<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Kulak Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kulak-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kabakulak</title>
		<link>http://www.saglik.im/kabakulak/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kabakulak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 01:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Akut gidişli bulaşıcı bir hastalıktır ve bütün dünyada yaygın olarak görülür. Kış sonunda ya da ilk­baharda küçük bölgesel salgınlar halin­de ortaya çıkar. En çok 5-10 yaşlarında­ki çocuklarda görülür. Hastalık en çok tükürük bezlerine, özellikle boynun iki yanında kulakmemesinin hemen altın­daki iki büyük beze (kulakaltı tükürük bezleri; parotis) yerleşir. NEDENİ Kabakulak virüse bağlı bir hastalıktır. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akut gidişli bulaşıcı bir hastalıktır ve bütün dünyada yaygın olarak görülür. Kış sonunda ya da ilk­baharda küçük bölgesel salgınlar halin­de ortaya çıkar. En çok 5-10 yaşlarında­ki çocuklarda görülür. Hastalık en çok tükürük bezlerine, özellikle boynun iki yanında kulakmemesinin hemen altın­daki iki büyük beze (kulakaltı tükürük bezleri; parotis) yerleşir.</p>
<p><strong>NEDENİ</strong></p>
<p>Kabakulak virüse bağlı bir hastalıktır. Bu virüs kökenli enfeksiyonun en belir­gin patolojik görünümü, tükürük bezle­rinin ileri derecede şişmesidir. Bu du­rum belirli bir baskıya ve ağnya neden olur. Enfeksiyonun yayıldığı bezin tamamı kanla dolar, tükürük bezlerini çevreleyen kapsülde küçük <a href="http://www.saglik.im/kanamalar/">kanamalar</a> ortaya çıkar. Asinüslerin (salgıbezini oluşturan küçük loblar) hücrelerinde değişik düzeylerde <a href="http://www.saglik.im/dokular/">doku</a> Ölümü (nek­roz) gelişir. Bu arada tükürük kanalları­nın çeperleri kalınlaşmıştır. Hastalık at­latıldıktan sonra, asinüs hücreleri ken­dilerini yeniler ve bozulmuş olan tükü­rük bezleri normale döner.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4881" title="kabakulak" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/kabakulak-300x242.jpg" alt="" width="300" height="242" /></p>
<p><strong>NASIL BULAŞIR? </strong></p>
<p><a href="http://www.saglik.im/kabakulak/">Kabakulak</a> virüsünün kökeni insandır ve hastalık kolay bulaşır. Çünkü kesin tanıya varmayı sağlayan en belirgin özellik olan şişliğin ortaya çıkmasından önce de hastalık başkalarına geçebilir. Bulaştırıcılık süresi, hastalığın klinik olarak başlamasının bir hafta öncesin­den şişliğin kaybolmasına değin geçen zamandır.<br />
Konuşma, <a href="http://www.saglik.im/oksuruk/">öksürük</a> ve aksırıkla çı­kan tükürük damlacıkları ve hastanın tükürüğünün bulaştığı nesneler virüs ta­neciklerinin yayılmasını sağlar. Virüs vücuda ağız <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> ve göz yoluyla girer ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> aracılığıyla yayılır.</p>
<p><strong>YAYILMA</strong></p>
<p>Kabakulak en çok 5-10 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Ama daha çok er­keklerde 20 yaş dolayında da ortaya çı­kabilir. Genellikle, hastanın içinde ya­şadığı toplulukta yerel salgınlar halinde ortaya çıkar. En çok kış aylarında görü­lür.</p>
<p><strong>BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Kabakulağın <a href="http://www.saglik.im/kulucka-suresi/">kuluçka</a> dönemi 10 ile 20 gün arasında değişir. Hastalık başlangıç evresinde özgül belirtiler göstermez; genel kırıklık, hafif ateş, isteksizlik, bu­lantı ve 1-2 gün süren ürpermeyle baş­lar. İlk özgül belirti kulakaltı tükürük bezi bölgesinin ağrılı şişmesidir. Baş­langıçta işitme yolunun önünde ortaya çıkan şişlik daha sonra çeneye kadar tüm bu bölgeye yayılır; hastalığın kaba­kulak olarak adlandırılmasına neden olan görünüm ortaya çıkar. İlgili kasla­rın kasılması nedeniyle çiğneme güçle­şir. Şişlik önce tek yanda başlar, daha sonra 1-2 gün içinde öbür yandaki beze de yayılır. Kabakulak olgularının yüzde 30-40′ında hastalık belirti vermeden ge-Çİrilir</p>
<p><strong>GİDİŞİ</strong></p>
<p>Hastalığın gidişi oldukça hızlıdır. 10-12 gün içinde şişlik hafifler ve ortadan kal­kar; genel durum oldukça iyidir. İlk günlerdeki <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> ve <a href="http://www.saglik.im/yazi/bas-agrilari/">baş ağrıları</a> geçtik­ten sonra, hastanın özel bir şikâyeti kal­maz. Ama kabakulak her zaman ılımlı bir hastalık değildir. Bazen tabloyu ağırlaştıran komplikasyonlar ortaya çı­kar. Virüs kulakaltı tükürük bezinin ya­nı sıra dilaltı ve çene altındaki tükürük bezlerine de yerleşebilir. Bu noktaya kadar tehlikeli bir durum söz konusu değildir. Çünkü hastalık bu bezlerin şiş-mesiyle sınırlı kalır ve daha sonra iyile­şir. Ama virüsün cinsel organlara yer­leşmesi, özellikle erkeklerde erbezi ilti­habına yol açması hastalığın gidişini ağırlaştırır. Yükselen ateşle birlikte ür-perme başlar, iltihaplı erbezi çok ağrılı­dır ve normalin iki ya da üç katı kadar büyür. Ama çok az olguda erbezi iltiha­bı kalıntısı olarak erbezi körelmesi, bu­na bağlı eşey hücrelerinin ölümü ve kı­sırlık ortaya çıkar. Hastalık genellikle erbezlerinin yalnızca birini etkilediği için ciddi sonuçlara yol açmaz. Bu komplikasyona ergenlik öncesi erkek çocuklarda çok seyrek rastlanır. Bazen, özellikle kabakulağın başlangıç evre­sinde, <a href="http://www.saglik.im/ates/">ateş</a> 39°C-40°C’ye yükselir; baş dönmesi ve <a href="http://www.saglik.im/bas-agrisi/">baş ağrısı</a> görülür. Çocuk başını arkaya doğru hareketsiz bir bi­çimde tutar. Bunlar sinirsel yapılarda, yani beyin-beyin zarında <a href="http://www.saglik.im/yazi/iltihaplanma/">iltihaplanma</a> işaretleridir. Bu hastalık iyi huylu bi­çimlerde de belli oranlarda hep vardır ve başlangıçta baş ağrısıyla kendini bel­li eder. Seyrek olarak ağır biçimde orta­ya çıkan beyin-beyin zarı iltihabı hızla ve tam olarak iyileşir, hiçbir iz bırak­maz.</p>
