KARACİĞER BİYOPSİSİ
Karaciğerden küçük bir parça alınarak yapılan karaciğer biyopsisi karaciğer hastalıklarının tanısında büyük önem taşır.
Görece kolay inceleme yöntemleriyle çeşitli karaciğer hastalıklarının türünü ve derecesini saptayabilmek mümkün olsa da, karaciğerin durumunu tam olarak ortaya koyabilen tek yöntem karaciğer biyopsisidir. Karaciğer biyopsisi karaciğer hastalığını yaratan nedenler ve hastalığın gelişimi hakkında bilgi vererek uygun bir tedavinin başlatılmasına yardımcı olur.
Biyopsi ile alınan parça hematoksi-len eozinle boyanarak mikroskopta incelenir. Aynca karaciğer dokusunda bulunan bağ dokusu, demir, bilirubin, bakır, lipofusinler vb için özgün boyamalar yapılarak tam kesinleştirilir. Alınan parçanın bir bölümü immünflüoresans ya da immünperoksidaz teknikleriyle bağışıklık çalışmalan için kullanılabilir; bu çalışmaların amacı hastalığa neden olan virüslerin, tümörlerin ya da bazı bünyesel etkenlerin antijen olarak varlıklarını ortaya koymaktır. Ayrıca iğne biyopsisi ile alınan küçük doku örnekleri elektron mikroskopuy-la incelenebilir. Yeterli miktarda doku örneği alınabilirse biyokimyasal (özellikle ağır metaller ve enzimler) ya da mikrobiyolojik incelemeler de yapılabilir.
Karaciğer biyopsisinin uygulandığı durumlar
• Klinik ya da laboratuvar değişiklikleri bulunduğunda karaciğer hastalığı tanısının doğrulanması ya da dışlanması;
• karaciğer hastalığının yapısının, gelişim ve etkinlik derecesinin değerlendirilmesi;
• tedavinin etkisinin değerlendirilmesi;
• tıkanmaya bağlı olmayan sarılıkların tanısı;
• yaygın yumru ya da tümör oluşturan hastalıkların tanısı;
• sistemik hastalıkların tanısı;
• kökeni bilinmeyen sürekli ateşlerin tanısı.
Karaciğer biyopsisi uygulamada ne yarar sağlar?
Karaciğer hastalıklarının modern tanı yöntemleri arasında eşsiz bir yeri olan bu inceleme uzman hekimin karaciğer lezyonuna doğrudan bakmasına olanak verir. Böylece doğru tanı ve tedavi olanağı sağlar.
Karaciğer biyopsisi ne zaman yapılmalı, ne zaman yapılmamalıdır?
Karaciğer biyopsisi tam iyileşmeyen ve yineleyen karaciğer iltihabında, alkolik karaciğer iltihabında, uzun süren sarılıklarda ayırıcı tanıya ulaşmak ya da karaciğer büyümelerinde nedeni aydınlatmak için, karaciğer işlev testleri bozuk çıktığında, akut viral hepatit tanısını kesinleştirmek amacıyla, kronik karaciğer hastalığında tedavi yönteminin başarısını değerlendirmek için yapılabilir. Uygulanamayacağı durumların başmda ise kanda trombosit sayısının düşüklüğüne bağlı pıhtılaşma bozuklukları, yerel enfeksiyonlar, karaciğerde ekinokok kistlerinin ya da damar tümörlerinin bulunması gelir. Hastanın istemediği durumlarda da biyopsi yapılamaz.
NASIL YAPILIR?
Biyopsi aşağıdaki tekniklerden herhangi biri kullanılarak yapılabilir:
- Deriden iğneyle doğrudan karaciğere girerek;
- kanniçinin gözlenmesini sağlayan la-, paroskop gibi optik aletlerle; *
Karaciğer biyopsisinin sakıncalı olduğu durumlari
Kesin:
• Kan pıhtılaşma testlerinde bozukluklar;
• sağ plevra ampiyemi (akciğer zarı iltihabı) ya da diyafram altı apsesi;
• karaciğerin damar kökenli tümörleri;
• karaciğer içi kist ya da apseler.
Göreli:
• Karaciğer matitesinin bulunmaması;
• akut kolanjit {safrakesesi iltihabı);
• assit (kann boşluğunda sıvı birikimi);
• hastanın ileri derecede güçsüz düşmüş olması.
