatistik­lere göre her 1.000 doğumun 2-6’sında doğumsal kalp hastalığı görülmektedir.</p>
<p>NEDENLERİ</p>
<p>Kalp-damar oluşum bozukluklarının nedenleri tam olarak aydınlatılmış de­ğildir. Anne yaşının doğumsal kalp has­talığında rol oynadığı düşünülmektedir. Çok genç ya da çok yaşlı annelerin ço­cuklarında doğumsal kalp hastalığı oranı artar. Etnik grup ve cinsiyet gibi et­kenlerin pek önemli olmadığı bilinınek-[tedir. Ama kız çocuklarda açık kalmış rdamar yolu (patent duetus arterio), erkek çocuklarda ise aort darlığı, Pallot dörtlemesi ve büyük damarların yerleşim bozukluğu (transpozisyon) daha sık görülür. Tek ya da çift <a href="http://www.saglik.im/yumurta/">yumurta</a> ileri arasında hastalığa yakalanma imin yaklaşık aynı olması, kalıtımın doğumsal kalp hastalığında fazla ıem taşımadığını gösterir. Öte yandan ilaçların, enfeksiyon etkenlerinin <a href="http://www.saglik.im/metabolizma/">metabolizma</a> bozukluklarının, bebe-anne karnındaki normal gelişimini )zarak, oluşum kusurlarına yol açtığı işünülmektedir.<br />
DÖlütün gelişiminde bozukluk yapmaları (teratojenik etki) kesinlikle belli başlı ilaçlar talidomid, kortikos-roit grubu ve kinindir. Birçok kadın, ebelik döneminde doktora danışmadan aç kullanır.<br />
<a href="http://www.saglik.im/embriyo/">Embriyo</a> gelişimini olumlu etkileyen n <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> ve mineralleri içeren ilaç-dışında, bütün ilaçların dölüte zarar ıe olasılığı vardır. Embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilen başlıca enfeksiyon etkenleri kızamıkçık, kabaku­lak, hcrpes ve <a href="http://www.saglik.im/grip/">grip</a> virüsleri ile sitome-galovirüs ve toksoplazma parazitidir. Bunlardan yalnız <a href="http://www.saglik.im/yazi/kizamikcik/">kızamıkçık</a> virüsünün kalpte doğumsal oluşum bozukluklarına yol açtığı kesin olarak kanıtlanmıştır. <a href="http://www.saglik.im/yazi/gebelik/">Gebelik</a> sırasında kızamıkçık geçiren bazı annelerin bebeklerinde işitme kay­bı, gözde <a href="http://www.saglik.im/katarakt/">katarakt</a> ve kalpte gelişim bozukluguyla kendini belli eden üçlü bir oluşum bozukluğu görülür. Metabolik etkenler arasında annedeki şeker hastalı­ğının doğumsal kalp hastalığı oluşu­munda rol oynadığı düşünülmektedir.<br />
Ayrıca kalıtsal hastalığı olanlarda da doğumsal kalp hastalığı oranı yük­sektir. Mongolizm adı verilen 21. kro­mozom bozukluğu (Down sendromu) olan çocukların yaklaşık yüzde 40′ında kalpte oluşum bozukluğu vardır.</p>
<p>KALPTE OLUŞUM BOZUKLUĞU NASIL TANINIR?</p>
<p>Yaşamın ilk haftasından başlayarak be­bekte bir kalp bozukluğu olup olmadığı anlaşılabilir. Kalp hastalığını düşündü­ren başlıca belirtiler, <a href="http://www.saglik.im/morarma/">morarma</a> (siyanoz), nefes darlığı, kalp yetmezliği, kalp atım­larının hızlanması ve dinlemeyle muaye­nede kalpte üfürüm bulunmasıdır.<br />
Doğumda yaygın ve ağır bir morar­ma (deri ve mukozaların mavi renk al­ması), kalpte üfürüm olmasa da, do­ğumsal kalp hastalığının önemli bir be­lirtisidir. Öncelikle morarmanın akci­ğer, beyin ya da enfeksiyon hastalıkla­rına bağlı olmadığı belirlenmelidir.<br />
Morarma yaşamın 2-3. gününde or­taya çıkarsa, kesin tanı konarak olgunun cerrahi girişime uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Hafif morarmalar göz­den kaçabilin Doğumsal kalp hastalığın­dan kuşkulanılırsa nefes darlığı, kalp alım sayısı fazlalığı ve karaciğer büyü­mesi gibi belirtilerin aranması gerekir. ‘<br />
Hastadaki tek belirtinin üfürüm ol­ması, her zaman kalp hastalığını göster­mez. Çocukların yaklaşık yüzde 60′ında kalp hastalığına bağlı olmayan üfürüm görülebilir. Kalp üfürümü, normal be­beklerde de duyulabilir. Doğumdan başlayarak duyulan üfürümler, akciğer atar-daman darlıklarında, mitral kapağı yet­mezliği gibi kalp hastalıklarında duyula­bilir; bazen ağır oluşum bozukluklarının belirtisi olabilir. Daha geç aşamada ka­rıncıklar arasındaki büyük deliklere bağlı üfürümler duyulabilir. Bir kalp üfürümü-nün nedenini anlamak için öncelikle ak­ciğer filmi, elektrokardiyogram ve eko-kardiyogram incelemeleri yapılmalıdır.</p>
<p>Doğumsal kalp hastalıkları, morarma (siyanoz) bulunup bulunmamasına göre iki gruba ayrılabilir. Morarma görülen (siyanozlu) kalp hastalıklarının en önemlileri büyük damarların yanlış yer­den çıkması (transpozisyon), sağlam ka­rıncıklar arası bölme ile birlikte akciğer atardamarı kapağında darlık ya da tı­kanma oluşu, Fallot dörtlemesi (tetralo-jisi) ve sağ kulakçık ile sağ karıncık arasındaki triküspid (üç kanatlı) kapa­ğın tıkalı oluşudur.<br />