<p><strong>TEDAVİ</strong></p>
<p>Olguların çoğunda, hastalar iyi bir uyum gösterdiği için kabakulak Özel bir tedavi gerektirmez. Belirtiler belirgin hale geldiğinde, tedavi önlemleri <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a>yı, <a href="http://www.saglik.im/ates/">ateş</a>i ve genel kırıklığı hafifletmeye yö­neliktir. Virüs kökenli bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a> olduğu için verilebilecek belirli bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/ilac-bilimi/">ilaç</a> yoktur. Kabakulağın olası komplikasyonlannın tedavisi de şikâyetlerin gide­rilmesine yöneliktir. Ateş sürdüğü süre­ce sıcak ve iyi havalanan bir odada din­lenmek gerekir. Sıvı ve yumuşak gıda­lar alınarak çiğneme hareketleri önle­nir.</p>
<p><strong>KORUNMA</strong></p>
<p>Kulakaltı tükürük bezi şiş olduğu süre­ce (en az 9-10 gün süreyle) bulaşma olasılığı vardır. Kabakulağa karşı koru­ma sağlayan gammaglobülin enjeksi­yonları ile sağlanan koruyucu tedavi, hastalığı hafifletmede ve salgının yayıl­masını önlemede yararlıdır. Günümüz­de aşılama yoluyla etkili bir koruma mümkündür; bunun için hastalık yapıcı gücü hafifletilmiş bir virüs aşısı kulla­nılır. Aşı, bir yaşından büyük çocuklara derialtı yoluyla tek bir doz verilerek uy­gulanır. Bağışıklık 12 gün sonra yerle­şir ve kalıcıdır.</p>
<p><strong>KABAKULAK-MUMPS-EPİDEMİK PAROTİT</strong>: Kabakulak virüs kaynaklı, aniden gelişen, tükürük bezlerini, genellikle “Parotis”adlı tükürük bezini tutan bir bulaşıcı hustalıklır. Hastalığın etkeni KNA grubundan “Puranıiksovirüs” ailesinden bir virüstür. Kabakulak hastalığı yulnv/. insanlarda görülür. Kabakulak virüsü vücudun <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarından girer. 15-21 gün süreni kuluçka devrinde virüs üst <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yollarında ve boyundaki lenf bezlerinde çoğalır. Virüs buradan kana karışarak öteki organlara ulaşır. <a href="http://www.saglik.im/yazi/virusler/">Virüsler</a> kan yoluyla tükürük bezlerine, <a href="http://www.saglik.im/yazi/testis/">testis</a> ya da <a href="http://www.saglik.im/yumurtalik-ovaryum/">ovaryum</a>a, <a href="http://www.saglik.im/pankreas/">pankreas</a>a, memeye, tiroit bezine, <a href="http://www.saglik.im/yazi/bobrek/">böbrekler</a>e, karaciğere, kalbe, <a href="http://www.saglik.im/beyin-zarlari-meninksler/">beyin zarları</a>na ve kafa sinirlerine ulaşır.Virüsün tükürük bezlerine eğilimi fazladır. Özellikle kulağın hemen önüne yerleşen parotis adlı tükürük bezinin iltihaplanıp şişmesi, hastalığa kabakulak adının verilmesine neden olur. Parotis iltihabı (parotit) genellikle aniden gelişir. Bundan önce halsizlik, titreme, ateş, iştahsızlık, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> ağrısı ve kulağın önüne rastlayan bir bölgede <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> gibi belirtiler gelişebilir. Hastalığın seyri sırasında testislerin iltihaplanması (orşit), <a href="http://www.saglik.im/pankreas/">pankreas</a> iltihaplanması (pankreatit), miokardit hepatit Kabakulak hastalığında çocuğun şişmiş olan tükürük bezleri.(karaciğer iltihaplanması), eklem iltihapları gibi bozukluklar da gelişebilir, 1 yaşın üstündeki erkeklerin % 20-35′inde orşit gelişebilir. Ancak bu vakaların çok az bir bölümünde <a href="http://www.saglik.im/yazi/kisirlik/">kısırlık</a> gelişmektedir. Hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Hastanın yorulmaması ve yatak istirahati yapması gerekir. Kabakulak görüldükten sonra 24 saat içinde hastalara kabakulak için özel immün globulin zerk edilmesi, orşit gelişme oranında azalmaya yol açar.</p>
<p><strong>KABAKULAK ORŞİTİ: </strong></p>
<p><a href="http://www.saglik.im/yazi/testis/">Testisler</a>in <a href="http://www.saglik.im/yazi/iltihaplanma/">iltihaplanma</a>sına ‘Orşit’ denir. Kabakulak hastalığının seyri sırasında, kabakulağa bağlı bir komplikasyon olarak orşit gelişebilir. <a href="http://www.saglik.im/ergenlik-olgunluk-bulug-puberta/">Ergenlik</a>ten önce geçirilen kabakulaklarda orşit gelişme riski hemen hemen yok gibidir. Buna karşılık erişkin kimseler kabakulak geçirdiklerinde % 25 sıklıkta kabakulak orşiti komplikasyonunun doğma riski vardır. Kabakulağa bağlı olarak iki taraflı orşit gelişmesi durumunda hastada kalıcı bir bozukluk olarak kısırlık gelişebilir. Ancak iki taraflı olması enderdir.</p>
<p>Kabakulak orşiti, kabakulağın 6 &#8211; 10′uncu gününde ortaya çıkar. Testislerin sıcaklığı yükselir ve şişerler. Testislere hafif dokunmayla bile ağrı ortaya çıkar. Bazı vakalarda ise testislerde ağrı kendiliğinden zaten vardır. Hastalığın tedavisinde, yatak istirahati, <a href="http://www.saglik.im/ostrojenler/">östrojen</a> <a href="http://www.saglik.im/kategori/hormon/">hormon</a>u, <a href="http://www.saglik.im/kortizol-hormonu-ve-etkileri/">kortizol</a>, <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotikler</a> ve <a href="http://www.saglik.im/immun-globulin/">immünglobulin</a>lerden yararlanılmaktadır.</p>
<p><strong>Hastalık iyileştikten sonra kalıcı bağışıklık gelişir mi?</strong></p>
<p><a href="http://www.saglik.im/kabakulak/">Kabakulak</a> genellikle çok uzun süren bir <a href="http://www.saglik.im/bagisiklik-ve-bagisiklik-sistemine-genel-bakis/">bağışıklık</a> bırakır; bu nedenle aynı kişinin bu hastalığa iki kere yakalanması çok seyrek görülür</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kabakulak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta Kulak iltihabı</title>
		<link>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2008 19:28:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1174</guid>
