BEYİN TÜMÖRLERİ
BEYİN TÜMÖRLERİ:
Kafaiçi tümör dendiğinde, anatomik ve klinik açıdan kafatası boşluğunun içinde gelişen ve beyin dokusuna yerleşen ya da beyne dışarıdan baskı uygulayan bütün kütleler anlaşılır. Bunlar hem dar anlamda tümörleri (neoplaziler), hem granülomları (tüberkülom, gom), hem de asalak kistleri içerir. Kafaiçi tümörleri sinir dokusunun kendi unsurlarından ve bu doku dışındaki unsurlardan (damar ve beyin zarı tümörleri) kaynaklanabilir. Başka organlardaki tümörlerin (sarkom, karsi-nom) yayılımıyla oluşan odaklar da sık görülür. Sinir dokusundan kaynaklanan tümörler, hücre tipine ve olgunluk derecesine göre büyük bir çeşitlilik gösterir.
GÖRÜLME SIKLIĞI Beyin tümörlerinin görülme sıklığı 100 bin kişide 3,8 ile 5,1 arasında değişir. Kansere bağlı ölümlerin yüzde 2,7’si beyin tümörlerinin sonucudur; ölüm endeksi her 100 bin kişide, erkeklerde 3,3, kadınlarda ise 2,3′tür. Beyin tümörleri çocukluk çağında kan kanserleri ve kötü huylu lenfomlardan sonra en sık görülen tümör grubunu oluşturur; bu yaşlarda rastlanan kötü huylu tümörlerin yüzde 20-25′i beyin tümörleridir.
NEDENLERİ Travma, virüs, ailevi yatkınlık gibi etmenleri ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar varsa da, bu tümörlerin kökeni halen bilinmemektedir. Bazı tümörler belirgin bir biçimde “embriyonal” ve doğumsal”dır; bazıları ise yaşamın ileri evrelerinde ortaya çıkar.

BELİRTİLERİ Kafaiçi tümörleri iki tür belirtiye neden olur. Birinci gruptakiler genel belirtiler olarak adlandırılır. Bunlar, yerleşimleri neresi olursa olsun bütün kafaiçi tümörleri açısından ortak belirtilerdir. İkinci grup belirtiler ise tümörün yerleşimine bağlıdır. Bu belirtiler tümörün yıkıma uğrattığı beyin bölümlerinin saptanmasında yararlı olurlar. Bunlaı tümörün beyindeki yerleşiminin belirlenmesine yardımcı olduklarından yerleşim belirtileri olarak adlandırılır. Beyin tümörünün kesin tanısı, iki tür belirti birlikte görüldüğünde konabilir; ama bir grup ötekinden daha belirgin olabilir. Bazı olgularda genel belirtiler uzun süre görülmeyebilir; bunlar ancak tümör büyüdükten sonra ortaya çıkarlar.
Beynin kabuk (korteks) bölümü gibi baskıya ve zedelenmelere çok duyarlı bölgelerine yerleşen tümörlerde bu özellik görülür. Bazı olgularda ise yalnız genel belirtiler tabloya egemendir; yerleşim belirtileri ya çok hafiftir ya da hiç görülmez. Bunlar ancak dikkatli, sabırlı ve ayrıntılı incelemelerle saptanabilir. Bu olgularda tümör tanısı genel belirtilerin özellikleri, şiddeti ve hastalığın seyri dikkate alınarak konur; tümörün yerleşiminin klinik tanısı, yerel belirtiler saptanamadığı durumlarda yaklaşık olarak yapılabilir.
Alın ve sağ şakak loblan eskiden beynin “sessiz bölge”si kabul edilirdi. Bunun nedeni bu bölgelerin, yankafa ve artkafa loblan gibi hareket ya da duyu işlevlerinin merkezi olmamalarıdır. Dolayısıyla tümörün bu bölgelere baskısı uzun süre belirtisiz seyredebilir. Sinir sistemi muayenesi temelinde tümör tanısı sağlayan yöntemlerin geliştirilmesiyle, “sessiz bölge” tümörlerinin de yerlerini az çok belli eden belirtiler verdikleri kanıtlanmıştır.” Zihinsel uyuşukluk gibi ruhsal kökenli genel belirtilerin, yerleşim belirtilerini maskelemesi tanıyı güçleştirebilir. Başka bir deyişle, bilinci bulanık durumda olan hasta, hekimle yeterli işbirliği yapamaz ve çok hassas olan bu belirtilerin yakalanması olanaksızlaşır.Yerleşim belirtileri, her zaman tümörün yerleştiği bölgeyi doğrudan göstermeyebilir.
Tümör yakınındaki bir beyin alanına baskı yaparak bu bölgeye bağlı belirtilerin öne çıkmasına neden olabilir. Ayrıca birincil olarak tuttuğu alanın uzak bölgelerle ilişkisini sağlayan birleştirici lifleri keserek bununla ilgili belirtilere neden olabilir (en bilinen örneği alın lobu tümörlerinde, beyincik lezyonlarmm tipik belirtilerinin görülmesidir). Tümör kafa sinirlerine uzaktan baskı yapabilir. Örneğin, şakak lobu tümörleri aşağı doğru baskı yaparak beyin sapını ye buradan çıkan kafa sinirlerini etkileyebilir. Tabloya tümörün bulunduğu beyin yarıküresinin ileri derecede ödemli olması da eklenir. Sonuç olarak, beyin tümörlerinin yerel belirtileri, yalnızca tümörün geliştiği bölgenin tutulmasının doğrudan yansıması değil, aynı zamanda uzak etkilerin de bir sonucudur.
• Genel belirtiler – Bu belirtiler kafaiçi basınç artmasına bağlıdır; gerek tümör kütlesinden, gerek beyin-omurilik sıvısı dolaşımındaki bozukluklardan kaynaklanırlar. Aynı belirtiler, beyin-omurilik sıvısının aşın üretimine ve sıvı akımının engellenmesine (tıkayıcı hidrosefali [beyin karıncıklarında aşın beyin-omurilik sıvısı birikmesi]) bağlı olarak kafaiçi basınç artmasının söz konusu olduğu hastalıklarda da görülür. Bu belirtilerin hepsine birden kafaiçi basınç artışı sendromu (KİBAS) adı verilir. Genel belirtilerin en önemlileri baş ağrısı, kusma ve papilla (kör nokta) sta-zıdır. Bunlara daha seyrek görülen ama oldukça anlamlı olan zihinsel uyuşukluk, uykuya eğilim ve nabız azalmasını da eklemek gerekir.
- Baş ağrısı: En sık ve en erken görülen belirtidir, genellikle şiddetlidir. Sürekli olabilir, seyrek olarak da başlangıç evresinde nöbetler halinde gelir. Bazı olgularda yoğun ve yırtıcı Özellikte, bazılarında ise daha hafif nöbetler biçimde gittikçe şiddetlenerek seyreder. Genellikle artkafa çukuru tümörlerinde, öteki bölgelerdekine oranla daha erken ve şiddetlidir. Bu tümörlerde belirtiler genellikle ani ve çok şiddetli baş ağnsı ile başlar. Tümör kütlesinin dördüncü kanncığa yaptığı baskı sonucu beyin-omurilik sıvısı dolaşımının engellenmesi (hidrosefali) KİBAS yaparak kusmaya neden olur.Baş ağrısı yaygın, ya da yerel özellikte olabilir. Ağrılı alan seyrek olarak tümörün yerine uyar. Ağrı yalnızca tümörün bulunduğu beyin yarımküresini doğru olarak gösterir. Beyincik tümörlerinde ağn, genel kural olmamakla birlikte, daha çok alın bölgesindedir. Tümörün yerleşimine uyan ağn, genellikle kafatası duvarına doğrudan baskı yapan yüzeyel tümörlerde görülür. Kafatasına baskı uygulama ya da vurma genellikle ağrıyı şiddetlendirir. Baş ağnsmm şiddeti vücudun konumuna göre değişebilir; genellikle dik durulduğunda şiddetlenir, yatıldığmda azalır.
- Kusma. Kafaiçi basmç artmasına bağlı kusma yemeklerle ilgili değildir; bulantı görülmez, fışkırma biçimindedir. Bu özellikleri nedeniyle beyin kökenli kusmaya kolay kusma (bulantısız kusma) da denir; ama bu özelliklerin değişiklik gösterdiği de olur. Beyin kökenli kusma daha çok sabahlan aç karnına görülür. Bazı olgularda yemeklerden ya da biraz su içtikten sonra bulantıyla da ortaya çıkabilir ve halsizlik yaratabilir. Vücudun duruşundaki değişiklikler baş ağnsı gibi bulantıyı da etkiler. Beyin kökenli kusma, artkafa çukuru tümörlerinde Öteki bölgelerin tümörlerine oranla daha sık görülür.
- Papilla stazı: Kafaiçi tümörlerinin hemen hepsi gözde papilla (kör nokta) değişikliklerine yol açar. Papilla şişip dışarı doğru kabanrken kenarları silinir, çevresindeki ağtabaka damarları dirsek biçiminde bir çıkıntı yapar. Artkafa çukuru tümörlerinde, papilla stazı ile birlikte ağtabakada kanama odaklan da sık olarak görülür. Tek yanlı papilla stazı, önkafatası çukurundaki bir tümörün belirtisidir. Özellikle alın lobunun alt yüzünün tümörlerinde saptanan ve gözlerde ortaya çıkan bir sendrom, her olguda görülmese de yerleşimle İlgili önemli bir belirtidir. Bu olgularda tümörün bulunduğu taraftaki gözde birincil optik atrofı (doku gerilemesi), karşı taraftaki gözde ise papilla stazı görülür. Optik atrofı tümörün doğrudan görme siniri liflerine yaptığı baskıya bağlıdır; papilla stazı ise kafaiçi basınç artmasının bir sonucudur.