Morarmasız (siyanozsuz) kalp hasta­lıklarının başlıcaları ise kulakçıklar ya da karıncıklar arası bölmede açıklık oluşu, <a href="http://www.saglik.im/tardamarlar/">atardamar</a> yolunun açık kalması, basit akciğer atardamarı darlığı, aort ka­pağı darlığı ve aort yayının bölgesel darlığıdır.<br />
Morarma olup olmamasına göre ya­pılan sınıflama bazı yanılgılara neden olabilir. Örneğin, morarma ile görülen bazı doğumsal kalp hastalıklarında ya­şamın ilk günlerinde morarma olmaya­bilir ya da morarmasız hastalarda ilk günlerde geçici morarma görülebilir.<br />
Klinik açıdan doğumsal kalp has­talıklarını elektrokardiyogram ve akci­ğer filmi sonuçlarına ve morarmanın bulunup bulunmamasına göre sınıfla­mak daha doğrudur. Elektrokardiyog­ram (EKG) sağ ya da sol karıncığın ya da her ikisinin büyüdüğünü gösterebilir. Akciğer filminde kalbin biçimi, gelişim bozukluğunun türünü gösterebilir, ayrı­ca akciğer alanında damarlanmanm nor­mal, azalmış ya da artmış olduğu sapta­nabilir. Bu özelliklere göre şöyle bir sı­nıflama yapılabilir:<br />
Sağ karıncıkta aşırı büyüme ve akci­ğerde aşırı danıarlanmayla birlikte görülen doğumsal kalp hastalıkları: a) morarma ile birlikte görülenler:<br />
- büyük damarların yerleşim bozukluğu<br />
b) morarma görülmeyenler:<br />
- mitral kapak (sol kulakçıkla sol karın­cığı ayıran kapak) ile aort kapağının tı­kanıklığı; aort yayının darlığı; açık kal­mış atardamar yolu; kulakçıklar arası bağlantı; akciğerden <a href="http://www.saglik.im/toplardamarlar/">toplardamar</a> dönü­şünün ağır bozukluğu.<br />
Sağ karıncıkta aşırı büyüme ve akci­ğerde damarlanma azalması ile birlik­te görülen doğumsal kalp hastalıkları: Bunların hepsi morarma ile birlikte gö­rülür.<br />
- akciğer atardamarı darlığı ve karıncık­lar arası bölmenin sağlam olduğu akci­ğer atardamarı kapağı darlığı; Fallot dörtlemesi (tetralojisi).<br />
Sağ karıncıkta aşırı büyüme ile bir­likte akciğerde damarlanma değişik­liği görülmeyen doğumsal kalp has­talıkları:<br />
- akciğer atardamarı kapağının ağır ol­mayan darlığı.<br />
Sol karıncıkta aşırı büyüme ve akci­ğerde aşırı damarlanma ile birlikte görülen doğumsal kalp hastalıkları:<br />
- çok seyrek görülür.<br />
Sol karıncıkta aşırı büyüme ve akci­ğerde damarlanma azalması ile birlik­te görülen doğumsal kalp hastalıkları:<br />
- sağ kulakçık ile sağ karıncığı ayıran üç kanatlı (triküspid) kapağın tıkanıklı-ğıyla birlikte görülen akciğer atardama­rı kapağı darlığı; perdeli akciğer atarda­marı darlığıyla birlikte, sağ karıncıkta gelişme geriliği.<br />
Sol karıncıkta aşırı büyüme ile bir­likte akciğerde damarlanma değişik­liği görülmeyen doğumsal kalp hasta­lıkları: Çok ender görülürler.<br />
- kalp boşluklarım döşeyen kalp iç zar (endokart) katmanında bağ ve esnek <a href="http://www.saglik.im/dokular/">doku</a> artışı (endokardiyal fibroelastozı: kalp kasmda glikojen birikmesi; do­ğumsal mitral kapak yetmezliği.<br />
Her iki karıncıkta aşırı büyüme ve akciğerde damarlanma artması ile birlikte görülen doğumsal kalrç has­talıkları:<br />
- karıncıklar arası bozuklukla birlikte büyük damarlarda yerleşim bozukluğu: karıncıklar arası bağlantı; atardamar çı­kış yeri; <a href="http://www.saglik.im/tardamarlar/">atardamarlar</a> arasındaki açıklı­ğın kapanmaması. :<br />
Her iki karıncıkta aşırı büyüme vt akciğerde damarlanma azalması ile birlikte görülen doğumsal kalp has­talıkları: Çok seyrek görülür.<br />
- akciğer atardamarı kapağmda darlıkla birlikte büyük damarların yerleşim bo­zukluğu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/dogumsal-kalp-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şok</title>
		<link>http://www.saglik.im/sok/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/sok/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 09:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Şok Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2506</guid>