		<description><![CDATA[ORTAKULAK İLTİHABI İşitme organının kulak zarıyla içku-lak arasındaki bölümünde görülen en­feksiyonlara ortakulak iltihabı denir. Bütün öbür enfeksiyon hastalıkları gibi orta kulak iltihabının da akut ve kronik, yani tam olarak iyileşmeyip be­lirli aralıklarla yineleyen biçimleri var­dır. AKUT ORTA KUL AK İLTİHABI Akut ortakulak iltihabı genç yaşlarda sık görülen bir hastalıktır. Yaş ilerle­dikçe görülme sıklığı azalır. Bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ORTAKULAK İLTİHABI</strong></span><br />
İşitme organının <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> zarıyla içku-lak arasındaki bölümünde görülen <a href="http://www.saglik.im/yazi/enfeksiyonlar/">en­feksiyonlar</a>a <a href="http://www.saglik.im/ortakulak-iltihabi/">ortakulak iltihabı</a> denir.<br />
Bütün öbür <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon hastalıkları</a> gibi <a href="http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/">orta kulak iltihabı</a>nın da akut ve kronik, yani tam olarak iyileşmeyip be­lirli aralıklarla yineleyen biçimleri var­dır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>AKUT ORTA KUL AK İLTİHABI</strong></span><br />
Akut ortakulak iltihabı genç yaşlarda sık görülen bir hastalıktır. Yaş ilerle­dikçe görülme sıklığı azalır. Bebek ve çocuklar arasında çok yaygındır, eriş­kinlerde daha az görülür, yaşlılarda ise hemen hiç görülmez. Ortakulak iltihabı temelde östaki borusu yoluyla gelişir. Yutağın <a href="http://www.saglik.im/burun/">burun</a> bölümünü, yani burun boşluğunu ortakulağa bağlayan östaki borusu bebeklerde, erişkinlerdekinden daha kısa ve geniştir. Bu nedenle de yu­tak arka duvarındaki geniz bademciği iltihabı gibi iltihaplanr- kolayca kulağa geçmesine yol açar. Erişkinlerde ise şiddetli soğuk algınlıkları, özellikle de farenjitle birlikte görüldüğünde östaki borusu yoluyla ortakulak iltihabı yapa­bilir. Bununla birlikte ortakulak iltihabın­da tek enfeksiyon yolu bu değildir. Akut ortakulak iltihabı grip, <a href="http://www.saglik.im/kizil/">kızıl</a> gibi bir enfeksiyon hastalığı sırasında geli­şebilir. Ender olarak da kulak zarını yır­tan yaralanmalardan sonra ortaya çıkar.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9063" title="orta-kulak-iltihabi" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/orta-kulak-iltihabi-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /><br />
Akut ortakulak iltihabı başlangıçta iki önemli belirti verir; bunlar kulak ağ­rısı ve işitme yeteneğinde azalmadır. Doğal olarak her iki belirtinin de şidde­ti olgudan olguya değişir. Kulaktaki en­feksiyonun etkenine ve yayılımına bağ­lı olarak bu temel belirtilere ateş, baş ağrısı, baş dönmesi, kulakta sürekli uğultu gibi başka belirtiler de eşlik ede­bilir<br />
<strong>Hastalığın Klinik Biçimleri</strong><br />
Akut nezleli ortakulak iltihabı &#8211; Östa­ki borusu nezlesi olarak da bilinir ve hastalığın en hafif biçimidir. Ortakulak boşluğunda mukus (sümük) ya da se-rumlu-mukus yapısında bol miktarda sıvı birikmesiyle ortaya çıkar. Bu sıvı daha sonra çevre dokularca emilerek kendiliğinden ve iz bırakmadan kaybo­lur.<br />
Akut irinli ortakulak iltihabı &#8211; Özel­likle komplikasyonlan nedeniyle orta­kulak iltihabının en ağır biçimi olarak kabul edilir. Başlıca nedeni burun en­feksiyonlarıdır. Burundan östaki borusu yoluyla ortakulağa geçerek iltihaba ne­den olan bakteriler, nezleli ortakulak il­tihabı etkenlerinden farklıdır. İrinli or­takulak iltihabı stafilokok, streptokok, pnömokok gibi irin yapıcı bakterilere bağlı olarak ortaya çıkar.<br />
Hastalığın irinli biçiminde, nezleli biçiminden farklı olarak ortakulak boş­luğunda irin birikir. Bu irin komşu ya­pılara yayılabilir. Ayrıca kulak zarına bası yaparak zann bombeleşmesine ne­den olabilir.<br />
<strong>Tedavi</strong><br />
Akut nezleli ortakulak iltihabı &#8211; He­men her zaman burun enfeksiyonların­dan kaynaklandığından öncelikle altta yatan birincil enfeksiyon tedavi edilme­lidir. Kulağa uygulanan bazı maddeler­le buradaki sıvı birikimine bağlı tıka­nıklık açılır ve <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> kesilir. Ayrıca ge­nel etkili iltihap basüncı İlaçlar da kul­lanılabilir. Bu tip ortakulak iltihabı uy­gun tedaviyle tam olarak iyileşir, ama önemsenmezse kronikleşir ve irinli İlti­haba dönüşebilir.<br />
Akut irinli ortakulak iltihabı &#8211; İrin oluşturucu <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteriler</a>in duyarlı olduğu antibiyotiklerle yüksek dozda tedavi uygulanır. Aynca yerel olarak dezen­fekte edici ya da <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> içerikli ilaçlar kullanılır. Bu atada ortakulak il­tihabım hazırlayan üst <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> yolu enfeksiyonun da tedavi edilmesi gere­kir.<br />
Bazı olgularda irinin ortakulakta ya­rattığı basınçla kulak zan delinir ve irin kulak dışına akar. Bazı olgularda ise ağ-nyı azaltmak ve özellikle irinin başka bölgelere yayılmasını önlemek için ku­lak zan cerrahi olarak delinir ve irin bo­şaltılır. Basit bir cerrahi girişim olan bu işleme “parasentez” denir. Erişkinlerde yerel, çocuk ve bebeklerde genel anes­tezi altında yapılan parasentez kulak za-nnın kendiliğinden, düzensiz olarak ve duyarlı bölgelerinden delinmesini önler. Akut irinli ortakulak iltihaplan ne yazık ki genellikle kronikleşir. Kulak zarındaki delik kalıcıdır ve her soğuk algınlı­ğında hastalık alevlenerek irinli akıntı­ya yol açar.<br />
Hastalığın kronikleşmenin dışındaki başlıca komplikasyonlan arasında mas-toidit (kulağın arkasındaki mastoit çı­kıntının iltihabı), içkulak iltihabı, me­nenjit ve kanda <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteri</a> üremesidir (sep­tisemi).<br />
