<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Deri (Cilt) Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik.im</link>
	<description>Sağlık, Tıp, Estetik Tedavi Yöntemleri &#124; Sağlık&#039;ım Her şey Diyorsanız..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 02:08:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Deri</title>
		<link>http://www.saglik.im/deri/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/deri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 05:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=9096</guid>
		<description><![CDATA[Özelleşmiş bölümleri (kıllar ve tırnaklar) ile birlikte insan vücudunu saran duyarlı, esnek, koruyucu, su geçirmez bir örtü oluşturan doku. Erişkinlerde tüm derinin ağırlığı 2,75 kg. kadardır ve 1,7 m2 yeri Örter. Kalınlığı 1 mm.’den (gözkapakları) 3 mm.’ye (taban, avuçiçi) kadar değişir. Dışta epidermis ve içte dermis (ya da gerçek deri) olmak üzere iki katmandan yapılıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özelleşmiş bölümleri (<a href="http://www.saglik.im/sac-ve-killar/">kıllar</a> ve <a href="http://www.saglik.im/tirnaklar/">tırnaklar</a>)  ile birlikte insan vücudunu saran duyarlı, esnek, koruyucu, su geçirmez  bir örtü oluşturan <a href="http://www.saglik.im/dokular/">doku</a>. Erişkinlerde tüm <a href="http://www.saglik.im/deri/">deri</a>nin  ağırlığı 2,75 kg. kadardır ve 1,7 m2 yeri Örter. Kalınlığı 1 mm.’den (<a href="http://www.saglik.im/gozkapaklari/">gözkapakları</a>)  3 mm.’ye (taban, avuçiçi) kadar değişir. Dışta <a href="http://www.saglik.im/epidermis/">epidermis</a> ve içte  dermis (ya da gerçek deri) olmak üzere iki katmandan yapılıdır.  Epidermisin en dışta kalan katmanı olan stratum korneum, Keratin  denen  sert bir <a href="http://www.saglik.im/protein/">protein</a>den yapılmıştır. Bu  nedenle mekanik <a href="http://www.saglik.im/travma/">travma</a>ya (<a href="http://www.saglik.im/yaralanma-sonrasinda-gelisen-osteit-nedir/">yaralanma</a>)  karşı bir koruyucudur?</p>
<p><a rel="attachment wp-att-9203" href="http://www.saglik.im/deri/insan-derisi/"><img title="insan derisi" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/12/insan-derisi-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Ayrıca su geçirmez ve mikroorganizmaları vücuda sokmaz. Epidermis  bundan başka, <strong><a href="http://www.saglik.im/deri/">derinin rengi</a></strong>ni veren  madde olan melanini yapan hücreleri de içerir. Bu madde vücudu güneş  ışınlarına karşı korur. Derinin tabanlarda ve avuç içlerinde  kıvrımlanması, tutucu bir yüzey meydana getirmeyi sağlar; Parmak îzi  bu  çeşit kıvrımlardandır. <a href="http://www.saglik.im/dermis/">Dermiş</a> ise epidermisten  genellikle daha kalındır ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/kan-damar/">kan damarları</a>nı, <a href="http://www.saglik.im/kategori/sinir-sistemi/">sinir</a>leri, <a href="http://www.saglik.im/duyu-hissiyet-ve-cesitleri/">duyu</a> algılayıcılarını, <a href="http://www.saglik.im/ter-bezleri/">ter bezleri</a>ni, Yağ  Bezlerini, kıl <a href="http://www.saglik.im/folikul-stimulan-hormon-folikul-uyarici-hormon-fsh/">folikül</a>lerini,  <a href="http://www.saglik.im/yag-hucreleri/">yağ  hücreleri</a>ni ve <a href="http://www.saglik.im/kollagen-lifler/">lifler</a>i içerir. <a href="http://www.saglik.im/ter-bezleri/">Ter</a>in  buharlaşması, vücudun sıcaklık düzenlenmesine yardım eder (Terleme).  Ayrıca kıllara dikleşmesi (Tüylerin Diken Diken Olması), aralarında  tuttukları havayla bir çeşit yalıtım katmam oluşturur. Dokunma, <a href="http://www.videodershane.com/fizik_konu_anlatimi_basinc.htm">basınç</a>,  <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a> ve ısı uyaranlarının algılanması, dermişin sinirler bakımından zengin  olmasına bağlıdır. Deri devamlı nemli ve kıllar da hafifçe yağlanmış  durumda tutulur. Güneş ışınlarının derideki etkisi <a href="http://www.saglik.im/d-vitamini/">D vitamini</a> oluşumunu başlatır. Bu <a href="http://www.saglik.im/vitaminler/">vitamin</a> <a href="http://www.saglik.im/rasitizm/">Raşitizm</a> ‘e karşı  koruyucu etki yapar.</p>
<p><strong>Soru</strong></p>
<p><strong>Başka <a href="http://www.saglik.im/deri-tumorleri/">deri tümörleri</a> var  mıdır?</strong></p>
<p><strong>Cevap</strong><br />
Evet. Derideki <a href="http://www.saglik.im/kategori/hucre/">hücre</a> türlerinden her  birinden yeni  bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/tumor-bilimi/">tümör</a> gelişebi­lir. En derin  katmanlardaki hücrelerden lipom, fibrom ve  fibrolipom-lar çıkabilir,  feötü huylu fibrom sarkoma benzer.  Histiyositomlar reti-külohistiyosit  sisteminden, Kaposi anjiyosarkomu  damarlardan, kar-sinom ve  adenokarsinomlar salgıbezlerinden  kaynaklanır. Ustderiden çıkan <a href="http://www.saglik.im/yazi/tumorler/">tümörler</a> arasında bazal  hücreli kanser, diken hücreli epitelyom sayılabilir.</p>
<p>﻿</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/deri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erizipel Yılancık</title>
		<link>http://www.saglik.im/erizipel-yilancik/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/erizipel-yilancik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 21:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1751</guid>
		<description><![CDATA[ERİZİPEL  YILANCIK: Yılancık titreme, yüksek ateş ve genel durum bozulduğuyla seyreden streptokoksik bir bulaşıcı hastalıktır. Mikrobun girdiği deri bölgesi ağrılı, mor-kırmızı ödemli ve parlaktır. Deriyle ilgili lenf bezinde ağrılı bir lenf bezi şişmesi (Lenfadenopati) gelişebilir. Yüzde oluşan erizipel menenjite yol açabilir. Erizipel aynı kişide birkaç kez yineleyebilir. Hastalığın tedavisinde günümüzde bile bazı kimseler kocakarı ilaçlarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ERİZİPEL  YILANCIK: <a href="http://www.saglik.im/yilancik/">Yılancık</a> titreme, <a href="http://www.saglik.im/yazi/yuksek-ates/">yüksek ateş</a> ve genel durum bozulduğuyla seyreden streptokoksik bir bulaşıcı hastalıktır. Mikrobun girdiği deri bölgesi ağrılı, mor-kırmızı ödemli ve parlaktır. Deriyle ilgili lenf bezinde ağrılı bir <a href="http://www.saglik.im/lenf-bezleri/">lenf bezi</a> şişmesi (Lenfadenopati) gelişebilir. Yüzde oluşan erizipel menenjite yol açabilir. Erizipel aynı kişide birkaç kez yineleyebilir. Hastalığın tedavisinde günümüzde bile bazı kimseler kocakarı ilaçlarından ve/veya okutma gibi çağ dışı yöntemlerden iyileşme ummaktadırlar. Ancak yılancığın tedavisi çeşitliantibiyotikler ve deriye sürülen antiseptik merhemler yardımıyla kolayca gerçekleşmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-9407" title="yilancik" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/07/yilancik.jpg" alt="" width="200" height="300" />Soru</strong></span></p>
<p><strong>Erizipel (yılancık) ve erizipeloit aynı hastalık mıdır?</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cevap</span><br />
</strong><br />
