Antikor

ANTİKOR:Antikorlar, bir antijen uyarısına yanıt olarak, hazırlanmış olan proteinlerdir. Globulin yapısında olan bu proteinler vücudun savunmasında bağışıklık olaylarında görev aldıklarından “Bağışıklık globulini” anlamına gelen “İmmün globunn” olarak adlandırılmışlardır. İmmün globulinleri kısaca “Ig” olarak gösterilirler. Globulin (Ig) yapısında olan antikorlar antijenlere bağlanıp onların eritilmesine, çöktü-rülmesine, nötrle sürümesine ya da kümeleşmelerine neden olurlar. Böylece vücut tarafından etkin silahlar olarak hazırlanmış antikorlar, yani İmmün globulinler (Ig) vücudu yabancı ve zararlı bir düşmana, antijene karşı korumuş olurlar. Antikorlar “Plazma hücreleri” tarafından üretilirler. Plazma hücreleriyse vücuttaki birçok lenfoid dokuda lenfositlerden farklılaşarak ortaya çıkarlar.İnsan organizmasında beş çeşit immün globulin (Ig) bulunur. Bunlar IgG, IgA, IgM, IgD ve IgE’dir..

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

  1. Zaur diyor ki:

    Lütfen bu yazını dikkatli okuyun ve bu olayı düşünülmüş şekilde nasıl organizmada yaratmak olar lütfen yazın!
    ———–/

    İbretle okumanız için…

    “Hala bana bile hayal gibi geliyor. Fakat bu zor ve pahalı tedavi gerektiren hastalıktan kurtuldum…

    Hikayem, Haziran 2007 tarihinde benim tiroid bezime baktırmak için Kızılay hastanesine gitmemle başladı. Uzun zamandır içimde Hepatit testi yaptırma konusunda bir istek vardı. Doktordan rica ettim, test formunda ANTİ HCV’yi de işaretledi. Ben rahatım! Bana göre nasıl olsa hiçbir şey çıkmaz! Ama öyle olmadı. Birkaç gün sonra test sonuçlarını aldığımda büyük bir süprizle karşılaştım: ANTİ HCV pozitifti.

    Tam o günlerde de bir sene önce radyoda dinlediğim Maranki Hoca’nın sitesini ‘Acaba bahsettiği merkez kuruldu mu?’ diye sıkı takip ediyorum. Lavman kısmında bize, acısız, maliyetsiz ve son derece sağlıklı bir yöntemle çok büyük şikayetlerin iyileştirilebileceğinin müjdesini veriyordu.

    O sıralar hastalığın varlığından haberdar olmadığımdan, detoks+lavman uygulamasını “yapabilirsem yaparım” diyerek keyfi yaklaşıyordum fakat kucağıma bomba gibi düşen hastalıktan sonra benim için bu uygulama mecburi oldu !

    İlk test sonucundan sonra, beni hemen Marmara Araştırma Hastanesi’ne gönderdiler. Oraya gidip kan vermeden önce aradaki bir haftalık zamanda detoks + lavman uygulamasını yaptım. Sonra hastaneye kan vermeye gittim. RNA testi yapılacaktı.

    20 gün test sonuçlarını, büyük bir endişe ve üzüntüyle bekledim. Bu zaman aralığında da sürekli Maranki Hoca’nın sitesini okuyordum. Ben onun yöntemiyle iyileşeceğime inanıyordum ama % 20’lik bir payla da kendimi bu hastalıktan dolayı değişmesi muhtemel bir hayata hazırlamaya çalışıyordum.

    Bu tip hastalıklarda insanı paniğe sürükleyen ilk şey, bilmemek. Yani bu hastalık nasıl sonuçlar doğurur, yaşantım nasıl değişir, tedavisi olur mu olmaz mı, başkasına bulaşır mı bulaşmaz mı, maddi olarak çok zorlar mı vs. bir sürü soruyla beraber bilinmezliklerin karanlığında yuvarlanıyorsunuz. Moraliniz çok bozuluyor ve doğal olarak bol bol ağlıyorsunuz.