Bu nedenle özellikle bebeklerde ilti­haplı kulak hastalıkları, ilk belirti verdi­ği anda dikkatle ele alınmalı ve doğru tedavi edilmelidir. Ağrının kaybolması gibi geçici rahatlama sağlayan, ama irinli iltihap odağına karşı etkisiz kalan ne olduğu belirsiz tedavilerden kesinlik­le kaçınmak gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KRONİK ORTAKULAK İLTİHABI</strong></span><br />
Ortakulak iltihabında iyileşme gecikti­ğinde ya da iyileşen ortakulak iltihabı yeniden alevlendiğinde hastalık kronik­leşmeye başlamıştır. Kronik ortakulak iltihabı kendi haline bırakıldığında geri­leme dönemleri görülse bile hiçbir za­man iyileşmez ve gittikçe daha da kötü-leşir.<br />
Kronik ortakulak iltihabı, genellikle kulak zarının delinmesiyle sonuçlanan akut irinli ortakulak iltihabının bir komplikasyonudur. îrin tüm ortakulağa yayılarak <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> iltihabına yol açabilir. İltihap sürekli etkindir ve arada akut alevlenmeler gösterir.<br />
<strong>Nedenleri</strong><br />
Akut ortakulak iltihabını kronikleştiren en Önemli neden yetersiz ya da yanda kesilen antibiyotik tedavisidir. Bilindiği gibi <a href="http://www.saglik.im/dusuk-abortus/">düşük</a> dozlarda uygulanan <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotikler</a> bakterilerde direnç gelişmesine neden olur, yani bakteri antibiyotiğe karşı duyarsız hale gelir.<br />
<strong>Belirtileri</strong><br />
Kronik ortakulak iltihabının en sık gö­rülen ve hastayı hekime başvurmaya zorlayan belirtisi, irinli kulak akıntısı-dır. Miktan zamanla artıp azalabilen akıntı, krem kıvamında, beyaz-sarı renkli ve genellikle kötü kokuludur. Mukozada kanlanma ve buna bağh şiş­me görülen alevlenme dönemleri dışın­da ağrı yoktur. Ama işitme yeteneği be­lirgin biçimde azalır. Sağırlaşma dışın­da sık görülen bir belirti de kulakta uğultudur.<br />
<strong>Tedavi</strong><br />
Kronik irinli ortakulak iltihabı değişik biçimlerde gelişebildiğinden uygula­nacak tedavi de olgudan olguya değişebilir. Ama tedavide temel ilke, ku­lak hastalığının beyin zarı iltihabına ya da septisemiye yol açmasını önle­mektir.<br />
Koruyucu tedavi &#8211; Hastalığın Özellikle alevlenme dönemlerinde antibiyotik kullanılmasına dayanır. Kulak damlaları biçiminde yerel ya da genel olarak uygulanan antibiyotikler irindeki bakte­rileri öldürmeye yöneliktir.<br />
Köklü tedavi &#8211; Cerrahi girişime daya­nır. <a href="http://www.saglik.im/kulak-zari-timpan-zari/">Kulak zarı</a> boşluğu ile komşu boş­lukların içi boşaltılarak tek bir kemik boşluğu yaratılır. Dış ortamla bağlantılı olan bu boşluğun duvarları iltihaplı <a href="http://www.saglik.im/dokular/">do­kular</a>dan arındırılarak sağlıklı hale geti­rilir. Böylece dış ortamla bağlantılı, du-varlan sağlıklı bir boşluk oluşturulur. Amaç ortakulak boşluğu ile kemiklerde bütün olası iltihap odaklarım yok et­mek, aynca dökülen dışkulak ve orta­kulak epitelinin yığılmasıyla oluşan <a href="http://www.saglik.im/kist/">kist</a>leri (kolesteatom) kesin biçimde ön­lemektir.</p>
<div>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ORTA KULAK İLTİHABI-OTİTİS MEDYA:</strong></span></p>
<p>Orta kulağın iltihabına “Otitis medya” denilmektedir. Başlıca üç çeşit orta kulak iltihabı bulunmaktadır. Bunlar: 1], Virüslere bağlı orta kulak iltihabı 2} Bakterilere bağlı cerahatli orta kulak iltihabı 3) Nekrozla seyreden orta kulak iltihabıdır</p>
</div>
<p><span style="color: #ff0000;">BAKTERİLERE BAĞLI ORTA KULAK İLTİHABI:</span><strong><span style="color: #ff0000;"> </span></strong></p>
<p>Bakterilere bağlı olarak gelişen orta kulak iltihapları özellikle 0-7 yaş arası çocuklarda sık görülmektedir. Hastehk sıklık bakımından doruk noktasına 2. yaş dolaylarında ulaşmaktadır. Sosyoekonomik yönden geri olan çevrelerde daha sık görülmektedir. Orta kulak iltihabının bu çeşidi sıklıkla burun ve/veya <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">boğaz</a> iltihaplarına eklenmekle birlikte, özellikle kızamık ve <a href="http://www.saglik.im/kizil/">kızıl</a> hastalıklarının seyri sırasında da gelişebilmektedir.</p>
<p>Burun ve/veya boğazdaki, bakterilere bağlı iltihabın nazofarinkse (yutağın üst bölümü) ulaşmasıyla buraya açılan östaki kanalı da olaya katılır. Östakideki iltihap bu kanalın tıkanmasına neden olur. Östaki tıkanmasıysa orta kulağın bakterilere karşı direncini kırar. Böylece burun, boğaz ve/veya nazofarinksteki bakteriler orta kulağa doğru kolayca yayılırlar. Vakaların % 40-50’sinde etken olarak “Beta-hemolitik streptokok” adlı bakterilere rastlanmaktadır. Bundan başka stafilokok, pnömokok ve streptokokus viridans adlı bakterilere de rastlanabilinmekte-dir. Sık görülen etkenlerden biri de “Stafiloko-kus aureus”tur ve giderek daha çok yaygınlaşmaktadır.</p>
<p>Ortakulağın bakterilere bağlı iltihabı: 1) İltihap 2) Cerahatlanma 3) Komplikasyon ve 4) iyileşme olmak üzere dört dönem gösterebilir, <a href="http://www.saglik.im/blefarospazm-tik/">tik</a> dönem olan “<a href="http://www.saglik.im/iltihap-yangi/">iltihap</a>” döneminde östaki kanalı tıkanıklığı ve buna bağlı belirtiler gelişir (9.11′e bakın). Kulak çınlaması, dolgunluk ve hafif bir <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> gibi yakınmalar gelişir. Bu dönemde uygun bir <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> tedavisi ve östaki kanalındaki ödemi giderecek ilaçlar yararlıdır. Valsalva uygulamasının zaman zaman yinelenmesi, ort akulağın havalanmasını sağladığı için olumlu sonuçlar yaratır. Hastaların yatak istirahati yapmaları, kulaklarım sıcak tutmaları, hafif bir ağrı kesici almaları uygundur. Bazı durumlarda kulak zarı bir kulak-burun-bo-ğaz uzmanı tarafından hafifçe yarılır ve orta kulağa birikmiş olan sıvı boşaltılır. Bu işleme “Miringotomi” adı verilir.</p>
<p>Eğer orta kulak iltihabı ilerleyecek olursa ve miringotomi uygulanmazsa, orta kulağa biriken</p>