- Nabzın seyrekleşmesi: Seyrek görülen bir belirtidir. Tanı açısından değeri genellikle abartılmıştır. Bulunması başka genel belirtilere anlam katar, bulunmamasının ise bir önemi yoktur. Daha çok artkafa çukuru tümörlerinde gözlenir; büyük bir olasılıkla vagus sinirinin soğanilikteki çekirdeklerinin baskıya uğramasına bağlıdır.
- Baş dönmesi: Baş hareketleri ile uyarılan öznel ya da nesnel baş dönmesi beyincik ve işitme siniri tümörlerinde görülür. Başka bölge tümörlerinde gözlenen geçici bilinç bozukluğu, baygınlık ve ani fenalaşma gibi yakınmalar hasta tarafından yanlışlıkla baş dönmesi olarak tanımlanabilir. Baş dönmesi yalnızca bu anlamda genel belirtiler arasında sayılabilir. Ayrıca beyin yarıkürelerinin tümörlerinde gerçek baş dönmesi de görülebilir. – Çırpınma nöbetleri. Eskiden genel belirtiler arasında sayılan çırpınma nöbetleri aslında kafaiçi basınç artmasına bağlı değildir.
Jackson sarası nöbetleri hemen her zaman tümörün Beyin kabuğunu (korteks) zedelediğini gösterir. Vücudun bürününü tutan çırpınma nöbetleri beyin yarıkürelerinin başka bölümlerinde, özellikle şakak lobu tümörlerinde ortaya çıkar. Şakak lobunun sara tipi çırpınma nöbetlerinin gelişimindeki Önemi iyi bilinir. Beyin tümörü olgularında ortaya çıkan yaygın çırpınma nöbetleri tümörün yerel bir belirtisi olarak kabul edilmelidir. Kafaiçi basınç artmasının erken ve ağır olduğu artkafa boşluğu tümörlerinde çırpınma nöbeti çok seyrek görülür. Oysa şakak lobu tümörlerinde, çırpınma nöbetleri kafaiçi basınç artması belirtilerinden çok önce (bazen yıllarca önce) ortaya çıkabilir.
- Zihinsel uyuşukluk: Zihinsel uyuşukluk duygularda kabalaşma, algılamada gecikme ve düşünsel işlevlerde yavaşlama biçiminde ortaya çıkar. Hasta kayıtsız, apatik (duyumsamaz) ve dikkatsiz görünür; kavrama yeteneği azalmıştır ve soruları geç yanıtlar. Zihinsel uyuşukluk beyincik tümörlerinde az görülür, alın lobu başta olmak üzere beyin yarıkürelerinin tümörlerinde değişmez bir belirtidir. Ama alın lobu tümörlerinde zihinsel uyuşukluktan çok ” daha şiddetli ruhsal bozukluklar gözlenir. Daha çok zihinsel uyuşukluk görülen olgularda esneme sık rastlanan bir belirtidir.
Özet olarak, kafaiçi tümörlerin belirtileri baş ağrısı, kusma, papilla stazı, nabzın seyrekleşmesi ve zihinsel uyuşukluktur. İlk üçü özellikle artkafa boşluğu tümörlerinde sık rastlanır, erken ortaya çıkar ve ağır bir tablo oluşturur; zihinsel uyuşukluk ise beyin yarıkürelerinin tümörlerinde yaygındır.
- Odaksal ve yerel belirtiler. Tümör kütlesi, genel belirtilerin yanı sıra yerleşime bağlı özgül bozukluklara da neden olur.
• Beyin kabuğundan kaynaklanan bozukluklar- En sık örülen sendromlar şunlardır:
- Rolando sendromu. Beynin Rolando yangı olarak da bilinen orta oluğu, hareket ve duyu merkezlerini birbirinden ayırır. Rolando sendromu tümörün karşısındaki beyin yanküresinde görülen kasılma ile birlikte ortaya çıkan güç azalması (spastik hemiparezi) biçimindeki hareket bozukluklarıdır. Bazen görülen basit yerel felçlere, bacaklarda kollara oranla daha çok rastlanır. Özgün bir belirti de kısmi çırpınma nöbetleridir. Duyu bozuklukları ise daha az görülür ve daha geç ortaya çıkar.
- Alın lobu sendromu. Bu sendromu oluşturan belirtiler, kas gerginliği değişiklikleri; ekstrapiramidal sistem belirtileri; genellikle bir çırpınma nöbetinin başında görülen, göz ve başın birlikte bir yana kayması; denge ve hareketlerde eşgüdüm bozuklukları (frontal ataksi); idrar ve dışkı bozuklukları ile birlikte otonom sinir sistemi düzensizlikleri; konuşma güçlüğü (afazi) ve ruhsal değişikliklerdir. Ruhsal değişiklikler bellek bozukluğu), mutizme (dilsizlik) kadar /arabilen hareket inisiyatif bozukluklan, aşın neşelen- _ me yönünde kişilik bozukluklandır.
- Yankafa lobu sendromu. Öznel ve nesnel duyu bozukluklan görülür. Öznel duyu bozuklukları kann-calanma ve uyuşmadır. Nesnel duyu bozuklukları ise, duruş algılamasındaki; acı, ısı, dokunma uyaranlarını ayırt etme yeteneğindeki; cisimlerin biçim, ağırlık, hacim ve içeriğini tanımadaki değişikliklerle ortaya çıkar. Kas erimesi (atrofı) biçimindeki bozukluklar ile görme ve tat bozukluklan da görülebilir.
- Şakak lobu sendromu. Beyin yarıkürelerinin şakak lobu lezyonlan baskın olan beyin yanküresindeyse konuşma bozuklukları öne çıkar. Artkafa lobunun derinliklerindeki lezyonlar ise görme bozukluklarına yol açar. Sara nöbetleri sıktır. Görme, işitme, tat ve koku varsanıları tümörün yerini belirlemede önem taşır.
- Artkafa fobu sendromu. Görme bozuklukları, varsanılar ya da görsel yanılsamalardan oluşur.
• Arka çukur sendromu – Tüm arka çukur tümörlerinde beyin-omurilik sıvısı dolaşımının bir engelle karşılaşması, erken ve giderek ağırlaşan bir kafaiçi basınç artması sendromuna neden olur.
İki biçimi vardır: – Beyincik foblarının sendromu. Dismetri (kas hareketlerinde uzaklığı sağlayamama), asinerji (kaslarda eşgüdüm kusuru), kas gerginliğinde azalma, edilgenlik artması gibi hareketlerle ilgili beyinciğe bağlı bozukluklar tabloya egemendir. Bunlara nistagmus (göz titremesi), baş dönmesi ve yürüme bozuklukları da eklenir. – Orta çizgi (linea mediana) sendromu. Denge yitimi ve geriye’ doğru yürüme eğilimi gibi denge bozuklukları her zaman ön plandadır. Kusma ve soğanilik otonom sinir sisteminin öteki işlevlerinde bozulma da tabloya eklenir.
İNCELEMELER
Teknolojideki gelişmeler tanıya varmada hekimlere büyük kolaylıklar sağlamıştır. Günümüzde bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) ve magnetik rezonans (MR) gibi yanılma payım çok azaltan inceleme yöntemlerinin geliştirilmesiyle, beyin tümörleri ve öteki kafaiçi yer kaplayan hastalıkların tanısı çok kolaylaşmıştır. Anjiyografinin (kontrast madde verilerek damarların görüntülenmesi) Özellikle beyin damarlarındaki hastalıkların tanısında önemli yeri vardır. Pnömoensefalografi ve ventrikülografi eskiden olduğu kadar sık kullanılmamaktadır. Ekoensefalog-rafi ise yenidoğanlarda, özellikle hidrosefali tanısında çok geçerli bir yöntemdir.
• Kafa filmi – Kafa filmi alındığında beyin tümörü olgularının yaklaşık yüzde 30′unda değişiklik görülür. Kafa filmi, kafaiçi süreçle ilgili doğrudan ya da dolaylı belirtilerin ortaya konmasını sağlar. Doğrudan belirtilerin başlıcalan, yüzde 6-8 oranında görülen kalsiyum çökeltileri, tümörün doğrudan etkisiyle kemiklerde gerçekleşen doku yıkımları ve dokuların yer değiştirmeleridir. Dolaylı belirtiler ise kafaiçi basınç artması sonucu ortaya çıkar.
• Ekoensefalografi – Öteki tanı yöntemleriyle birlikte uygulanan basit bir incelemedir; tanıya ulaşmak için tek basma yeterli değildir.• Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) ve magnetik rezonans (MR) -Kafaiçi tümörlerin tanısında en yararlı tanı yöntemleridir. Bu yöntemlerle tümörün sağlıklı beyin dokularından ayırt edilmesi sağlanır. Uygulanması kolay olduğundan, damar yoluyla gerçekleştirilen yöntemlerden önce başvurulur.
• Beyin anjîyografisi – Yıllardır beyin tümörlerinin tanısmda temel yöntemlerden biri olarak yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Uyluktan, omur atardamarlarından ya da şahdamarmdan sokulan bir kateter ile yapılır. Tümörün kesin tanısını sağlar ve beyin cerrahlarının tümör içi ve çevresindeki damarlanmayı kavramalarına yardımcı olur. Öbür yöntemlere oranla tartışmasız üstünlükleri olan anjiyografinin uygulanmasında bazı tehlikeler de söz konusudur. Anjiyografi yapılan hastaların yüzde 3-5′inde tek yanlı felç ya da güç azalması, konuşma kaslarındaki bozukluklara bağlı konuşma güçlükleri, bilinç bozukluğu, koma, çırpınma nöbetleri gibi komplikasyonlar görülebilir. Bu istenmeyen sonuçların büyük bir bölümü geçicidir, bir süre sonra iyileşme görülür. Kalıcı bozuklukların görülme oram yalnızca binde 9′dur.
• Pnömoensefalografi ve ventrikülografi – Uygulamaları birbirine benzediği için, beyin karıncıkları sistemi ve örümceksi (araknoit) zar altı boşlukların incelenmesinde birlikte kullanılırlar. Tanı karıncık ya da sarnıç sistemindeki baskı, yer değişikliği ve biçim bozukluklarının görülmesi ile konur. Bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans bulunduktan sonra bu yöntemlerin kullanımı azalmıştır. Ama özellikle beyin orta hattının derin lezyonlarının tanısında (II. ve IV. karıncık, Türk eyeri bölgesi) bugün de kullanılmaktadırlar. Uygulama sonrasında seyrek olarak bulantı, kusma ve baş ağrısı gibi istenmeyen sonuçlar gelişebilir. Ölümle sonlanan olgular binde 2′yi geçmez.
• Elektroensefalografı (EEG) – Geçmiş yıllarda sık kullanılan bu yöntem günümüzde de önemini korumaktadır. Özellikle kafaiçi yayılım gösteren bir sürecin varlığını kanıtlamada ve bazen de yerini saptamada yararlıdır. Ama elde edilen bilgiler hiçbir zaman, cerrahi girişim için yeterli gerekçe sağlayamaz. EEG’de hastalık düşündüren ritimlerin ortaya çıkmasıyla tümörün varlığı arasında bir ilişki saptanmışsa da, bu yöntem yalnızca yol gösterici bir tanı aracıdır, ardından daha duyarlı inceleme yöntemleri uygulanmalıdır.
• Biyopsi – Kuşku duyulan bir beyin tümörü tanısı biyopsi ile alınan doku örneği İncelenerek kesinleştirilebilir. ^Alınan doku örneğinin yeterli miktarda ve tanıya varmak için uygun olması temel koşuldur. Beyin biyopsisinin uygulamasındaki başlıca tehlikeler şunlardır: Alınan örneğin azlığından ötürü ya da biyopsinin, süreci tam olarak yansıtmayan bir bölgede yapılması sonucunda yanlış tanıya varma (olguların yüzde 37’si); kanama (yüzde 5); beyin şişmesi (yüzde 20). Bu son tehlikeli durum koruyucu olarak yüksek doz kortikosteroit grubu ilaç verilerek Önlenebilir. Son yıllarda uygulanan stereotaktik cerrahi sayesinde bu tehlikeler önemli Ölçüde azalmıştır.
TANI Kafaiçi tümörlerinin tanısında aydınlatılması gereken üç nokta vardır: Tümörün genel tanısı, kesin yerinin ve yapı Özelliklerinin tanısı. İlk aşamada yalnızca yaklaşık bir yönelim sağlanırken, ikinci ve üçüncü aşamalar tedavi açısından büyük önem taşır. Tümörün genel tanısı, kafaiçi basınç artması belirtileriyle yerleşim belirtilerinin birlikte bulunmasına dayanır. Kafaiçi basınç artması sendromu, daha Önce de belirtildiği gibi, başlangıçtan itibaren her zaman görülmeyebilir. Bazen oldukça geç ve yerleşim belirtilerinden sonra ortaya çıkabilir. Bulunduğunda da her zaman bütün belirtileriyle görülmeyebilir. Örneğin, papilla stazı özellikle önkafatası çukuru tümörleri başta olmak üzere olguların yarısında görülmez.
Bazen kafaiçi basınç artması belirtileri, yerleşim belirtilerinden önce ortaya çıkar. Kafaiçi basınç artması sendromu belirtileri, öncelikle serumlu beyin zan iltihabı ile ayırıcı tanı yapılmasını gerektirir. Dikkatle yapılan ayırıcı tanı, beyin zan iltihabı ve beyin tümörü dışında, beyin-omurilik sıvısının aşırı salgılandığı ya da geri emiliminin engellendiği bütün KÎBAS (kafaiçi basınç artışı sendromu) tablolarının değerlendirilmesini sağlar. Başta artkafa çukurunun papillomları (epitelde gelişen iyi huylu tümör) olmak üzere bazı tümörlerde kafaiçi basınç artması belirtilerinin aralıklı olarak görüldüğü de unutulmamalıdır. Kist oluşumu ile seyreden serumlu beyin zan iltihabı ile ayırıcı tanı daha zordur. Bu hastalık daha çok tümörlerin pek görülmediği kafatası tabanında yerleşmesine karşın, iltihabı süreç sonucunda tepeye yakın bölgelerde kistlerin oluşmasına yol açabilir. Bu olgularda ayırıcı tanı çok güçtür, hastalığın gidişi ayırıcı tanıda iyi bir ölçüt olabi-İir. Tümör olguları her zaman ilerleyici ve kesintisiz bir gidiş gösterirken, kistlerde duraklama ve iyileşme dönemleri görülebilir. Ama bu, çok belirgin bir Ölçüt değildir, çünkü kistler de birçok olguda kesintisiz bir gelişme gösterebilir. Meninjiyomlar (beyin-omurilik zarı tümörü) ile sertzardaki (dura mater) kan pıhtısı kitleleri arasında ayırıcı tanı yapılması bazen güç olabilir; bu pıhtı kitleleri bazen iki yanlıdır (beyin zarı İle beyin arasında; beyin zarı ile kafatası arasında) ve yaralanmalar sonucunda oluştuğunda bile çok yavaş gelişebilirler. Klinik veriler tanıyı aydınlatmaya yeterli olmadığında bilgisayarlı tomografi ya da magnetik rezonans tüm kuşkulan giderebilir.
Tümör ile tromboz, kanama ya da emboli gibi damarsal olaylar arasında ayırıcı tanı oldukça kolaydır. Damar olaylannda belirtiler çok hızlı ortaya çıkarken, tümör belirtileri her zaman daha yavaş gelişir ve ilerleyici özelliktedir. Ama hastalığın ilk belirtilerinin tumor kütlesinin ortasındaki ani bir kanamayla ortaya çıktığı ya da tablonun aniden ağırlaştığı olgular da bilinir. Tümörlerin ilerleyici gidişi ile damar olaylarının duraklayıcı ya da gerileyici gidişi, iki sürecin kolayca ayırt edilmesini sağlar.İrinleşme görülmeyen bazı akut beyin iltihabı olgulan, kafaiçi basınç artmasına benzer belirtiler gösterdiğinden (bazen ağtabaka kanamalarıyla birlikte görülen papilla stazı baş ağrısı) bu olgulara “yalancı tümör tablosu oluşturan beyin iltihaplan” da denir. Bunlar gerçek beyin tümörleri ile ayırıcı tamları güç olan olgulardır.
Ayırıcı tanıda aşağıdaki genel ölçütler kullanılır: Yalancı tümör tablosu yapan beyin iltihaplan-mn başlangıçlan akut ya da subakuttur; baş ağrısı hiçbir zaman kusma ile birlikte görülmez ve genellikle papilla stazı ve ağtabaka kanamaları ile birlikte olduğu halde çok şiddetli değildir; yerleşimi ile ilgili belirtiler çok hafiftir ya da hiç yoktur; belden alınan beyin-omurilik sıvısının basıncı yüksek değildir; pnömoensefalografide beyin kann-cıklannda genişleme ya da biçim bozuklukları görülmez. Tümörlerin yerleşimleri, bulundukları beyin alanına özgü belirtiler değerlendirilerek saptanır.
Kafaiçi basınç yükselmesi belirtilerinin erken görülmesi ve şiddetli olması tanıya katkıda bulunabilir. Genellikle erken ve şiddetli bir basınç artması sendromu, sık görülen kusmalarla ve papilla stazı ile birlikte olduğunda arka kafatası çukuru tümörünü düşündürmelidir. Oysa papilla stazıyla birlikte olmayan bir basınç artması sendromu, belirgin zihinsel uyuşuklukla birlikte görüldüğünde Ön kafatası çukuru tümörü akla gelir. Yapısal özellikleri en zor tanınan konulardan biri beyin tümörleridir. Beyin apseleri, kistler, tüberkülomlar, gomlar hemen hemen tümörlerle aynı belirtileri verir. Ayırıcı tamda dolaylı Ölçütlerden yararlanılır. Başka bölgelerde önceden irinli odaklar bulunması (örneğin, irinli kulak iltihabı olgularında apse genellikle şakak lobunda ya da beyinciktedir) ve genel enfeksiyon belirtileri (hafif ateş, akyuvar sayısının ve kan sedimantasyon hızının artması) beyin apsesini düşündürür. Başka organlarda aynı yapıda kistlerin bulunması; ekinokoklarda casoni deriiçi tepkime testinin pozitif sonuç vermesi; beyin sistiserkozunda ise kanda ve beyin-omurilik sıvısında eozinofillerin (bir akyuvar türü) artması gibi belirtiler asalaklann neden olduğu beyin apselerini gösterir. Gom ve tüberkülomlar klinik olarak tümörlerden ayırt edilebilir: Hastanın Öyküsünde başka organlarda da tüberküllerin bulunması, frengi testlerinin (Wassermann, VDRL) pozitif olması, ayırıcı tanıya yardımcı olur.
HASTALIĞIN GİDİŞİ VE KOMPLİKASYONLAR
Beyin tümörlerinin kafatası dışına yayıldıkları olgular çok azdır. Klinik gidişleri bazı biyolojik özellikleriyle ilişkilidir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir: Tümörün, baskı yapmasına uygun olmayan, basıncı değişmeyen bir boşlukta yer alan bir organın çevresinde oluşup yayılması; duyarlı yapılara baskı yapma olasılığı; etkili tedavi yöntemlerinin uygulanmasındaki güçlük. Birleşik tedavi yöntemleriyle elde edilen bazı başarılara karşın, kötü huylu beyin tümörlerinin gidişi ölümcüldür (hastaların yüzde 10′dan azı 5 yıl yaşar). Gidişin bu kadar kötü olması tümörün kafaiçi oluşumlar düzeyindeki etkilerinden kaynaklanır; bu etkiler bazen yeterince denetlenemez ve sürekli kafaiçi basınç artması komaya ve Ölüme neden olur. Cerrahi girişimlerin, ışın ve ilaç tedavilerinin sonucunda da aynı Ölçüde önemli komplikasyonlar görülebilir.
TEDAVİ
• Genel ilkeler – Bugüne değin uygulanan tüm tedavi girişimleri sonuçsuz kalmıştır; bu nedenle beyin tümörleri ve özellikle kötü huylu gliyomlar (sinir sistemi destek doku hücrelerinde gelişen tümör) ölümcül kabul edilirler. Tümörün yeri genellikle cerrahi girişimin eksik kalmasına neden olur (bu da bir başarısızlık nedeni kabul edilir). Sinir dokusunun yenilenme yeteneği olmadığından, sağlıklı bölgelerin alınması, o bölgenin işlevsel önemiyle orantılı bozukluklara yol açar; ağır ve kalıcı sinir sistemi yeti yitimi ortaya çıkar. Tümör kütlesinin bulunduğu yerde birbirinden farklı üç bölge saptanır. En dışta odağın etrafındaki Ödem bölgesi bulunur; burada sağlıklı beyin dokusuna yayılmış durumda ve hızla gelişen küçük tümör odakları vardır. Birinci ve üçüncü bölgeler arasındaki ikinci bölge aktif olarak gelişen bir dizi hücreden oluşur. Tümörün ortasında yer atan üçüncü bölge, doku ölümü ve hücre yıkımı bölgesidir. Tümörün çevresindeki sağlıklı dokuyu alma olanakları oldukça sınırlı olan cerrah, Ölmüş ve üremeyen bölgeyi bütünüyle alabilir, ama üreme durumundaki bölgenin büyük ölçüde bırakılması zorunludur (tümörün yinelenmesine yol açan bu durum cerrahi girişimin başarısızlığının biyolojik nedeni olarak kabul edilir).
• Cerrahi tedavi - Tümörün radikal bir şekilde çıkarılması güçtür, ama bir bölümünün alınması da hastayı önemli ölçüde rahatlatır. Cerrahi girişim yöntemi kafatası duvarında bir delik açmak kadar basit ya da kranyotomi (kafatasının cerrahi girişimle açılması) gibi karmaşık bir yöntem olabilir. Basit yöntemle yalnız tümörün ya da beyin kabuğunun küçük bir bölümünün biyopsi amacıyla görülmesi sağlanır. Kranyotomi yöntemi ise araştırma ve tedavi amaçlarına yönelik geniş olanaklar sağlar. Kemiğin kenarı kaldırılarak uygulanan krany,otomi girişiminde daha geniş bir beyin alanı tedavi edilebildiğinden hasta daha uzun bir süre yaşayabilir. Bütünüyle çıkarılması olanaksız kötü huylu beyin tümörlerinin tedavisinde temel hedeflerden biri temiz bir alan yaratmaktır.
• Işın tedavisi (radyoterapi) – Geleneksel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmekle birlikte, ne ölçüde etkili olduğu tam olarak belirgin değildir. Sağlıklı beyin dokusuna kalıcı zarar vermeden, yüksek dozda ışın verilmesi günümüzde de oldukça güç bir teknik sorunudur. Bugünkü bilgilerimize göre, sinir dokusunun ışınıma dayanma gücü, toplam dozu parçalar halinde artırarak uygulama yöntemine elverişsizdir. Bu koşullarda uygulanabilecek olası seçeneklerden biri hiperbarik oksijen tedavisi ile ışınlama, öteki ise ışına duyarsızlaştırıcı maddelerin de ışınımla birlikte verilmesidir.
• İlaç tedavisi (kemoterapi) – İlaç tedavisine iyi yanıt vermeyen öteki katı kütleli tümörlerde olduğu gibi, beyin tümörlerinin gidişi de verilen ilaçlardan fazla etkilenmemiştir. Cerrahi girişim ve ışın tedavileri sonrasında yalnızca bir önlem olarak uygulandığı halde, ilaç tedavisi ışın tedavisine oranla beklenen yaşam süresini ve yineleme süresini çok az uzatmıştır. Beyin tümörlerinin tümör gelişimini önleyici ilaçlardan fazla etkilenmemesi tümörün biyolojik özelliklerine bağlıdır: Damarları az, dokuları ölü ve az oksijen alan tümörün orta bölgesinde ilaçlar etkili tedavi dozuna ulaşamaz; doku ölümü görülen alanda bir artık hücre kütlesinin yer değiştirmesi, tümörün ilaç tedavisi boyunca üremeyi sürdürmesine neden olur. “Metabolik olarak ayrıcalıklı” ve çoğalma yeteneği olan tümör hücreleri yeni oluşan damarsız bölgelere doğru yer değiştirdiğinden, beyin dokusuna geçmesi engellenen ilaçlar burada yeterli yoğunluğa ulaşamaz.
• Birleşik tedavi - Birleşik tedavi deneyimleri, katı kütleli tümörlerin tedavisinde cerrahi ve ışın tedavilerinin birlikte uygulanmasının en etkili yöntem olduğunu göstermiştir. Beyin tümörleri ve özellikle kötü huylu gliyom olgularında, ışın tedavisiyle birlikte ya da tek ba-şır^ cerrahi tedavinin uygulanmasıyla, ancak bazı belirtileri gidermeye yönelik sonuçlar elde edilebilmiştir. Üç tedavi yönteminin birlikte uygulanması (cerrahi girişim, ışın ve ilaç tedavisi) beyin tümörü olgularında beklenen yaşam süresini biraz daha uzatmakta, hastanın bu süreyi görece rahat geçirmesini sağlamaktadır.
• Komplikasyonlar
1- Cerrahi. Cerrahi girişimin ölümle sonuçlanması tümörün türüne, genişliğine ve yerine göre değişir. Öteki komplikasyonlar ise şunlardır: Girişimden birkaç saat sonra ortaya çıkan ameliyat sonrası pıhtı kütlesi oluşumu ile kanamalar; ödem ve enfeksiyon gelişimi; tümörün yerine ve kesilip çıkarılan dokunun genişliğine bağlı olarak, tümörün Çevresindeki sağlıklı dokuların bozulması nedeniyle, kalıcı ya da geçici sinir sistemi yetersizlik belirtileri.
2- Işın tedavisi (radyoterapi). Özenle yapılan ışın tedavisinin yararlan sağlıklı dokulara verilen zarardan çok olsa da, iyonize ışınların sinir dokusu üzerindeki sinir sistemini zedeleyici etkileri unutulmamalıdır. Erken ortaya çıkan ve genellikle geçici değişiklikler olabilir. Öte yandan, bazı değişiklikler geç görülür ve kalıcıdır. Erken değişiklikler kendiliğinden düzelebilir ve kortizon grubu ilaç tedavisinden yarar görebilirler. Ama geç değişikliklerin gidişi kötüdür ve tedavileri olanaksızdır. Işın tedavisi sırasında kortizon grubu ilaç verilmesi önerilir.
• Destek tedavisi - Beyin tümörlerinin birleşik tedavilerinde uygulanır. Destek tedavisi, tümör odakları çevresindeki ödemi ve tümörün kütle etkisi sonucunda gelişen kafaiçi basınç artışım denetlemeye yöneliktir. Tıkayıcı temelde gelişen iç hidrosefali ve çırpınma nöbetleri de aynı etkiye bağlanabilir. Önerilen tedaviler tıbbi ve/ya da cerrahidir. Tıbbi tedavide kortikosteroit grubu ilaçlar, sıvı yitirtici ozmotik ajanlar ve idrar sök-türücüler kullanılır.
• Rehabilitasyon tedavisi – Beyin tümörü olgularının genel tedavisinde oldukça önemli bir yeri vardır. Birleşik tedavilerle beklenen yaşam süresi uzatılabilir; ama hastanın yaşamını olabildiğince rahatlatmak da gerekir. Tümörün neden olduğu ve cerrahi girişim sonucu oluşan lezyonlara bağlı eksiklikler çok şiddetli ve yaşamı tehdit edici olabilir. Uygun rehabilitasyon tedavileri ile, birçok eksiklik kısmen ya da bütünüyle iyileştirilebilir. Sonuçta zihinsel ya da hareketlerle ilgili yeneteklerde yeterli bir iyileşme elde edilebilir.
BEKLENEN GÎDİŞİ (PROGNOZ) Beyin tümörlerinin gidişi çoğunlukla kötü olduğu ve ölümle sonlandığı halde beklenen yaşam süreci her zaman belirgin değildir. Kötü huylu gliyomlarda, cerrahi ve ışın tedavisindeki gelişmelere, yeni kemoterapik ilaçların kullanımına ve birleşik tedavilere karşın, sürecin sonu kötüdür; bu olgular en geç iki yıl içinde ölümle sonlanır. Tek başına cerrahi tedavi 3-6 aylık bir yaşam süresi sağlar, ışın tedavisinin eklenmesi süreyi 3-4 ay daha uzatır; bu iki tedaviye ilaç tedavisinin eklenmesiyle gerçekleşen üçlü tedavi ortalama yaşam süresini 12 ay ya da daha çok uzatabilir. Kötü huylu gliyom olgularında birinci yılın sonunda hastaların yalnızca yüzde 20’si; 24′üncü ayın sonunda ise yalnızca yüzde 10′u yaşar. Gelecekte yeni yöntemlerin bulunması ve/ya da var olanların geliştirilmesiyle daha iyi sonuçlar elde edilmesi umulmaktadır. Medulloblastom gibi başka tümörlerde, tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi, hastanın zaman içinde uzun süre denetlenmesi gerekir. Çünkü tümörün yeniden alevlenmesi ve yayılım odakları uzun dönemde, örneğin ilk uygulanan tedaviden 7-10 yıl sonra, ortaya çıkabilir. Me-dulloblastom olgularında, tedavi girişimlerine karşın, hasta 2 yaşından küçükse, tümör beyin sapını tutmuşsa ve tümörün alınması kısmiyse hastalığın beklenen gidişi kötüdür. Günümüzde kullanılan birleşik tedavi yöntemleri olguların yaklaşık yüzde 60′ında 5 yıllık bir yaşam süresi sağlar. Tedavinin etkisini klinik düzeyde değerlendirmek zordur. Birçok sinirsel yetenek yitimi kalıcıdır, tümör iyileşse bile bunlar geçmez. Hastanın kötüleşmesi tümörün yeniden gelişmeye başlamasına değil, ışın tedavisi sonrası ortaya çıkan ödem ya da hidrosefaliye (beyin karıncıklarında aşırı beyin-omurilik sıvısı birikmesi) bağlıdır.
Tedavinin etkisini değerlendirmede en iyi ölçüt, beklenen yaşam süresidir. Son on yılda anestezi ve cerrahi tekniklerindeki iyileşmeye, bazı ışın tedavisi araçlarının kusursuzlaşmasına ve tümör gelişmesini Önleyici yeni ve etkili ilaçların bulunmasına karşın, kötü huylu beyin tümörlerinde beklenen yaşam süresi, ne yazık ki, uzatılamamıştır.
OMURİLİK TÜMÖRLERİ Beyin gibi omurilik de genişleme olanağından yoksun ve hacim değişikliklerini karşılayamayan bir boşlukta bulunur; bu nedenle küçük bir kitle bile ağır sinir sistemi bozukluklarına neden olabilir. Birincil ve/ya da yayılım sonucu gelişen omurilik tümörleri geleneksel olarak acil beyin cerrahisi olgularıdır; girişim zamanında gerçeklcştirilmezse, tümör geriye dönüşü olmayan bir felce neden olur. Omuriliğin en sık tümör görülen bölümü göğüs (toraks) omurlarıdır; çünkü bu bölgede hem omur sayısı çoktur, hem de meninjiyomlar (beyin-omurilik zan tümörü) bu omurlarda daha sık görülür. Ayrıca bu bölge medias-tine (akciğerler arasındaki bölge) yakındır. Mediastinde ise genellikle lenfom, meme ve akciğer kanserlerinin yayılımlarına bağlı olarak büyüyen lenf bezleri bulunur ve bunlar omurilik kanalına doğru büyüyerek omuriliğe baskı yaparlar. • Başlangıç belirtileri Klinik tablo tümörün omuriliğe yaptığı baskının aşamalı olarak gelişmesini yansıtır. Olguların yüzde 80-90′ında, başlangıç evresinde tümörün yerleştiği bölge ağrılıdır.
Ağrı sinir kökleri üzerindeki baskıdan kaynaklanır ve genellikle iki yanlı bir y ayılımı vardır. Omuriliğe baskı ile klinik belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre, tümörün yerine ve büyüme hızına bağlı olarak değişebilir (birkaç günden 18 aya kadar). Başlangıçtaki ağrılı evreyi, bir dizi sinir sistemi bozuklukları izler; bunlar da baskının ilerlemesini yansıtan belirtilerdir. Bu belirtiler hareket eksikliklerinden felce kadar değişebilir. Baskı nedeni giderilmezse süreç son aşamaya geçer ve tam duyu yitimi (anestezi), deride beslenme bozuklukları, sık görülen yatak ülserleri (dekubitüs ülserleri) gibi belirtiler gözlenir.
• Tanıya yönelik incelemeler – Öncelikle, hastaya hiçbir zarar vermemesi (noninvaziv) ve tanıda yanılma payının az olması nedeniyle bilgisayarlı tomografi (BT) ve magnetik rezonans (MR) yöntemlerine başvurulur. Bunlardan başka omurilik boşluğunun kontrast madde verilerek görüntülenmesi yöntemi olan miyelografi uygulanır. Omuriliğin damarsal hastalıklarında ise anjiyografi yararlı sonuçlar verir. Omuriliğe baskı yapan olguların en doğru tanısı, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans ve miyelografik incelemelerin ortak sonucuyla elde edilir. Beyin omurilik sıvısının incelenmesi lomber ponksiyon (bel omurları arasından iğne ile sıvı alınması) ile sağlanır. Bu yöntemle alınan sıvıda protein yoğunluğunun arttığı görülür. Bu incelemede, bazı Özel yöntemler kullanılarak, birincil tümörlerde seyrek, yayılım ile oluşan tümörlerde ise daha sık olarak tümör hücreleri ortaya Çıkarılabilir.
• Ayırıcı tanı – Birincil ya da yayılım sonucu gelişen beyin tümörlerinin ayırımında hastaların öyküleri dikkate alınmalıdır. Yayılım sonucu gelişen tümörler en çok 50-60 yaşlarında görülür.
Omurilikte bir tümör yayılması kuşkusu belirince, birincil tümörün yeri hakkında bilgi edinilmesi Önem taşır. Meninjiyomlar (beyin-omurilik zan tümörü) kadınlarda daha sıktır, göğüs (toraks) bölgesinde yerleşir, yavaş gelişir ve genellikle ağn yapmazlar.^rnurilik kanalı boyunca çevreye yayılan nöri-nomlarm yavaş bir gidişi vardır ve tek yanlı ağn yaparlar. Gliyomlar daha çok gençlik çağı tümörleridir; öncekilerden farklı olarak omuriliğin içine yerleşir ve oldukça yavaş gelişirler.• Tümörün gidişi ve komplikâsyon-ları – Omurilik dışındaki omurga tümörlerinin gelişimi, tümörün tipi, kütlesi ve büyüme hızına bağlıdır. Değişik baskı dereceleri daha önce anlatılan değişik klinik belirtileri açıklar. Omuriliğin içine yerleşen tümörlerin gelişimi daha hızlıdır; hastaların çoğunluğunda iki ay içinde iki yanlı felçler görülür. Büzgen kasların işlevinin bozulmasına, sertzar dışı tümör biçimlerinde daha erken olmak üzere, olguların yüzde 60′ında rastlanır. Lezyonun yerleşim yerinin altında tam bir felcin ortaya çıkması, onkoloji acil polikliniklerinde sık görülen bir komplikasyondur. Kütle cerrahi girişimle alınabilir ya da ışın tedavisi uygulanabilir.
• Tedavi
Tümörün tipine ve yerleştiği yere bağlıdır. -Cerrahi. Cerrahi girişimle tümör alınır. İyi huylu, omurilik dışı, sertzar içi tümörler cerrahi yöntemle tedavi edilir. Omurilik içi tümörlerin tedavisinde cerrahi girişimin başansız sonuçlar doğurma (yüzde 14) ve ölüme yol açma (yüzde 9) tehlikesi yüksektir; sonuçlar genellikle hayal kırıklığına yol açar. Mik-rocerrahi yönteminin gelişmesiyle (özd ameliyat mikroskopunun kullanılması, daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. -Işın tedavisi (Radyoterapi). Işın tedavisi gerek ağnnın azaltılmasını, gerekse birincil ya da yayılım odağı olan tümörün denetlenmesini sağlar. İlaç tedavisi ile birlikte ya da tek başına ilk önce başvurulan tedavi olabilir ya da cerrahi girişimden sonra uygulanabilir. -İlaç tedavisi (Kemoterapi). Işın tedavisi ve cerrahiden sonra ya da ilk seçenek olarak ışın tedavisi ile birlikte uygulanabilir. İlaçların seçimi tümörün tipine ya da başka yerlere yayılımına bağlıdır.
• Beklenen gidişi – Omurilik tümörî hastalannın beklenen yaşam süresi, ka-faiçi tümörü olgulanndakiyle aynıdır. Hastalığın nasıl sonlanacağını yalnız tümörün kötü huyluluk düzeyi değil, aym zamanda yerleşimi ve derinliği belirler..
Soru
Beyin zarlarının ayrı birer adı var mıdır?
Cevap
Doğrudan beyin ve omurilik yüzeyine değen ve bu dokulara sıkıca yapışan en içteki zara incezar (pia mater), arada bulunana örümceksizar (araknoit) ve kafatası ile omurlara değen en dıştakine sertzar (dura mater) adı verilir.
Sitemizde Google destekli arama yapın. Aradığınızı kolayca bulun

benim.sağlık güwencem olmadığı için.muayine olmuyorum.çok güzel bilgiler aktarmışınız teşekkurler.bu duruma göre benim.tümörümmm warrrr:(:(
ben bir tümör ameliyatı geçirdim. yaklaşık 6 sene oluyor. benim sorum şu yönde beyincikte olan tümör iyi huyluydu şükür kurtuldum fakat sol elimde ve sol bacağımda kontrolsüzlük kaldı bunun tedavisi mümkün mü eğer mümkünse ne şekilde olabilmekte?
şimdiden teşekkür ederim.
banada salı günü doktor vertigo hastasısın dedi .Beyin tümörü belirtilerine baktımda hemen hemen benimkilerine benziyo ve ben korkuyorum inşallah degilimdir .Yazılanlar süper insanı aydınlatıyor
bende korkuyorum ne yapayım caresiz kaldım bilmiyorum doktora gidemiyorum saglık yardımım yok maddi durumum zayıf kafamın sol tarafı komple acıyo ve bastırınca agrıyor sanki kafamın sol tarafındaki kemik kırık gibi acıyor icten neredeyse her gün agrıyor lütfen yardımcı olurmusunuz
Bende beyin tümörünün 2 etkisi var doktora gitmeye hiç gerek yok zaten söz konusu beyin tümörü olunca hiçbir kurtuluşun yok. Ameliyattı ışık tedevisiydi filan bunlar günümüzün teknolojisinde hep başarısız sonuçlanır.
cok faydali bir yazi bence. tesekkur ederim…
güzel bir site yapmışsınız.Aynen ya belirtiler aynı benimdemi tümörüm war :(
slm ya amcamda beyin tümürü çıktı erzurum araştırma hasatanesinde tedevi edilemedi hacettepeye sevk edildi ordada tam netice alamıyoruz ameliyat yapacaklar bana nasıl yarım edebilirsiniz
güzel açıklamışsınız ..ben 15 yşındayım benimde beyinciğin yanındaki hipofiz bezinde timör war …çok sık baş ağrım oluyo ama iyi huylumuş 2 cm olunca burundan ameliyatla alıcaklar çok korkuyrumm =((
merhaba bnde tümor olduğundan şüpeleniorum .çok aşırı baş dönmesi var ellerimde ve ayaklerımda uyuşmada oluyor.gözlerim zaten uzağı görmüyor ..belirtiler hakkında olan bilgimden böyle konuşuyorum. kitap okuyunca daha çok başım dönüyor …lütfen bilgi verebilirmisiniz tümör başlangıcı olabilir mi ??
mrhba benim eşim tomagrafi çekildi 1cm bişey var dediler mr gönderdilr tümör olabilirmi acaba çok korkuyorm.
İÜ İktisat ve Hukuk fakültesini ayrı ayrı toplam 6 yılda bitirmek nasip oldu.(2006). Hakimlik sınavının yazılı kısmını ilk girişte kazandım.(2007) . 2003 yılında beyin tümörü ameliyatı geçirdim. Bilgisizlikten o zaman geç teşhis konuldu, ameliyat yapıldığında tümör çok büyük boyutlara ulaşmıştı ve beyindeki önemli bir damara yapışmıştı, damarla birlikte tümörü de almaya çalıştılar; ancak tam olarak alamadılar. Şu anda beynimde 3,5*3*2 boyutlarında bir kitle mevcut, aralıklı olarak kontrollere gidiyorum, kitlede anlamlı bir değişiklik olmadığından yeni bir ameliyat gündemde değil. 04.05.2010
Bu konuda rahatsızlıkları olan arkadaşlara şunu diyebilirim ki;
1) Rahatsızlığınız hakkında mutlaka bilgi edinin.
2) İyi, hünerli ve güvenilebilir bir veya birkaç doktorla görüşmeden karar vermeyin!!!
bende 1993 yılında beyinden ameliyat oldum beyincikte kitle vardı aldılar çok şükür ii huylu çıktı şuanki şikayetim sadece sol elimdeki titreme tekrar doktora gittim rivotril adında bi ilaç verdiler titremem azalanadek kullanmamı söylediler umarım buda geçer
merhaba benbuhastalığa 3ayönceyakalandığımıöğrendim kötühuyluolduğunuöğrenincede dünyam başıma yıkıldı şuanbirazkendimitoparladım amasonumu biliyorum allahherkesinyardımcısı olsun
sürekli başım ağrıyo ve dönüyo kendimi hep yorgun ve halsiz hissediyorum sizce ne yapmalıyım
yazılanlara göre benimde tümörümvar başım sıksık agrıyor ve agrı başımın tektarafında oluyor başım da basınçvar nabız atar gibi atıyor vehiç kesilmiyo bisenedir devam ediyor gözümün arkasında bişey varsanki basınç oluyo yüzçevreme basınçoluyo beynim hiçkesilmeden devamlı zokluyo
merhabalar benimde başımın sol tarafında çok şiddetli bir ağrı oluyor. bir tülü dinmek bilmedi uzun senelerden beri. bahsettiğiniz kafaiçi basıncının aynısı bende oluyor. zihinsel uyuşuklukta aşırı yönde. ders ve iş tempomu dağıtyor. çok hafif konuşma bozukluğuda istisnai biçimde oluyor.
benim kardeşimin beyin sapında tümör olduğunu 1 hafta önce sol ayak ve sol bacağında güçsüzlük ve halsizlik vardı birde sağ yanağında ve konuşmasın değişiklikvardı .Nörolojiye gitti MR çekildikten sonra öğrendik. Bunun ne şekilde tedavisi var .Bilgiyazarsanız memnun olurum. şimdiden teşekkürler .
benim kardeşim 30 yaşında 1,5 yıldır akut lösemi, şu an trombosit ve kan değerleri normal, fakat yürüyemiyor,kanser beyne sıçramış dediler, doktorunun söylediği bu tedavi daha tehlikeli dedi,
bu konuda yorum ve öneri yazabilirmisiniz. teşekkürler.
şu an kardeşim manisa celal bayer hastanesinde tedavi görüyor.
bende heralde tümörüm ölcem
mrb ben azra başım çok sidetli ağrıyo ve unutkanlık başladı bende ve sürekli kusyorum acaba beyin tümörümü var
benimde başım çok şiddetli aqrıo hıc durmuyo sabah kalkıyorum aynı aksam yatıyorum aynı hiç kesilmiyo sizce bu ne olabilir
mrb annemde 2,5 cm kitle var dediler hemen ameliyat diyolar çok doktora gitik kimisi ii diyo kimisi kötü diyor neyapcamı şaşırdım neolur yardımcı olurmusunuz annemin tümörü ameliyatla geçermi yani ameliyattan sonra sağsalim kalkarmı riskleri ne acaba bilgi verirseniz sevnirim acilen iyi hastane iyi doktor herkes bişey söylüyor doğrusu ne acaba?
slm bende de bu tümörlerden melengion cinsin den varmis doktorlar korkulacak bise olmadigini söylüyor,simdilik sükrediyorum.2cm büyüklügünde sol gözümle kulagim arasinda.kimi dr ler ameliyat diyo.almanyada yasiyorum türk dr larinada görünmek istiyorum. neyapmam gerektigini bilmiyorum.ölümden degilde 6 ve 4 asindaki cocuklarimi annesiz birakmaktan korkuyorum.yüce mevlam herkese ama herkese yardimci olsun.insan birileriyle birseyleri paylasmak istiyor.cok tesekkürler.
mrb ben 2004 yılında beyin tümörü teşhisiyle ameliyata alındım fakat tüörün beyin sapında beyincik sapında olması nedeniyle tümör alınamadı ve bana şant takıldı ameliyat sonrasında hemen yürüyemedim daha sonraları yürümeye başladım fakat dengemde sorun var görme sorunumda var çatal görüyorum özellikle denge konusunda iyileşebilmem için yardımcı olurmusunuz 1981 doğumluyum ne yapmalıyım?
mrb bnm annemde tam olarak bi tümer tehşiş koymadılar ama annemin daima başı ağrıyor ve her ağrımasında genellikle bayılıyor bunun timör olma sansı varmı yok sa başka bişeydenmi kaynaklanıyor ilginiz için teşekkür ederim ..
mrb benim çocukluğumdan beri baş ağrısı baş dönmesi sinir sitres el ve vacaklarda uğuşma dengesizlik oturduğum veya ayakta iken sallanma aşırı sinir şiddet mide bulantısı kusma duyma ve zaman zaman görme bozukluğu oluyordu halende devam ediyor şimdi daha şiddetli bir çok doktora gittim migren tedavisi yada depresyon ilaçları verip gönderdiler şimdi ellerde titreme ateş ve algı bozukluğu ve kafamda uğuşmalar çıktı yaklaşık bir yıldırda bu şikayetler var ne yapabilirim sitenizi çok beğendim ve çok açıklayıcı sanırım bendede tümör var galiba bana yardımcı olabilirseniz sevinirim tşk.(bu arada vücudumun çeşitli yerlerinde kist var ve ailede epilepsi hastası var.)
daha önceki yorumuma eklemeyi unutmuşum en ufak kokudan midem bulanıyor ve baş ağrım şiddetleniyor önceleri yoktu ama 1 yıldır sürüyor parfüm deodoran falan sıkamıyorum yanımda sıkılıncada fenelaşıyorum bunun yanı sıra renkler de bir sorunum var yardımcı olursanız sevinirim tekrar tşk edrim.
arkadaşlar sürekli başı ağrayanlar hemen belırtılerıne bakıpta tümör demesibn baş ağrıları gün ışığında ağrırsa genellikle sinüzit olan kişilerde olur
merhabalar benim şikayetimde 8 yıl öncesi akciğer sarkoidoz rahatsızlığı geçirdim kortizyonlarla çok kilo aldım sıkıntıları çok kafama takan biriyim
sürekli baş ağrısı
ve var kiseyi gözüm görmez aşırı unutkanlık beynimde karıncalanmalar ve anma oluyor zamanla başımı sağ ve sol çevirdiğim zaman ortalığı karıştırıyorum başım çok dönüyor ruhsal bozukluklar oluşuyor bazen kendi ismimi unutuyorum araba kullanımımdada görme bozuklukları başladı hafızam gün geçtikçe dahada duruyor lütfen bana yardımcı olun hastalık hastası olmak istemiyorum hergün internetten inceliyorum cevap beklerim
1 hafta önce tümörü ameliyatı geçirdim. yaklaşık 6 cm boyunda idi. benim size tavsiyem doktorunuzu çok iyi seçin. hatta hastanenizi bile çok iyi seçin. Pro. Doktor Hakan Caner’i tavsiye ediyorum.
merhaba bende 3-4 gündür görülen bir kafa tası basıncı artması var sanki yorgunlukdan şişmiş gibi ama deil galiba yatıyorum kalkıyorum aynı.Daha 19 yasındayım askere gitmeden ölmek istemiyorum.Acaba erken teşis olursa kurtulurmuyum daha benim beynimde 4.5 bin hücre kayıpı var 5 – 9 bin gibi rakamlar zararlıymıs
slm beyin cerrahi doktor abler beim annem beyin tümör hastası geçen sene 07 07 2009 da farkına vardık farkına varır varmaz ANTALY Akdeniz Tıp fekültesine goturduk ve ameliyat ettik!! Ameliyat eden DOKTOR hocamız iyi huylu tümör dedi. Bizde kendi adımıza sevindik, ve bize bi açıklamada bulundu hoca hastanın beyinin de çook az bişi kaldı dedi ama bu 15 yılla kadar büyümez dedi.. Daha 15 yıl değil 15 ay olmadı tümör eskisin den daha büyüd. Tekrar ameliyat ettik aynı yerde aynı dokror etti şimdi patoloji sonucları bekliyorun Tüm beyin cerrahi doktor hacamızın duyuruna………..
1993 yıllarında beynimin sol ön arka ve orta bölümlerinde timör vardı sinir gevşedici ilaç kullanarak karşımdaki şahıs bana en ağir hakaretlerdede bulunsa hep güldüm dottorumun tavsiyeside buydu 1998 yılında eser kalmadı en iyi tedavi yüksek morel bunu da kendin oluşturacaksın ben bunu yeneceğim hep ben güçlüyüm diyeceksin herkese şifalar dilerm.
merhaba herkese konuyu okudum ama şöyle diyebilirim bir baş agrısının bir çok nedeni olabilir piskolojik nedenler daha çok hemen korkmaya gerek yok tedavisi olan bir hastalık.. doktors_hi@hotmail.com beyin sinir cerrahı
bende sinüzit var ve baş ağrılarım çok şiddetli oluyor.iki gündür baş ağrısı,ateş ve halsizlik var.sağ gözümün iç tarafında bi şişlik ve acı hissediyorum.mide bulantısı ara ara oluyor.ciddi bir sorun olabilir mi?
Mrhb ben 2 ay once rahatsizlandim rahatsizliklarimin bir kismi sag kolum bosta sallanmasi ve kontrol edememem aradan 2 dk sonra iki kolumunda omuzdan parmak uclarina kadar uyusmasi oldu hemen ardina basim dondu ve oturdum 15 dk sonra sonra ayaga kalktigimda sol ayagimin yuruken surukuluyerek goturebiliyordum 2 saat sonra kol uyusukluklari haric hersey normale dondu ve bir gun sonra aile doktoruna gittim beni hemen hastaneye sevk etti orda neurolooga yolladilar kan alindi kalp atislarini dinlediler ve ertesi gun scan yaptilar ondan 1 hafta sonrada MRI yaptilar ve MRI lerde beynimin iki tarafinda leke buldular neuroloog supesi uzerine bana omurga kemiginden sivi aldilar ordada virus yada baska bir hastalik felan cikmadi simdi neuroloog bana tekrar kolumdan sivi verip MRI yapacaklar ondan sonra rahatsizligimin adini koycaklar ben bir belirsizlik icinde gunleri geciriyorum halen sag elim uyusuyor ve arada basim agriyor mide bulantisi ile birlikte sol kulagim agir isitiyor ve sol gozum az goruyor bazen konusurkende karistiriyorum soyluyceklerimi bazen algilamaktada zorlaniyorum konusmalari bazende 5 sn bile olsa nerde oldugumu bilmiyorum acaba bana biraz olsun bu konuda bilgi verebilirseniz beni cok mutlu ediceksiniz simdiden tsk eder saygilarimi sunarim
her zamn başım çokkk ağırıyor ve başşım dönüyo bu arlar yemek yesem su içmem bidem bulanıyor nefes almakta sorlanıyorum başımın içi patlıyor sizce ne ypmalıyım inş timör değil:(
merhaba…
1 haftadan beri kafamın için de bir uyuşukluk hissediyorum..sanki beynimi elinde oynatan sanal bişeyler var gibi.ağrı yapmıyor ama alnıma kadar inen tatlı bir ağırlık var…tarifi zor bir his…aşırı uyku uyuma ihtiyacı hissediyorum.hafif mide bulantısı çekiyorum.çenem kasılır gibi oluyor..bu şikayetler beyinde bir sorun olduğuna dair sinyallermidir???
(daha önce depresyon ilacı kullaıyordum.bu şikayetler hapımın bitiş tarihiyle orantılı) yardımcı olursanız sevinirim..
merhba ben 15 yaşındayım..başım çok sık dönmeye başladı.kaltığım an dönüyorum etrafımda ne var göremiyorum.gözlerim kararıyor.ben de tümör başlangıcı olabilir mi..
annem 27 mayıs 2010 da beyin tümörü ameliyatı oldu hastalık maalesef ameliyat gününden 20 gün öncesine kadar hiç bir belirti göstermedi.patoloji sonucu 4,evre olarak bilinen en kötü huylu tümör çıktı.tümör amaliyattan 20 gün sonra tekrar hızlı olarak büyümeye başladı.ameliyatı yapan doktor tümörün durumundan dolayı ışın ve kemoterapi tedavilerini vermedi.çaresizlik ne kadar zormuş.canım anam şu anda evde yatıyor,yürüme, konuşma,gibi yetilerini kaybetti ve malesef hiç bir şey yapamamanın ızdırabıyla bekliyoruz.allah kimseye bu hastalığı vermesin.herkese acil şifalar diliyorum.
beyin tümörün tedavisinde başarı oranı var mı bi yüzde verebilir misiniz?
merhaba
bi arkadaşıma yaklaşık bir ay önce beyin tümörü başangıcı teşhisi konuldu kendisi tedavi olabileceğine inanmıyo ama doktor tedavi olabileceğini söylemiş sizce tedavi olabilir mi?ne olur cevap yazın
herkese merhaba öncelikle;
bn şuan on dokuz yaşndaym.sürekli baş ağrılarmdan artk çok yorlmştm.ağrımya başladığnda üç dört gn gtmiyor.diğer gnlerde oluyo beni huzursuz etcek şekilde.ama onunla yaşamayı öğrendim gibi bişe olmştu bnde.snra geçenlerde doktora gttm.önce tomografi istedi. sonçlarnı aldım 6*4 kalsifikasyon war yazıyodu.daha sonra da emar istedi.mr sonucunda ise sfenoid mukozal kalnlaşmalar ve mukus retansiyon kisti gözlenmştr yazıyo.bn sonucumu hala doktora gösteremedim. acaba tümörmüdür.çok korkuyorm.bütün belirtiler uyuyor.iki üç senedr çok uyuyorum.17 saat rahat uyyabiliyorm.her fırsatta uyumak istiyorum.artk dikkatimde bi eksiklik war.çok dalgnım.unutkanlk başladı.dün çarşıya gdp gitmediğimi saatlerce düşünüyorm mesela.otrdğm yerden ayağa kalktğmda başmda dönme oluyor.mide bulantım oluyo.el ve ayaklarmda sürekli karıncalanmalar ve elimde titreme we uyuşma oluyo bnlarda alakalı mı bilmiyorum.ve ikitane rüya gördüm bnlardan çok etkilendim.birinde aslan gördüm diğernde fare. o gece çok korktm. sabah uyandğmda internetden anlamlarna baktm.fare nin anlamında ;bir yerde farelerin dolaştğnı gören insan birden hastalanır yazıyodu.aslanınkine baktığımda ise ;uzaktan bie aslan görenin eceli yaklaşmıştr tövbe etmesi gerekir yazıyodu.gerçekten çok korkuyorum çok huzursuzum piskolojm alt üst we bunu kimseye söyleyemiyorum.biri bana yardımcı olabilir mi ??
slmlr, arkadaşlar annem de beyincikte tümör var yaşlı olduğu için ameliyatı çok riskli dediler doktorlar(yaş 72) , ameliyat olmasada riskli, körolma ve de felç olma olasılığı fazla.ne yapacağımı şaşırdım kaldım, ne yapmalıyım sizce biran önce yazarsanız sevinirim. herkeze Allah şifa versin… tşklr
15 yaşındaki kardeşimde kötü huylu tümör çıktı.ameliyat oldu ilk günler çok kötüydü.sol kol ve bacağı çalışmıyordu.şu an zor da olsa yürüyebiliyor.ayrıca yukarıda belirtilenler aynen bana da oluyor..3 abim doktor durumu anlatıyorum psikolojik diyorlar.ben de tamam ne olursa olsun diyorum..
bence bunlar çok iyi teknoloji ilerledi ışın tedavisi bile var yani ne kadar rahat.ama belki ışının zararlarıda ola bilir neden olmasın bunlarıda düşünmek lazım ne de olsa insanların hayatı söz konusu yanibunlarıda düşünmek gerek tümörün hem iyi hemde kçtü huylusu vardır iyi huylusu zarar vermez ufak bir ooerasyon yani ama kötü huylusu nedenini bile düşünmek istemiyorum çok korkutucu
bende bu belirtilerin hepsi var ve önümüzdeki gün bi hasteneye gidicem calışıyorum şu anda ama hiç verimli değilim sürekli uyku halim var ve söylenenleri anlamıyorum hemen unutuyorum konuşmalarımda bozukluk var ayriyetten hipertansiyon hastasıyım tedavi görüyorum bu aralar iiyice kötüleştim mide bulantısı öldrüyor beni napıcam bilmiyorum bakalım doktora gidicem ne cıkıcak
Tamer Taner adli arkadasimizin yasadigi seyler sanki bizim durumumuzu anlatiyor,, ama aradaki tek fark biz ameliyati goze alamadik.. Annecigimin tumorude 12 Mayista teshis edildi fakat bu teshisten sadece 20 gun oncesinde de kalbine stent takildi, stent sonrasi hala sikayetleri devam edince cekilen MR da malisef 4’5 cm capinda bit Tumor teshis edildi.. Hastaneye yatirdik fakat Bazi durumlardan dolayi ve hastanin ameliyati tolore edemememe endisesi ile ameliyati o an ettirmekm umkun olmadi. Doktorlar isterseniz hastayi 3 ay sonra tekrar getirebilirsiniz diye bize bilgi verince yinede bir umitle hastaneden ayrildik.. Bizde bu arada bazi alternatif yollara basvurduk, Mustafa Sarikaya nin yanina Kutahyaya gittim ama onun bitkileride pek care olmadi, ayrica hastaya kaplumbaga kani icirmemizi istedi (biliyorum igrenc bir yontem ama denize dusen yilana sarilirmis! basina gelen bilir ) fakat kenesiz 1 tane kaplumbaga bulamadik, o yuzden ondanda vazgectik. Derken Meshur Zakkumcu Dr. Ziya ozel ile kontak kurup annemizi klinigine marmarise goturduk, ondan aldigimiz ilaclari uyguladik,, fakat 2 ay sonra cekilen MR da tumorun 2 kat daha buyudugunu ogrendik malisef :( Su an Annem yatalak ve konusma, yurume, yeme kabiliyetini kaybetti, burnundan mama ile besliyoruz, ara sira konusuyor ama anlamak zor.. Biz yinede elimizden gelenin en iyisini yapip onu Rahat tutmaya calisiyoruz,, Allahtan umidimizi kesmiyoruz. Cok zor bir durum bu.. bu zor durumu yasayan herkese Allahtan sabirlar diliyorum..
Sevgilimde tümörün bütün belirtileri var zaten sonuclara göre tümör hastası onu keybedicem ve o artık olmicak bu haksızlık dunyalar tatlısı birinin böyle olmesi çok acı sevgilim ölüyor askım gözümün önünde eriyor:”(
merhabalar ben 19 yaşındayım 2 yıldır başım ara ara bazı dönemler ağrıyo ağrı kesicialıp yatıyorum kalktığımda geçmiş oluyo bide son günlerde herşeyi unutmaya başladım daha geçenlerde ilk okul hocamı gördüm tanımadım arkadaşlarımın isimlerini hatırlamıyorum kendimi cok kötü hissediyorum birde başım agrır ken çok hafifde midem bulanıyo başımı sallayınca daha çok ağrıyo çk koruyorum hastaneye gitmekten ya beyinimde tümör warsa diye lütfen biri bana yardımcı olsun kimseye söyleyemiyorum lütfeeen
ben 34 yş bazen oturdugum yerde yada gezerken sol tarafımda5 6 sn lik uyuşma ve sonrasında sol kolda his kaybıı yaşıyorum ardında çok şiddetli bir agrı ve kusma oluyor bunun için ne yapmalıyım ve bu yaklaşık 3 4 günde 1 tekrarlıyor aşırı unutkan oldum burnumda çok kanama ve baş dönmesi olyor
ben 34 yş bazen oturdugum yerde yada gezerken sol tarafımda5 6 sn lik uyuşma ve sonrasında sol kolda his kaybıı yaşıyorum ardında çok şiddetli bir agrı ve kusma oluyor bunun için ne yapmalıyım ve bu yaklaşık 3 4 günde 1 tekrarlıyor aşırı unutkan oldum burnumda çok kanama ve baş dönmesi olyor bana yardım edin
Suan on yedi yasındayım ve midem bulanıyor sürekli yemek yerken bile midem bulanıyo basım dönüyooo gözümm kararıyor acaba tümörün belirtisi olababilr miii
merhbalar benim rahatsızlığım konuşma bozukulğu vucutta komple bir uyuşma denge kaybı yürümede güç kaybı kollarda ve bacaklarda algılama problemi hafızada geçmişe dönük unutkanlık bir şey söylendiğinde 2 dakika sonra unutuyorum bana yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Ben Ali şenel Bey’in 11.07.2010′da yazdıkları konusunda ciddi olup olmadığını sormak istiyorum.Bu tümörlerin cinsi ve evresi ne idi.Eğer bu tümörlerden kurtuldu ise nasıl kurtulduğu ve hatta dr.adını da yazarsa çok sevinirim.Çünkü benim sol frontal bölgesinde oligodendrogliom nüks-kalıntı tümörü olan hastam var.Onu yaşatmak için ne yapacağım diye çırpınırken, bu arkadaşımın tedavi sistemini merak ettim.Sağlıkla kalın.
benim başım çok halsiz acaba ne olabilr.. azcıkta ağrı war acaba ne olabilir lütfen bilgi verin
lütfen cevap yazın .. iyi çalışamalar.. allah razı olsun..
özelikle alın tarıfım halsiz olmakla başım çok halsiz..
azcık baş ağrısı ve baş halsizliği ne olabilir..
bendede çok baş dönmesi oluyor.kendimi halsiz hissediyorum ve hep uykum geliyor.beynimde basınç hissediyorum özellikle kitap okurken oluyor bu tümör olabilir mi *
merhaba herkese oncelıkle acıl sıfa dılıyoru.
yaklasık 1 yıldır benımde sag tarafda bas agrısı oluyor agrım sag enseden baslıyor sag goz uzerı ve sakaga kadar .bulantı ve bas donmesı cok nadır oluyor.ama sureklı hep aynı yer agrıyorr bazen sol tarafa dogru yayılıyor .bazendesag gozum ve sag yanagım sısmıs gıbı gelıyor aynaya baktıgımda sag gozum sol gozume gore daha ufak gelıyor sebebını bılmıyorum.bılgılendırırsenız sevınırıö
benimde eşim beyin tümürü amaliyatı oldu 4sene 7ay oldu kötü üylü ama şimdi iyi bazen dermansız oluyor
benım de kucuklukten gelen bı tümörüm varmıs ve bunu yenı ögrendım ınanınkı cok kotu bı duygu ınsan ıkı gun ıcınde çökuyo yaklasık 3-4 yılım kalmıs benımde herkes hayatının kıymetını bılsın …
arkadaşlar bn sigra kullanan birisiyim son 1 gündür sigarayı yaktıım zaman başımın sağ tarafına bi ağrı girio we 5 sn sonra yok oluo sizce bu tümör olabilirmi lütfen yazın..
bende de aynı belirtiler var 2 3 hafta baş ağrım sürüyor herşeyden midem bulanıyor uzağı görmüyorum sol güzümün üstünde şişlik ve acı var sürekli uyumak istiyorum tümör olabilir mi korkuyorum 16 yaşındayım ve korkuyorum tşk ederim bilgi verirseniz:(
merhaba ben çoğu zaman sorunları kafama takan biriyim.yalnız son bikaç aydır baş dönmesi şiddetli baş ağrısı(tek bir bölgede değil yada ben farkedemiyorum) bayılma ve bayıldktan sonra el ve ayaklarımın uyuşması.bazen durduk yerde bacaklarımın hissizleşmesi gibi şikayetler var.son olarak son 1 aydır saçlarım avuç avuç dökülmeye başladı.ne olduğunu bilmiyorum.bilgilendirirseniz sevinirim…
bende de bu belirtiler var ve bu bende 2 yaşından beri görülen birşey ben 16 senedir hastaneye gidiyorum benim başım döner gibi oluyor ve bunun için bu güne kadar yüzlerce ve binler ce test yapıldı ve hiç bir şey çıkmıyor yorul dum artık ben bununla uğraşmaktan ailem beni artık hastaneye götürmüyor benim bir hastalığım olmadığını düşünüyorlar ben bu yüzden işe bile giremiyorum işe girdiğim zaman ya 3 gün yada 6 gün çalışabiliyorum hani derlerye adın çıkmış 9 a inmez olmuş 8 e aynen öyle beni tanıyan kişiler beni sevmiyorlar kimseye inandıramıyorum göz arkası dönmeleri sorunum olduğunu benim numara yaptığımı sanıyorlar göz lerim bozulmaya başladı bu zamana kadar hep hocalara gittim ama bir türlü geçmiyor her saniyem bir cehennem gibi yardım etmek isterseniz lüfen beni arayın çok muhtacım sanki bir ölü gibiyim evden dışarı çıkarken bile korkuyorum hayata küstüm hiç bir şey yapamıyorum ısparta\yalvaç ta oturuyorum
selam cok iyi yazmissiniz tesekkur ederim.soylediyiniz butun beriltiler bende var.ne yapmaliyim aceba bu beriltiler basqa hastalin ola bilirmi yoksa sadece tümörmuyum.herkese buyuk gecmis olsun ALLAH yardimcimiz olsun
meme ca beyin met. tanısı kondu.sağ ön lobda 1 cm ve sola doğru lekeler var 10 gün ışın aldım mr çekilecekve sonuca göre ışın devamedip edmeyeceğim belli olacak.kendimi hiç bu kadar enerjik hissetmedim tabiki arada uyuşmalar oluyor.benim tedavimde kemoterapi almam gerekirmi? bana nekadar ömür biçerler öğrenmekisterim. herkese acil şifalar.