		<description><![CDATA[Kalbin pompaladığı kan miktarının, organ, doku ve hücrelerin gereksinimlerini karşılayamayacak düzeyde oluşu nedeniyle vücudun normal yaşam ‘ işlevlerini yerine getirememesi olayıdır. Başlıca üç çeşit şok vardır, bunlar sırası ile kanama şoku, endotoksik -septik şok ve kalp kaynaklı (kardiojenik) şoktur. Şokun çeşidi ne olursa olsun, kan damarlarında dolaşmakta olan kanın miktarında bir azalma vardır. Bu azalmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbin pompaladığı <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> miktarının, organ, <a href="http://www.saglik.im/dokular/">doku</a> ve hücrelerin gereksinimlerini karşılayamayacak düzeyde oluşu nedeniyle vücudun normal yaşam ‘ işlevlerini yerine getirememesi olayıdır. Başlıca üç çeşit <a href="http://www.saglik.im/sok/">şok</a> vardır, bunlar sırası ile kanama şoku, endotoksik -septik şok ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> kaynaklı (kardiojenik) şoktur. Şokun çeşidi ne olursa olsun, kan damarlarında dolaşmakta olan kanın miktarında bir azalma vardır. Bu azalmaya “Hipovolemi” denilmektedir. Şokun sözünü ettiğimiz bu üç türünün oluşum biçimlerini ayrı ayrı incelemeyi uygun görmekteyiz.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2907" title="90" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/11/90-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></p>
<p><strong>ŞOK BELİRTİLERİ</strong>: En önemli belirti hastanın halsizleşmesi, renginin sararması, terlemesi ve sıcaklığının düşmesidir. Dudaklarda ahnda, avuç içleri ve koltuk altlarında ter damlaları görülür. Hasta kusar ya da <a href="http://www.saglik.im/mide/">mide</a> bulantısından yakınır. Tepkileri başta normal olmasına karşın sonraları ya aşırı hareketli olur ya da çevreye karşı ilgisini ve dikkatini yitirir. Genellikle susuzluk hisseder. <a href="http://www.saglik.im/nabiz/">Nabız</a> artışı hızlı ancak duyulmayacak kadar hafif olabüir. Normalden çok daha hızlı ve bazen çok derin nefes alabilir. Ancak bu belirtilerin hepsi ilk anda görülmeyebilir. Özellikle ciddi kanama durumlarında bu belirtiler ancak bir saat ya da daha sonra ortaya çıkar.</p>
<p>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/sok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çarpıntı</title>
		<link>http://www.saglik.im/carpinti/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/carpinti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 07:25:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Ve Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=736</guid>
		<description><![CDATA[ÇARPINTI Çarpıntı çok rastlanan bir belirtidir. Bu belirti iki başlık altında incelenebilir: Kişide kalp atımlarının yolunda gitmediği duygusunun uyanması, yani öznel çarpıntı duygusu ve kalp atım düzeninde (ritminde) bozukluk, yani gerçek çarpıntı. Çarpıntı duygusu pek çok insanda görülen bir belirtidir; kalp atımlarının düzenli-düzensiz biçimde hızlanmasının ya da yavaşlamasının doğurduğu rahatsızlık verici bir duygudur, ama görece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇARPINTI</strong><br />
Çarpıntı çok rastlanan bir belirtidir. Bu belirti iki başlık altında incelenebilir: Kişide <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> atımlarının yolunda gitmediği duygusunun uyanması, yani öznel <a href="http://www.saglik.im/carpinti/">çarpıntı</a> duygusu ve kalp atım düzeninde (ritminde) bozukluk, yani gerçek çarpıntı. Çarpıntı duygusu pek çok insanda görülen bir belirtidir; kalp atımlarının düzenli-düzensiz biçimde hızlanmasının ya da yavaşlamasının doğurduğu rahatsızlık verici bir duygudur, ama görece önemsiz kalp ritmi bozukluklarından kaynaklanır. Genellikle bir zorlanma, uyarılma ya da alkol, kahve, sigara içmeden sonra ortaya çıkar. Çoğu durumda kalple ilgili organik bozukluklara değil, ruhsal bozukluklara bağlıdır. Örneğin kalp nevrozunun en önemli belirtisidir. Çarpıntı duygusu “kalbin bilincine varmak” biçiminde tanımlanabilir; kalp atımları bütünüyle normal olsa bile kişinin bu atımları duyumsayarak aşırı önemsediğini gösterir. Bu duygu otonom sinir sisteminde sempatik sinirlerin düzensizlikleriyle ilişkilidir. Aşırı duyarlı, çabuk uyarılan kişilerin ruhsal durumu sürekli değişir; eleştiri, akıl yürütme ve karar verme yeteneklerini de etkileyen bu durum vücut-larıyla ilgili gözlemlerine çok belirgin olarak yansır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4527" title="carpinti" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/carpinti2-142x300.jpg" alt="" width="142" height="300" />Aşırı zorlanmasa-lar bile kalp atımlarının hızlandığını ve düzensizleştiğini duyumsarlar. Zamanla bu durum yinelendikçe önemli kalp rahatsızlıkları olduğuna inanırlar. Kalbin ritmi ve çalışması bütünüyle normal olmasına karşın, bu organa karşı duyarlılıkları arttığından çarpıntıdan yakınırlar. Oysa gerçek kalp hastaları, kalp atım hızındaki değişikliklere normal kişilerden çok daha az duyarlıdırlar.<br />
