<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Göz Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/goz-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Retina</title>
		<link>http://www.saglik.im/retina/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/retina/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 23:35:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2218</guid>
		<description><![CDATA[Çevreden gelen ışık yansımalarını ve uyarılarını algılayan sinirsel, özel dokuya verilen addır. Retinadaki bazı hücreler, ışık enerjisinin sinirsel uyarılara dönüşmesine katkıda bulunurlar. Bu uyarılar, retina tabakasında çok sayıdaki sinir hücreleri tarafından sinirsel uyarılar biçiminde algılanırlar. Bu sinir hücrelerinin (nöron) “Akson” denilen uzantıları, sinir hücresinin algılamış olduğu uyarıları beynin görme işlemiyle ilgili bölgelerine iletmek amacıyla birleşip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çevreden gelen ışık yansımalarını ve uyarılarını algılayan sinirsel, özel dokuya verilen addır. Retinadaki bazı hücreler, ışık enerjisinin sinirsel uyarılara dönüşmesine katkıda bulunurlar. Bu uyarılar, <a href="http://www.saglik.im/retina/">retina</a> tabakasında çok sayıdaki sinir hücreleri tarafından sinirsel uyarılar biçiminde algılanırlar. Bu <a href="http://www.saglik.im/sinir-hucresi-noron/">sinir hücreleri</a>nin (<a href="http://www.saglik.im/sinir-hucresi-noron/">nöron</a>) “Akson” denilen uzantıları, <a href="http://www.saglik.im/sinir-hucresi-noron/">sinir hücresi</a>nin algılamış olduğu uyarıları beynin görme işlemiyle ilgili bölgelerine iletmek amacıyla birleşip, “<a href="http://www.saglik.im/optik-sinir/">Optik sinir</a>”i kurarlar. Buradan da anlaşılacağı gibi, görme işleminde retina, ışık enerjisini sinirsel uyarı biçiminde beyne taşımaktadır. Retina <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/goz-hastaliklari/">göz</a>ün en iç tabakasını oluşturur. Dış yüzü <a href="http://www.saglik.im/koroid/">koroid</a> ile iç yüzü de göz küresinin iç boşluğunu dolduran “<a href="http://www.saglik.im/vitre-cismi/">Vitre cismi</a>” denilen bir yapıyla ilişki içindedir. Retina, arkada “Optik sinir”le devam eder. Arkadan öne gelindikçe, retinanın kalınlığı gitgide azalır. “Ora serrata” denilen bir noktadan sonra, öne doğru olan retina bölgesinde sinirsel öğe kalmamaktadır. Silier cismin oluşturduğu halkanın arka kenarı ile <a href="http://www.saglik.im/koroid/">koroid</a>in birleştiği bölgeye “Ora serrata” denilmektedir. Retina, Ora serratadan ileriye öne doğru, silier cismi ve irisin arka yüzünü örten bir zar olarak devam eder. Ora serratanın önündeki retina bölümüne “Silier ve <a href="http://www.saglik.im/iris/">iris</a> retinası” denilmektedir. Bu bölüm ışığa duyarlı değildir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4012" title="karakalem_goz_retina_cizim" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/karakalem_goz_retina_cizim-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></p>
<p>Ora serratanın arkasında kalan retina bölgesine “Optik retina” denir. Işık enerjisini biyoeletriksel-sinirsel enerjiye, uyarıya çeviren retina bölgesi bu bölgedir. Gözün ön küresiyle arka küresinin tepe noktalarını birleştiren tasarımsal çizgiye “Optik aks” denir. Optik aksın arka kutuptaki noktasının biraz dış yan tarafında, sarı renkte bir alan görülür. Bu alana “Maküla lutea” denir. Maküla luteanın ortası hafifçe çukurdur. Bu çukura “Fovea sentralis” adı verilir. Fovea sentralis bölgesinde retina çok ince olmakla birlikte, gözün en keskin görebildiği retina alanı burasıdır.Optik sinir, maküla luteanın, 3 mm. iç yan (burun) tarafından retinaya açılmaktadır. Optik sinirin retinaya açıldığı bu noktaya, “Optik disk” (papilla) denir. Optik disk 1.5 mm. çapındadır ve ışığa duyarsızdır. Bu nedenle optik diske “Kör nokta” da denir. Optik sinirin ortasında ilerleyip göze gelen “Arteria sentralis retina” (atardamar) ve “Vena sentralis retina” (toplardamar), optik diskin merkezinden retinaya yayılır. Bu damarlar oftalmoskop denilen” ve göz küresinin içini görmeye yarayan bir aygıt yardımıyla görülebilir. Retin başlıca 10 tabakadan kurulmuştur. Bu tabakalar dıştan içe doğru şöyle sıralanmaktadır:</p>
<p>1) Retinanın pigment epiteli</p>
<p>2) Çomak ve koni hücrelerinin uzantıları</p>
<p>3) Dış limitans zar</p>
<p>4) Dış nükleer tabaka</p>
<p>5) Dış pleksiform tabaka</p>
<p>6) İç nükleer tabaka</p>
<p>7) İç pleksiform tabaka t&amp;t</p>
<p>8 ) Ganglion hücreleri tabakası</p>
<p>9) Sinir lifleri tabakası</p>
<p>10) îç limitans tabaka</p>
<p><strong>RETİNA DEKOLMANI: </strong>Anımsanacağı gibi retina, 10 tabakadan oluşmuş bir yapıdır. En dış tabaka olan “Retinanın pigment epiteli” tabakasının, kendisinin hemen iç tarafında bulunan retinanın diğer tabakalarından ayrılması olayına “Retina dekolmanı” denilmektedir. Retinanın ayrılmış olan katları arasında sıvı toplanır. Bu sıvı retinadaki bir delikten geçerek ayrılmış olan katlar arasına sızmaktadır. Sıvının kaynağı önce retinada bir yırtığın ortaya çılcması gerekmektedir. Retinanın yırtılması büyük bir çoğunlukla vitrenin retinayı mekanik olarak çekmesi sonucudur.</p>
<p>Bilindiği gibi vitre belli bölgelerde retinaya yapışık durumdadır. Vitrenin, retinayı mekanik olarak çekmesi şu durumlarda ortaya çıkabilir. Göze gelen delici ya da küt darbeler, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a> vitrede nedbe dokusunun gelişmesine yol açabilir. Vitredeki nedbe bandları, vitreyle retinanın birbirlerine yapışık oldukları normal ve anormal bölgelerde retinayı sürekli olarak mekanik bir biçimde çekerler. Bu çekme kuvveti retinada yırtılmaya yol açabilir. Retinadaki bu yırtık tam bir parça kopması biçiminde olabileceği gibi, yırtık bir kapak biçiminde de olabilir. Bu son durumda, yırtık retina tamamen kopmuş değildir. Retina yırtığına neden olan bir diğer olay da “Sinerazis” denilen bir çeşit vitre dejenerasyonudur. Bilindiği gibi vitre sıvısı normalde “Gel” halindedir. Sinerezis olayında vitre sıvısında yer yer “Sol” biçiminde bir sıvı gelişmekte ve <a href="http://www.saglik.im/vitre-cismi/">vitre cismi</a> de büzüşmeye başlamaktadır. Daha sonra soî halindeki sıvı, vitre cismiyle retina arasına sızmakta ve vitre cismi de aşırı bir biçimde büzüşerek normalde retinaya yapışık olduğu noktalardan kopmaktadır. Bu kopuşa “Vitre dekolmanı” denilmektedir. Vitre dekolmanı sırasında vitre cismi retinadan kopup ayrılırken retinaya yapışık olduğu bölgelerden retinayı yırtmakta ve böylece retinanın delinmesine yol açmaktadır.</p>
<p>Retina dekolmanına neden olan bir başka hastalık ise diabetes mellitustur (Şeker hastalığı). Bu oluşumun büimsel adı “Diabetik Retinitis Proliferanstır.Her ne biçimde olursa olsun, retinada yırtık-delik oluştuğunda, vitreden kaynaklanan sıvı zamanla retinada dekolmana yol açabilir. Hastalığın belirtilerini şöyle özetleyebüiriz. Hastalar ışıklı, parlak çizgi ya da noktalar gördüklerinden ya da şimşek çakması gibi parlak ışıklar gördüklerinden söz ederler.</p>
<p>Bu görüntüler birkaç dakikalık aralıklarla yinelenir ve birkaç saat ya da gün sonra kaybolurlar. Bu parlak ışıklar daha çok göz hareketleri sırasında ve karanlıkta fark edilirler. Vitreyle retina arasındaki anormal yapışıklıkların bulunması, vitrede gelişen nedbe bantların retinayı girmeleri ya da vitre dekolmanı sonucu retinanın uyarılması parlak ışık görüntülerinin nedenidir. Parlak ışıkların görülmesi halinde, hastaların kesinlikle bir göz doktoruna başvurmaları gerekmektedir.</p>
<p>Parlak ışıkların tedavisi her zaman için gerekli değildir. Bu belirtiler kendiliğinden geçebilir. Fakat retina dekolmanı, retina yırtılması, vitre kanaması riskini akıldan çıkarmamak gerekir. Retina dekolmanı geliştiğinde, hastalar katları birbirinden ayrılmış olan retina bölgesindeki yeteneklerini kaybederler. Bu durumu hastalar “Gözüme perde iniyor” diye anlatırlar. Retina deklomanı alanı genişledikçe, görme kaybı alanı da buna paralel olarak büyümektedir. Retinanın “Maküla” bölgesinde oluşan retina dekolmanı hastanın keskin görme yeteneğini bozar. Ancak bu bölgedeki dekolmanlar çoğunlukla kendiliğinden iyileşirler.</p>