- transjugüler (boyun toplardamarı yoluyla);
- cerrahi yolla.
Deriden iğneyle biyopsi örneği alma yolu en yaygın olarak kullanılan, en hızlı yapılan ve hastaya en az rahatsızlık verendir. Ama körlemesine yapıldığında ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Günümüzde ultrasonografi eşliğinde yapıldığından iç organları delme tehlikesi ortadan kalkmıştır. Ultrasonografi ile karaciğere giriş için derideki en uygun nokta, ulaşılabilecek en fazla derinlik ve başta safrakesesi, böbrek ve akciğer olmak üzere öteki organlarla komşuluğa bağlı komplikasyonların önlenmesi için iğneye verilecek en uygun açı saptanır.
Yalnızca odaksal karaciğer lezyon-lannda ve bilgisayarlı tomografi ya da ultrasonografi rehberliği altında uygulanan özel karaciğer iğne biyopsilerinde 0,8 mm’den ince çaplı iğneler kullanılır. Bu gibi durumların dışında ise biyopsi genelde iki tip iğne ile yapılır: Aspiras-yon (emme) mekanizması ile çalışan ve en sık kullanılan Menghini iğnesi ve karaciğerin içinde bir kesme manevrası ile küçük doku örneğinin alınmasını sağlayan TRU-CUT iğnesi.
Menghini iğnesi, çapı 1-2 mm arasında değişen ölçülerde olabilir; en yaygın kullanılanlar 1,4 ya da 1,6 mm gibi ara boyutlarda olanlardır. Daha ince iğne ile alman doku örnekleri tanı için yeterli bilgiyi vermez. Daha büyük çapta ki iğneler de başta kanama olmak üzere komplikasyon riskini artırdıklarından pek tercih edilmezler.
TRU-CUT tipi iğne yakın zamana değin, 2 mm çapında tek bir tip olarak kullanıma sunulmuştu; günümüzde ise 1,6 mm çapında olan daha küçük bir modeli de üretilmiştir. Menghini iğnesi parçanın tatmin edici olmaktan uzak, parçalanmış ve tanısal yorumu güç bir biçimde alınmasına yol açar; bu durum özellikle sirozlu ve bağdoku artışı olan karaciğer hastalıklarımla ortaya çıkar. Bunun nedeni aspirasyonla özekdoku-nun emilmesi, ama karaciğerden bağdoku çıkarılamamasıdır. Böylece elde edilen küçük parçalar yalnızca hastalığın sirotik bir süreç gösterdiğini ortaya koyabilir, ama başka konuda bilgi vermez.
TRU-CUT iğnesi ile keserek alınan doku parçası ise daha doğru ve kesin tanıya varılmasını sağlar. Uygun bir iğnenin kullanılması, çoğu kez doğru tam için gerekli küçük doku örneğinin alınmasını sağlar; siroz durumunda da lapa-roskopiye başvuruyu gereksiz kılar. La-paroskopi çok deneyimli kişiler tarafından yapılsa bile hasta için rahatsızlıklara yol açmasının yanı sıra çok daha pahalı araç gereç gerektirir ve girişim sonrası bakım daha güçtür. Bununla birlikte laparoskopinin, körlemesine biyopsiye oranla, iğnenin karaciğere girdiği noktadan kanamayı izleme olasılığını vermesi ve karaciğerin gözlenerek en uygun bölgeden örnek alınması gibi üstünlükleri vardır.
Subfenik apseler (diyafram altı apsesi) ve ağır pıhtılaşma bozuklukları durumunda kesinlikle laparoskopiden kaçınılmalıdır. Solunum ve kalp rahatsızlıkları, kanniçi hastalıkları, geniş hacimli diyafram fıtıkları gibi olgular ise kesin olmasa da uygulamada sakınca yaratan durumlardır. Bu olgularda riskleri ve yararlan her hasta için ayrı ayn değerlendirmek gerekir. Karnın yukarı bölgelerindeki hastalıklar nedeniyle ameliyat geçirmiş hastalarda laparoskopinin başarısızlık olasılığı yüksektir; bunun nedeni söz konusu hastalarda karaciğerin görüntülenmesini olanaksız kılan yaygın kann zan yapışıklıkları bulunmasıdır.