<strong>Kalpte Ritim Bozukluğu Nedir?</strong><br />
Ritim bozukluğu kalp atımlarının bir dakikada hep aynı sayıda ve düzenli olması gerekirken düzensizleşmesidir. Kalp atım sayısının artması ya da azalması biçiminde ortaya çıkabilir.<br />
Ekstrasistol (ek atım) gibi çarpıntı duygusu veren bazı ritim bozuklukları pek önemli değildir. Ama ritim bozukluklarıÖnemli hastalıklann belirtisi de olabilir. Örneğin karıncık fibrilasyonu (titreşme), zamanmda önlem alınmazsa ölümle sonuçlanabilir..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/carpinti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANTİKOAGÜLAN İLAÇLAR</title>
		<link>http://www.saglik.im/antikoagulan-ilaclar/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/antikoagulan-ilaclar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 15:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1932</guid>
		<description><![CDATA[ANTİKOAGÜLAN İLAÇLAR: (PIHTILAŞMAYA KARŞI İLAÇLAR): Antikoagülan ilaçlar, pıhtılaşma olayını çeşitli basamaklarda engelleyen ilaçlardır. Bu özellikleri nedeniyle, damar hastalıklarında geniş bir kullanım alanına sahiptirler. Bu bölümde, “Heparin” “Kumarin”, “Dikumâ-rol” “Varfarin” “Siklokumarol” “Plazmin” “Ürokinaz”, “Streptokinaz” ve “Sreptodornaz”ı inceleyeceğiz. Heparin, protrombinin trombine dönüşmesini engelleyerek, antikoagülan etkisini gösterir. Heparinin antitromboplastin etkisi de vardır. Yemek sonrası gelişen hiperlipemi (kanda lipidle-rin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>ANTİKOAGÜLAN İLAÇLAR: (PIHTILAŞMAYA KARŞI İLAÇLAR): Antikoagülan ilaçlar, <a href="http://www.saglik.im/pihtilasma/">pıhtılaşma</a> olayını çeşitli basamaklarda engelleyen ilaçlardır. Bu özellikleri nedeniyle, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> hastalıklarında geniş bir kullanım alanına sahiptirler.</p>
<p>Bu bölümde, “Heparin” “Kumarin”, “Dikumâ-rol” “Varfarin” “Siklokumarol” “Plazmin” “Ürokinaz”, “Streptokinaz” ve “Sreptodornaz”ı inceleyeceğiz.</p>
<p>Heparin, protrombinin trombine dönüşmesini engelleyerek, antikoagülan etkisini gösterir. Heparinin antitromboplastin etkisi de vardır. Yemek sonrası gelişen hiperlipemi (kanda lipidle-rin yükselmesi) heparin tarafından yok edilir. Heparin sindirim kanalından emilmez. Bu nedeı? le damar içine verilmesi gerekmektedir. Pıhtılaşma olayında görev alan faktör VII, faktör IX, faktör X ve protrombin vücuttaki K vitaminine bağlı olarak üretilirler. Kumarin, Dikumarol, Siklokumarol ve Varfarin, K vitamininin antime-tabolitidirler. Böylece yukarıda saydığımız faktörler ve protrombinin yapımı bu dört <a href="http://www.saglik.im/kategori/ilac-bilimi/">ilaç</a> tarafından baskı altına alınmış olunur. Bu ilaçların antikoagülan etkilerinin ortaya çıkması için belli bir sürenin geçmesi gerekir. Çünkü varolan pıhtılaşma faktörleri bu dört ilaçtan etkilenmezler.</p>
<p>Plazmin, Ürokinaz, Streptokinaz ve Streptodor-naz oluşmuş pıhtılardaki fibrini eriterek antikoagülan etkilerini gösterirler. Aspirin ve Prostaglandin El trombositlerin işlevlerini bozarak, pıhtılaşmaya karşı etki gösterirler.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/antikoagulan-ilaclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİJİTAL GRUBU KALP İLAÇLARI</title>
		<link>http://www.saglik.im/dijital-grubu-kalp-ilaclari/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/dijital-grubu-kalp-ilaclari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:26:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1931</guid>
		<description><![CDATA[DİJİTAL GRUBU KALP İLAÇLARI: Steroid grubu bazı organik maddeler ve bunların glikozidleri, kalbin biyoelektriksel etkinliği ve kasılabilme gücü üzerine etkilidirler. Bu maddeler kalbin, özellikle kasılabilme gücünü artırmaktadırlar. Bu glikozidlerin çoğu “Dijitalis purpura” “Dijitalis lanata” ve “Strofantus gratus” adlı bitkilerin yapraklarından elde edilmektedirler. Kalp üzerine etkili bu glikozıdlere topluca “Dijital” denilmektedir. Yukarıda belirttiğimiz bitkilerden elde edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>DİJİTAL GRUBU <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">KALP</a> İLAÇLARI: Steroid grubu bazı organik maddeler ve bunların glikozidleri, kalbin biyoelektriksel etkinliği ve kasılabilme gücü üzerine etkilidirler. Bu maddeler kalbin, özellikle kasılabilme gücünü artırmaktadırlar. Bu glikozidlerin çoğu “Dijitalis purpura” “Dijitalis lanata” ve “Strofantus gratus” adlı bitkilerin yapraklarından elde edilmektedirler. Kalp üzerine etkili bu glikozıdlere topluca “Dijital” denilmektedir. Yukarıda belirttiğimiz bitkilerden elde edilen glikozid çeşitlerinin başlıcaları şunlardır:</p>