<p>Retina dekolmanı gelişirken, yani retinanın pigment tabakası diğer tabakalardan ayrılırken, bazı küçük retina damarları da yırtılabilir ve buralardan <a href="http://www.saglik.im/kanamalar/">kanamalar</a> olabilir. Kanama sonucu vitrenin gerisine düşen alyuvar kümelerinin gölgeleri retinaya düştüğünde, hasta bunları uçuşan siyah noktalar biçiminde tanımlar. Kanama fazla olduğundan vitrenin arkasına toplanan <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> bir süre için görmeyi engelliyebilir.Retina dekolmanının tedavisi göz cerrahisinin sorumluluk alanına girmektedir. Çünkü bu yırtıkların kendiliğinden iyileşmesi çok ender rastlanan bir olaydır.Ameliyatla retinanın sürekliliği sağlanır ve deliğin çevresinde kalıcı nedbeler oluşturmak amacıyla fotokoagülasyon, diatermi ya da kriotermi uygulanır. Retina dekolmanlanna uygulanan bu cerrahi girişimler sonucu % 90 vakada iyileşme sağlanmaktadır. Ameliyattan 6 ay sonra retinada aynı yerde dekolman oluşmamışsa, artık o bölgede dekolman yinelenmez</p>
<p><strong>Retina Ameliyatı</strong></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="468" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="file=http://www.juzztv.com/files/videos/345450613370926.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" /><param name="src" value="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="468" height="360" src="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" allowfullscreen="true" flashvars="file=http://www.juzztv.com/files/videos/345450613370926.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" bgcolor="#ffffff"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/retina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kornea</title>
		<link>http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 01:37:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2245</guid>
		<description><![CDATA[KORNEA: Kornea, gözün ön 1/6’sını oluşturan saydam dokudur. Göz küresinin ön bölümünde skleranm Ön açıklığına saat camı gibi yerleşen kornea, eğrilik yarıçapı skleramnkinden küçük olduğundan dışarıya doğru kabarıktır. Kalınlığı ortada {ön kutupta) 0.6-0.8 mm iken çevrede 1-1.2 mm’yi bulur. Kornea önden arkaya doğru 5 tabakadan yapılmıştır. 1 Kornea epiteli, 2 Anterior limiting membran (Bowman zarı), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KORNEA</strong>: Kornea, gözün ön 1/6’sını oluşturan saydam dokudur. Göz küresinin ön bölümünde skleranm Ön açıklığına saat camı gibi yerleşen kornea, eğrilik yarıçapı skleramnkinden küçük olduğundan dışarıya doğru kabarıktır. Kalınlığı ortada {ön kutupta) 0.6-0.8 mm iken çevrede 1-1.2 mm’yi bulur. <a href="http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/">Kornea</a> önden arkaya doğru 5 tabakadan yapılmıştır. 1 Kornea epiteli, 2 Anterior limiting membran (Bowman zarı), 3 Substonssa propria (stroma), 4 Posterior limiting membran (Descment zarı), 5-Endotel [ön kamara endoteli). Kornea epiteli, 5 kat <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> hücresinden kurulmuştur. Bunun altındaki üç tabaka, liflerden zengin bir bağdokusudur. En arkadaki “Ön kamara endoteli” adh tabaka tek katlı epitel hücrelerinin oluşturduğu bir tabaka olup, irise doğru uzanır.</p>
<p><object id="player" classid="clsid:6bf52a52-394a-11d3-b153-00c04f79faa6" width="467" height="328" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701"><param name="AutoStart" value="1" /><param name="FileName" value="http://vod.cnnturk.com/cnnturk/haber/11.07.2007/yapay_kornea.wmv" /><param name="ShowControls" value="1" /><param name="ShowStatusBar" value="1" /><param name="autoSize" value="0" /><param name="autoRewind" value="1" /><param name="name" value="Haber" /><embed id="player" type="application/x-mplayer2" width="467" height="328" name="Haber" autorewind="1" autosize="0" showstatusbar="1" showcontrols="1" filename="http://vod.cnnturk.com/cnnturk/haber/11.07.2007/yapay_kornea.wmv" autostart="1"></embed></object></p>
<p><strong>KORNEA ÜLSERLERİ:</strong> Dünyada görülen körlüklerin en sık rastlanan nedenlerinin başında, korneada oluşan ülserlerin neden olduğu kornea delinmeleri ve nedbeleşmeleri gelir. Streptokokus pnömonia adlı bakteri, kornea ülserlerinin en sık rastlanan etkinidir. Ülserler çoğunlukla korneanın herhangi bir nedenle zedelenmesi olayını izler. Gözyaşı kesesinde müzmin bir pnömokok infeksiyonu taşıyan hastalarda ve kömür madeni işçilerinde streptokokus pnömoniaya bağlı kornea ülserlerine daha sık rastlanmaktadır. Korneadaki <a href="http://www.saglik.im/peptik-ulser/">ülser</a> kendisini yuvarlak, gri renkli tipik bir ülser biçiminde gösterir. Uzamış vakalarda <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> damarları korneanın ortalarına doğru ilerleyebilirler. Bu olaya “Pannus” denilmektedir.</p>
<p>Gözün ön kamarasında sıklıkla cerahat bulunur. Bu olaya “Hipopion” denir.Pnömokoklara bağlı kornea ülserleri çeşitli sülfonamidli ve antibiyotikli göz ilaçlarıyla tedavi edilebilir. Fakat kural olarak bütün kornea ülserlerinin, kesin olarak bir göz doktoru tarafından tedaviye alınması gerekmektedir. Kornea ülserlerinin sık rastlanan bir diğer etkeni de “Herpes simpleks virüsü”dür (HSV). Hastahk genellikle tek taraflı olarak ortaya çıkar. Fotofobi, <a href="http://www.saglik.im/gorme-bulanikligi/">görme bulanıklığı</a> ve tahriş hissi gibi belirtiler gelişebilir. Korneanın HSVye bağlı ülseri genellikle kendi kendim sınırlar. Eğer hasta kortizollü ilaçlar kullanmıyorsa, kornea ülseri çok az bir nedbe dokusuyla iyileşir .Tedavide, virüsü içeren kornea bölgesi cerrahi olarak çıkartılmaktadır. Akut vakalarda “îdoksüridin” (IDU) adlı ilaçtan da yararlanılmaktadır. Hastalara kesinlikle kortizollü ilaçlar verilmemelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
<enclosure url="http://vod.cnnturk.com/cnnturk/haber/11.07.2007/yapay_kornea.wmv" length="3286770" type="video/x-ms-wmv" />
		</item>
		<item>
		<title>Glokom</title>
		<link>http://www.saglik.im/glokom/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/glokom/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 01:47:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2259</guid>
		<description><![CDATA[GLOKOM: Glokom, göz içi basıncının artması sonucu pupilla dejenerasyonuyla birlikte hastanın görme işlevini körlüğe kadar bozabilecek olan bir hastalıktır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 50000 kişi glokom nedeniyle kör olmuştur. 40 yaşının üstündeki kimselerin % 2’sinde değişik ağırlık derecelerinde glokoma rastlanmaktadır. Glokomda göz içi basıncının artışı, gözün ön ve/veya arka kamarasında kamara sıvısının birikmesine bağlıdır. Anımsanacağı gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GLOKOM:</strong> Glokom, göz içi basıncının artması sonucu pupilla dejenerasyonuyla birlikte hastanın görme işlevini körlüğe kadar bozabilecek olan bir hastalıktır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 50000 kişi <a href="http://www.saglik.im/glokom/">glokom</a> nedeniyle <a href="http://www.saglik.im/korluk/">kör</a> olmuştur. 40 yaşının üstündeki kimselerin % 2’sinde değişik ağırlık derecelerinde glokoma rastlanmaktadır.</p>
<p>Glokomda göz içi basıncının artışı, gözün ön ve/veya arka kamarasında kamara sıvısının birikmesine bağlıdır. Anımsanacağı gibi arka kamara, irisin arka yüzüyle <a href="http://www.saglik.im/silier-cisim/">silier cisim</a> arasında kalan boşluğa verilen addır. Kamara sıvısı silier cisimdeki en arka kamara boşluğuna salgılanır. Kamara sıvısı daha sonra göz bebeğinden geçip, ön kamaraya ulaşır. Bilindiği gibi ön kamara <a href="http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/">kornea</a> ile irisin ön yüzü arasında kalan boşluğa verilen addır. İris köküyle kornea arasındaki açıya “İris-kornea” açışı ya da kısaca “Açı” denir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3870" title="3666_bg" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/3666_bg-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /></p>
