HORMON DÜZEYLERİNİN TEDAVİSİ TEDAVİ YÖNTEMİ TEŞHİSİ TANISI | Sağlık, Hastalıkların belirtileri tedavisi tedavileri tedavi Yöntemleri, |

HORMON DÜZEYLERİNİN

Sponsor Bağlantılar

HORMON DÜZEYLERİNİN
SAPTANMASI
Radyoimmünolojik yöntemlerle kandaki östrojen değerleri doğrudan ölçülebilir.
Cinsel olgunluk çağında bulunan bir kadında yumurtalık işlevlerinin çevrim-sel değişim göstermesi nedeniyle, kan ve idrardaki östrojen değerleri âdet dö­nemine bağlı olarak değişir. Bu bakım­dan birincisi yumurtlamadan hemen Ön­ceki dönemde, ikincisi yumurtlamayla başlayan ve âdet kanamasıyla sona eren luteal dönemin ortasında olmak üzere iki uç değer saptanır. Östrojen yumurtla­madan önceki dönemde en yüksek düze­ye ulaşır. Yumurtlama gerçekleşmişse, luteal dönemin ortasında ilkinden biraz daha düşük bir yükselme görülür.
Kan ve idrardaki östrojen değerleri önemli değişiklikler gösterdiğinden, bu­lunan değerlerin yorumlanmasında kadı­nın âdetin kaçıncı gününde olduğunun bilinmesi önemlidir.
NORMAL DEĞERLER
Normal değerler yukarıda değinildiği gi­bi âdet dönemlerine göre değişir. Âdet kanaması ile yumurtlama arasındaki sü­reyi kapsayan foliküler dönemde normal değerler yaklaşık 20-120 pg/ml’dir (pg: pikogram [10-12 gram]). Birinci yüksel­menin görüldüğü yumurtlama Öncesinde hormon düzeyi 80-300 pg/ml gibi yük­sek değerlere ulaşır, Sonraki dönemde yapılan ölçümlerde 60-170 pg/ml arasın­da değerler bulunur. Yumurtalıkların iş­levini tamamen yitirdiği menopoz döne­minde 5-30 pg/ml gibi çok düşük değer­ler elde edilir.
Çocuklarda, erkeklerde ve yumurta­lıkları alınmış kadınlarda ölçülen değer­ler çok düşüktür. İki cins arasında 7-8 yaşlarına değin önemli bir fark bulun­maz; 8-11 yaşlarına ulaşan kız çocukla­rında hormon düzeyleri hızla yükselme­ye başlar ve ergenlik çağına özgü ilk be­lirtiler ortaya çıkar.
Gebe kadınlarda idrarla atılan Östro­jen miktarında önemli bir artış meydana gelir. Üretilen östrojen miktarında özel­likle gebeliğin 6. ve 20. haftaları arasın­da büyük artış olur ve östrojen oranlan gebeliğin sonuna değin yüksek kain”. Gebe kadının östrojen üretimi ayrıca gün içinde önemli değişimler gösterir.
ANORMAL DEĞERLER
Doğumsal ya da sonradan edinilmiş ba­zı hastalıklar sonucunda yumurtalıkla­rın yeterince hormon üretememesi, hor­mon eksikliğine bağlı çeşitli belirtilere yol açar. Bunlar Tumer sendromunda olduğu gibi yumurtalıkların doğumsal olarak az geliştiği durumlar, hormon sentezinin çeşitli basamaklarında yer alan enzimlerin doğuştan eksik olduğu ya da hiç bulunmadığı durumlar, hor­mon salgılayan hücrelere karşı antikor oluşumu nedeniyle bu hücrelerin yı­kılmasıyla sonuçlanan Özbağışıkhk has­talıkları ve yumurtalık dokusunun yok olmasına yol açan çeşitli iltihabı hasta­lıklardır. Yumurtalıkların bulunduğu bölgeye uygulanan ışın tedavisi ve kan­sere karşı kullanılan çeşitli kemoterapi ilaçlan da yumurtalığa zarar vererek hormon üretimini azaltabilir. Hipotala-mus ve hipofız hastalıklan, kronik böb­rek hastalıktan, şeker hastalığı, tiroit bezinde işlev bozukluktan, çeşitli ba­ğırsak hastalıkları ve doğumsal kalp hastalıklan yumurtalıklarda herhangi bir hastalık bulunmasa bile dolaylı yol­dan östrojen hormonu eksikliğine yol açabilir.
Ergenlik çağından önce ortaya çıkan östrojen eksikliği boyun kısa kalması, cinsel organlann az gelişmesi, ikincil cinsiyet Özelliklerinin gelişmemesi ve âdet görememe gibi belirtilerle kendini gösterir. Cinsel olgunluğa ulaşmış bir kadında östrojen eksikliği ortaya çıktı­ğında ise değişimler daha yavaş gelişir, ikincil cinsiyet özellikleri gerilerken, âdet görme süresi kısalır; kadın bir süre sonra âdetten kesilir. Libido (cinsel is­tek) azalır, dölyolu mukozasındaki atrofiye (dokunun beslenememe nedeniyle işlevlerini yitirmeye başlaması) bağlı kuruluk gelişir ve dölyatağının hacmi azalır.
Vücutta östrojen hormonu fazlalığı ise genellikle hormon salgılayan tümör­lerin (teka ya da granüloza hücrelerinde ya da seyrek olarak öbür hücrelerde ge­lişen tümörler) varlığında görülür. Bu durumda belirtiler hastanın yaşına bağlı­dır, Hormon fazlalığı ergenlik çağından önce ortaya çıkarsa, erken yaşta ergen­lik belirtileriyle ve erken yaşta âdet gör­me biçiminde kendini belli eder. Ergen­lik çağını aşmış bir hastada ise düzensiz âdet kanamaları ve bu kanamalan izle­yen âdetsiz dönemler görülür.

Sponsor Bağlantılar

Sitemizde Google destekli arama yapın. Aradığınızı kolayca bulun

Bu Sayfa için Sorunlarınızı Yazın Sık Kullanılanlara Ekle Facebook'ta Paylaşın

Hiv Virüsü Dna Amipler Bademcik Kansızlık Apandist Hastalığı Akne Tansiyon Hastalıkları Şifalı Çaylar Vücut Sıcaklığı Demir Eksikliği Böbrek Yetmezliği Çocuk Bakımı Kısırlığın Nedenleri Balgam Bebek Bakımı Nöroz Hayvan Sokmaları Bitkisel Çaylar Adet Kanaması Prostat Baş Ağrıları Şifalı Otlar Kanser İltihaplanma Bağırsaklar Doğum Kontrol Astım Zehirlenme Kısırlık Uyuşturucu Çocuk Hastalıkları Kan Kaybı Psikoloji Seçtiklerimiz Tümörler Yaşlılık Bitkisel Tedavi Üreme Hastalıkları İlkyardım

“ HORMON DÜZEYLERİNİN ” yazısı için 1 Yorum Yapılmış

  1. [...] herhangi bir fizyolojik değişmenin söz konusu olmadığının kanıtı değildir. Kandaki hormon düzeyleri bir dizi olayın dengede bulunmasının yansımasıdır. Hormonun kandaki yoğunluğunun [...]

Bu sayfamız için yorum yapın