<p>Dijitalis purpura’dan : Dijitoksin</p>
<p>Digoksin Dijitalis lanata’dan : Deslanosid</p>
<p>Lanatosid C</p>
<p>Digoksin</p>
<p>Strofantus gratus’dan : Oubain Dijitaller kalp kasının kasılabilme gücünü artırarak, yetersizliğe düşmüş olan bir kalbin daha da güçlü ve verimli çalışabilmesini, damarlara daha <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> pompalayabilmesini sağlarlar. Bu ilaçlar yetersizliğe düşmemiş bir kalp kasının da gücünü artırırlar. Fakat kalbin damarlara pompaladığı kan miktarını artırmazlar. Dijitaller <a href="http://www.saglik.im/kalp-kasi/">kalp kası</a> hücreleri içindeki <a href="http://www.saglik.im/kalsiyum/">kalsiyum</a> iyonunun çoğalmasına neden olduklarından, kalbin kasılabilme gücünü çoğaltırlar. Kalp yetmezliğinde ise, kalp kasındaki bazı metabolik olaylar kalp kası hücresindeki kalsiyum miktarmı azaltmaktadır. Dijitaller, “Atrioventriküler nodülde” atriumdan ventriküllere doğru yayılmakta olan kalbin biyoelektriksel uyarılarının ventriküllere doğru geçişini geciktirir. Kalbin <a href="http://www.saglik.im/kasilma-cesitleri/">kasılma</a> sayısını azaltır, vagus sinirinin kalp üzerindeki etkisini çoğaltır. Kalp glikozidlerinin, yani dijitallerin hangi durumlarda ve hangi hastalıklarda kullanılmaları gerektiğini şöyle özetleyebiliriz;</p>
<p>1)  Dijitaller, <a href="http://www.saglik.im/kalp-yetmezligi/">kalp yetmezliği</a> vakalarında önemle seçilen ve kullanılan ilaçlardır.</p>
<p>2) Kalp atriumundan kaynaklanan, anormal-hızlı biyoelektriksel boşalmaların baskı altına almmalarmda ve bunların ventriküllere geçişlerinin azaltılmasında kullanılırlar. 3) Kalp hastası olan, fakat kalp yetmezliğine girmemiş- olan hastalarda <a href="http://www.saglik.im/tansiyon-yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a> (<a href="http://www.saglik.im/hipertansiyon/">hipertansiyon</a>) geliştiğinde ya da bu hastaların herhangi bir cerrahi girişime alınmaları gerektiğinde ya da hastaların ağır bir infeksiyona yakalanması halinde Önlem olarak dijitaller kullanılabilir.</p>
<p>Deslanosid, digoksin ve oubain, <a href="http://www.saglik.im/bobrekler/">böbrekler</a> tarafından metabolize edilip, vücuttan atılırlar. Buna karşılık dijitoksin, karaciğer tarafından metabolize edilip vücuttan atılır. Karaciğer işlevleri bozuk olan bir hastaya dijitoksin, <a href="http://www.saglik.im/yazi/bobrek-yetmezligi/">böbrek yetmezliği</a> olan bir hastaya ise diğer üç dijitalin verilmemesi daha doğru olur. Çünkü metabolize edilip vücuttan atılamayan ilaç, vücutta birikip, “Dijital zehirlenmesine” yol açabilir. Tabloda dijitallerin bazı özellikleri belirtilmiştir.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/dijital-grubu-kalp-ilaclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KALP HASTALIKLARINDA KULLANILAN İLAÇLARA GENEL BİR BAKIŞ</title>
		<link>http://www.saglik.im/kalp-hastaliklarinda-kullanilan-ilaclara-genel-bir-bakis/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kalp-hastaliklarinda-kullanilan-ilaclara-genel-bir-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1930</guid>
		<description><![CDATA[KALP HASTALIKLARINDA KULLANILAN İLAÇLARA GENEL BİR BAKIŞ: Çeşitli ilaçlar kalp ve damar sistemi üzerine etkilidir. Biz bu ilaçları 7 ayrı grup içinde inceleyeceğiz. Bu gruplama etkileri göz önüne alınarak gerçekleştirilmiştir. 1] Dijital grubu ilaçlar 2) Katekolaminler ve sempatomimetikler 3) Antiaritmik kalp . ilaçları {kalpteki ritim b ozukluklarını düzelten ilaçlar) 4) Antianginal ilaçlar (trinitrin ve benzeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>KALP HASTALIKLARINDA KULLANILAN İLAÇLARA GENEL BİR BAKIŞ: Çeşitli ilaçlar <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp ve damar</a> sistemi üzerine etkilidir. Biz bu ilaçları 7 ayrı grup içinde inceleyeceğiz. Bu gruplama etkileri göz önüne alınarak gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>1] Dijital grubu ilaçlar</p>