<p>Ön kamara boşluğuna ulaşmış olan kamara sıvısı, açı bölgesinde emilip <a href="http://www.saglik.im/toplardamarlar/">toplardamar</a> sistemine kazandırılır. Böylece kamara sıvısının fazlalık bölümü göz içinden uzaklaştırılarak göz içi basıncının normal bir düzeyde tutulması sağlanmış olur. Açı bölgesindeki kamara sıvısı emilimi Önce “Trabeküler ağ”, daha sonra “Schlemm kanalı”, daha sonra da “Silier toplardamarlar” denilen damarlar yoluyla toplardamar sistemine doğrudur. Kamara sıvısının salgılanmasından emilimine kadar geçen yol. üzerindeki tıkanıklıklar ve/veya kamara sıvısının aşırı salgılanması hallerinde kamara sıvısı birikmesi gelişir. Bu ise göz içi basıncının artmasına ve buna bağlı olarak da glokom gelişmesine neden olur.Glokom çeşitlerini sınıfladıktan sonra bunların içinden bazılarım inceliyeceğiz.</p>
<p><strong>Göz Tansiyonu Ameliyatı (Glokom)</strong></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="468" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="file=http://www.juzztv.com/files/videos/472960787886664.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" /><param name="src" value="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="468" height="360" src="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" allowfullscreen="true" flashvars="file=http://www.juzztv.com/files/videos/472960787886664.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" bgcolor="#ffffff"></embed></object></p>
<p>bebeklerde göz tansiyonu riski var mıdır?</p>
<div style="width: 425px; background-color: #090909;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="343" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#090909" /><param name="src" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFdCS15HXBI=" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="343" src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFdCS15HXBI=" allowfullscreen="true" wmode="window" bgcolor="#090909"></embed></object></div>
<p><strong>A)Primer glokom</strong></p>
<p>a) Açık açılı glokom,</p>
<p>b) Kapalı açılı glokom</p>
<p><strong>B) Doğumsal glokom</strong></p>
<p>a) Doğumsal primer glokom (buftalmi)</p>
<p>b) Diğerdoğumsalanormalliklerlebirükte bulun m glokom</p>
<p><strong>C) Sekonder glokom</strong></p>
<p>a) Uvea kaynaklı al) îridosiklit a2) İris atrofisi a3) Tümörler</p>
<p>b) Lens kaynaklı ; 1) Lens şişmesi 2) Lensin yer değiştirmesi 3) Fakolitik glokom</p>
<p>c) Göze gelen darbelerden kaynaklanan 1) Ön kamarada kanama 2) İris kökünün geriye itilmesi 3) Kornea yırtılması sonucu <a href="http://www.saglik.im/iris/">iris</a> kökünün yara</p>
<p>ağzından öne doğru çıkması</p>
<p>d) Kortizollü ilaçların kullanılması</p>
<p><strong>D) Tam glokom. </strong></p>
<p>Kontrol altına alınmamış ya da tedavi edilmemiş bütün glokom tiplerinin sonucu “Tam glokom” gelişir. Göz sert, ağrılı ve görme işlevini kaybetmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/glokom/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katarakt</title>
		<link>http://www.saglik.im/katarakt/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/katarakt/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 19:58:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=260</guid>
		<description><![CDATA[KATARAKT Katarakt terimi, lensin yoğunlaşması sonucu saydamlığının bozulması olayıdır. Katarakt sonucu hastanın görmesi çeşitli derecelerde bozulur. Kataraktın en sık rastlanan etkeni yaşlılıktır. Daha az olmakla birlikte doğumsal katarakt ve travmatik katarakt da kataraktın diğer etkenleri arasında yer almaktadır. Kataraktlı bir lenste, lens ödemiş protein bozukluğu, lens liflerinin normal sürekliliğinin bozulması ve nekroz gioı değişiklikler görülmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KATARAKT</strong><br />
Katarakt terimi, lensin yoğunlaşması sonucu saydamlığının bozulması olayıdır. <a href="http://www.saglik.im/katarakt/">Katarakt</a> sonucu hastanın görmesi çeşitli derecelerde bozulur. Kataraktın en sık rastlanan etkeni yaşlılıktır. Daha az olmakla birlikte doğumsal katarakt ve travmatik katarakt da kataraktın diğer etkenleri arasında yer almaktadır. Kataraktlı bir lenste, lens ödemiş protein bozukluğu, lens liflerinin normal sürekliliğinin bozulması ve nekroz gioı değişiklikler görülmektedir. Kataraktın başlangıcında, lenste hafif bir yoğunluk gelişmiştir.’ Katarkt olgunlaştığında, lensteki su miktarı çok artar ve lens ödemi en yüksek noktasına ulaşır. Bu durumda lensin kapsülü çok gergindir. Kataraktın bu biçimine “Şişkin katarakt” denilmektedir. Daha sonra katarakth lensin suyu dışarı sızmaya ve lens kapsülü buruşuk bir durum almaya, kataraktın da yoğunluğu artmaya başlar.<br />
<strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4044" title="katarakt1" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/katarakt1-300x262.jpg" alt="" width="300" height="262" /><br />
Katarakt Nedir<br />
</strong></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="345" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="name" value="Metacafe_2914573" /><param name="src" value="http://www.metacafe.com/fplayer/2914573/katarakt_reklam_filmi.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="345" src="http://www.metacafe.com/fplayer/2914573/katarakt_reklam_filmi.swf" allowfullscreen="true" wmode="transparent" name="Metacafe_2914573"></embed></object><br />
<span style="font-size: xx-small;"> <a href="http://www.metacafe.com/"></a></span></p>
<p>Bu duruma “Olgunluk üstü katarakt” denilir. Lensin yoğunluğu arttıkça, oftalmaskop aygıtıyla göz dibinin görülmesi de güçleşmektedir. Yaşlılık kataraktı: Yaşlılık kataraktı en sık rastlanan katarakt çeşididir. Yetmiş yaşının üstündeki herkeste bir miktar katarakt kesinlikle bulunur. Katarakt hiçbir belirti vermeyecek kadar hafif olabilir. Eğer belirti verecekse kataraktın ilk ve tek belirtisi gitgide bulanıklaşan görmedir. Başlangıç döneminde uzak görme bulanıklaşır, yakın görme bir Ölçüde düzelir. Bunun sonucu olarak yaşlı hastalar yakını gözlük kullanmaksızm son derece iyi seçerler.</p>
<p>Örneğin gözlüksüz okuyabilirler. Yaşlılık kataraktlarında lens yoğunluğu, genellikle lensin ekvatorundan merkeze doğru geldiğinden, hastanın görme alanı kendisinin fark etmeyeceği bir biçimde çevreden merkeze doğru daralır.Yaşlılık kataraktı genellikle yıllar süren yavaş bir ilerleyiş hızına sahiptir. Bu nedenle yaşlıların büyük çoğunluğu ameliyatı gerektirecek kadar ağır bir katarakta hedef olmazlar. Ameliyatı gerektiren vakalarda lens çıkarılır ve hastaya kalın mercekli, kırıcılığı fazla bir gözlük verilir. Bunların sonucunda hastaların yaklaşık % 90′mda görme keskinliği kesin olarak artar. Bazı cerrahlar, katarakt ameliyatında hastanın lensini çıkardıktan sonra göz bebeği alanına camdan yapılmış bir mercek koymaktadırlar. Böylece hastaların gözlük kullanmalarına gerek kalmamaktadır.Doğumsal katarakt:</p>
<p>Doğumsal, kataraktlar genellikle kalıtsal etkenlere bağlıdırlar ve çift taraflı olarak görülürler. Annenin hamileliğinin ilk üç ayında “Kızamıkçık” hastalığına yakalanması halinde, doğacak olan çocukta doğumsal katarakt bulunma riski yüksektir.Doğumsal katarakta, anne ilk birkaç ay ya da yıl içinde çocuğunun iyi görmediğini fark eder. Bazı yakalardaysa anne çocuğunun gözbebeği alanı içinde beyaz renkli bir yoğunluk farkedebilir. Bilindiği gibi çocuklar doğduklarında, sinir sistemleri bir erişkininki gibi gelişmemiştir. Sinir sisteminin olgunlaşma süreci çocuğun ileriki yaşlarına kadar sürmektedir. Sinir sisteminin iyi bir biçimde gelişebilmesi için uygun uyarılar alması gerekir. Yeni doğan bir çocuğun da görme işlevi henüz tam olarak gelişmemiştir. Bunun tam olarak gelişebilmesi için, daha özel bir anlatımla çocuğun retina tabakasının tam olarak gelişebilmesi için retinaya ışık uyarılarının düşmesi gerekir. Doğumsal katarakta eğer lens yoğunluğu, lensin saydamlığını ileri derece bozmuşsa, ışık uyarıları gözün retina tabakasına yeterince ulaşmazlar. Işık uvanlarim alamayan retina yeterince gelişemez. 8u da körlüğe yol açar. Eğer doğumsal kataraktan kuşkulanılan bir çocuğun göz dibi oftalmoskop aygıtıyla görülemiyorsa, bu çocuğun retinasına yeterince ışık uyarısı ulaşamıyor demektir.</p>