<p>sıvı kulak zarını dışa iter ve bir süre sonra da onu patlatır. Kulak zarının patlamasıyla orta kulağa biriken sıvı, <a href="http://www.saglik.im/dis-kulak/">dış kulak</a> kanalına çıkmaya başlar ve böylece kulakta bir <a href="http://www.saglik.im/akinti/">akıntı</a> belirir. Bu akıntı başlangıçta serum gibi saydam ya da hafif kanlıdır. Ancak, dış kulaktaki mikropların orta kulağa girmelerinin etkisiyle de, bu akıntı cerahatli bir akıntıya dönüşür. Cerahatli akıntı kirli sarı renktedir. Orta kulaktaki sıvının boşalması kulaktaki ağrıyı dindirir, ancak işitme ağırlaşır. Bu sırada orta kulaktaki iltihabın “Mastoid selüller” denilen ve arka kulak boşluğunun arkasındaki kemikte bulunan hava boşluklarına yayılması, kulağın arkasında bir ağrının gelişmesine yol açar. Bu dönemde uygulanacak tedavi iltihap döneminin aynısıdır. Eğer hastalık cerahatlanma döneminde de tedavi edilmeyecek olursa komplikasyorilar gelişmeye başlar. Mastaoid selüllerinin iltihaplanması (”Mastordit”), <a href="http://www.saglik.im/amipli-beyin-ve-beyin-zari-iltihabi/">beyin zarı iltihaplanması</a> (”<a href="http://www.saglik.im/menenjit/">Menenjit</a>”) ya da iç kulağın iltihaplanması ciddi komplikasyonlardır. Bu gibi komplikasyonlar özgün tedaviler gerektirir. îyileşme dönemindey-se iltihaba bağlı olarak arka kulağa birikmiş olan sıvı yavaş yavaş kaybolur, iltihabi değişiklikler iyileşmeye başlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">VİRÜSLERE BAĞLI ORTA KULAK İLTİHABI-VİRAL OTİTİS MEDYA: </span></p>
<p>Virüslere bağlı orta kulak iltihabına, “Viral otitis medya” denir. <a href="http://www.saglik.im/soguk-alginligi-ve-nezle/">Soğuk algınlığı</a> ya da <a href="http://www.saglik.im/soguk-alginligi-ve-nezle/">nezle</a> sırasında üst solunum yollarındaki iltihabın östaki kanalını geçerek orta kulağa ulaşmasıyla ortaya çıkar.</p>
<p>İltihap nedeniyle östaki kanalı tıkanır, orta kulakta bir miktar sıvı birikir.<br />
Hastalığın belirtileri, soğuk algınlığı ya da nezle belirtilerine eklenen östaki kanalı tıkanıklığı biçimindedir. Hasta kulaklarındaki dolgunluk, çınlama bazen de ağrıdan yakınır. Östaki kanalındaki tıkanıklığın geçici olarak açılıp, orta kulağın havalanmasının sağlanması amacıyla hastaların “Valsalva uygulaması” denilen bir işlemi zaman zaman yapmalarında yarar vardır. Valsalva uygulaması şöyle yapılır: Hasta bir eliyle burnunu sıkıp burun deliklerini kapatır. Bu sırada ağzını da kapatarak ıkınır. Böylece ağız, burun ve yutaktaki hava basıncı yükselir. Bu İse tıkalı olan östaki kanalını açıp orta kulağa hava gitmesini sağlar.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/bakterilere-bagli-orta-kulak-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OTOSKLEROZ</title>
		<link>http://www.saglik.im/otoskleroz/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/otoskleroz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 13:41:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[OTOSKLEROZ Otoskleroz genellikle çok sessiz başlar. Çoğu kez bebeklik çağında baş­lamasına karşın ilk belirtileri daha geç yaşlara değin ortaya çıkmaz; çocuk an­cak ergenlik çağında, örneğin bir soğuk i algınlığından sonra kulaklarından biri-&#124; nin daha az işittiğini fark eder. Aym za-I manda kulakta rahatsız edici uğultular­dan da yakınır. Otoskleroz kadınlarda daha sık görülür. tşitme kaybı gittikçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>OTOSKLEROZ<br />
<a href="http://www.saglik.im/otoskleroz/">Otoskleroz</a> genellikle çok sessiz başlar. Çoğu kez bebeklik çağında baş­lamasına karşın ilk belirtileri daha geç yaşlara değin ortaya çıkmaz; çocuk an­cak ergenlik çağında, örneğin bir soğuk i algınlığından sonra kulaklarından biri-| nin daha az işittiğini fark eder. Aym za-I manda kulakta rahatsız edici uğultular­dan da yakınır. Otoskleroz kadınlarda daha sık görülür.<br />
tşitme kaybı gittikçe ağırlaşır ve öbür kulakta da ortaya çıkar. Hastaların çoğu ancak sağırlaşmanın belirgin hale geldiği bu noktada uzman hekime baş­vurur.<br />
Otoskopla yapılan <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> muayene­sinde genellikle anormal bir bulgu sap-tanamaz. Kulak zan sağlamdır; ortaku­lak boşluğunda olağandışı salgı biriki­mi yoktur. Buna karşılık işitme ölçümü (odyometri ve timpanometri) sonuçları ortakulağı ilgilendiren iletim tipi bir bozukîuğu ortaya koyar. Bazen zar üzerin­de bölgesel bir pembeleşme alanı göz­lenir ve bu durum klinik bulgularla bir­likte değerlendirildiğinde güçlü bir otoskleroz kuşkusu uyandırır.<br />
<a href="http://www.saglik.im/otoskleroz/">Otoskleroz</a> birbirini izleyen durakla­ma ve ağırlaşma dönemleriyle ilerler. Kadınlarda ağırlaşma dönemleri âdet çevrimine ve özellikle gebelik, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kadin-ve-dogum/">doğum</a> ve emzirme dönemlerine rastlar. Bu ne­denle ilerleyici otosklerozu olan kadın­ların gebe kalmaması Önerilir.<br />
Hastalık ilerledikçe sağırlığa yol açan bozukluğun tipi değişir. Başlan­gıçta iletim bozukluğuna bağlı olarak pes tonlar daha az işiîilirken daha sonra sinirsel tip sağırlığa bağlı olarak tiz ses­ler de az işitilir. Bu nedenle işitme öl­çümünde her iki tip (karma) sağırlığı da gösteren odyometrik eğri elde edilir.<br />
NEDENLERİ<br />
Otosklerozun genel kabul gören nedeni ıçkulakta yetersiz beslenmeye bağlı ge­lişim bozukluğudur (distrofl). <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">Kan</a> do-laşımıyla iyi beslenemeyen içkulağm kemikdokusunda anormal bir gelişme görülür. İçkulakta kulak salyangozu, yanın daire kanalcıkları gibi çok duyar­lı yapılar bulunur. Bunlar oval pencere ve yuvarlak pencere aracılığıyla ortaku­lağa bağlanır.<br />
Otoksklerozda içkulağın kemikdo-kusu düzensiz ve aşırı gelişme göstere­rek özellikle oval pencerenin kenarları­nı çevirir. Üzengi kemiği oval pencere­ye yapışır ve normal koşullarda oval pencerenin boşluğunda titreşen bu ke­mik hareketsiz kalır. Böylece titreşimle­ri kulak zarından içkulak sıvılarına ile­ten kulak kemikçiklerinin işlevi aksar ve işitme kaybı ortaya çıkar.<br />