Hayır. Yılancık, etkeni streptokok olan akut ya da subakut bir enfeksi­yondur. Genellikle yineler, sonbahar ve kış aylannda daha sık görülür. Hastalık yüksek ateşle başlar; birkaç gün sonra çevresindeki sağlam deriden kesin sınırlarla aynlan canlı kırmızı renkte, ödemli bir leke or­taya çıkar.<br />
Erizipeloit ise Erysipelothrix rhusiopathiae adlı mikrobun neden oldu­ğu bir enfeksiyondur. İnsana hayvanlarla temas sonucu bulaşır. Hasta­lığın yerel ve yaygm olmak üzere iki türü vardır. Yerel türde kızartılı, kaşıntılı ve ağnsız bir leke ile serum ya da kanlı serum içeren bir kese­cik vardır. Leke parmaklarda ya da elin sırtının orta kesimindedir. Yaygın türünde deri belirtileri aynıdır; ama bunların dışında <a href="http://www.saglik.im/yazi/yuksek-ates/">yüksek ateş</a> görülür ve <a href="http://www.saglik.im/lenf-bezleri/">lenf bezleri</a> şişer. Hastalık 2-3 ayda iyileşir. Erizipeloi-tin sepsise (mikrobun kana karışması sonucunda <a href="http://www.saglik.im/sok/">şok</a> durumunun geliş­mesi) yol açan bir türü de vardır. Bu tür daha çok veterinerlerde ve laboratuvar çalışanlannda görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/erizipel-yilancik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasır</title>
		<link>http://www.saglik.im/nasir/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/nasir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 03:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=8711</guid>
		<description><![CDATA[Nasır, ayak derisinde ortaya çıkan, yaklaşık bezelye büyüklüğünde, ağrılı şişlikleri belirten terim. Nasır, parmak eklemlerinin üstünde ve parmaklar arasında derinin sürtünmeden ötürü kalınlaşarak ters bir piramit biçiminde baskı yapmasıyla oluşur. Tedavide yumuşatıcı maddeler kullanmak, geçmeyen nasırlar için bir ayak sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Nasırları jilet, makas, vb’yle kesmek çok tehlikeli ihtilatlara yol açabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasır, ayak derisinde ortaya çıkan, yaklaşık bezelye büyüklüğünde, ağrılı şişlikleri belirten terim. <a href="http://www.saglik.im/nasir/">Nasır</a>, parmak eklemlerinin üstünde ve parmaklar arasında derinin sürtünmeden ötürü kalınlaşarak ters bir piramit biçiminde baskı yapmasıyla oluşur. Tedavide yumuşatıcı maddeler kullanmak, geçmeyen nasırlar için bir ayak sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. <a href="http://www.saglik.im/nasir/">Nasırlar</a>ı jilet, makas, vb’yle kesmek çok tehlikeli ihtilatlara yol açabilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-8712" title="nasir" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2009/07/nasir.JPG" alt="nasir" width="315" height="269" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/nasir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mantar ve Mantar Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 20:57:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Videolu Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1709</guid>
		<description><![CDATA[ÖZET Mantar hastalıkları, çeşitli mantarların insanda yol açtıkları hastalıkları belirten genel terim. Mantar hastalıklarının başlıcaları arasında, dermatofitlerin yol açtığı, kılsız deri, deri kıvrımları, el ve ayakları etkileyen deri hastalıkları, saçlı deriyi etkileyen ve halk arasında kellik diye nitelenen hastalık ve özellikle göğüs, boyun ve kollarda lekelere yol açan pitiriyazis versicolor sayılabilir. Mantar hastalıklarının en yaygını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZET</strong></p>
<p>Mantar hastalıkları, çeşitli mantarların insanda yol açtıkları hastalıkları belirten genel terim. Mantar hastalıklarının başlıcaları arasında, dermatofitlerin yol açtığı, kılsız deri, deri kıvrımları, el ve ayakları etkileyen <a href="http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/">deri hastalıkları</a>, saçlı deriyi etkileyen ve halk arasında kellik diye nitelenen <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalık</a> ve özellikle göğüs, boyun ve kollarda lekelere yol açan pitiriyazis versicolor sayılabilir. Mantar hastalıklarının en yaygını olan mayaya benzeyen bir mantarın yol açtığı kandida hastalıkları ya da kandidiyaz, ağız, boğaz, akciğer, barsak, dölyolu, deri’ve tırnaklardaki yüzeysel tabakaları etkileyebilir; damakta ve yanakların iç yüzünde, pamukçuk diye nitelenen kaymağa benzer lekeler belirir.</p>
<p><a href="http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/"><strong>MANTAR HASTALIKLARI</strong></a>:</p>
<p>Çeşitli <a href="http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/">mantarlar</a> deriyi ve onun çeşitli eklerini tutup bazı hastalık tabloları yaratırlar. Vücuttaki mantar hastalıklarını genel olarak tanımlamak için kullanılan terim “Mikoz”dur. Bu bölümde mantar hastalıklarından söz edeceğiz..</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3590" title="ayak_masaji" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/ayak_masaji-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></p>
<p><strong>DERİDE MANTAR HASTALIKLARI</strong><br />
Mantarlar grubunda sınıflandırılan mikroskopik yapıda asalakların deriye ve saç, kıl, tırnak gibi deri türevlerine bulaşmasıyla mantar hastalıkları ortaya Çıkar. Bu hastalıkların çok sık görülme­si ve son derece <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a> olması nede­niyle dermatolojide önemli bir yeri var­dır. Tıbbın deri hastalıklarıyla ilgilenen bu dalının ortaya çıkardığı gerçekler doğrultusunda yalnız kişilerin değil, çe­şitli kurum ve kuruluşların da gerekli.Önlemleri alması gerekir. Temizlik ko­şullarındaki düzelme bu hastalıkların yayılmasını büyük Ölçüde engellemiş olmakla birlikte, özellikle kırsal kesim­deki yaşam koşulları mantar hastalıklarının bulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Sonuçta hem tedavi, hem de hastalıktan korunma bakımından önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle <a href="http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/">mantar hastalığı</a>na yol açan etkenler üzerin­de Özenle durulması gerekir. Bu hastalık etkenleri asalak mantarlar adı altın­da toplanabilir.</p>
<p><strong>ASALAK MANTAR NEDİR?</strong><br />
Bitkiler alemi üstün yapılı bitkiler, yani yeşil bitkiler ve basit yapılı bitkiler ola­rak iki ana gruba ayrılabilir. İsveçli ün­lü doğabilimci Carolus Linnaeus bu ikinci gruba Yunanca “gizlievli” anla­mına gelen kriptogam adını vermişti. Çünkü bu bitkilerde üreme organlan gizlidir ve ilk bakışta görülemez. Krip­togam ya da tohumsuz bitki denen bu grup üyelerinin tersine, üstün yapılı bit­kilerde üreme organlarım oluşturan çi­çekler belirgin biçimde ortadadır. Gele­neksel sınıflandırmalarda kriptogamlann talli bitkiler denen bir grubu suyosunlanyla (algler) birlikte mantarları da kapsar. Tal özelleşmiş dokulardan yok­sun, basit lifli bir yapıdır. Tipik olarak mantar, çeşitli biçimlerde yerleşmiş spor denen üreme birimleriyle yüklü dallanmış bir lif kütlesidir. <a href="http://www.saglik.im/kollagen-lifler/">Lifler</a>, yani ipliksi uzantılar hif, hiflerin oluşturduğu karışık yumak İse miselyum olarak bili­nir. Miselyum da üreme birimleriyle birlikte tali, yani mantarı oluşturur. İster şapkalı mantar biçiminde ortaya çıksın, ister ancak mikroskop altında görülebil-sin bütün mantarlar temel olarak aynı temel yapıyı paylaşır. Mantarların tür sayısı 100 bini aşar. Bunlar arasında bit­kilerde ve hayvanlarda asalak yaşayan çok sayıda tür vardır. İnsan derisinde hastalık etkeni olan mantarların sayısı da oldukça kabarıktır. Bu mikroskopik asalaklar “deri mantarı” anlamına gelen dermatonıiset ya da tıpta daha yaygın olarak dermatofit adı altında toplanır.</p>
<p>Dermatofıtler Microsporum, Trichophyton ve Epidermophyton cinslerini kapsar. İnsan ve hayvan asalağı olan bu cins üyeleri bütün dünyaya yayılmıştır. Her coğrafi bölgenin kendine özgü der­matofit türleri vardır.Dermatofıtler değişik yollardan sal­gınlara yol açabilir. İnsana horoz, köpek gibi hayvanlardan bulaşan Microsporum üyeleri belirli bir deri bölgesine yerleş­miş hastalık odaklan oluşturur.</p>
<p>Hastalığın yayılması aile ya da ufak bir toplu­luk içinde oldukça sınırlıdır. Bu durum mantarın hayvandan insana geçerken çok yüksek olan bulaşıcılığmın insan­dan insana geçerken azalmasından kay­naklanır. Microsporum canis’in üç ko­nak değiştirdikten sonra hastalık yapıcı özelliğini yitirdiği kanıtlanmıştır. Ama insandan bulaşan Microsporum cinsi mantarlar çocuklar arasında büyük sal-guılara yol açarak hastalığın okul, yuva gibi ortamlarda hızla yayılmasına neden olabilir. Geçmişte önemli sorunlar yara­tan bu salgınlar yöneticileri köktenci çözümlere yöneltti. Örneğin Fransa’da salgınları denetim altına alabilmek için tinealı çocukların gideceği ayn ilk­okullar açıldı. Güve anlamına gelen La­tince kökenli bir sözcük olan tinea, elbi­se güvesinin yünlü dokumalardaki ye­niklerini andıran mantar kaynaklı yü­zeysel deri lezyonlannı tanımlamak için kullanılır. Bu tanımdan da anlaşılabile­ceği gibi dermatofitlerin yol açtığı has­talıklar tinea adı altmda toplanabilir.</p>
<p>Microsporum’lzrta oluşan enfeksiyonla­ra bazı ülkelerde eskisinden daha sık rastlanmaktadır. Örneğin Fransa’da hay­vandan bulaşan Microsporum enfeksi­yonları, insandan bulaşan enfeksiyon­lardan daha sık görülmektedir. Uzun sü­re Trichophyton violaceum başta olmak üzere Trichophyton üyeleri bütün asalak mantarlar arasında en sık rastlanan enfeksiyon etkeni olmuştur. Yaygın olarak saçkıran hastalığı olarak bilinen baş tineası ve bu içinde kellik yapan saçkıran türü , temizliğin yetersiz olduğu bölgelerde olmaktadır. Bu etkenin konakları suıda her yaş ve cinsiyetten inse ayrıca birçok evcil ve yabanıl ha) da bulunur. Mantarların mutlaka konağa gereksinimleri olduğunu süren eski görüşlere karşılık günümü de hava ve topraktan da mantar edilmiştir. Bu nedenle deride ma hastalıklarının ortaya çıkması için nin mutlaka insan ya da hayvandan laşması gerekmez. Ama insan ya hayvandan bulaşma bu hastalıkların i sık görülen yayılma yoludur. Öte dan asalak mantarların vücutta banr sına ve gelişmesine zemin hazırlaj birçok unsur vardır.</p>
<p>Örneğin kellik pan baş tineasına göre sınırları daha  <a href="http://www.saglik.im/sac-ve-killar/">saç</a> dökülmelerine yol açan tinea tor rans, 13-14 yaşlarına doğru kendili| den kaybolmakta ve erişkinlerde ke likle görülmemektedir. Bu durum genlikle birlikte yağbezlerinden sak-nan ve mantarları öldürücü etkisi yağ asitlerinin ortaya çıkmasına ba| maktadır. Ayrıca eşey hormonlarının ı mantar gelişimini engelleyici etkileri ı duğu öne sürülmektedir.Dermatofitler keratinle beslene rinden, özel <a href="http://www.saglik.im/enzimler/">enzimler</a> yardımıyla üs rinin yüzeyindeki boynuzsu katman,’. ve <a href="http://www.saglik.im/tirnaklar/">tırnaklar</a> gibi derinin keratinli ya larına yerleşirler. Tricophyton ve rosporum üyeleri özellikle kıllara, dermophyton üyeleri üstderinin nuzsu katmanına yerleşerek saç ve dökülmesi, saçsız deride kızartılı-pı lekeler gibi hastalık belirtilerine açarlar.</p>
<p><strong>MİKROSPORLU TİNEALAR</strong><br />
İnsandan bulaşan mikrosporlu tine, rın başlıca etkeni Microsporum audoit-ini’dİT. Son zamanlarda hayvandan b*-laşan Microsporum canis’te de belir­gin bir artış görülmektedir. Bu hastaü hemen hemen yalnız 4-10 yaşları sındaki çocuklarda görülür. Son derece bulaşıcıdır. Doğrudan temas ile ya tarak, havlu gibi dolaylı yollarla insandan insana geçer. Bu nedenle okul ve yuvalarda sık sık salgın biçiminde or­taya çıkar. Erişkinlerde lezyonlar yal­nız saçlı deride sınırlı kalmayıp yanak­larda ve sakalla kaplı çenede de görü­lebilir.Başlangıç lezyonu kırmızımsı, yu­varlak bir lekedir ve bu lezyon, hekim denetimi gerektiren bir salgın olmadık­ça dikkat çekmez. Daha sonra büyüyüp kırmızılığı belirginleşen lekede pullan­ma başlar. Lezyon üzerindeki <a href="http://www.saglik.im/sac-ve-killar/">kıllar</a> kü­çük bir dokunmayla dökülür. Saçlı deri­nin büyük bir bölümünü kaplayan 2-6 cm çapında kirli beyaz lezyonlar hasta­lığın tipik belirtisidir. Kılların grimsi rengi köklerinden yarım santim yukarı­ya kadar yayılmıştır. Bunun nedeni mantar miselyumunu oluşturan hifier ve hifleri zırh gibi saran sporlardır. Mik-roskopik düzeydeki bu oluşum dıştan bakıldığında saça hastalıklı görünümü­nü verir.</p>
<p>Hastalığı daha iyi anlayabilmek için kılın yapısını bilmekte yarar vardır. Kıl deri üstündeki gövde ve deri içinde ka­lan kök bölümünden oluşur. Kıl kökü­nün alt ucu genişleyerek soğancık (bul-bus) adını alır. Soğancığın dibinde kıl dibi papillası (memecik) denen bir gi­rinti bulunur. Kıl kökünü saran keseci­ğin ağzından kıl gövdesi çıkar. Mantar kıl keseciği ağzına sıkıca yapışarak uzunlamasına <a href="http://www.saglik.im/kategori/hucre/">hücre</a> bölünmeleriyle ço­ğalmaya başlar. Böylece üretilen yeni miselyumun bir bölümü kıl köküne doğru büyürken, diğer bölümü gövde boyunca yukarı çıkar. Bu arada hifler-de çok sayıda spor oluşur. Bu sporlar çepeçevre sardıkları kıl gövdesine grimsi bir renk verir. Mantarın kıl kö-kündeki ilerlemesi soğancığa kadar sü­rer. Kılın büyümesini sağlayan soğan­cık, mantarın etkisiyle zayıflar ve kıl en küçük dokunmayla kökünden çıkar. Hayvandan bulaşan mikrosporlu tinea-lar daha küçük, ama sayıca daha çok lezyona yol açar. Başta da belirtildiği gibi, daha çok 4-10 yaşlan arasındaki çocuklarda görülen bu hastalıklar, ge­nellikle 15 yaş öncesinde kendiliğinden kaybolur.</p>
<p><strong>TRİKOFİTLİ TİNEA</strong></p>
<p>Trikofİtli tinea, adından da anlaşılabile­ceği gibi genel olarak Trichophyton cinsinden kaynaklanan mantar hastalıkları­nı içerir ve trikofitoz olarak da bilinir. Bu çeşit tinealar da, kellik yapan saçkı­ran ve sakal dökülmesine yol açan sa-kalkıran gibi birkaç ayrıksı örnek bu­yana bırakılırsa, yalnızca çocukluk ça­ğma Özgü hastalıklardır. Bulaşma doğ­rudan değmeyle ya da ortak kullanılan tarak ve havlu gibi eşyalar yoluyla ger­çekleşir. Derinin boynuzsu katmanına yerleşen mantar, buradaki kılları soğan­cığa kadar giden hiflerle sarar. Kıl kökü mikrosporlu tineada olduğundan daha büyük zarar görür ve kıl, kesecik ağzın­dan kırılır. Trikofit lekeleri ufak ve çok sayıdadır. Hastalıklı ve sağlıklı kıllar birbiriyle karışık olduğundan trikofıtli tinea, mikrosporlu tinea kadar belirgin değildir. Trikofitli tinea 15 yaş öncesin­de kesin biçimde kaybolur.</p>