<p>Yani lensin saydamlığı ciddi bir biçimde azalmış demektir.Eğer katarakt çift taraflıysa ve oftalmoskopla göz dibi görülemiyorsa çocukta görme işlevinin normal gelişimini sağlayabilmek amacıyla çocuk 6 aylık olduğunda, bir gözün lensinin cerrahi olarak çıkartılması gerekir. Ameliyat başarılı olursa diğer gözün lensi 2-3 yıl sonra çıkartılır. Eğer ilk ameliyat’ başarılı değilse, öteki gözün lensi 1-2 yıl sonra çıkartılır. Bu süre içinde gözler biraz büyür.Doğumsal kataraktların çoğu görmeyi ciddi bir biçimde bozmazlar ve çoğunlukla da ilerleyici bir özellikte değildirler. Yavaş ilerleyen doğumsal kataraktlarda çocuk 10-15 yaşma geldiğinde, katarakt ameliyatına alınır. Doğumsal kataraktların “Yo 70′inde cerrahi girişimler görme keskinliğini önemli ölçüde çoğaltmaktadır. Kızamıkçık hastalığı sonucu gelişen doğumsal katarakt vakalarının tedavi şansları daha düşüktür.</p>
<p>Travmatik katarakt: Travmatik katarakt çoğunlukla lensi zedeleyen göze batmış taş, metal ya da ağaç kıymığı, saçma gibi yabancı maddelere bağlı olarak gelişir. Küt darbeler, cam üfleyicilerinde olduğu gibi fazla sıcağa hedef olma, X ışınları, radyoaktif maddeler de gözde travmaya [darbe) bağlı (travmatik) katarakta neden olmaktadır. Görüldüğü gibi yukarıda saydığımız etkenlerin pek çoğundan korunmak yalnız basit önlemleri gerektirir. Sanayi işçilerinin uygun koruyucu iş gözlükleri kullanmaları pek çok kazayı önleyebilir.Yabancı cismin lense girmesiyle birlikte lens hemen beyazlaşır. Çünkü lensin kapsülü yırtılmış ve kamara sıvısı ve/veya vitre sıvısı lensin içine girmiştir. Bu durumda hasta görmesinin aniden bozulduğundan yakınır. Göz kızarır ve lens yoğun olarak görülür. Göz içi kanamaları gelişmiş olabilir. Yabancı cismin zaman kaybetmeksizin çıkartılması gerekir.</p>
<p>Göz merceği, dölüt evresinde ve do­ğumdan sonra art arda gelişen üç ana bölümden oluşur:<br />
1)  Dölütsel çekirdek. Dölüt evresinde gelişir ve doğumda merceğin hemen he­men tümünü oluşturur.<br />
2)  Erişkin çekirdek. Doğumdan sonra oluşmaya başlar ve bazı aygıtlarla 10 yaşından başlayarak görülebilir.<br />
3)  Erişkin çekirdeği ön kapsülden ayı­ran <a href="http://www.saglik.im/epitel/">epitel</a> katmanı.</p>
<p>Bu oluşumlardan birinin matlaşması görmenin engellenmesi için yeterlidir. Kataraktın türü, matlaşmanın hangi ya­pıda ve ne zaman ortaya çıktığına baka­rak saptanabilir</p>
<p><strong>Katarakt Ameliyatı 1 </strong></p>
<div><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="512" height="322" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" value="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=11566418&amp;vid=4305345&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/6956/78454433.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" /><param name="flashvars" value="id=11566418&amp;vid=4305345&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/6956/78454433.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" flashvars="id=11566418&amp;vid=4305345&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/6956/78454433.jpeg&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p><strong>DOĞUMSAL KATARAKT</strong></p>
<p>Genellikle <a href="http://www.saglik.im/yazi/gebelik/">gebelik</a> sırasında annenin ge­çirdiği hastalıklara (örneğin kızamık­çık) bağlı olarak dölüt evresinde gelişir.Bazıları merceğin merkezinde matlaş­mayla sınırlıdır ve zamanla ilerlemez (ilerleyici olmayan katarakt); bazıları ise tüm merceğe yayılıp zamanla tam bir matlaşmaya yol açabilir (ilerleyici katarakt).<br />
İlerleyici olmayan katarakt. Bun­lardan ön kutup kataraktı merceğin ön yüzünde yüzeysel katmanlarla sınırlı bir matlaşmadan oluşur. Ana baba ço­cuğun gözünde “beyaz bir nokta” oldu­ğunu fark eder; bu biçim gerçekten de gözbebeğinin ortasında sınırları belir­gin beyaz bir noktayla kendini göste­rir. Genellikle dölüt evresinde ortaya çıkmış olan bir göz iltihabının sonucu­dur.İlerleyici katarakt. Doğuştan var olan ve giderek kötüleşen biçimlerdir.Bölgesel katarakt. Doğumsal kata­raktın en sık görülen biçimidir. Çocuk iyi görmez, ama genellikle bu durum ancak okul çağında fark edilir. Matlaş­ma merceğin merkezini etkilediğinden, ışık güçlü olduğunda görüş daha da azalır; çocuk harfleri iyi göremediğin­den yakınır. Merceğin çevresiyse saydamdır; bu nedenle çok ışık olduğunda gözbebeği daralır ve göz, yalnızca mat­laşma bulunan merkez bölge aracılığı}la görür. Oysa az ışık olduğunda gözbe­beği genişler ve göz, merceğin saydam çevre bölümüyle görür.Bu tür kataraktın ayırt edici özelli­ği, merceğin merkezindeki matlaşma­dır. Merkez bölgenin çevresinde say­dam bir alan vardır. Bu bölgede ışınsal yerleşimli küçük matlaşmalar görülür. bunlar bir olgudan Öbürüne değişir \z bölgesel katarakta çok değişik görü­nümler kazandırır.</p>
<p>Göze dik bir ışık tu­tulduğunda beyazımsı bir yansıma gö­rülür. Eğik ışıkta ise irisin hemen al­tında kabuksu katmanlar ortaya çıkar bunlar saydamdır ve matlaşma daha derindir.Gözbebeği tam olarak genişlediğin­de matlaşmanın tüm yüzeye yayılma-dığı, yalnızca merkezi kapladığı görü­lür. Genellikle her iki gözü de etkile­yen bölgesel kataraktın dölüt evresin­deki hormonal bozukluklar ve raşi­tizmle ilgili olduğu sanılmaktadır. Ba­zı uzmanlara göre de gebeliğin üçüncü ayı dolayında annenin <a href="http://www.saglik.im/yazi/kizamikcik/">kızamıkçık</a> gibi hastalıklara yakalanmasına bağlı olabi­lir.<br />
Bu durum modern cerrahi yöntem­lerle kolaylıkla tedavi edilebilir. Ama erken tanı önemlidir; ameliyatın yaşa­mın ilk yılında yapılması gerekir. Yok­sa sinirsel merkezlere ya da ağtabakaya yayılan işlevsizleşme körlüğe yol açabi­lir. Ana baba, çocuğun görsel uyaranla­ra tepki göstermediğinden kuşkulandık­ları anda hekime başvurmalıdırlar.Tedavi. Matlaşmanın şiddetine ve yayılımına bağlıdır. Görme üzerindeki sınırlama normal bir yaşam sürmeye en­gel değilse, ameliyat ertelenip katarakta bağlı uyum eksikliğini gideren gözlük­ler verilebilir.Katarakt yaygınlaşmış, saydam bö­lüm ince bir çizgi halinde kenarda kal­mışsa, tek tedavi yöntemi cerrahi giri­şimdir<strong> </strong></p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=1740335478363556704&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=1740335478363556704&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object><strong> </strong></p>
<p><strong>EDİNSEL KATARAKTLAR</strong><br />
Doğuştan gelmeyip sonradan oluşan edinsel kataraktlara çok daha sık rastla­nır. Sağlıklı bir gözde yaşlanmaya, dar­belere, göze özgü ya da genel hastalık­lara bağlı olarak katarakt oluşabilir.<br />
<a href="http://www.saglik.im/yazi/yaslilik/">Yaşlılık</a> dönemi kataraktları. İleri yaşlarda merceğin bulanıklaşması biçi­minde görülür. Bu hastalığın nasıl oluş­tuğu henüz tam olarak açıklanmamıştır.Değişik görünümleri olabilir, ama ge­nellikle üç temel tipe ayrılır:</p>
<p>• Kabuksal. Kapsülün (merceğin dış bölümü) matlaşmasına bağlıdır, gözbe-beğinde gelişen açık, donuk renk çıplak gözle bile fark edilir. Genellikle 50 ya­şından sonra ortaya çıkar; hasta, bir sis katmanından ya da buzlu camdan bakı­yormuş gibi bulanık görmekten yakınır. Gözlük takarak görüş geçici olarak dü­zeltilebilir (kataraktın başlangıç evre­sinde mercek şişer ve odak uzaklığının azalmasıyla miyopluk ortaya çıkar), ama sisli görme sürer. Bazen güçlü ışıkta ya da güneşli havada görme dü­zelir; bunun nedeni ışıkta irisin kasılıp gözbebeğini daraltması, böylece merce­ğin çevre bölümüne göre daha saydam kalan merkez bölümü aracılığıyla gör­menin gerçekleşmesidir. Bu bozukluk­lar hemen her zaman yavaş başlar, bir-iki yıl böyle gider ve sonra hızla ilerler.</p>
<p>• Çekirdeksel. Daha enderdir ve genel­likle 60 yaşından sonra başlar. Merce­ğin erişkin çekirdeğinde matlaşmayla ayırt edilir. Belirtiler yavaş ama ilerle­yici bir gidiş gösterir ve kabuksal kata­raktta olduğu gibi bir süre sonra hızla ağırlaşmaz. Hasta, görüşünün sürekli azalıp bulanıklaştığından yakınır. Mer­ceğin merkez bölümünde matlaşma ol­duğundan bulutlu havalarda ya da evde az ışıkta daha iyi görür. Gözbebeği ge­nişlediğinde de, merceğin mat olmayan Çevresel bölümlerini kullanarak daha iyi görür. Bu, kabuksal katarakttakinin tersi bir durumdur. biçimidir. Kap­sülün, merceğin arka yüzeyindeki alt bölümünün bulanıklaşmasıyla ayırt edilir.Tek tedavi yöntemi, merceğin alın­masını içeren cerrahi girişimdir, Dam­lalar ya da göz banyoları sonuç ver­mez. Katarakt iki taraflı (her iki gözde de) olduğunda, kısa aralıklarla önce bir göz, sonra öbürü ameliyat edilir. Katarakt tek gözde olduğunda bile, ameliyat sonrasında iki gözün birlikte kullanılması olanaksızlaşacaktır. Çün­kü merceği alınan göz yalnızca yakın­sama (ışık demetlerini kırarak birbiri­ne yakınlaştırma) gücü yüksek bir göz­lük yardımıyla görebilir. Bu durumda gözlük camı, daha önce göz merceği­nin bulunduğu noktadan 2 cm kadar önde olacaktır. Bu da (bazı optik geo­metri teoremlerinin gösterdiği gibi), ağtabaka üstünde daha büyük bir gö­rüntü oluşmasına yol açar. Gözlük kul­lanımı sonucunda, merceği alınmış gö­zün ağtabakası üstünde sağlıklı gözdekinden daha büyük bir görüntü oluşur. Sonuçta kişi iki şekil görür. Bu durum <a href="http://www.saglik.im/kontakt-lens/">kontakt lens</a> kullanımıyla önlenebilir, ama yaşlı kişiler her zaman kontakt lens kullanamaz. Ameliyat karan ver­meden bu konunun dikkate alınması gerekir.</p>
<p>Öte yandan, yaşlılıkta katarakt ge­nellikle iki taraflıdır ve bir gözde ortaya çıktıktan sonra öbür gözde de oluşur. Her iki göz de ameliyat edildiğinde hasta gözlük kullanarak iki gözüyle bir­den görebilecektir.<br />
Yaşlılık kataraktları çoğu zaman iki taraflı olduğundan, matlaşmanın ilk or­taya çıktığı gözü hemen ameliyat etmek uygun olur. Böylece hasta, ıkı ameliyat arasında geçen sürede hiç değilse bir gözünü kullanabilir.<br />
Travmaya bağlı kataraktlar. Göz merceğini doğrudan ilgilendiren bir yara, gözküresinde basit bir bere ya da şakaktan alınan bir darbe, merceğin matlaşmasına yol açabilir. Yara çok küçükse sınırlı bir matlaşma ortaya çıkar ve görmeyi engellemez. Ama yara yaygınsa, merceğin lifleri arasına say­dam sıvı (saydamtabakanın arka yüzü ile <a href="http://www.saglik.im/iris/">iris</a> ve göz merceği arasındaki say­dam yapı) girer ve bunların şişmesiyle mercek tam matlaşır, iris öne doğru iti­lir. Bu olgularda mikropik ve iltihabı komplikasyonlardan korkulur. Bazen, örneğin şakağa gelen bir darbeden son­ra, kapısül düzeyinde hiçbir yapısal bo­zukluk (örselenme belirtisi) bulunma­masına karşın katarakt oluşabilir. An­cak biyomikroskopik incelemeyle gö­rülebilen bu kataraktların biçimi gülü andırır.<br />
Darbenin yol açtığı kataraklann tek tedavisi cerrahi girişimdir. Ama yaşlılık kataraktlarından farklı olarak bunlar, enfeksiyon gelişme tehlikesine karşı, hemen ameliyat edilmelidir.</p>
<p>Cerrahi tedavi. Bütün çabalara kar­şın, günümüze değin mercekteki mat­laşmayı geriletecek bir tıbbi tedavi yön­temi bulunamamıştır. O yüzden bu ol­gularda tek tedavi yöntemi cerrahi giri­şimdir.<br />
Eski Mısır, Yunan ve Roma’da ka­taraktın ameliyat edildiği bilinmekte­dir. Ama Arapların ameliyat yöntemle­riyle ilgili daha kesin bilgiler vardır. Araplar, saydamtabaka (kornea) ya da gözaltından ince bir iğne sokarak mat-laşmış merceği camsı cismin içine indi­riyordu. Aynı teknik ortaçağda Avru­pa’da da kullanıldı. Matlaşmış merceği çıkarmayı ilk kez 1741′de Fransız göz hekimi Daviel başardı. Üçgen bir bı­çakla limbus (gözakı ile saydamtabaka arasındaki geçiş bölgesi) düzeyinde bir keşi yaparak bunu makaslarla genişlet­ti. Bu noktada, saydamtabakayı bir cımbızla kaldırıp gözbebeği deliğinden soktuğu küçük bir bıçakla matlaşmış merceği çıkarıyordu. Büyük bir cerrahi ilerleme olan bu teknik, mikrobik komplikasyonlar nedeniyle yaygınlaşamadı. Antibiyotiklerin bulunmasından sonra bu yöntem de öteki bütün cer­rahi girişimler gibi rahatlıkla uygu­lanmaya başladı. Cerrahi girişime ka­rar vermeden önce hasta dikkatle mu­ayene edilmeli ve ameliyata engel bir durum bulunmadığından emin olun­malıdır. Her şeyden önce gözün derin zarlarında ve görme sinirinde deği­şiklikler olmadığını kesinleştirmek gerekir.Katarakt nedeniyle gözdibini in­celeme olanağı bulunmadığından, uz­man ışık, renk ve ışıklı projeksiyonları algılamasını inceleyerek ağtabakanın iyi durumda olup olmadığına bakar. Gözünde olgunlaşmış bir katarakttan başka bozukluk olmayan kişinin, 5 m uzaklıktan bir mumun ışığını algılama­sı gerekir. Gözbebeğinin ışığa tepkisi “tam” olmalı, yani normal bir gözde olduğu gibi bir ışık demeti yollandı­ğında gözbebeği kasılmalıdır; ayrıca kataraktlı göz, Tenkli bir cam filtreden geçerek gelen ışığın renklerini seçebilmelidir.</p>
<p>Büyük hastanelerde elektroretino-grafik inceleme de uygulanır. Bu ince­leme ağtabakanın elektriksel etkinliği­nin, yani göze ışıklı bir uyaran geldi­ğinde elektrik yapısmda oluşan değişik­liklerin kaydedilmesine dayanır. Kay­dedilen dalganın özelliklerine göre uz­man, ağtabakanın işlevlerine ilişkin bil­giler elde ederek ameliyat önermenin uygun olup olmadığına karar verebilir. Ameliyat, şu durumlarda önerilmez: * Konjuktivada <a href="http://www.saglik.im/yazi/iltihaplanma/">iltihaplanma</a> (konjunktij vit, trahom), gözkapağı iltihabı (blefa-rit) ve gözyaşı kesesinde iltihap (dakri-1 yosistit). Bunlar, ameliyat sonrası geli-1 şebilecek mikrobik kohıplikasyonlann önlenmesi için ameliyattan önce tedavij edilmelidirler.Ameliyat edilecek hastanın gene durumunu değerlendirmek de önemli] dir, çünkü kalp, <a href="http://www.saglik.im/bobrekler/">böbrek</a> ve akciğerle il-] gili ağır <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> ameliyatı tehlikel kılabilir.Afakik (yani merceği olmayan) ki­şi 11 diyoptri hipermetroptur, yani] uzağı görmek için 11 diyoptrilik, yakı­nı görmek için de 14 diyoptrilik mer­cek taşıyacaktır. Hasta tek gözünden ameliyat olduysa, iki gözünü birlikte kullanamaz: İki göz arasındaki belir­gin görme farkı nedeniyle biri büyük, öbürü küçük olan üst üste binmiş iki şekil görecektir. Gene de hastalık tek gözde olsa bile ameliyat Önerilir, çün­kü yaşlılığa bağlı perde çoğu zaman iki taraflıdır; yani bir gözü etkilemiş­se, bir süre sonra öbürünü de etkileye­cek demektir.</p>
<p>Çok genç bir kişide kataraktlı gözün işlevsiz olduğunu ve erken müdahale edilmezse, ameliyattan sonra da çalışa­mayacağını unutmamak gerekir. Bu ne­denli travmaya bağlı katarakt olguların­da Tek taraflı ve travmaya bağlı kata­raktların ameliyat edilip edilmemesi so­runu, kontakt lens kullanımıyla bir öl­çüde çözülmüştür. Kontakt lensler gö­zün optik merkezine (ışınların göze gir­diği nokta) yapışmış olduğu için sıradan merceklere göre görüntüleri büyütücü ya da küçültücü etkileri çok azdır. Bu nedenle her iki gözde çok değişik dü­zeltmelerin uygulandığı olgularda da (tek taraflı afaki gibi) diplopiye (çift görme) neden olmazlar.</p>
<p><strong>DOĞUMSAL KATARAKTLARIN CERRAHİ TEDAVİSİ</strong></p>
<p>Çocukluk dönemi kataraktlarında ambliopia ex non usu (kullanmamaya bağlı göz tembelliği) tehlikesini önlemek için zamanında cerrahi girişim gereklidir.<br />
Çocukta mercek arkası alan bulun­madığından, camsı cisim (corpus vitre-us) merceğin arka kapsülüne bitişiktir. Merceği kapsülüyle birlikte çıkarmak olanaksızdır, çünkü camsı cisim de onu izleyecektir. Bu nedenle çocuklarda ön­ce mercek Ön kapsülü kesilip ayrılır, daha sonra mercek kütlesi emilerek dı-şan alınır (aspirasyon).Genel anestezi yapıldıktan sonra, gözkapaklannı açık tutmaya yarayan bir alet (blefarostat) yerleştirilir; çok ince bir bisturi ile limbus (gözakı ile saydam-tabaka arasındaki geçiş bölgesi) aracılı­ğıyla ön odacığa girilir ve merceğin ön kapsülünde yuvarlak bir keşi yapılır.</p>
<p>Sonu flüt ağızlığı biçiminde, ince, yuvarlanmış bir iğnen’ tüp (iğneli kanül) yardımıyla mercek kütleleri emilir. Yara­nın dikilmesiyle ameliyat tamamlanır. Bu teknik, mercekte henüz sert bir çekir­dek oluşmadığından gençlerdeki darbe­ye bağlı kataraktlarda da uygulanabilir.</p>
<p><strong>KATARAKTININ CERRAHİ TEDAVİSİ</strong><br />
Yaşlılık kataraktının çıkarılması için uygulanan iki yöntem, bütünsel ya da kapsül içi yöntem ile kısmi ya da kapsül dışı yöntemdir.Kapsül içi yöntem  Bu yöntemde mercek kapsülüyle, yani ön ve arka kristalloiti ile birlikte çıkarılır. Anestezi genel ya da yerel olabilir. Yerel aneste­zi için şunlar gereklidir:</p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=391923514062940351&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=391923514062940351&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>• Gözyuvan arkasına enjeksiyon. Göz dışı kasların kısmi uyuşmasını sağlar, gözün tonusunu (yani iç basıncım) azal­tır, hafif bir egzoftalmi (gözküresinin dışa doğru çıkması) yaratır ve böylece girişimi kolaylaştırıp ameliyat sonrası ağrıların başlamasını geciktirir. Enjeksiyon, iğnenin alt gözkapağından göz çu­kurunun dış alt açısına karşılık gelen yerden sokulup göz çukurunun tepesi­ne, yani yukarı ve içe doğru yönlendiril-mesiyle uygulanır.</p>
<p><strong><br />
Katarakt Ameliyatı 2 </strong></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="468" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="file=http://www.juzztv.com/files/videos/107374363540159.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" /><param name="src" value="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="468" height="360" src="http://www.juzztv.com/flvplayer.swf" allowfullscreen="true" flashvars="file=http://www.juzztv.com/files/videos/107374363540159.flv&amp;plugins=googlytics-1&amp;logo=http://www.juzztv.com/images/logo.png&amp;skin=http://www.juzztv.com/fashion.swf&amp;autostart=false&amp;bufferlength=7&amp;fullscreen=true&amp;stretching=fill" bgcolor="#ffffff"></embed></object></p>
<p>• Gözkapağı kasının hareketsizleştirilmesi. Gözkapağı kasının <a href="http://www.saglik.im/hareket/">hareket</a> et­mesini engelleyen bir enjeksiyonla sağlanır. Böylece hasta gözünü kırpa-maz ve kapatamaz. Br hareketler ame­liyat sırasında çok tehlikelidir.</p>
<p>Hastaya anestezi uygulanır. Blefarostat ya da iki ipek iplik kullanılarak gözkapaklanmn açık tutulması sağlanır. GÖzküresı hareketsizleşir, saydamtaba­ka kenarından ön odacığa sokulan jilet ya da elmas bıçakla bir keşi uygulanır. <a href="http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/">Kornea</a> bıçaklan yardımıyla saydamta­baka kesik kenar boyunca gözakından ayrılır ve yaklaşık olarak saydamtaba­kada yarım daire biçiminde yaysı bir açıklık oluşur. Keşi sırasında gözküresi, cımbızla hareketsiz ve aşağıya dönük tutulur. Keşi tamamlanınca, kapanması ve camsı cismin dışarı çıkması için merkezine bir ipek dikiş konur.Daha sonra saydamtabaka hafifçe kaldırılır ve iris cımbızı denen bir cım­bızla ön odacığa girilip iris kavranır; ar­dından özel bir açılı makasla uçtan kü­çük bir bölüm kesilir.<br />
îris kesildikten sonra dişsiz özel bir cımbızla ön odacığa girilir ve gözbebe­ği boşluğu aracılığıyla merceğin kapsü­lü kavranır; dışa doğru git-gel hareket­leri ile merceği kirpiksi cisme bağlı tu­tan küçük lifler parçalanır.</p>
<p>Hep dışa doğru yumuşak hareketlerle limbusun alt bölümüne uygulanan ufak bir çenge­lin yardımıyla saydamtabakadaki yarık­tan mercek çıkarılır. Bu işlem için don­durma yöntemi de kullanılabilir. Bu yöntemde alet ucu merceğe dokunduru­lup, mercek dondurulmuş olarak çıkarı­lır. Mercek çıkarıldıktan sonra ince İpek ipliklerle yara dikilir.Bu teknikle olgun olmayan kata­raktlar çıkarılabilir ve^in odacıkta mer­cek artığı bırakma tehlikesi yoktur. Ama bu, ameliyat kazalarına daha açık bir tekniktir.Kapsül dışı yöntem. Ön kapsülden sonra merceğin alınmasını içerir, kap­sülün arka bölümü ise yerinde bırakılır.Ama kimi zaman ameliyattan birkaç ay sonra bu bölümde matlaşma olabilir. 0 zaman tüm kapsül cerrahi olarak alınır. Bunun için ön odacığa çok ince bir iğne ya da bıçakçıkla girilir ve özel cerrahi be­ceri gerektiren hareketlerle kapsül parçala­nır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/katarakt/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Körlük</title>
		<link>http://www.saglik.im/korluk/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/korluk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 01:57:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2274</guid>
		<description><![CDATA[KÖRLÜK: Körlük, görme yeteneğinin bulunmamasını ya da yitirilmiş olmasını belirten terim. Körlük, beyindeki görme merkezinin ya da görme sinirinin zarar görmesi sonucu ortaya çıkabildiği gibi, doğrudan doğruya gözlerden de kaynaklanabilir. Dünyada 10 milyon kadar kişinin, çoğunlukla Önlenebilir nedenler yüzünden görme yeteneğinden yoksun kaldığı sanılmaktadır. Körlüğe yol açan hastalıklar arasında trahom, cüzzam, şeker hastalığı, vb. sayılabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KÖRLÜK:</strong></p>
<p>Körlük, görme yeteneğinin bulunmamasını ya da yitirilmiş olmasını belirten terim. <a href="http://www.saglik.im/korluk/">Körlük</a>, <a title="beyin ve beyin hastalıkları" href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/beyin-hastaliklari/">beyin</a>deki görme merkezinin ya da görme sinirinin zarar görmesi sonucu ortaya çıkabildiği gibi, doğrudan doğruya gözlerden de kaynaklanabilir. Dünyada 10 milyon kadar kişinin, çoğunlukla Önlenebilir nedenler yüzünden görme yeteneğinden yoksun kaldığı sanılmaktadır. Körlüğe yol açan <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalık</a>lar arasında <a href="http://www.saglik.im/trahom/">trahom</a>, <a href="http://www.saglik.im/lepra-cuzam-hansen-hastaligi/">cüzzam</a>, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a>, vb. sayılabilir. Doğuştan körlüklerin genellikle tedavisi yoktur. Billur cisimden ya da saydam tabakanın saydamlığını yitirmesinden kaynaklanan körlüklerse, billur cismin çıkarılmasıyla ve saydam tabaka aktarımıyla giderilebilir.</p>
<p><strong>DAHA GENİŞ BİLGİ</strong></p>
<p>Günümüzde dünyada 10 milyon kadar <a href="http://www.saglik.im/korluk/">kör</a> bulunmaktadır. Körlüğün çeşitli tanımlamaları yapılmıştır. Biz bunlardan yalnız birini vermekle yetineceğiz. Körlük, bir insanın herhangi bir işte çalışmasını engelleyecek ve onu yaşamı boyunca başka insanlara ve/veya kuruluşlara ve/veya araçlara bağımlı kılacak kadar ağır olan bir görme kaybıdır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3819" title="9448" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/9448-300x174.jpg" alt="" width="300" height="174" /></p>
<p>Geşmiş yıllarda körlüğün en sık rastlanan nedeni çiçek hastalığıydı. Günümüzdeyse önlenebilir körlüğün en sık rastlanan etkenleri “Trahom”, “Kseroftalmi” ve “Onkoserkiazis infeksiyonu”-dur. Körlüğe yol açan diğer <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> <a href="http://www.saglik.im/glokom/">glokom</a>, şeker hastalığı, <a href="http://www.saglik.im/katarakt/">katarakt</a>, <a href="http://www.saglik.im/retina/">retina</a> dekolmanıdır. Günümüz tıbbının ulaştığı <a href="http://www.teknoloji.tc">bilim</a> ve <a href="http://www.teknoloji.tc">teknoloji</a> düzeyi, körlüğe yol açabilecek pek çok <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/goz-hastaliklari/">göz hastalıkları</a>nı çok erken bir devrede teşhis ve tedavi edebilme olanağını yaratmıştır. Bu olanakların kullanılması kesinlikle belli bir parasal harcamayı gerektirmektedir. Ancak bu harcama sanıldığı kadar fazla değildir. Örneğin Java’da bir çocuğun kseroftalmiden kör olmasının önlenebilmesi için yalnız 12 sentlik <a href="http://www.saglik.im/a-vitamini/">A vitaminin</a>e gereksinimi vardır. Suudi Arabistan’daysa trahomlu bir hastanın tedavisi için yalnız yarım dolar gerekmektedir. 10 dolarlık bir Harcama Pakistan’da yaşamakta olan kataraktlı bir hastanın tedavisi için yeterli olmaktadır.Körlük konusunun en önemli noktalarından biri de, varolan körlerin <a href="http://www.saglik.im">sağlık</a>lı bir yaşama kazandırılmalarıdır. Onların bağımlı kişiler olarak değil, aktif insanlar olarak yaşamaları sağlanmalıdır. Bu insanların da günümüz yaşamının ve uygarlığının tüm olanaklarından yararlanmaları sağlanmalıdır. Ancak bu amaçlara en ileri ülkelerde bile erişilememiştir. Fakat gelecek için çok olumlu çalışmalar hızla sürdürülmektedir. 1825 yılında 16 yaşında kör bir Fransız genci olan “Louis Braille” tarafından ilk kez ortaya atılan ve daha sonra bazı değişikliklerle günümüze kadar ulaşan ve Sayı İşareti Günümüzde çeşitli elektronik aygıtlar körlerin daha aktif bir yaşam sürdürebilmelerine olanak sağlamaktadır. Konuşan hesap makineleri, her türlü yazıyı dokunma hissiyle okunabilir hale getiren “Ottacon” adlı bir aygıt, körlerin <a href="http://www.saglik.im/isitme-olayi/">işitme</a> yoluyla pek çok kitabı ve yayını izleyebilmelerini sağlayan sistemler körlere her geçen gün yeni yeni olanaklar sağlamaktadır. Körlerin iş ve eğlence alanında kullanabilecekleri çeşitli elektronik aygıtları tanıtan uluslararası bir katalog, “Amerikan Körler Kuruluşu” tarafından dağıtılmaktadır. Bu kuruluştan katalog sağlanabilir. Adres: ‘15 West 16 th Street.New York, 10001, ya da 670 Market Street, Room 348, San Fransisco, Galifornia 94102 (U.S.A.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/korluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaşılık</title>
		<link>http://www.saglik.im/sasilik/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/sasilik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 11:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2273</guid>
		<description><![CDATA[ŞAŞILIK : Normal koşullarda her iki gözün baktığı cismin görüntüsü, her iki gözün foveasma düşer, Eğer görüntülerden biri fovea dışında bir noktaya düşüyorsa göz kayıyor, yani şaşıhk (strabismus) var demektir. Kaymanın derecesi, her iki gözün optik eksenleri arasında ortaya çıkan açıyla tanımlanır. Kayma yukarı, aşağı, içe ya da dışa olabilir. Çocukların yaklaşık % 3′ünde şaşılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ŞAŞILIK : </strong>Normal koşullarda her iki gözün baktığı cismin görüntüsü, her iki gözün foveasma düşer, Eğer görüntülerden biri fovea dışında bir noktaya düşüyorsa göz kayıyor, yani şaşıhk (strabismus) var demektir. Kaymanın derecesi, her iki gözün optik eksenleri arasında ortaya çıkan açıyla tanımlanır. Kayma yukarı, aşağı, içe ya da dışa olabilir. Çocukların yaklaşık % 3′ünde <a href="http://www.saglik.im/sasilik/">şaşılık</a> bulunduğu bildirilmiştir. Çocukta şaşıhk teşhisi konulur konulmaz, tedaviye başlanmalıdır. Halk arasındaki yanlış bir kanıya göre, çocuk büyüdükçe şaşılığı da düzelmektedir. Bu yanlışın artık terkedilmesi gerekir. 6 aya kadar olan <a href="http://www.saglik.im/sut/">süt</a> çocuklarında hafif göz kaymaları bulunabilir. 6 aylıktan sonra göz kayması hala sürüyorsa, çocuğu <a href="http://www.saglik.im/sasilik/">şaşı</a> olarak kabul etmek gerekir. Her göz küresini <a href="http://www.saglik.im/hareket/">hareket</a> ettiren altı ayrı <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> bulunmaktadır. Bunlardan üst rektus kası göz küresini dışa baktırır, alt rektus kası da aşağıya baktırır ve içe bakmasına yardim eder. Alt oblik kas ise gözü yukarı baktırır, dışa bakmasına yardım eder. İç rektus kası ise gözü içe baktırır. Üst oblik kası gözü aşağı baktırır, dışa bakmasına yardım eder.Normal iki gözle görme (binoküler görme) sırasında bakılan cismin görüntüsü her iki gözün foveasmdan oluşur. Bu iki görüntü beynin görme ile ilgili oksipital lobundaki korteks bölgesine (17. korteks alam) taşındığında, beyin bu iki görüntüyü tek bir görüntü olarak algılar. Ayrı ayrı oluşan görüntülerin beyin tarafından tek olarak algılanması olayına “Füzyon” denilmektedir. Her iki gözün retinasında görme yönleri birbirinin aynı olan alanlar bulunur. Bu alanlara ya da noktalara “Korrespondan noktalar” denilmektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3820" title="sasilik" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/sasilik.jpg" alt="" width="282" height="181" />Gözlerden biri kaydığında, bu gözde görüntü foveamn dışında bir bölgeye düşer. Fovea dışındaki bu yerin görme yönü farklı olduğundan, çift görme (diplopi) olayı ortaya çıkar. Bazı vakalarda normal gözdeki foveaya düşmüş olan birbirinden farklı iki görüntü, üst üste olarak görünür. Bu duruma “Konfuzyon” denilmektedir, 6 yaşindan küçük çocuklarda çift görme ya da konfuzyon olayı, şaşılığa bağlı olarak geliştiğinde, kayan gözdeki görüntüyü silmek amacıyla o bölgede bir <a href="http://www.saglik.im/korluk/">kör</a> alan oluşturulur. Böylece şaşılıktan kaynaklanan görüntü karışıklığı önlenmiş olur. Bu olaya “Süpresyon” denilmektedir. Bir gözdeki şaşıhk uzun süre sürdüğünde, süpresyon mekanizması daha da ön plana çıkıp o gözün görme işlevinde körlüğe yakın bir azalma gelişir.Şaşılıkta içe kaymaya “Esotropia” (konverjans şaşılık), dışa kaymaya “Eksotropia” (diverjans şaşılık), yukarı kaymaya “Hipertropia”, aşağı kaymaya da “Hipotropia” denilmektedir. Şaşıhk vakalarında tedavinin başlıca iki amacı vardır. Bunlardan birincisi kişinin her iki gözünde de iyi bir görme sağlayarak, iki gözle görebilme yeteneğinin (binoküler görüş) kazandırılması, ikincisi de kişinin görüntüsünün düzeltilmesidir. Bu amaçlara yönelik olarak “Kapatma tedavisi”, gözlük ve cerrahi girişimler uygulanır. Kapatma tedavisinde amaç, görmesi azalan gözün görmesini çoğaltmak için sağlam gözün kapatılarak, kayan gözün görme olayına zorlan-masıdır. Bu tedavi 7 yaşından küçük olan çocuklarda sonuç verebilmektedir..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/sasilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontakt Lens</title>
		<link>http://www.saglik.im/kontakt-lens/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/kontakt-lens/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 11:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2272</guid>
		<description><![CDATA[KONTAKT LENS: Son yıllarda gözdeki kırılma kusurlarının düzeltilmesinde gözlük yerine doğrudan doğruya korneaya takılan merceklerin (lens) kullanılması bir hayli yaygınlaşmıştır. Gözlerinde kronik allerjisi ya da iltihabi durumu bulunmayan bir kim§e, uyku dışında tüm gün boyunca lensi takabilir. Günümüzde tüm kontakt lensler yapay maddelerden yapılmaktadır. A-Sert kontakt lensler a)Skleral .b) Korneal B-Yumuşak kontakt lensler a) Sert [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KONTAKT LENS: Son yıllarda gözdeki kırılma kusurlarının düzeltilmesinde gözlük yerine doğrudan doğruya korneaya takılan merceklerin (lens) kullanılması bir hayli yaygınlaşmıştır. Gözlerinde kronik allerjisi ya da iltihabi durumu bulunmayan bir kim§e, uyku dışında tüm gün boyunca lensi takabilir. Günümüzde tüm kontakt lensler yapay maddelerden yapılmaktadır.</p>
<p>A-Sert kontakt lensler a)Skleral .b) Korneal B-Yumuşak kontakt lensler</p>
<p>a) Sert skleral lensler: Sert plastik maddelerden yapılmış olup (Polimetil metakrilat) <a href="http://www.saglik.im/sklera/">sklera</a> ve korneayı örtecek biçimdedir. Çapları 23-24 mm genişliğinde olup sklera üzerinde geniş bir tabana tutunurlar. Ortada korneaya raslayan optik bölüm vardır. Bu lensler <a href="http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/">kornea</a> ve konjuktiva yanıklarında simblefaronu Önlemede, kirpiklerin içe dönmesiyle oluşabilecek lezyonlardan korneayı korumada kullanılır. ;</p>
<p>b) Sert korneal lensler: Bunlar polimetil metoksi-lat {PMMA) ve selüloz asetat bütirat (CAB) maddelerinden yapılan lenslerdir. Çapları 7.5 (mini)j ile 13 mm (maksi) arasında değişir. Bu lensler korneaya kapiller çekimle tutunurlar, korneayla lens arasında gözyaşı sıvısı vardır.</p>
<p>B-Yumuşak kontakt lensler; Bunlar hidroksietil-metokrilat (HEMA) ya da poliorgonosilokson (silikon) maddelerinden yapılmışlardır. Bu tip kontakt lensler konjuktiva ve korneayla sıkı sıkıya değme durumundadırlar. Lensle kornea arasında gözyaşı yoktur. Kornea metabolizması için gerekli maddeler <a href="http://www.saglik.im/su/">su</a> geçirgen maddeden yapılmış olan lensin içinden geçerler. Bu lensler 12-15 mm çaplarında olup % 36 &#8211; % 72 arasında değişen su içerirler.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3827" title="7" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/7-296x300.jpg" alt="" width="296" height="300" /></p>
<p><strong>Kontakt lensler: </strong>A- Kozmetik &#8211; optik B-Tıbbi-optik C-Tıbbi-terapötik amaçlarla kullanılan kozmetik optik olarak yalnız görme bozukluğunu düzeltmede kalmayıp görüş alanını genişletmesi nedeniyle görüntünün boyutlarını da değiştirerek tam bir görüş sağlar. Akt-ristler, aktörler, balerinler ve sporcular mesleki olarak gözlük yerine kontakt lensi yeğlerler. Tıbbi olarak yüksek miyopi, <a href="http://www.saglik.im/hipermetropi/">hipermetropi</a> ve astiğmatiz-mada ayrıca anizemetropi, albinizm ve aniridi, keratakonus gibi durumlarda”kullanüır.Tıbbi- te-rapötik olarak özellikle yumuşak tip kontakt lensler ağrılı kornea hastalıklarında, büllöz keratopî-de keratitis sicca (Sjögren) sendromunda rahatlıkla kullanılır. Kontakt lenslerin kullanımında lenslerin temizliğinin tam yapılması, iyi korunması ve hijyenik koşullar altında göze takılması gereklidir. Uzun süredir lens kullananların hiç olmazsa 6 ayda bir göz hekimi tarafından kontrolü uygundur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/kontakt-lens/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz</title>
		<link>http://www.saglik.im/goz/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/goz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 23:23:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2209</guid>
		<description><![CDATA[GÖZ; Her göz, baş iskeletinde “Göz çukuru” (orbita) adım alan iki özel yuvaya yerleşmiştir. Kayganlığı gözyaşıyla sağlanan gözkapağının koruduğu gözün çevresi, Önde saydamlaşan bir kılıfla kaplıdır. Bu kılıfın saydam bölümüne saydam tabaka (kornea) adı verilir. Saydam tabakanın altında karanlıkta genişleyip aydınlıkta küçülen, ortasında gözbebeği bulunan bir kas halkası olan iris yer alır. Billurcisim (göz merceği), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÖZ</strong>; Her göz, baş iskeletinde “Göz çukuru” (orbita) adım alan iki özel yuvaya yerleşmiştir. Kayganlığı gözyaşıyla sağlanan gözkapağının koruduğu gözün çevresi, Önde saydamlaşan bir kılıfla kaplıdır. Bu kılıfın saydam bölümüne saydam tabaka (<a href="http://www.saglik.im/kornea-ulserleri/">kornea</a>) adı verilir. Saydam tabakanın altında karanlıkta genişleyip aydınlıkta küçülen, ortasında gözbebeği bulunan bir kas halkası olan iris yer alır. Billurcisim (<a href="http://www.saglik.im/lens-goz-mercegi/">göz merceği</a>), <a href="http://www.saglik.im/iris/">iris</a>in arkasındadır. Serbest durumda billurcisim kalındır ve yakındaki cisimleri görmeye yarar; uzağa bakılırken bir kas, gerilip incelmesini sağlar. Gözün iç yüzünün arkası ışığa duyarlı iki tur <a href="http://www.saglik.im/kategori/hucre/">hücre</a>yle kaplıdır. Bunlardan “koniler” renkli ışığı saptamaya, “çomaklâr”sa siyah-beyaz görüntüleri algılamaya yarar. Billurcisim ile ağtabaka arasında saydam bir ortam bulunur, insanda dışardan gelen ışık, billurcisimden ve aradaki ortamdan geçtikten sonra <a href="http://www.saglik.im/agtabaka-ayrilmasi/">ağtabaka</a> üzerine odaklanır; Koniler ancak bol ışıkta iyi çalıştıkları için alacakaranlıkta renkler ayırt edilemez. Cisimlerin biçimi ile hareketleri, daha az ışığı algılayabilen çomaklar yardımıyla saptanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Entropium</title>
		<link>http://www.saglik.im/entropium/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/entropium/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 10:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2231</guid>
		<description><![CDATA[ENTROPİUM: Entropium, gözkapağının içe dönmesi olayıdır. Genellikle 40 yaşından sonra görülmektedir. Entropiumun en ciddi komplikasyonu, içe dönen kapakların kirpiklerinin de içe dönmesidir. Buna “Trikiazis” denilmektedir. Trikiazis sonucu kirpikler korneaya sürtünürler ve ülserasyonlara yol açarlar. Entropiumun başlıca iki nedeni vardır. İlki yaşlılığa bağlı olanıdır. Yaşlılık sonucu gözkapaklarmda oluşan bazı dejenerasyonlar entroplumla sonuçlanabilir. İkincisi de gözkapaklarındaki bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ENTROPİUM:</strong> Entropium, gözkapağının içe dönmesi olayıdır. Genellikle 40 yaşından sonra görülmektedir. Entropiumun en ciddi komplikasyonu, içe dönen kapakların kirpiklerinin de içe dönmesidir. Buna “Trikiazis” denilmektedir. Trikiazis sonucu kirpikler korneaya sürtünürler ve ülserasyonlara yol açarlar. Entropiumun başlıca iki nedeni vardır. İlki yaşlılığa bağlı olanıdır. <a href="http://www.saglik.im/yazi/yaslilik/">Yaşlılık</a> sonucu gözkapaklarmda oluşan bazı dejenerasyonlar entroplumla sonuçlanabilir. İkincisi de gözkapaklarındaki bazı iltihabi olayların ve özellikle trahomun kapaklarda yol açtığı nedbeleşmenin entropiuma neden olmasıdır.Geçici tedavi olarak, alt gözkapağının bir flaster ile yanağa doğru çekilmesidir. Asıl tedavi gözkapağının cerrahi olarak düzeltilmesidir..</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-10308" title="entropium02" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/09/entropium02.jpg" alt="" width="224" height="125" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/entropium/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ektropiyum</title>
		<link>http://www.saglik.im/eaktropium/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/eaktropium/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 10:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=2230</guid>
		<description><![CDATA[EAKTROPİUM: Ektropium göz kapağının dışa dönmesidir. 4 biçimde oluşur. 1-SKATRİSYEL ektropium 2-PARALİTİK ektropium 3-SENİL ektropium 4-SPASTİK ektropium Hastalık çoğunlukla alt kapakta olduğu için alt Dunktum kapakla birlikte dışarı döner. Gözyaşı punktum yoluyla boşalamadığmdan hastalar gözyaşının dışarıya akmasından yakınırlar. Hastalık nedenleri: Skotrisyel ektropiumda kapak ya da çevre derisindeki travmaya bağlı ya da iltihabi yaraların kötü kapanmasından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EAKTROPİUM:</strong> Ektropium göz kapağının dışa dönmesidir. 4 biçimde oluşur.</p>
<p>1-SKATRİSYEL ektropium</p>
<p>2-PARALİTİK ektropium<br />
3-SENİL ektropium<br />
4-SPASTİK ektropium</p>
<p>Hastalık çoğunlukla alt kapakta olduğu için alt Dunktum kapakla birlikte dışarı döner. Gözyaşı punktum yoluyla boşalamadığmdan hastalar gözyaşının dışarıya akmasından yakınırlar. Hastalık nedenleri: Skotrisyel ektropiumda kapak ya da çevre derisindeki travmaya bağlı ya da iltihabi yaraların kötü kapanmasından ileri gelir. Paralitik ektropium III. sinir paralizisinde orbikularis tonusunun azaldığı, senil ektropiumsa genel <a href="http://www.saglik.im/kas/">kas</a> tonosunun <a href="http://www.saglik.im/kategori/yaslanma/">yaşlanma</a> nedeniyle azaldığı durumlarda oluşur.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3973" title="okulaplastik_15o" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/okulaplastik_15o.jpg" alt="" width="220" height="120" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/eaktropium/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