<a href="http://www.saglik.im/otoskleroz/">Otoskleroz</a>da üzengi kemiğinin oval pencereye yapışık olduğu bilinmekle birlikte hastalığın temelindeki <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> distrofisinin nedeni tam bilinmemekte­dir. Bu konudaki değişik kuramların hiçbiri tam geçerli değildir. Otosklero-zun bazı ailelerde sık görülmesi, yapı­sal ve kalıtsal etkenlerin ağırlık taşıdı­ğını düşündürürse de eldeki veriler ke­sin değildir.<br />
<a href="http://www.saglik.im/otoskleroz/">Otoskleroz</a>un <a href="http://www.saglik.im/kategori/kadin-ve-dogum/">kadın</a> cinsel yaşamı­nın evreleriyle sıkı bağlantısı hormonal bir hastalık olabileceğini düşündür­müş, ama bu durum da kanıtlanmamış­tır. Benzer biçimde hastalarda <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> eksikliği de görülmemiştir. Otoskleroz anormal bir kemikleşme süreci oldu­ğundan, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hormon/">hormon</a> ve vitaminlerin etkisi­ni vurgulayan kuram geçerli olabilir, ama bu maddelerin nasıl etki gösterdi­ği açıklanmış değildir.<br />
Kemikleşme sürecinin incelenmesi otosklerozun nedenleri olarak <a href="http://www.saglik.im/kalsiyum/">kalsiyum</a> ve <a href="http://www.saglik.im/fosfor/">fosfor</a> metabolizmasındaki bozukluk­ların gösterilmesine yol açmıştır. Oysa otoskleroz günümüzde daha çok destek-doku ve bağdoku hastalıkları grubunda değerlendirilmektedir.<br />
TEDAVİ<br />
Otosklerozun tedavisi karmaşıktır ve her olgu ayrı değerlendirilir. Hastalığa karşı bir korunma önlemi yoktur; has­talık ortaya çıktıktan sonra dikkatle iz­lenmesi gerekir. İşitme kaybı çok ağır olmadıkça tedavi edilebilir, ama cerrahi girişim dışındaki tedavi sonuçları1 yetersizdir. Cerrahi girişimin hasta erişkin yaşa ulaştıktan sonra, tam sa­ğırlık ortaya çıkmadan ve hastalığın I durakladığı bir sırada yapılması gere-1 kir. Uzun dönemli sonucu açısından] başka güvenilir yol yoktur.<br />
<a href="http://www.saglik.im/otoskleroz/">Otoskleroz</a>un cerrahi tedavisinde 1 çeşitli yöntemler denenmiştir. Günü­müzde daha çok üzengi kemiğinin hare­ketli duruma getirilmesi ya da çıkarıl- j ması gibi teknikler kullanılmaktadır. Ayrıca <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> tedavisiyle içkulakta tehlikeli iltihapların gelişmesi önlene-bilmekte ve ortakulak yapılarının ayrın­tılı olarak görülmesini sağlayan çiftgöz-mercekli (binoküler) kulak mikrosko-punun kullanılmasıyla mikrocerrahi tekniklerinde başarı sağlanmaktadır.<br />
Cerrahı girişime olanak vermeyen durumlarda işitme protezi yarar sağla­yabilir. Bu tür aletler “Tedavi Önerile­ri” cildinde “İşitme Protezleri” bölü­münde ele alınmıştır. Bu alandaki tek­nolojik gelişmeler sayesinde işitme iş­levi artık hiç değilse bir ölçüde düzel­tilebilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/otoskleroz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LABİRENT BOZUKLUĞUNUN BAŞLICA BELİRTİLERİ NELERDİR?</title>
		<link>http://www.saglik.im/labirent-bozuklugunun-baslica-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/labirent-bozuklugunun-baslica-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:17:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Labirent bozukluğunun başlıca belirtileri nelerdir? Labirent bozukluğu belirtilen yukanda belirtilen, labirentin üç temel işlevin-deki değişikliklere bağlıdır. Dengedeki değişüdik bir dizi bozukluğa, Özellikle yürüme ve dik durma ile ilgili bozukluklara; gözlerin konumundaki değişik­likler nistagmus denen göz titremesine; mekân yönelimi duygusundaki deği­şiklikler ise baş dönmesine yol açar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Labirent bozukluğunun başlıca belirtileri nelerdir?<br />
Labirent bozukluğu belirtilen yukanda belirtilen, labirentin üç temel işlevin-deki değişikliklere bağlıdır. Dengedeki değişüdik bir dizi bozukluğa, Özellikle yürüme ve dik durma ile ilgili bozukluklara; gözlerin konumundaki değişik­likler nistagmus denen göz titremesine; mekân yönelimi duygusundaki deği­şiklikler ise baş dönmesine yol açar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/labirent-bozuklugunun-baslica-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKA LABİRENT İŞLEVLERİ NEDİR?</title>
		<link>http://www.saglik.im/aka-labirent-islevleri-nedir/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/aka-labirent-islevleri-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:16:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Arka labirentin İşlevleri nedir? Başın döndürülmesini ya da ileri-geri hareket ettirilmesini kolaylaştıran arka labirentten, bir dizi sinirsel uyan kaynaklanır ve bunlar vestibüler sinir yoluy­la ulaştıkları merkez sinir sisteminde değişik işlemlere uğrarlar; bu uyanlar gövde ile kol ve bacakların kas gerginliğinin ve dengenin sağlanmasına, baş hareketleri sırasında gözlerin doğru bir konumda durmasına ve mekân yöneli­mi duygusunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arka labirentin İşlevleri nedir?<br />
Başın döndürülmesini ya da ileri-geri <a href="http://www.saglik.im/hareket/">hareket</a> ettirilmesini kolaylaştıran arka labirentten, bir dizi sinirsel uyan kaynaklanır ve bunlar vestibüler sinir yoluy­la ulaştıkları merkez sinir sisteminde değişik işlemlere uğrarlar; bu uyanlar gövde ile kol ve bacakların <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> gerginliğinin ve dengenin sağlanmasına, baş hareketleri sırasında gözlerin doğru bir konumda durmasına ve mekân yöneli­mi duygusunun oluşumuna katkıda bulunurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/aka-labirent-islevleri-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LABİRENT (İÇKULAK)NEDİR?</title>
		<link>http://www.saglik.im/labirent-ickulaknedir/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/labirent-ickulaknedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:14:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[Labirent (içkulak) nedir? Geniş anlamda labirent, içkulak yapılarının bütünüdür; ön ya da salyangoza yakın bir bölümü ile arka ya da vestibüler bölümü vardır. İlk bölümü oluştu­ran kulak salyangozu seslerin algılanmasını sağlar; ikinci bölüm utrikulus, (kırbacık), sakkulus (torbacık) ve yanmdaire kanallarından oluşur, başın hare­ketlerinin ve uzaydaki konumunun algılanmasını sağlar. Dar anlamıyla labi­rent yalnızca içkuiağın arka ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Labirent (içkulak) nedir?<br />
Geniş anlamda labirent, içkulak yapılarının bütünüdür; ön ya da salyangoza yakın bir bölümü ile arka ya da vestibüler bölümü vardır. İlk bölümü oluştu­ran <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> salyangozu seslerin algılanmasını sağlar; ikinci bölüm utrikulus, (kırbacık), sakkulus (torbacık) ve yanmdaire kanallarından oluşur, başın hare­ketlerinin ve uzaydaki konumunun algılanmasını sağlar. Dar anlamıyla labi­rent yalnızca içkuiağın arka ya da vestibüler bölümüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/labirent-ickulaknedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İÇKULAK İLTİHABI (LABİRENTİT)</title>
		<link>http://www.saglik.im/ickulak-iltihabi-labirentit/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/ickulak-iltihabi-labirentit/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gokhan33</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[İÇKULAK İLTİHABI (LABİRENTİT) NEDENLERİ İıfkulak iltihabının, frengi ve verem et­kenlerine bağlı olarak gelişen özgün bi­çimleri dışmda çok çeşitli nedenleri vardır. Genellikle kronik gidişli, ama akut da olabilen bir iltihaplanmadır; en çok irinli bir ortakulak iltihabının içku­lağa yayılması ile başlar. ^&#62; Beyin zarı iltihabı (menenjit) sıra­sında ise iltihap, kafatasından içkulağa doğru yayılabilir. Bu yayılma biçimi daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İÇKULAK İLTİHABI (LABİRENTİT)<br />
NEDENLERİ<br />
İıfkulak iltihabının, frengi ve verem et­kenlerine bağlı olarak gelişen özgün bi­çimleri dışmda çok çeşitli nedenleri vardır. Genellikle kronik gidişli, ama akut da olabilen bir iltihaplanmadır; en çok irinli bir ortakulak iltihabının içku­lağa yayılması ile başlar. ^&gt; Beyin zarı iltihabı (menenjit) sıra­sında ise iltihap, kafatasından içkulağa doğru yayılabilir. Bu yayılma biçimi daha çok meningokoklann etken oldu­ğu olgularda gözlenir. Oldukça az görü­len bir başka yayılma yolu da hemato-jen, yani <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> dolaşımı ile gerçekleşen doğrudan yayılmadır; çocuklarda <a href="http://www.saglik.im/kizil/">kızıl</a> ve kabakulak, erişkinlerde ise <a href="http://www.saglik.im/tifo/">tifo</a> gibi genel enfeksiyon hastalıklarının gidişi sırasında görülebilir. Şakak kemiğinin kırılmasına yol açan bir yaralanma da hastalık nedeni olabilir.<br />
BELİRTİLERİ<br />
İltihap etkenleri içkulağa ulaşmca, mik­robun üreme hızına, kişinin genel ve iç-kulağın yerel durumuna göre serumlu ya da irinli içkulak iltihabına yol açabi­lir; hastalık akut ya da kronik gidişli olabilir. Akut biçimler her zaman geniş bir yayılım gösterir; kronik biçimler ise yaygın ya da sınırlı olabilir, yani yal­nızca <a href="http://www.saglik.im/kategori/kulak-burun-bogaz/">kulak</a> salyangozu ya da arka (ves-tibüler) içkulakla sınırlı olabilir.<br />
Akut serumlu içkulak iltihabı: İçku-lağın üreme hızı <a href="http://www.saglik.im/dusuk-abortus/">düşük</a> mikroplar tara­fından istilasına bağlanmakla birlikte, genellikle ortakulakta yer alan iltihabi bir odaktan komşuluk yoluyla oluşur. İrinli içkulak iltihabında olduğu gibi ani ve etkili bir başlangıcı vardır.<br />
Kulak salyangozunun zedelenmesi­ne bağlı belirtiler aniden ortaya çıkar. Uğultuları bir süre sonra işitme yitimi izler; öteki belirtiler baş dönmesi, ağır denge bozuklukları, <a href="http://www.saglik.im/bulanti-kusma/">bulantı</a> ve kusma­dır. Uygun bir <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> tedavisi ile tüm belirtiler iki üç hafta içinde kay­bolur ve tam bir iyileşme görülür. Bazen hafif bir işitme bozukluğu kala­bilir.<br />
Akut irinli içkulak iltihabı: Serumlu biçimden daha ağır gidişlidir; enfeksi­yonuz kulak zan çevresine yapılan hata­lı tıbbi girişimler sonucunda ortaya çı­kabilir. Hastalığın başlangıcı anidir. Çok şiddetli olan baş dönmeleri hasta­nın ayakta durmasını ve yürümesini güçleştirir, ayrıca inatçı bir bulantı ve <a href="http://www.saglik.im/kusma/">kusma</a> görülür. <a href="http://www.saglik.im/sagirlik/">Sağırlık</a> tamdır ve duyu hücrelerinin yıkımına bağlı olduğundan hastalık iyileştikten sonra da kalıcı sa­ğırlık gözlenir. Serumlu içkulak iltihabı ile ayırıcı tanı yapılması gerekir. İrinli biçimde işitme başlangıçtan beri orta­dan kalkmıştır ve içkulak kesinlikle uyanlamaz, oysa serumlu biçimde işit­me kısmen kalır. En azından ilk günler­de ve belli ölçüde bir vestibüler uyarıla-bilirlik her zaman korunur.<br />
Akut içkulak iltihabına benzer bir klinik tablo, <a href="http://www.saglik.im/serebellum-beyincik/">beyincik</a> apsesinde de gözlenir; tedaviye karar verebilmek için mutlaka ayırıcı tanı gerekir.<br />
Kronik serumlu içkulak iltihabı:<br />
Akut serumlu biçimden kalan biı iz ola­bilir ya da başlangıçtan beri kronik nez­leli bir ortakulak iltihabından sonra bu biçimde gelişir. İltihabi süreç hafif de olsa, bağdokunun giderek artmasına ve daha duyarlı olan <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> dokunun yerini almasına neden olur. Zamanla bağdoku artışı ile seyreden bir içkulak iltihabı yerleşir ve ileri derecede işitme yitimi ortaya çıkar.<br />
Genellikle çok yavaş bir gidiş göste­ren hastalığın özgün ve çarpıcı belirtile­ri yoktur. Bu yüzden bazen gözden de kaçabilir. Ama geçici içkulak tahrişi, ilerleyici sağırlık ve geçici baş dönme­sine neden olabilir. “‘<br />
Sınırlı kronik irinli içkulak iltihabı:<br />
Genellikle kronik bir kulak iltihabını iz­ler ve çoğu zaman kulak zarının <a href="http://www.saglik.im/yazi/kemik/">kemik</a> duvarında bir <a href="http://www.saglik.im/fistul-ve-empiyem/">fistül</a> ya da çürüme söz konusudur. Belirtileri iltihap odağının yerine göre değişir: İltihap kulak sal-yangozundaysa hemen hemen tam bir işitme yitimi gelişir. Hasta genellikle kendiliğinden vestibüler tepkime belirti­leri göstermez, yalnızca zaman zaman görülen baş dönmesi krizleri vardır ve birlikte denge bozukluklarına da rastla­nabilir.<br />
Yaygın kronik irinli içkulak iltihabı:<br />
Akut irinli içkulak iltihabını izler ya da kronik bir kulak iltihabı sonrasında ses­siz bir biçimde gelişir. Belirtileri genel­likle hafiftir ve dikkatle uygulanan od-yometri testiyle tam sağırlığa kadar gi­debilecek az ya da çok belirgin bir işit­me azalması saptanabilir.<br />
Aktif kronik içkulak iltihabı ile iz bı­rakarak iyileşmiş bir içkulak iltihabı arasında ayırıcı tanı yapmak olanaksız­dır. Genellikle başlangıç odağına antibi­yotik ve iltihap bastına tedavi uygula­nır. Cerrahi girişim yalnızca irinli İçku­lak iltihabı sırasında beyin zarı iltihabı belirtileri ortaya çıkarsa uygulanmalıdır.<br />
İÇKULAK İLTİHABININ ÇOK SEYREK GÖRÜLEN 1            BİR BİÇİMİ<br />
Frengi, içkulağı kolayca etkileyebilir; böylece içkulakta artık çok seyrek görü­len <a href="http://www.saglik.im/frengi/">frengi</a> iltihabı ortaya çıkar. Doğum­sal frengi sağırlığı iki yanlıdır ve olduk­ça sıktır; göz değişiklikleri (parenkima-töz keratit) ve Hutchinson dişleri (üst orta kesicidişlerin ortasında yaranay şeklinde yarık) ile birliktedir. Enfeksi­yonların genel belirtileri de gözlenir. Hastalık erken dönemde, yani yaşamın ilk beş ayı içinde ortaya çıkarsa, iki yanlı sağırlık çocuk konuşmaya başla­madan yerleşir. Bu nedenle çocuğun konuşmayı öğrenmesi olanaksızlaşır, çocuk zamanla sağır ve dilsiz olur.<br />
Edinsel frengide içkulak iltihabı ku­ral olarak üçüncü evrede yani hastalığın en ileri evresinde görülür.<br />
Klinik açıdan iki yardı ve yavaş iler­leyen biçim ile akut gidişli biçim ayni: edilebilir. Akut <a href="http://www.saglik.im/yazi/iltihaplanma/">iltihaplanma</a> bir ya da iki kulakta olabilir. Böylece birkaç saat içinde belirgin baş dönmesi ile tam sa­ğırlık ortaya çıkar. Bu durum frengi lez-yonunun yerleştiği herhangi bir dama­mı yırtılmasından sonra içkulağa kan dolmasından kaynaklanır.<br />
Doğumsal ve edinsel frenginin akut biçimleri çok ağır sonuçlara yol açar; yavaş gidişli üçüncü evreye zamanında müdahale edilirse, frengi mikrobuna etkili ilaçlarla (penisilin vb) tedavi ola­naklıdır.<br />
ENFEKŞİYONSUZ İÇKULAK İLTİHAPLARI<br />
İçkulak değişikliklerinin enfeksiyona bağlı olmayan, başka yapıdaki hastalık süreçlerinden kaynaklanan, yavaş gidiş­li biçimleri de vardır. Yaralanma ya da zehirlenmelere bağlı, <a href="http://www.saglik.im/dokular/">doku</a> yıkımıyla seyreden içkulak iltihapları bu gruptan­dır. <a href="http://www.saglik.im/yazi/zehirlenme">Zehirlenme</a> etkenleri de dış ya da vücut içi olarak iki bölümde incelenir. Dış zehirlenme etkenlerinin en önemli­si, yüksek dozda uzun süre alınan ilaç­lardır; bu ilaçlar içkulağa ağır zarar ve­rebilir, özellikle kinin, streptomisin, eritromisin ve bazı idrar söktürücüler bu açıdan önemlidir. Alkol ve tütün alışkanlıkları da içkulağa zarar verir. Aynı şekilde kurşun, benzol gibi zehirli maddelerle uzun süre birlikte bulunma­nın da zararları olabilir; bazı <a href="http://www.saglik.im/sac-ve-killar/">saç</a> boya­lan da içkulakta ağır yıkım yapabilir.<br />
Vücut içinden kaynaklanan zehir­lenmeler şeker hastalığı, <a href="http://www.saglik.im/bobrekler/">böbrek</a> iltiha­bı, <a href="http://www.saglik.im/urik-asit/">ürik asit</a> yüksekliği, karaciğer iltiha­bı gibi hastalıkların gidişi sırasında gözlenir.<br />
Yaralanma etkenleri ise şiddetli ve uzun süreli seslerdir. Büyük bir patlama gibi tek ve çok şiddetli bir ses de içku­lağa zarar verebilir. Ayrıca bazı meslekler (makinistlik, demiryolculuk, de­mircilik, pilotluk, telefon santral me­murluğu vb) dayanılabilir şiddette, ama sürekli gürültü etkisi sonucunda hastalı­ğa neden olabilir. Gençlerin diskotek­lerde ya da kulaklıklarla dinledikleri çok yüksek sesli müzik de bir ses yara­lanması kaynağı olabilir.<br />
Enfeksiyona bağlı olmayan başka bir içkulak iltihabı biçimi de yaşlılarda yaygın olarak görülen doku gerilemesi­ne bağlı (atrofik) içkulak iltihabıdır. Yaşlanmaya bağlı olarak değişik organ­lardaki doku gerilemesi (atrofı) süreci, içkulağın duyusal dokularında da görü­lebilir ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/yaslanma/">yaşlanma</a> sağırlığına yol aça­bilir. Ama yaşa bağlı olduğundan ola­ğan kabul edilebilen bu tÜT dışmda yaş­lılıkta başka doku gerilemesi biçimleri de görülebilir; bunlar yüksek tansiyon, <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> sertliği gibi hastalıklardan kay­naklanır. Bütün doku yıkımı ve gerile­mesi biçimleri yavaş gelişir; özellikle ani sesler ve şiddetli gürültüler, işitme­de giderek artan bir azalmaya yol açar.<br />
İlaç tedavisi kökten çözümleyici de­ğildir; özellikle belirtilere yönelik ola­rak uygulanır ve en azından hastalığın ilerlemesini durdurmaya yöneliktir.<br />
Klinik tabloda özellikle tiz sesler için iki yanlı, ilerleyici bir işitme azal­ması ön plandadır. Bazen uğultu (aku-feni), denge bozuklukları ve baş dön­mesi de görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/ickulak-iltihabi-labirentit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