<p>Mantar tedavisi için hasta kılların cımbızla çıkarılması gerekir. Sıradan görünen bu işlem çok titiz ve eksiksiz biçimde yürütülürse yararlı olacaktır. Hastalıklı alanm yarım santimetre kadar yakınındaki sağlıklı kılların da çıkarıl­ması uygundur. Böylece mantarın yeni kıllara bulaşması önlenir. Ayrıca mantar öldürücü etkisi olan <a href="http://www.saglik.im/iyot-i/">iyot</a> ve sülfür yerel olarak uygulanır. Tedavide büyük ilerle­me sağlayan griseofulvin, ışın tedavisi gibi zahmetli, pahalı ve yan etkileri ola­bilen tedavilere karşı büyük üstünlük sağlamıştır. Bu ilaçla yaklaşık 40 gün süren bir tedavi kesin iyileşme sağlar. Hastalıktan kuşkulanıldığmda hemen uzman hekime başvurulmalıdır. Tanı konduktan sonra hasta çocukların bir sü­re okuldan alınması ve yaşıtlarından uzak tutulması gereklidir. Hastalığın ya­yılmasını Önlemede ilk adım, ana baba­lar ve çocukları yakından izleyen öğret­menler tarafından atılmalıdır.</p>
<p><strong><br />
</strong><br />
<strong>EPİDERMOMİKOZ</strong><br />
Epidermis, yani üstderinin yalnız boy­nuzsu katmanında etkili olan, kıl ve tır­nak gibi deri türevlerine zarar vermeyen mantar hastalıkları epidermomikoz adı altında toplanır. Bu <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalıklar</a> aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.Kızartılı-pullu tinea. Üstderi mantar hastalıklarının en sık rastlanan tipidir. Etkeni hayvan ya da insan kaynaklı Microsporum ya da Trichophyton olabilir, <a href="http://www.saglik.im/blefarospazm-tik/">tik</a> lezyon hafif pullanma gösteren ve hızla dışarı doğru yayılan kırmızı bir le­kedir; daha sonra pulla kaplı, kırmızımsı san renkli bir görünüm kazanır. Merkez­den uzaklaştıkça belirginleşen lezyonda renk daha keskinleşir ve pullanma daha iyi görülür. Bu çevrel bölgede lezyonun tipik özelliği olan kabarcıklar göze çar­par. Etkenin değişik bölgelere sıçraması ya da eski hastalıklı bölgelerde yeniden mantar üremesi sonucu değişik evreler­deki lezyonlar bir arada görülebilir. Kı­zartılı-pullu tinea bulaşıcıdır. Tedaviyle iyileşmesi 2-4 hafta sürer.</p>
<p><strong> Kasık tineası</strong></p>
<p>Olguların büyük bir bölü­münde hastalık Epidermophyton üyele­riyle oluşur. Vücutta deri kıvnlmalarmın oluştuğu bölgelerde sıcaklık daha yük­sek, terleme daha boldur; ve sürtünmeye bağlı örselenmeler daha sık görülür. Bu nedenle bu bölgelerdeki lezyonlar ne türden olursa olsunlar, akıntılı, nemli ve daha belirgindir. Kasık tineası başlan­gıçta tek yanlıdır, ama daha sonra öbür yana da atlayarak simetrik bir görünüm kazanır. Bazen lezyonlar kaba etlere de yayılır. Lezyon genellikle ortası pullu, kenarlan deriden yüksek, yuvarlak ve lurken çevreye doğru yayılma gösterir. Kasık tineası da bulaşıcı bir hastalıktır.Ayak tineası. Çok sık görülen ve ayak­lara yerleşen bu mantar hastalığına “at­let ayağı” da denir. Önceleri hafif bir pullanmadan başka belirti görülmez. Daha sonra- lezyonlann ortaya çıkması ya da uzun yürüyüşlerden sonra ayak tabanının kızarması ve hafif ağrıyla kendini belli eder. Bu durumlarda deri nemlidir ve çizgi biçiminde ağrılı çat­laklar görülür. Oldukça büyük deri par­çalan sıyrıldığında altta yatan kırmı­zımsı deri yüzeyi görülebilir.Hastalığın kabarcıklı tiplerinde pul­lanmış ya da yalnız iltihaplı alanla çev­relenmiş kabarcıklar görülebilir. Hasta­lığın daha kolay yayılan ve irinlenme eğilimi gösteren daha ağır tiplerine de rastlanır.</p>
<p>Bu durumda yürümek ve ayak­kabı giymek son derece zor ve bazen olanaksızdır. Hastalığın bu kabarcıklı ti­pi genellikle ayak parmaklan arasında görülür. Ama aynı mantarlar el parmak­lan arasında da hastalığa yol açabilir.Kabarcıklı tip ender olarak el ayası ve ayak tabanında da görülür. Alacalı tinea (tinea versicolor). En sık rastlanan ve iyi bilinen mantar hastalık -lanndan biridir. Hastalığa Pityrospo-rum cinsinden bir asalak mantar yol açar. Hastalığın belirgin özelliği gövde, boyun ve kollara düzensiz olarak yayıl­mış sütlü kahve renkli ufak lekelerdir. Bu lekeler yavaş bir biçimde yayılarak genişler ve “harita” görünümü veren adacıklar oluşturur. Hastalık yazı deniz kıyısında geçiren kişilerde daha belir­gindir. Bunun nedeni mantarın yol açtı­ğı açık renkli lezyonların <a href="http://www.saglik.im/yazi/yanik/">yanık</a> tende daha iyi fark edilmesidir. Ama çoğu kimsenin zannettiği gibi bu mantar has­talığı denizden bulaşmaz. Yalnızca es­mer deri, lezyonun görülmesini kolay­laştırır. Bu tinea tipinde genellikle ka-Şintı ya da başka şikâyetlere rastlan­maz. Ama bazı olgularda şiddetli kaşın­tı ortaya çıkabilir.Bu hastalığın tedavisi kolay olmak­la birlikte oldukça sabır ister. sülfür içeren ilaçlar ya da <a href="http://www.saglik.im/antibiyotikler/">antibiyotik</a> krem ve pomatlar lezyonlara yerel ola­rak uygulanır. Tedavi altı hafta sürdü­rülmelidir. Bu süre içinde banyo yapar­ken selenyum sülfit ya da ketokonozol içeren şampuanlar kullanılmalıdır. Mantar bazen etkili bir tedaviyle tama­men yok edilir. Ama hastalık özellikle kişisel yatkınlık, şeker hastalığı, gebe­lik, kalın kazak giyme ve bol terleme gibi zemin hazırlayıcı etkenlerle yinele­yebilir. Tedavide, çok etkili olan keto-konozul içeren hapların yanı sıra yeni geliştirilen bazı mantar öldürücü haplar da kullanılabilir. Ayrıca hasta her gün kaynatılmış çamaşır giymelidir.</p>
<p><strong> Tırnak tineası. </strong></p>
<p>Çok sık rastlanan, ama elde yeterli bilgi bulunmamasına bağlı olarak tedavisi büyük sorun yara­tan bir hastalıktır. Kıllara ek olarak bu mantar derinin gene keratinli türevlerin­den olan tırnaklara da yerleşir.Tinealan ve üstderinin mantar hasta­lıklarını incelerken yukarda belirttiği­miz mantarlara ek olarak vücudun bir­çok bölgesinde hastalığa yol açabilen ve bu nedenle dermatolojide oldukça önemli bir yeri olan mayalardan da söz etmek gerekir. Saccaromyces vini gibi maya türleri bilinen mayalanma etkile­rinin yanı sıra önemli biyokimyasal tep­kimelerden sorumludur. Ağız içinde yol açtığı <a href="http://www.saglik.im/pamukcuk-hastaligi/">pamukçuk</a> hastalığıyla tanınan Candida cinsi mantarlar, tırnak tineası-nın etkeni olarak da ortaya çıkar. Bu hastalıkta tırnağın ortasına ya da kenar­larına yerleşmiş sarı-beyaz renkli, dü­zensiz lekeler görülür. Mantar tırnak ucunda üremişse tırnak kenarı grimsi, ufalanıp toz haline gelerek geride oyuk bırakan bir madde ile kaplanır. Sonunda kenarı iyice yenen tırnak düzensiz ve güdük bir görünüm alır.</p>
<p>Candida’ya bağlı lezyonlarda iltihaplanan tırnak çevresindeki dokudan sıkınca İrin çıkar. Tırnak bu durumuyla dolama görüntüsü almıştır. Daha sonraki evrede tırnağın en üst katmanının altında beyaz ya da sarı lekeler oluşur. Bu aşamada tırnak yerinden oynar ve düşer.Üstderi mantar hastalıkları oldukça uzun bir tedavi gerektirir. Bu hastalıkla­rın tedavisinde başarının temelini sabır ve özen oluşturur. Mantarın boynuzsu katman içinde bulunması ilaçların bura­ya ulaşmasını güçleştirir. Ayrıca lezyon-lann yerleşim bölgeleri de tedaviyi zor­laştırır. Örneğin, deri kıvrımlarında geli­şen mantar hastalıklarına irinli <a href="http://www.saglik.im/bakteriler/">bakteri</a> enfeksiyonları da eklenebilir. Örseleyici ilaçlara karşı duyarlılık gelişmesi ve bu ilaçların doğru kullanılmaması mantar tedavisinde sık görülen durumlardır. Ama tedavinin düzenli ve Özenli uygu­lanması çoğu kez tam iyileşme sağlar.Genellikle iki ya da üç değişik kim­yasal madde içeren mantar öldürücü ilaçların sabah ve akşam üçer gün arayla değiştirilerek kullanılması, gerekiyorsa ağızdan griseofulvin ve ketokonozol gibi ilaçların alınması en etkili tedavi yönte­midir. Bu tedavinin deri mantarlarında süresi ortalama 50 gündür; tırnak tinea-larında ise bu süre 6-7 ay, hatta bir yıl olabilir. Tırnak tinealarmda en uygun te­davi öncelikle mantarlı tırnakların çekil­mesi ve ağızdan griseofulvin alınması­dır. Tırnak çekilmesi gibi bir işleme baş­vurmak istenmiyorsa, griseofulvin ve ke­tokonozol içeren haplarla birlikte yerel olarak uygulanan ilaçlar kullanılabilir.</p>
<p><strong>Mantar hastalığı hangi yollarla bulaşır?</strong><br />
Saçlı deride ve kılsız deride ortaya çıkan tinea, kedi ve köpek gibi ev hayvan­larından bulaşabilir. Ama olguların büyük bir bölümünde bulaşma insandan insana hastalıklı kıllara ve üstderiye değme sonucu gerçekleşir. Daha çok sporcular arasında görülmesinden ötürü “atlet ayağı” denen mantar hastalığı ise ortak kullanılan duş ve soyunma odalarından bulaşır. Buralarda hastalıklı deriden dökülen parçalar enfeksiyonun kaynağım oluşturur.</p>
<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4392932933736062927&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4392932933736062927&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/mantar-hastaligi-hangi-yollarla-bulasir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyuz</title>
		<link>http://www.saglik.im/uyuz-gale/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/uyuz-gale/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2009 21:11:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1721</guid>
		<description><![CDATA[UYUZ (GALE): Uyuz, uyuzböcegi (Sarcoptes scabiei) adı verilen eklembacaklı türünün yol açtığı kaşıntılı, bulaşıcı hastalıklardan ve deri hastalıklarından biri. Dişi uyuzböceğinin deriye yerleşerek yumurtalarını bırakması asalağın üstderi içinde oyduğu, bir ucu beyazımsı nokta biçiminde, çok ince, kıvrımlı izlerden oluşan bozunların ortaya çıkmasına yol açar ve özellikle geceleri şiddetli kaşıntılara neden olur. Doğrudan temasla ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UYUZ (GALE):</strong></p>
<p>Uyuz, uyuzböcegi (Sarcoptes scabiei) adı verilen eklembacaklı türünün yol açtığı kaşıntılı, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a>dan ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/">deri hastalıkları</a>ndan biri. Dişi uyuzböceğinin deriye yerleşerek <a href="http://www.saglik.im/yumurta/">yumurta</a>larını bırakması asalağın üstderi içinde oyduğu, bir ucu beyazımsı nokta biçiminde, çok ince, kıvrımlı izlerden oluşan bozunların ortaya çıkmasına yol açar ve özellikle geceleri şiddetli kaşıntılara neden olur. Doğrudan temasla ya da hasta kişilerin çamaşırları aracılığıyla bulaşan <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">hastalık</a>, uyuzböceğini öldüren krem, vb. ilaçlarla kolayca tedavi edilmektedir.</p>
<p>Uyuz böceği (Sarkoptes skabiei), insan derisinde epidermisin stratum kbrneum tabakasında açtığı tüneller içinde yaşar ve yumurtlar.Yalnız dişi <a href="http://www.saglik.im/uyuz-gale/">uyuz</a> böcekleri uyuz hastalığına neden olurlar. Dişi uyuz böceği, “Sillon” denilen tünellerde özellikle geceleri sıcakta <a href="http://www.saglik.im/hareket/">hareket</a> eder. Bu hareketler şiddetli bir kaşıntıya neden olurlar. Uyuz yalan temasla insandan insana kolayca bulaşır. Uyuzlu insan derisinde epidermisin stratum kbrneum tabakasında açtığı tüneller içinde yaşar ve yumurtlar.Yalnız dişi uyuz böcekleri uyuz hastalığına neden olurlar. Dişi uyuz böceği, “Sillon” denilen tünellerde özellikle geceleri sıcakta hareket eder. Bu hareketler şiddetli bir kaşıntıya neden olurlar. Uyuz yalan temasla insandan insana kolayca bulaşır. Uyuzl kişilerle aynı yatağı paylaşmak, cinsel ilişki,uyuzlu kişinin elbiselerini giyinmek ve el sıkışma bulaşma için bir yoldur.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3564" title="uyuz" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/uyuz.jpg" alt="" width="140" height="137" /></p>
<p>Uyuz genellikle parmakların arasına, koltuk altına, ön kola, bileğe, bacaklara, kaba etlerin üzerine ve genital bölgeye yerleşir. Kadınlarda en sık areola ve meme başını, erkeklerde glans penisi tuttuğu görülür. Özellikle geceleri çoğalan kaşıntılar, deri <a href="http://www.saglik.im/kasinti/">kaşıntı</a> izleri, kızarıklıklar, papül ve püstüller uyuz hastalığında görülen belirtilerdir.</p>
<p><strong>Tedavi: </strong>Uyuz hastalığı tedavi edilmedikçe kendiliğinden iyileşmez. Uyuz tedavisinde alkollü benzil benzoat, kükürtlü, katranlı ilaçlar kullanılır. Bunlardan “Wilkinson pomadı” çok etkili ve kullanımı kolaydır. Hasta bir banyo aldıktan sonra bu pomadı üç gün arka arkaya boynundan aşağı bütün vücuduna sürer. Bu Üç gün boyunca hiç banyo almaz ve iç çamaşırlarını değiştirmez. Dördüncü gün bir banyo daha alarak tedaviyi tamamlamış olur. Bu arada bütün elbiselerinin de yatak takımlarının kaynatılması ve sıcak bir ütüyle ütülenmesi gerekir. Kaynatılamayacak gibi olan elbiseler ise havalandırmalı ve ütülenmelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/uyuz-gale/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akne Sebepleri</title>
		<link>http://www.saglik.im/akne-sebepleri/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/akne-sebepleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 13:19:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Akne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Genellikle hormonal, mikrobik, kalıtsal ya da ruhsal etkenlerden kaynaklanabilen, sık rastlanan bir deri hastalığıdır. Nedenleri: Hastalığın nedenlerini belirlemek zor­dur. İyi huylu olmakla birlikte, dış gö­rünümü bozan ve sıkıntı veren bu soru­na neden olduğu kesin olarak bilinen bazı etkenleri inceleyelim.Erkek eşey hormonlarının yağbezle-rini uyardığı, östrojenin ise bunun tersi etki yaptığı araştırmalarla gösterilmiş­tir. Ayrıca bademcik, diş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Genellikle hormonal, mikrobik, kalıtsal ya da ruhsal etkenlerden kaynaklanabilen, sık rastlanan bir deri hastalığıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nedenleri:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Hastalığın nedenlerini belirlemek zor­dur. İyi huylu olmakla birlikte, dış gö­rünümü bozan ve sıkıntı veren bu soru­na neden olduğu kesin olarak bilinen bazı etkenleri inceleyelim.Erkek eşey hormonlarının yağbezle-rini uyardığı, östrojenin ise bunun tersi etki yaptığı araştırmalarla gösterilmiş­tir. Ayrıca bademcik, diş ve apandis ilti­haplarının da (apandisit) <a href="http://www.saglik.im/yazi/akne/">akne</a> oluşu­munda rol oynadığı düşünülür. Aknenin duygusal gerginlik ile bir­likte görülebilmesi ruhsal etkenleri öne çıkarır. Kızgınlık, öfke gibi duygusal gerilimler ve bunu izleyen suçluluk duygusu sonucunda yağ bezlerinin salgı­sının arttığı saptanmıştır. 20 yaşından sonra akne görülen kişi­ler üzerinde yapılan araştırmalar, bu hastaların ergenlik çağında ruhsal geli­şimlerini tamamlayamadığım ortaya koymuştur. Aknenin psikosomatik yönü kuşkusuz daha derinlemesine İncelen­melidir. Hastalığın ruhsal yönü uygula­malı tıpta oldukça önemli bir yer tutar. Akne oluşumunun ruhsal nedenlere bağlanması bazen hastanın daha çok kaygı duymasına ve duygusal dengesi­nin daha da bozulmasına yol açabilir.<img class="alignleft size-medium wp-image-3718" title="akne-once" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/akne-once-264x300.jpg" alt="" width="264" height="300" /></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/akne-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdeşen Hastalığı ( Ürtiker )</title>
		<link>http://www.saglik.im/urtiker/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/urtiker/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 04:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Ürtiker denince ne anlaşılır? Ürtiker deride şiddetli kaşıntı yapan küçük kızanklık ve kabarıklıklardır. Belli bir bölgede görülebileceği gibi bütün vücuda yayıldığı da olur. Yüzde anjiyonörotik ödem ya da Quincke ödemi biçiminde görülür. Mukozalarda görülme­si özellikle tehlikelidir, çünkü glottis ödemi boğulmaya neden olabilir. URTİKER Kurdeşen olarak da bilinen ürtiker bir deri hastalığıdır. Belirleyici özelliği yoğun kaşıntının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ürtiker</strong> <strong>denince ne anlaşılır?</strong><br />
Ürtiker deride şiddetli <a href="http://www.saglik.im/kasinti/">kaşıntı</a> yapan küçük kızanklık ve kabarıklıklardır. Belli bir bölgede görülebileceği gibi bütün vücuda yayıldığı da olur. Yüzde anjiyonörotik <a href="http://www.saglik.im/odem/">ödem</a> ya da Quincke ödemi biçiminde görülür. Mukozalarda görülme­si özellikle tehlikelidir, çünkü glottis ödemi boğulmaya neden olabilir.</p>
<p><strong>URTİKER</strong><br />
Kurdeşen olarak da bilinen <a href="http://www.saglik.im/urtiker/">ürtiker</a> bir deri hastalığıdır. Belirleyici özelliği yoğun kaşıntının eşlik ettiği deri dökün­tüleridir. Genellikle erken yaşlarda görü­dür. Sonraki yıllarda sıklığı azalırsa da, 30 yaşından başlayarak yeniden artar. Kadınlarda daha yaygındır. Bu özellik <a href="http://www.saglik.im/kategori/hormon/">hormon</a> dengesizliğine bağlı <a href="http://www.saglik.im/kategori/kalp-damar/">damar</a> olay­larının ortaya çıkmasına bağlı olabilir.</p>
<p><strong>BELİRTİLERİ </strong></p>
<p>Ürtikerin en önemli belirtisi kabartılı kızarıklıklardır. Deriden kabarık olan ürtiker plağı, sınırlan belirli ve yuvar­lakça bir görünüm taşır. Kabarcığın ça­pı birkaç milimetreden birçok santimet­reye kadar değişebilir. Açık kırmızı olan rengi ortada beyazlaşır. Yoğun bir kaşıntıyla birlikte belirir.<br />
Kabarcıklar bütün vücuda yayılabile­ceği gibi, vücudun herhangi bir bölü­müyle de sınırlı olabilir. Gözkapağı gibi bazı bölgelerin özellik gösteren anato­mik yapısı nedeniyle, ürtiker bu bölge­lerde yaygın bir şişkinlik yaratabilir. Ödemler bazen büyük boyutlara ulaşabi­lir. Çoğunlukla inatçı bir kaşıntı görülür.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3699" title="urtiker" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/urtiker-300x243.jpg" alt="" width="270" height="219" /><br />
Ödemli kabarcık birden ve çok hızlı oluşur; birkaç dakika ya da saat içinde kaybolur-. Bazen döküntüler gece ortaya çıkar; hasta sabah hekime ve aile birey­lerine böyle bir döküntü geçirdiğini söyler, ama lezyonlan gösteremez.Hastalık çoğunlukla kabuklu deniz ürünleri ya da çilek yendikten sonra or­taya çıkar. Bazı olgularda ise, çoğun­lukla ishalle birlikte görülen mide-bağırsak ya da <a href="http://www.saglik.im/mide/">mide</a> İltihabı öyküsün­den sonra hastanın vücudunda ödemli kabarcıkların oluştuğu gözlenir. Müshil vb ilaçlar da ürtikere neden olabilir. Gereksiz müshil alımı birçok olguda kalıcı <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/bagirsak-hastaliklari/">bağırsak</a> örselenmesine neden olur. Böylece vücudun duyarlılığım ar­tırıcı bazı maddelerin bağırsaklardan emilimi ve dolaşıma katılımı kolaylaşır.<br />
Başta ürtiker olmak üzere alerjik hastalıkların oluşum sürecini başlatabilen sayısız madde vardır. En iyi bilinen ürtiker nedenleri yiyecekler ile ilaçlar­dır. Bunlara <a href="http://www.saglik.im/yazi/enfeksiyonlar/">enfeksiyonlar</a> sonucunda gelişen ürtikeri de ekleyebiliriz. Enfeksi­yon etkenleri bademcikler ya da dişlerde odaklanan mikropların toksinleri ya da bağırsak asalakları (tenya, oksiyür, aska-ris vb) olabilir. Ayrıca fiziksel etkenlerle ortaya çıkan ve oldukça sık görülen bir ürtiker tipinden de söz edilebilir. Deri yüzeyinde sürtünmeye ya da sürekli ze­delenmeye uğrayan yerlerde ödemli kabarcıklar ortaya çıkar. Fiziksel etkenlere bağlı ürtiker olgularında, çizgi biçimli ya da yaygın kabarcıklar banyo sonra­sında, ayak tabanlarmdaki kabarcıklar ise uzun yürüyüşlerden sonra görülür. Bunlar kaygılandırın olmakla birlikte gerçek anlamda hastalık değildir. Ayrıca deriyi etkileyen zedelenmeler sonucun­da sağlam deri üstünde kalıcı ürtiker ka­barcıkları oluşabilir; bu olaya yapay ür-tÜcer ya da dermografizm adı verilir.Dermografizm bazı olgularda ömür-boyu sürebilir, bazılarında ise aşamalı olarak kaybolur. Kanamalı (hemorajik) ürtiker oldukça ender görülen bir tiptir;damar yatağının aşın kırılganlığı sonu­cunda kanın dokulara sızmasıyla ortaya çıkar.<br />
<strong>NEDENLERİ</strong><br />
Ürtiker genellikle alerjiden kaynaklanır. Hastalığın oluşumu ana hatlarıyla şu sü­reci izler: <a href="http://www.saglik.im/antijen-2/">Antijen</a> denen belirli bir mad­de (örneğin bir protein) vücuda girer. Vücudun savunma sisteminde bu mad­deye karşı <a href="http://www.saglik.im/antikor/">antikor</a> denen maddeler üre­tilir. Antikorların görevi antijenin isten­meyen olası etkilerini engellemektir. Bu nedenle yalnız antijene karşı etkili olma özellikleri vardır. Antijenin yeniden vü­cuda girmesi ve bunu izleyen antijen-antikor karşılaşması ürtiker belirtilerini başlatır. Alerjen olarak da bilinen anti­jene karşı <a href="http://www.saglik.im/antikor/">antikorlar</a> üreten vücudun du­yarlılığı artar. Vücudun bütün sistemleri bu tür hastalıklardan etkilenebilir. Solu­num sisteminde saman nezlesi ve bron-şiyal astım, sindirim sisteminde mide-bağırsak iltihabı görülebilir. Alerjenin araştırılarak belirlenmesi tedavi açısın­dan büyük önem taşır. Alerjen madde­nin ortamdan uzaklaştırılması en etkin tedavi yöntemidir. Böylece hastalığı başlatan süreç engellenmiş olur.<br />
Alerjik ürtiker dışında rastlantıyla oluşan ürtiker olgularına da rastlanır. Bunlar özellikle örseleyici maddelerle temastan sonra ortaya çıkar. Isırganotu gibi bitkiler, böcek sokması gibi uya­ranlar ve soğuk ya da sıcak etkisi ürti-kere yol açabilir. Bu olgularda Ödemli kabarcık yalnız temas bölgesinde beli­rir. Ama daha önce belirtildiği gibi, aşı­rı duyarlı kişilerde döküntüler hızla ya­yılarak bütün vücudu kaplayabilir.Ürtikerde kabarcığı oluşturan biyo­kimyasal süreç antijen-antikor birleş­mesiyle başlar. Bu süreçte iki kimyasal bileşik ortaya çıkar: Histamin ya da his-tamin benzeri maddeler ve serotonin. Bunlar derialtı dokusundaki damarları etkileyerek damarlarda genişlemeye (kızarıklık), ayrıca damarların geçir­genliğini değiştirerek damar yatağı dışı­na serum sızmasına (ödem ve ürtiker kabarcığının oluşumu) yol açarlar. Alerjiye neden olan etken bazen kolay­ca belirlenir. <a href="http://www.saglik.im/yazi/alerji/">Alerji</a> yapabilecek madde­lerin tek tek denenerek ayıklanması alerji etkeninin bulunmasında sonuca götürücü olabihr.<br />
Zor belirlenen alerjenler için uygu­lanan “deri testleri” her zaman istenen sonuçlan vermeyebilir. Çoğunlukla bir­den” çok uyarana karşı duyarlı olan bu hastalar çok sayıda maddeye tepki gös­terirler.<br />
Alerjik durumlar dışında, organ ve sistemlerin özellik gösteren hastalıkla­rında da ürtikerin ortaya çıkışı kolayla­şır. Karaciğerin işlevini iyi yapamama­sına bağlı sindirim güçlüklerinde ya da kolit tarzında kronik enfeksiyonlara bağlı rahatsızlıklarda da ürtiker görüle­bilir. İç salgı sistemi bozuklukları da ürtiker nedeni olabilir. (Erişkinlik dö­nemine geçişten sonra bazı alerjik has­talıkların iyileştiği bilinmektedir.) Has­talığın görülmesinde ailesel ve kalıtsal etkenlerin önemli rolü vardır. Dolayı­sıyla bir ailede aynı ya da değişik yapı­da alerjik hastalıkların bulunması pek ender değildir.<br />
<strong>TEDAVİ</strong><br />
Ürtiker tedavisinin temelini antihista-minik ilaçlar oluşturur. Bunlar döküntü­lere yol açan biyokimyasal süreçleri en­geller. Ayrıca kaşmtıyı ve derideki yan­ma duyusunu hafifletir, deri döküntüle­rini hızla geriletir ve bir sonraki nöbetin gelişimine engel olur. Tepkimeyi önle­yen kortizon ya da ACTH (adrenokorti-kotrop hormon) gibi daha kuvvetli ilaç­lan, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/kan-hastaliklari/">kan</a> basıncının önemli ölçüde düş­tüğü daha ağır olgularda kullanmak ye­rinde olur. Ürtiker tedavisinde en önemli amaç hastalık etkenini saptayıp ortadan kaldırmaktır. Eğer bu yapılamı­yorsa, alerjen maddeleri ortamdan uzaklaştırma yoluna gidilir. Örneğin her salam yediğinde ürtikerle karşılaşan bir hastanın döküntülerinden kurtulmak için bir daha salam yememesi gerekil. Ürtikere neden olan madde belirlene-mezse, bütün kuşkulu olgularda hasta­nın hafif bir <a href="http://www.saglik.im/kategori/beslenme/">beslenme</a> programı uygula­ması Önerilir. Buıada kolayca ürtikere neden olabilecek yiyecekler verilmez. Genelde pirinçli <a href="http://www.saglik.im/sebze-ve-meyveler/">sebze</a> ve meyveye da­yalı bir beslenme programı 4-5 gün ka­dar ciddi biçimde uygulandığında, akut ürtiker olgularının büyük bir bölümün­de iyi sonuçlar alınmaktadır.<br />
Hastalığın uzun süre devam etmesi, alınan önlemlerin yeterli olmadığım gösterir. Bu durumda, vücudun aşın duyarlılığını değiştirecek bir duyarlılık gi­derici tedavi gerekir. Bu arada sindirim sisteminin düzenli işlev görmesini sağ­lamak da çok önemlidir. Karaciğer ve bağırsak rahatsızlıkları tedavi edilmeli­dir. Karaciğeri zehirli maddelerden arındıran ilaçların ve <a href="http://www.saglik.im/sut/">süt</a> mayalarının kullanılması yararlı olabilir. Hastada iç salgı sistemi bozuklukları da varsa, bunların düzenlenmesi yararlı sonuç verir. Enfeksiyon odaklan ortadan kal damlamalıdır. Ürtikerde mentollü, kala-minli losyonlar yerel olarak kullanıldı­ğında hastayı rahatlatır. Deriye uygu­landıklarında temas alerjisi oluşturabi­leceği için, yerel antihistaminikler kul­lanılmamalıdır.</p>
<p>.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Ürtikerin komplikasyonları olur mu?</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cevap</span></strong><br />
Olguların büyük bir bölümünde <a href="http://www.saglik.im/urtiker/">ürtiker</a> iyi huyludur. Bazen “Anjiyonörotik Qu-incke ödemi” gibi bir komplikasyon du­daklar, ağız mukozası, <a href="http://www.saglik.im/yutak-farinks/">yutak</a> ve gırtlakta lokal şişmelere neden olur. Hastalık gırt­lağı etkilediğinde, boğulma nöbetleriyle çok ciddi boyutlara ulaşabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">ÜRTİKER TEHLİKESİNE ÖZELLİKLE DUYARLI İNSANLAR VAR MI?</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;">Cevap</span></span></strong></p>
<p>Herkes ürtiker olabilir. Belirli uyaranlar hastalarda ürtiker yapabilir. Derileri son<br />
derece duyarlı hastalar, ürtiker yapma­yan çok sayıda uyarana tepki gösterebi­lir. Yapısal olarak bu tepkiye yatkın in­sanlar hastalığa en kolay yakalanan gru­bu oluşturur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Soru</strong></span></p>
<p><strong>Vücutta ürtiker en çok nerede görü­lür?</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cevap</span></strong><br />
Ödemli kabarcıklar belirü bir bölgeye ya da bütün vücuda yayılmış olabilir. Vücudun belirli bölgelerinde büyük şiş­likler ortaya çıkar. Örneğin gözkapaklarındaki kabarcıklarda gözler dışarı doğ­ru balonîaşır. El ayası ve ayak tabanları gibi bölgelerde kabarcık daha az şişkin olarak görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/urtiker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Skleroderma</title>
		<link>http://www.saglik.im/skleroderma/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/skleroderma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 07:57:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/sistemik-lupus-eritematozus/</guid>
		<description><![CDATA[SKLERODERMA: Skleroderma hastalığı da bir bağdokusu hastalığıdır. Özellikle deri etkilenmiştir. Ancak kalp, akciğerler, böbrekler ve sindirim sistemi de hastalıktan etkilenebilir. Hastaların deri ve derialtı bağ dokusunda kollagen ve elastik lifler sayıca çoğalıp, deri sertleşir.Skleroderma, yalnız deriyi bölgesel olarak etkilemiş olabileceği gibi, vücudu yaygın bir biçimde etkilemiş de olabilir. Yaygın biçimi sıklıkla infeksiyon ya da şok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SKLERODERMA</strong>: <a href="http://www.saglik.im/skleroderma/">Skleroderma</a> hastalığı da bir bağdokusu hastalığıdır. Özellikle deri etkilenmiştir. Ancak kalp, akciğerler, <a href="http://www.saglik.im/bobrekler/">böbrekler</a> ve <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/sindirim-sistemi-ve-hastaliklari/">sindirim sistemi</a> de hastalıktan etkilenebilir. Hastaların deri ve derialtı bağ dokusunda kollagen ve elastik lifler sayıca çoğalıp, deri sertleşir.Skleroderma, yalnız deriyi bölgesel olarak etkilemiş olabileceği gibi, vücudu yaygın bir biçimde etkilemiş de olabilir. Yaygın biçimi sıklıkla infeksiyon ya da <a href="http://www.saglik.im/sok/">şok</a> gibi durumları izleyen üerleyici bir skleroderma biçimindedir. Hastalığın bu biçiminde derinin geniş yüzeyleri etkilenmiştir. Kollar, eller, bacak ve ayaklar, yüz ve gövdede deri sertleşerek gerginleşmiştir, bu durumda gergin deri bölgelerinde hareketler sınırlanır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4067" title="a21" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/a21.jpg" alt="" width="286" height="211" />El parmaklarında ağrılı kramplar, parmak uçlarında sivrilmeler ve hareketlerinde sınırlanmalarla pençe el denilen durum gelişebilir.Yüz ve boyun derisi tutulduğunda, buralardaki normal deri kıvrımları kaybolarak deri gergin bir durum alıp, adeta bir maskeye dönüşür. Derideki gerilmeler göğüs bölgesini yaygın bir biçimde etkilediğinde, <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/solunum-hastaliklari/">solunum</a> hareketleri güçleşir.Deride yer yer küçük alanlar biçiminde gelişen skleroderma olaylarında etkilenmiş olan deri bölgesinin rengi bir süre gitgide açılır. Bu bölgede deri sertleşir. Daha sonra renk koyulaşır. Derideki sertlik ve gerginlik kendisini korumaktadır. Hastalığın tedavisinde kortizon, A ve E vitaminleri ve penisilinden yararlanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/skleroderma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zona (Herpes Zoster)</title>
		<link>http://www.saglik.im/zona-herpes-zoster/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/zona-herpes-zoster/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2008 21:23:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1731</guid>
		<description><![CDATA[ZONA (HERPES ZOSTER): Zona, su çiçeği virüsünün yol açtığı bulaşıcı hastalıklar ve döküntülü enfeksiyon hastalıklarındandır. Suçiçeği geçirmiş kişilerde sinirlerin arka köklerinde uzun süre belirti vermeden yuvalanan virüsün, bedenin zayıf düştüğü durumlarda apansızın etkinleşmesiyle başlayan zona, bedenin belirli bir bölgesinde, daha çok karnın bir yanında, sırta doğru uzanan küçük kabarcıklardan oluşan kuşak biçiminde bir izle yansır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZONA (HERPES ZOSTER):</strong></p>
<p>Zona, <a href="http://www.saglik.im/sucicegi/">su çiçeği</a> virüsünün yol açtığı <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a> ve döküntülü <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon hastalıkları</a>ndandır. Suçiçeği geçirmiş kişilerde sinirlerin arka köklerinde uzun süre belirti vermeden yuvalanan virüsün, bedenin zayıf düştüğü durumlarda apansızın etkinleşmesiyle başlayan <a href="http://www.saglik.im/zona-herpes-zoster/">zona</a>, bedenin belirli bir bölgesinde, daha çok karnın bir yanında, sırta doğru uzanan küçük kabarcıklardan oluşan kuşak biçiminde bir izle yansır. Kabarcıkların belirmesinden önce başlayan <a href="http://www.saglik.im/agri/">ağrı</a>, ortadan kalkmalarından sonra da sürer.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-8668" title="zona" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/08/zona.jpg" alt="zona" width="280" height="210" /></p>
<p><a href="http://www.saglik.im/yazi/yaslilik/">Yaşlılık</a>larda tedavisi güçtür ve ağrı kesici ilaçlarla hasta rahatlatılmaya çalışılır.</p>
<p>Zona hastalığına neden olan virüsle <a href="http://www.saglik.im/sucicegi/">suçiçeği</a> hastalığını yapan virüs aynı virüstür. Bu virüse ‘Varisella-Zoster virüsü’ denir. Virüs <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/ruhsal-hastaliklar/">sinir</a> liflerine, bunların ganglionlarma (<a href="http://www.saglik.im/sinir-hucresi-noron/">sinir hücreleri</a>nin biraraya gelmesiyle oluşan nodul biçiminde oluşum) ve bu sinir liflerinin eridiği deri bölgelerine yerleşir. <a href="http://www.saglik.im/kategori/hastaliklar/">Hastalık</a> deride kızarık plaklar üzerine yerleşen <a href="http://www.saglik.im/vezikul/">vezikül</a>lere neden olur. Bu deri belirtileri sinir liflerine parelellik gösterirler. <a href="http://www.saglik.im/deri-lezyonlari/">Deri lezyonları</a> ortaya çıkmadan 4-5 gün önce hasta halsizlik, <a href="http://www.saglik.im/yazi/yuksek-ates/">yüksek ateş</a>, <a href="http://www.saglik.im/istahsizlik-2/">iştahsızlık</a> ve veziküllerin oluşacağı deri bölgesinde ağrılardan yalanır. Zona Hodgkin hastalığı, <a href="http://www.saglik.im/kan-kanserleri-losemiler/">lösemi</a> ve bazı <a href="http://www.saglik.im/yazi/kanser/">kanser</a> olaylarına katılır. Tedavide B vitaminleri, lokal antiseptikler kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/zona-herpes-zoster/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçuk</title>
		<link>http://www.saglik.im/ucuk/</link>
		<comments>http://www.saglik.im/ucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2008 21:21:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik.im/?p=1728</guid>
		<description><![CDATA[HERPES SİMPLEKS (UÇUK): Uçuk, deri, mukozalar ve göz sümüksel zarında kabarcıklar belirmesiyle yansıyan, döküntülü enfeksiyon hastalığı. Herpes simplex adlı virüsün yol açtığı uçuk, genellikle ağız çevresinde, bazen de yüzde beliren kabarcık demetleri biçiminde ortaya çıkar ve zaman zaman tekrarlar. Ayrıca, erkek ve kadınlarda üreme organları çevresinde küçük yaralaşmalara da yol açabilir. Tedavide idoksüridin adlı maddeyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HERPES SİMPLEKS (UÇUK): </strong></p>
<p>Uçuk, deri, mukozalar ve göz sümüksel zarında kabarcıklar belirmesiyle yansıyan, döküntülü enfeksiyon hastalığı. Herpes simplex adlı virüsün yol açtığı uçuk, genellikle ağız çevresinde, bazen de yüzde beliren kabarcık demetleri biçiminde ortaya çıkar ve zaman zaman tekrarlar. Ayrıca, erkek ve kadınlarda üreme organları çevresinde küçük yaralaşmalara da yol açabilir. Tedavide idoksüridin adlı maddeyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir.</p>
<p>Uçuk, bağışıklık bırakmaz, bu nedenle yeniden ortaya çıkabilir. Aynı virüs gözde korneayı tutup keratite neden olabilir. Keratit iyileştiğinde yerinde bulanık bir alan bırakarak görmeyi bozabilir. İdoxuridine (IDU), adenirı arabinozid, yüksek dozda C vitamini hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlardır..</p>
<p><img class="size-medium wp-image-3533 alignleft" title="ucuk" src="http://www.saglik.im/wp-content/uploads/2008/12/ucuk-300x224.jpg" alt="" width="270" height="202" /></p>
<p><strong>Uçuk ile zona arasında nasıl bir ilişki vardır?</strong></p>
<p>Her iki hastalık da benzer yapıda virüsler tarafından oluşmakla birlikte arala­rında bir bağ yoktur. Uçuklu kişilerde, zona virüsüne karşı antikorların artma­sı, her iki virüste ortak antijenlerin bulunmasından ötürüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik.im/ucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