Transjugüler yoldan (boyun toplardamarı yoluyla) biyopsi, boyun toplardamarı aracılığıyla karaciğer toplardamarına yerleştirilen bir katetere (ince bükülebilir sonda) sokulan uygun bir iğne aracılığıyla yapılır. Bu yöntemle elde edilen parçalar genellikle küçük, parçalanmış ve patoloji için tatmin edici olmaktan uzaktır; bu yöntem ağır pıhtılaşma rahatsızlıklan olan hastalarda uygulanır.
Cerrahi biyopsi ötekilere göre daha büyük ve birden fazla doku örneği sağlama üstünlüğüne sahiptir. Biyopsi görülerek alındığından tanıya daha kolay ulaşılır. Başka bir üstünlüğü kanama, delinme gibi komplikasyonlann denetlenebilmesidir.
Karaciğer biyopsisi tehlikeli midir?
Gerekli önlemler alındığında ve biyopsi doğru yapıldığında ölüm tehlikesi son derece azdır ve yüzde 0,01′i aşmaz. Ender görülen bazı sorunlu olgularda ortaya çıkabilen komplikasyonlar da kısa zamanda düzelir.
Soru
Cevap
En az son 12 saattir aç olan hasta sol yanı üzerine yatınlır; göğüs kafesinin sağ yanına karaciğer düzeyinde yerel anestezi yapılır. Özel biyopsi iğnesiyle karaciğere girilerek doku parçası alınır.
Soru
Büyümüş karaciğer kronik hepatite mi işaret eder?
Cevap
Karaciğer büyümesi (hepatomegali) kronik karaciğer hastalıklarında sık rastlanan bir durumdur. Ama her karaciğer büyümesi endişe verici değildir; büyümenin birçok türü arasında işlevsel nedenlere bağlı olanlar da vardır. Örneğin, çocuklarda, yaşlılarda ya da göğüs kafesi ve kamı belirli bir biçimde olan kişilerde, karaciğerin kaburga yayının altında iki parmak büyümüş olması tümüyle normaldir. Karaciğer büyümesinin saptandığı her olguda, telaşa kapılmadan hekimin önereceği karaciğer işlev testleri yapılmalıdır.
Sitemizde Google destekli arama yapın. Aradığınızı kolayca bulun


merabalar.hastaneye gaz şişkinlik ve halsizlik şikayetiyle ilgili gitiştim.sonucunda dalağımın büyükolduğu ve kronik karaciğer hastalığıolduğu sölendi ancak karaciğerdeki sorunu bulamadılar bir türlü tamkan sayımı yapıldı tomografi çekildi ultrason yapıldı.en son çare biopsi yapacaklarını sölediler doktorlar bunukesin yapmaları gerekiomuşbaşka türlü çözemiyolar.karaciğer ve dalak arasındaki damarlarda bitıkanma olsaılığından dolayı olabilir diolar ancakbunu netleştirmek için biopsi şart dediler.trombositimde düşük ama biopsi almamız gerekio dediler bunun tehlikeleri nelerdir veya varmıdır veya mecburi yapılmasımı gerekir……
kasım 2009 da biyopsi oldum ancak biyopsi olana kadar çok etkilendim açıkçası çok korku vardı ama korkulacak birşey yok biyopsi olacaklar rahat olsunlar çok hafif bir acı veriyor oda bir anlık acı oluyor biyopsi sonucu minimal hepatit b çıktı periportal güve yeniği nekrozu.0 lobüler degenerasyon ve nekroz.1 histotik aktivite indeksi. 2/18 fibrozis. 0-1/4 modifiye knodell (ıshak 1995)skoru
periportal/periseptal sınır hepatiti. 0 konfluen nekroz.0 fokal nekroz/apoptoz .2 portal iltihap.1 histolojik aktivite3/18
fibrozis.1/6 MİKROSKOPİK BULGULAR -parankim hücrelerinde seyrek olarak buzlu cam görünümü ,birkaç hücrede makroveziküler yağlanma seyrek tokal nekroz
-portal alanların bazısında peri portal lif artışı ,seyrek mononükleer iltihabı hücre infilrasyonu
bu sonuçlara göre durumum ne olur sakaryada sonuçları gösterdim tedaviye gerek yok denildi
bu durumda ne yapmalıyım tahlillere devam ederek izleneckte denildi
konu ile ilgili bilgilendireceklere teşekkür ediyor saygılar sunuyorum
ben 18 yaşındayım ve bir ay önce biyopsi oldun… bu altı ay konusu var. yani hastalık belirtildikten sonra altı ay neden beklendi anlamadım… derslerimden soğudun, yolda dahi yürüyemez oldum… ama şimdi çok şükür iyiyim… benim sorum bu altı ay meselesi.. neden bekletiolar o kadar anlamıyorum daha…
merhaba bana hbsag tanısı konuldu ve karaciger biyopsisi oneriliyor biyopsi olacagım ancak netür rixleri oldugunu bilmiyorum acaba nasıl rixler ortaya çıkabilir bilgi edenmek istiyor…
alkolizmden dolayı oluşan kronik karaciğer rahatsızlığında hepatitb siroz olma olasılığı yüzde kaçtır ciğer üzerinde bir kaç tane lekenin olması başka durumlardan olabilirmi teşekürler
acil cevap verirseniz çok sevinirim lütfen biran önce haber varin teşekürler…..