<p>2) Katekolaminler ve sempatomimetikler</p>
<p>3) Antiaritmik <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> . ilaçları {kalpteki ritim b ozukluklarını düzelten ilaçlar)</p>
<p>4) Antianginal ilaçlar (trinitrin ve benzeri ilaçlar}</p>
<p>5) Antihipertansif ilaçlar {tansiyon düşürücü ilaçlar)</p>
<p>6) Diüretik ilaçlar (idrar sökücü ilaçlar)</p>
<p>7) Antikoagülan ilaçlar (pıhtılaşmaya karşı ilaçlar)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kalp-hastaliklarinda-kullanilan-ilaclara-genel-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KALP VE SOLUNUMUN YENİDEN CANLANDIRILMASI</title>
		<link>http://www.saglik.im/kalp-ve-solunumun-yeniden-canlandirilmasi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kalp-ve-solunumun-yeniden-canlandirilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:25:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1929</guid>
		<description><![CDATA[KALP VE SOLUNUMUN YENİDEN CANLANDIRILMASI: Kalp durmasında, tansiyon ‘O’a iner, nabız alınmaz, nefes alınmaz, bilinç kaybolur, kalp sesleri alınmaz, göz bebekleri genişler ve gözlere ışık tutulduğunda göz bebekleri daralmaz. Solunumun durması halinde ise kişi morarır, göz bebekleri genişler, kalbi durur. Kalp ve solunumun yeniden canlandırılması işlemine zaman kaybedilmeksizin başlanmalıdır. Çünkü beyin kansızlığa ancak 4 dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>KALP VE SOLUNUMUN YENİDEN CANLANDIRILMASI: <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">Kalp</a> durmasında, <a href="http://www.saglik.im/tansiyon/">tansiyon</a> ‘O’a iner, <a href="http://www.saglik.im/nabiz/">nabız</a> alınmaz, nefes alınmaz, <a href="http://www.saglik.im/bilinc/">bilinç</a> kaybolur, <a href="http://www.saglik.im/kalp-sesleri/">kalp sesleri</a> alınmaz, göz bebekleri genişler ve gözlere ışık tutulduğunda göz bebekleri daralmaz. Solunumun durması halinde ise kişi morarır, göz bebekleri genişler, kalbi durur.</p>
<p>Kalp ve solunumun yeniden canlandırılması işlemine zaman kaybedilmeksizin başlanmalıdır. Çünkü beyin kansızlığa ancak 4 dakika dayanabilir. Kalp ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yeniden canlandırılması işleminde <a href="http://www.saglik.im/yapay-solunum-2/">yapay solunum</a> ve kalp masajı bir arada yürütülür. Bu girişim hasta hastaneye yetiştirilinceye kadar sürdürülmelidir. Eğer yapay solunum ve kalp masajı yapılarak hastanın nabzı çok hafif de olsa alınabiliyorsa, kalp ve solunum canlandırılması çabaları hiç ara verilmeksizin saatlerce sürdürülür. Böylece uzun saatler yapay solunum ve kalp masajı yapılarak yaşama geri döndürülen pek çok yaka vardır. Bu işlemler yapılırken hastanın en kısa ve hızlı yolla hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir. Solunumu ve kalbi durmuş olan hasta, eğer yumuşak bir yatakta ise hemen sert bir zemin üzerine (yere) yatırılır. İlk iş olarak ağız içinde herhangi yabancı bir cismin bulunup bulunmadığına bakılır. Eğer birşey varsa hemen çıkartılır bezle temizlenir. Daha sonra dört kez ağızdan ağıza yapay solunum yaptırılır. Bundan hemen sonra hastanın boynunda nabız aranır. Eğer nabız alınmazsa, hastanın göğüs kemiğinin ortasına sert bir yumruk indirilir. Bu darbeden hemen sonra yeniden boyunda nabız aranır. Eğer nabız alınamazsa hemen kalp masajına başlanır. Buraya kadar geçen süre ‘4′ dakikayı aşmamalı-dır. Dışardan kalp masajı yapmak için hasta sert bir zemin üzerine yatırılır. Masajı yapacak olan kişi, iki elini üst üste koyup hastanın göğüs kemiğinin alt yarısı üzerine bastırarak, hastanın göğüs kafesini bir miktar sıkıştırır. Bu sıkışma sırasında kalp, göğüs ön duvarı ile arkasındaki organlar arasında sıkışır. Bu da kalbin içindeki kanı pasif olarak pompalamasına neden olur. Göğüs kemiğine bastırırken kaburgaların kırılma-masına dikkat etmek gerekir. Diğer yandan uygulanan baskının kalbi sıkıştıracak kadar da kuvvetli olması gerekmektedir. Ağızdan ağıza yapay solunum yaptırırken, hasta sırtüstü yatırıldıktan sonra boynu hafifçe yukarı kaldırılarak başının hafifçe arkaya düşmesi sağlanır. Daha sonra yapay solunum yaptıracak olan kişi, bir eliyle hastanın burnunu kapatır ve kendi ağzını hastanın ağzının üstüne kapatarak nefes verir. Yapay solunum yaptıran kişinin derin nefes alması gerekmez. Normal derinlikte bir nefes alıp, bunu hastaya üflemesi yeterlidir. Kalp ve solunumun yeniden canlandırılması işlemleri iki kişi ile daha iyi gerçekleştirilir. Biri yapay solunum yaptırırken, diğeri kalp masajı yapar. Birkaç dakikada bir, bu iki kişi görevlerini değiştirerek, dinlenirler.</p>
<p>Hastaya dakikada 60-80 kalp masajı yapılmalıdır. Her 5 kalp masajına karşılık, bir kez solunum yaptırılmalıdır. Hastayı yaşama döndürmeye çalışan kişi, her saniyede bir kez olmak üzere 15 saniye süre ile hastaya kalp masajı yapar. 15 masajın sonunda ise 2 kez yapay solunum yaptırılır, yeniden kalp masajına döner. Böylece 15-2-15-2…. gibi bir periyod sürdürülür. Bu işlemler yapılırken bazen kısa bir aralık verilip, kalbin ve solunumun kendi kendine çahşıp</p>
<p>çalışmadığı kontrol edilir. Bu kontrol için 5 saniyeden fazla zaman harcanmamalıdır. Eğer 5 saniye içinde solunum ve kalp atışları geri dönmemişse, kalp ve solunumun yeniden canlandırılması işlemleri sürdürülür.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kalp-ve-solunumun-yeniden-canlandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞOKTA ACİL ÖNLEMLER</title>
		<link>http://www.saglik.im/sokta-acil-onlemler/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/sokta-acil-onlemler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1928</guid>
		<description><![CDATA[ŞOKTA ACİL ÖNLEMLER: Şoka girmiş olan her hastanın, kesinlikle en kısa yoldan ve olabildiğince en hızlı araçla hastaneye kaldırılması gerekmektedir. Hasta düz bir zemine yatırıldıktan sonra bacakları kalp düzeyinin üstüne kaldırılmalıdır. Böylece kalbe dönen kan miktarı çoğaltılabilinir. Eğer dışa kanama varsa, bunun durdurulmasına çalışılmalıdır. Kanama bacak ya da kollardan ise kanama noktasının bir miktar yukarısından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>ŞOKTA ACİL ÖNLEMLER: Şoka girmiş olan her hastanın, kesinlikle en kısa yoldan ve olabildiğince en hızlı araçla hastaneye kaldırılması gerekmektedir. Hasta düz bir zemine yatırıldıktan sonra bacakları <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">kalp</a> düzeyinin üstüne kaldırılmalıdır. Böylece kalbe dönen <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> miktarı çoğaltılabilinir. Eğer dışa kanama varsa, bunun durdurulmasına çalışılmalıdır. Kanama bacak ya da kollardan ise kanama noktasının bir miktar yukarısından kol ya da bacağın sıkıca bağlanması gerekir. Eğer hastane uzakta ise, bağın 15 dakikada bir çözülüp bacağa kan gitmesine olanak sağlanmalıdır. Bağ 1-2 dakikalığına çözülmelidir. Bu sırada yaranın üstüne temiz bir bezle bastırmakta yarar vardır. Eğer kol ya da bacak kopmuş ve kanama bu bölgeden oluyorsa sıkıca bağlanmış olan kol ya da bacağın vücuttan ayrılmamış parçasının bağı çözülmemelidir. Kanama gövdedeki bir yaradan ise temiz bir bezle yaranın üzerine sıkıca bastırmak gerekmektedir. Boyun bölgesindeki bir kanamada, yalnız kanayan bölgenin üzerine basılmahdır. Bu baskının kuvveti kanamayı durduracak, fakat bonu zedelemeyecek kadar olmalıdır. Kafadaki kanamalarda yapılacak baskı, yalnız kanı durduracak şiddette olmalıdır. Eğer kafatasında belirgin bir <a href="http://www.saglik.im/yazi/kirik/">kırık</a> varsa, bu durumda kesinlikle yaraya dokunulma malıdır.</p>
<p>Hasta taşınırken üzeri örtülmelidir. Daha geniş bir anlatımla hastanın sıcak tutulmasına çalışılmalıdır. Solunumu durmuş olan hastaya <a href="http://www.saglik.im/yapay-solunum-2/">yapay solunum</a> yaptırılmalıdır. Hastaya ağızdan hiçbir şey verilmemelidir. Sırtüstü yatırılmış olan-hastanın başı, eğer yapay solunumyaptırılamıyor-sa hafifçe yâna çevirilmelidir. Hasta birtakım bilinçsiz taşkınlık hareketleri yapıyor bile olsa, kesinlikle teskin edici bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/ilac-bilimi/">ilaç</a> verilmemelidir. Böyle bir durumda yalnız hastanın kendisini yaralamamasına dikkat edilmelidir. Gerekirse hasta sedyeye bağlanır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/sokta-acil-onlemler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KALP KAYNAKLI ŞOK (KARDİOJENİK ŞOK)</title>
		<link>http://www.saglik.im/kalp-kaynakli-sok-kardiojenik-sok/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kalp-kaynakli-sok-kardiojenik-sok/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:23:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1926</guid>
		<description><![CDATA[KALP KAYNAKLI ŞOK (KARDİOJENİK ŞOK): Şokun genel anlamda, kalbin vücuda yeterince kan gönderememesinden kaynaklandığım söyleyebiliriz. Kanamaya, endotoksine ya da sepsise bağlı olarak gelişen şoklarda kalbe yeterince kan gelmediğinden, onun da yeterli miktarda kan pompalayamadığım belirtmiştik. Kalbin yetersiz miktarda kan pompalaması, kendisine gelen kan miktarının azalmasından kaynaklanmayabilir. Eğer kalbin pompalama gücünde, yani kasılma gücünde bir azalma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p>KALP KAYNAKLI ŞOK (KARDİOJENİK ŞOK): Şokun genel anlamda, kalbin vücuda yeterince <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> gönderememesinden kaynaklandığım söyleyebiliriz. Kanamaya, endotoksine ya da sepsise bağlı olarak gelişen şoklarda kalbe yeterince kan gelmediğinden, onun da yeterli miktarda kan pompalayamadığım belirtmiştik. Kalbin yetersiz miktarda kan pompalaması, kendisine gelen kan miktarının azalmasından kaynaklanmayabilir. Eğer kalbin pompalama gücünde, yani kasılma gücünde bir azalma gelişecek olursa, bu durumda kalbe yeterli kan gönderilse bile kalbin kendisi bu kanı vücuda pompalayamayacaktır. Kalp-damar sistemi kapalı bir sistem olduğuna göre, eğer kalbin pompalama gücünde bir azalma olursa, doğal olarak kendisine dönmemekte olan kanın miktarında da bir azalma olacaktır. Kalbe dönmeyen kan ise özellikle toplardamarlarda göllenecek ve aktif kan dolaşımının dışında kalacaktır. Bunun yaratacağı sonuç ise kan kaybından farksız olacaktır. Yani vücut kan kaybetmeksizin tıpkı kan kaybetmiş gibi şoka girecektir.</p>
<p>Kalbin kasılma gücünü, dolayısıyla kan pompalama gücünü ve pompalanan kan miktarını azaltan en büyük etkenlerden ikisi kalpte gelişen büyük infarktüsler ve kalbin kasılma ritminde gelişen bozukluklardır.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kalp-kaynakli-sok-kardiojenik-sok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ENDOTOKSİK-SEPTİK ŞOK</title>
		<link>http://www.saglik.im/endotoksik-septik-sok/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/endotoksik-septik-sok/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:23:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1925</guid>
		<description><![CDATA[ENDOTOKSİK-SEPTİK ŞOK: Bazı bakteriler “Endotoksin” denilen bir zehir maddesi üretirler. Bu bakteriler nedeniyle hastalanmış olan insanlarda bakteriler tarafından açığa çıkarılan endotoksin denilen zehirler, hastanın antikorları tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışır. Bunun için antikorlar endotoksinlere bağlanırlar. Ancak bağlanma vücut için kötü bir sonuç yaratır. Endotoksin-antikor bağlanması, vücutta “Anafilatoksin” denilen bir maddenin açığa çıkmasına neden olur. Anafilatoksin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ENDOTOKSİK-SEPTİK ŞOK: Bazı <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteriler</a> “Endotoksin” denilen bir zehir maddesi üretirler. Bu bakteriler nedeniyle hastalanmış olan insanlarda bakteriler tarafından açığa çıkarılan endotoksin denilen zehirler, hastanın antikorları tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışır. Bunun için <a href="http://www.saglik.im/antikor/">antikorlar</a> endotoksinlere bağlanırlar. Ancak bağlanma vücut için kötü bir sonuç yaratır. Endotoksin-antikor bağlanması, vücutta “Anafilatoksin” denilen bir maddenin açığa çıkmasına neden olur. Anafilatoksin maddesi ise adrenalin ve noradrenalin, histamin, serotonin ve kinin gibi damarlar üzerine etkili maddelerin vücut içinde serbest kalmalarını sağlar, Özellikle adrenalin ve noradrenalin tıpkı kanama şokunda olduğu gibi etki göstererek damarların daralmasına neden olur. Bu ise dokuların, dolayısıyla hücrelerin daha az oksijen-lenmesine neden olur. Hücrelerdeki oksijen azlığı asit üretimini artırır. Asit ise damarların genişlemesine ve kanın böylece genişlemiş olan damarlarda göllenip kalbe daha az miktarda geri dönmesine neden olur. Bu da tıpkı bir kanama gibi etki eder. Anımsanacağı gibi kanama nedeni üe de kalbe daha az miktarda <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> döner. Bundan sonrası bir kanama şokunda gelişen olaylara benzer. Sepsis; cerahat yapıcı ve diğer bazı bakterilerin ve bunların zehirlerinin kana karışmasını anlatan bir terimdir. Sepsis olayından kaynaklanan şoklara ise “Septik şok” denilmektedir. Septik <a href="http://www.saglik.im/sok/">şok</a> da genel çizgileriyle kanama ve endotoksik şoka benzemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/endotoksik-septik-sok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