    Çok şükür ki ben, ağlamanın ötesinde bir uygulama yapmış olmanın da rahatlığını yaşıyordum. Bu test sonucunu bekleme dönemimde, hastalığın detaylarını öğrenmeye çalışıyordum. Tüm süreç boyunca bu hastalıktan, aileme ve arkadaş çevremden kimseye bahsetmedim. Bunun sebebi de belki sessizce atlatacağım bir hastalık yüzünden onları üzmek, tedirgin etmek istemememdi. (Bu arada eklemek isterim ki Hepatit C’nin çok bariz belirtileri yok. Yani o belirtilerle başka bir hastalık olduğu da düşünülebilir. Yıllarca sinsice vücutta kalabiliyor. Takip edilmezse aniden karaciğer hastalıklarıyla karşılaşılıyor. Ayrıca tedavi masrafları çok yüksek.)

    Evet, 20 gün dolmuştu ve ben yine hastane yollarındaydım. Pozitif mi negatif mi ? Bu iki işaret, şimdi hayatımın dönüm noktasıydı.
    Çekinerek ve heyecanla testlerin dağıtıldığı bölüme yaklaştım. Ve test sonucu elimdeydi: HCV – RNA NEGATİF

    Hemen doktora götürdüm. ‘İyi, atlatmışsın. Virüs pasifize olmuş. Yalnız 15 gün sonra tekrar ANTİ HCV’ye bakalım’ dedi. 15 gün sonra Kızılay’da (sonuç NEGATİF), 1 ay sonra da tekrar Marmara Hastanesin’de (Bu testte ne negatif ne pozitif çıktı. Makine ölçememiş dediler) iki ayrı test yaptırdım.

    Doktor: ‘Bunun üstünde durmana gerek yok. Vücut virüse karşı antikor üretmiş. Belki 1 sene sonra tekrar test yaptırabilirsin’ dedi. Artık doktor beni ciddiye almıyordu. Çünkü ortada ciddi bir hastalık yoktu gülüş

    Ağlayarak ayrıldığım hastaneden gülerek ayrıldım ve keyifle evime geldim. Ahmet Maranki ve değerli eşi Elmas Maranki’ye içimden minnettardım. Çok büyük teşekkür ve dua ile andım.

    Daha sonra TÜYAP kitap fuarında, bizzat kendilerine yaşadıklarımı anlatıp teşekkürlerimi iletme fırsatı yakaladım. Onlar sayesinde kim bilir daha nice insanların hastalıkları şifaya dönecek.

    Bir hayat düşünün sevdiklerinizle, sevdiğiniz şeyleri yaparak keyifli yaşamak; bir hayat düşünün hastane kuyruklarında – belki aşağılanmalarla- doktorların iki dudağının arasına hapis olmak !

    Ben öncelikle yüce Allahım’a daha sonra da vesile olan çok değerli Ahmet Hocamıza ve değerli eşine tekrar şükranlarımı sunuyorum. Böyle olumlu tecrübe yaşayan arkadaşlarımızı da sitede paylaşmaya davet ediyorum.

  2. merve diyor ki:

    vücuda ancak antijen irdiğinde bir antikor oluşumu söz konusu olur. tabi onun dışında herhangi bir aşılma vs. ilede antikor oluşumu sağlanabilir. sadece antikor seviyesini gülendirmek için bol vitamin almak ve bağışıklık sistemini kuette tutmak gerekir. :)

  3. Zaur diyor ki:

    Selam, sizden bir şey öğrenmek istiyorum, bedenin Savunma Savaşı-Antikor-Antijen’in bedende oluşturan veya artıran bir bitki veya ilac varmı?

Yorum Yaz

Sağlık Sağlık

sağlık
Sağlık ve Tıp Sağlık Bilgileri