Merhaba.ben 3 yil once narkotik kulandim..sonradan sonu olmadigini dushununce birakdim..spora bashladim.hic bir problemimde yoktu.ben bir yil kadar diyet tutudum.yani seker,beyaz un,yemedim..berki ondan da olabilecegini dushunuyorum.simdi tam 1 yildir gozlerimde yuzumde sararma var.doktora gitdim.kanimda bilirubin 6,2 cikti.simdi ise 4,4 ben ne etmeliyim sizce? yardimci olursaniz sevinirim…!Cevabiniz bekleyeceyim.cok sagolun..
ramazan başında yüksek hepatitb tanısından dolayı biyopsi oldum 1-1,5 ay sonra açıklanır dediler sonucu çok merak ediyorum. aynı zamanda askerlikten muaf olabilirim üzülimmi sevinimmi bilemiyorum tedavisi nasıl oluyor bilgi verirseniz sevinirim.(bu arada biyopsi olcaklar sakın etraftakilerin söylediği laflara bakmayan yaşamış kişi olarak hafif acıdan başka bişe olmuyor 6 saat gözetimden sonra taburcu oluyosnuz)
merhaba tomografılerımde sarkoidoz hastalıgı cıktı.bronskopi yaptılar ordada sonu cıkmadı sadece benıng sitoloji yazı doktor kan aldı acı bademe gıttı sımdıde 24 saatlık ıdrar tetkıkı ve serumlu ace testi yapılıcak.doktor bıyopsı yapılmamı dıyıyo sizce yapılayımmı yada ne tur tedavı uygulana bılır.
Sevgili arkadaşlar Kronik Hepatit B tanı ve uygulamaları hakkında merak ettiğiniz bütün konular doktorunuz tarafından durumunuz değerlendirilerek alınmış kararların sonucudur. Benim oğlum şu anda 23 yaşında ve 10 yaşından beri kronik Hepatit B hastası.Allaha bin şükür ki bizi takip eden doktorumuzu bulduk ve 97 den beri oğlum kontrol altında. Bu süre zarfında oğlum senede enaz 2 kere, tahlillerin anormal seyrettiği durumlarda 3 ayda bir olmak üzere kontrol ediliyor. 3 yıl önce de biyopsi yapıldı sonuçlar hastalığın yavaş seyrettiğini ortaya koydu.geçen hafta son kontrolünde dr biyopsinin 5 yılda bir yapılması gerektiğini söyledi.Bu hastalık sürekli takip gerektiren bir hastalık o yüzden bütün arkadaşlardan bir ricam var lütfen tetkiklerinizi atlamayın ve zamanında yaptırın ve dr.unuza da güvenin eğer güvenmiyorsanız değiştirin biz şansımıza Türkiye nin en iyi dr larından birini bulduk önce allaha sonra da ona sonsuz güvenim var. Bir de tahlillerinizi kendiniz yorumlamaya kalkmayın o kadar çok olasılık var ki bu hastalıkta, sadece kendinizi üzersiniz. Son olarak benim oğluma hala ilaç tedavisi başlamadı çünkü dr umuz buna gerek görmedi. Hepinize uzun saglıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum.