Bilinç Bulanıklığı

BİLİNÇ NEDİR?

Bilincin ne olduğu konusu günümüze dek çeşitli bilim dallarında tartışılmış olmakla birlikte, henüz bu konuya yeterli bir açıklık kazandırılamamıştır. Günümüzde en çok kabul edilen görüşe göre bilinç, kişinin kendisini ve çevresini bilmesi ve bu bilgisinin farkına varmasıdır.

BİLİNÇ BULANIKLIĞI

Bilinçte ortaya çıkan yetersizlikler ve bozukluklar bilinç bulanıklığı olarak adlandırılır. Bilinci bulanan kişi yer ve zaman duygusunu az ya da çok yitirmiş, gerçekle düşseli ayırt edebilme yeteneğinden yoksun kalmıştır. Bu belirtilere daha sonra var sanılar da eklenince delirium durumu ortaya çıkar. Bilinç bulanıklığı birkaç saatten başlayarak birkaç aya kadar sürebilir. Bilinç bulanıklığı, bilinç durumunu düzenleyen beyin yapılarındaki değişikliklerden kaynaklanır. Belirtiler genellikle birden başlayan baş ağrısı, uykusuzluk, sıkıntı ve taşkınlık biçiminde ortaya çıkar. Bazen bu belirtilere varsanılar, delirium ve zihinsel otomatizma denen istemdışı davranışlar eşlik eder. Bilinç bulanıklığı, özellikle yaşlılarda zihinsel işlevlerin azalması ve bozulması biçiminde ortaya çıkan bunamadan farklıdır. Her olguda bilinç bulanıklığına yol açan organik bozukluklar araştırılmalıdır.
Bilinç bulanıklığı hemen her zaman organik rahatsızlıkların ya da dış etkenlerin bir sonucudur. Bunlar arasında Özellikle çocuklarda ateş yükselmesi, bulaşıcı hastalıklar (septisemi, sıtma, ateşli eklem romatizması, verem, frengi vb), metabolizma bozuklukları (kanda oksijen azlığı, azot ve şeker düzeyinin yükselmesi), hormon kökenli bozukluklar (Graves-Basedovv hastalığı), solunum sistemi hastalıkları, bazı zehirlenmeler (karbon monoksit, bazı sanayi atıkları, alkol bağımlılığı, bazı uyuşturucu maddeler ve ilaçlar), merkez sinir sistemindeki bazı bozukluklar (ensefalit, menenjit, sara, kafa travmaları, tümörler) ve beyin atardamarlarından kaynaklanan hastalıklar (akut durumda inme, kronik durumda damar sertliği) sayılabilir.

Bilinç Bulanıklığı Nedenleri (Sebepleri)

Bilinç bulanıklığının gerçek nedenleri saptanamaz. Birçok bilinç bulanıklığı durumunda alınan elektroensefalografilerde hiçbir bozukluk görülmez. Ortaya çıkma biçimlerinde farklılıklar bulunmasına karşın, genel belirtiler arasında öncelikle bilinçle ilgili bozukluklar yer alır. Bu belirtiler, uyanıklık durumunun azalmasından (uykuya eğilim) stupor denen uyaranlara karşı tümüyle ilgisiz kalmaya kadar uzanan çeşitli bilinç eksilmelerini kapsar. Stupor durumunda kişi çevresindeki insanları tanıyamaz; yer ve zaman, yani nerede olduğunu, hangi gün, ay ve hatta yılda yaşadığını bilemez.
Bu duruma zihinsel işlevlerin değişik derecelerde bozulması da eklenir: Dikkat azalmıştır, eleştiri ve yoğunlaşma yetenekleri kaybolmuştur, düşünce dağınıktır, yakın geçmiş başta olmak üzere bellek bozuklukları belirgindir. Bazı bilinç bulanıklığı durumlarında çeşitli görsel ve işitsel varsanılar da ortaya çıkar. Hasta bir rüya âleminde yaşadığını sanabilir. Bazen hezeyanlar da oluşur. En çok garip, korkutucu takip edilme hezeyanlarına rastlanır; alkol bağımlısında alkol yoksunluğu sonucu ortaya çıkan titremeli delirium (alkol deliriumu) buna örnektir. Bu durumlarda hasta değişik biçimlerde davranabilir. Bazen kıpırdamadan ve konuşmadan uzaklarda tek bir noktaya bakarak, edilginlik durumuna girer. Tepkilerdeki bu yavaşlama tam bir hareketsizlik durumuna dönüşebilir (stupor tipi). Bazen de hasta aşırı hareketlidir; yerinde duramaz, kaçar, birden saldırgan davranışlar gösterir.

Bilinç Bulanıklığının Gelişimi

Bilinç bulanıklığı, belirtilere yol açan hastalığa ve kişinin özelliklerine bağlı olarak gelişir. Akut, habis deliriumda ya da hiperazotemik akut ensefalitte birden ortaya çıkar ve giderek ağırlaşır; yüksek ateşe ve kanda azotlu maddelerin artmasına (hiperazotemi) yol açarak genellikle ölümle sonuçlanır. Beyni örseleyen bazı hastalıklar, yaşlılardaki damar hastalıkları ve bunamalar bilinç bulanıklığının sürekli yinelenerek ortaya çıkmasına yol açabilir. Psikiyatrik belirtilerin denetim altına alınabilmesi için sinir sistemini etkileyen klorpromazin ve benzeodiazepinler gibi yatıştırıcı ilaçların kullanılması gerekir. Önemli olan, belirtileri yaratan hastalığın ortadan kaldırılması, genel olarak destekleyici, sıvı dengesini düzenleyici ve zehirli maddeleri giderici bir tedavinin uygulanmasıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. sercan dedi ki:

    sude,salih,eyupcan,çağrı arkadaşlar sizde newroz hastalığı(psikolojik bir hastalıktır) var bu hastalık,toplumun genelinin %65 de bulunmakta,zararsızdır,bu hastalığa alışıyor insan bünyesi bi zaman sonra,bu hastalığın tedavisinin %80’ni kişinin elindedir.stress yapmayın,sinirlenmeyin,neşeniz yerinde olsun 1 ayda ya geçer yada newrozla yaşamaya alışır bünyeniz.. yani korkualcak bişi yok:)

  2. dr. halil dedi ki:

    arkadaşlarım sizlerin salih, noname, eyüpcan arkadaşlar4 sizlerin eğer yazımı okursanız kesinlikle bi nöroloji doktoruna gitmeniz gerekio erken ergenlik yaşlarında bu tür rahatsızlıklar görülebilio… sude senin rahatsızlığın muhtemelen sınav stresinden falan ortaya çıkan bi durum ama bi psikiyatri ye danışmanı tavsiye ederim… isim yok yazılı arkadaşım senin ise bi dahiliye veya kbb doktoruna giderek bu problemlerini anlat… panik atağın içinse 2-3 yada 10-20 yıl sonra tekrar etmesi çok büyük bi ihtimal saygılar…

    sorularınız için…
    artemiss03@mynet.com

    zamanım yettikçe sizin gibi gençlere yardımcı olmaya çalışacam….

  3. isimyok dedi ki:

    mrb ben 18 yasindayim. gecen sene panik atak teshis edildi. haplarimi 6 ay aldim. kendmii daha iyi hissedince haplari kendi kafama göre biraktim.bu arada hipotroid hastaligim var 4 yildan beri. panik atagimin troid sorunuyla alakali olabileceginide söyledi doktor. bu aralar panik ataktan ziyade sanki rüyada yasiyormusum gibi bir his var icimde. bence sizofren deil bendeki halüsinasyon görmüyorum. uykuda gördügüm rüyalarin gerceklesmesini bekliyorum gün icinde. ellerim cok titriyor ölmektende korkuyorum. sizce sizofreni mi delirium mu bu bendeki?

  4. çağrı dedi ki:

    sude ve eyüpcan sizdeki durumların aynısı bende de oldu derdimi hiç bir doktora anlatamadım başım dönüyordu yaşadığımı 5 dk sonra hatırladığımda rüyaymış gibi hatırlıyordum 18 yaşımdayım ve hala zaman zaman oluyor delirecek gibi hissediyorum kendimi çok araştırma yaptım panik atak ve ya obsesif takıntı hastalığı olabileceğini düşünüyorum en ufak bir şeyde heyecan oluyor benimki büyuük ölçüde azaldı psikolojik bir şey diye düşünüyorum ama yinede fizyolojik sebepler vardır sanki uçuyormuş gibi hissediyorum kendimi ve bunu sorun olarak görümce de iyice kötü oluyorum

    kafanıza fazla takmamaya başka şeylerle uğraşmaya bakın
    en sevdiğiniz ve sizi dinleyen arkadaşınızla vakit geçirin
    mutlu olabileceğiniz kişilerin yanında olun ve mutlu olabileceğiniz işler yapın

    psikiyatriye mutlaka gidin devlet pek ilgilenmiyor durumunuz varsa özelden gidin derim
    ayrıca sosyal fobi de olabilir 360 derece iletişim diye bir kitap var varsa sosyal fobi geçer insanlar sizi daha çok sever

    neyse çok konuştum hepsi ve daha fazlasını yaşadığımdan acı çekmenizi istemedim geçmiş olsun

  5. eyüpcan dedi ki:

    arkadaşlar ben 15 yaşındayım.kendimi yazdığı gibi rüya aleminde hissediyorum.mesela dvüürken başım dönüyor heyecanlı bişey oldumu kendimden geçiyorum arkadaslar bunun bi çözümünü bilen fb_kezman_eyupcan_1907@hotmail.com adlı msnme yollayabilirmi?

  6. salih dedi ki:

    ben 2 ay önce bi kafamda bilinç bulanıklığı oldu.
    sonra ertesi gün geçti ama sonra yine başladı.hala devam ediyor ,bi çaresi varmı?

  7. sude dedi ki:

    ben 17 yaşındayım bazen yaşadıklarımı hiç yaşanmamış gibi hissediyorum 1 dk. önce yaşadığım şey sanki olmamış kavamda bişey onu unutmamı istiyor gibi ark. dediği gibi bu durum geçermi yoksa bi çaresi varmı(ygs-lys
    ye hazırlanıyorum

  8. NoNaMe dedi ki:

    Tşk. Güzel Bir Açiklama
    Ben 16 Yaşindayim Birden Oldu Elim Ayagim Hafiften Titriyor Uykum Çok Geliyor Stupor ‘um Sürekli Saati Günü Unutuyorum Geçermi Yoksa Bi Çaresi Varmı ?

Yorum Yaz

Yandex.Metrica